Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Muhammet Raşit MEMÎŞ- Mehmet Dursun ERDEM tarafından yazıldı.
Yabancı dil öğretiminin tarihi boyunca dilin nasıl öğretileceği daima tartışma konusu olmuştur. Bu sebeple süreç boyunca birçok farklı yöntem geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Dil öğretiminde yöntem, öğrenciyi eğitimin amaçlarına en çabuk ve en güvenilir olarak ulaştıracak olan bir öğretim unsurudur. Yabancı dil öğretiminde kullanılagelen yöntemler, genel itibariyle, kullanılmakta olan bir yöntemin eksikliklerini veya yetersiz kaldığı noktaları kapatmak amacıyla ortaya çıkmış, bu çabalar yabancı dilin daha iyi öğretimine katkı sağladığı gibi, bu alana alternatif yöntemler kazandırmıştır. Fakat günümüzde varılan noktada mükemmeliyete ulaşmış bir yöntemin varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yabancı dil öğretiminde var olan yöntemlerin çeşitliliği, dil öğretiminde hangi yöntemlerin daha etkili olduğu sorununu da beraberinde getirmektedir. Bu yöntemleri öğretim sürecinde etkin bir biçimde uygulayabilmek için yöntemlerin temel prensiplerini, sınırlarını, özelliklerini ve eksik yönlerini bilmek gerekir. Yabancı dil öğretim yöntemlerinin geliştirildiği yerler yurtdışında olduğu ve yöntemler hakkındaki bilgiler yabancı kaynaklardan edinildiği için, çevirilerin ve ikincil/üçüncül kaynakların kullanımı zorunlu olmaktadır. Ayrıca yalnızca yöntemlerin uygulama ortamlarında gözlemle edinilebilecek bilgiler de Türkçe kaynaklarda yeterli derecede bulunmamaktadır. Çalışmanın odaklandığı husus olan "yöntemlerin temel ilke ve kullanım özellikleri" hakkında yabancı dil öğretim yöntemleri ile ilgili Türkçe olarak yayınlanmış çeşitli kaynaklarda farklı, eksik ya da diğer kaynaklarla uyuşmayan bilgilere rastlanmaktadır. Bu çalışmada bilgilerin incelenerek ilgili başlıklardaki uyuşmazlıkların, eksikliklerin ve farklılıkların belirlenip giderilmesi ve bilgilerin bir çalışma altında toplanması amaçlanmıştır.
Sistemli bir öğretimin temel taşı olan yöntem, sözlükte "bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika" ve "Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot" olarak geçmektedir( http://tdkterim>.gov.tr/bts/ : 09.05.2013). Yöntem, bir yaklaşımın uygulamaya dökülmesidir ve yöntemi geliştiren kuramcılar etkinlik türleri, öğretmen ve öğrenci rolleri, kullanılacak malzeme ve izlence oluşturma konularında bir model oluştururlar (Harmer, 2007, Richards ve Rodgers, 2001). Öğretimin belirlenen hedeflere ulaşabilmesi için izlenen bu yol, çağın yeniliklerine ve bilgi üretimine bağlı olarak bireylerin ihtiyaçları sürekli başka boyutlara taşındığı için sürekli yenilenmeye, iyileştirilmeye ve geliştirilmeye muhtaçtır. Bu gereklilik iyi bir yöntemin nasıl olması gerektiği hususunu sürekli gündemde tutmaktadır.
Yabancı dil öğretiminin tarihi boyunca da dilin nasıl öğretileceği daima tartışma konusu olmuştur. Yabancı dil öğretim yöntemleri, bir yabancı dili öğrenme, bilgi birikimini kazandırma aracı olmanın ötesinde öğretim çalışmalarında öğrenciyi daha yetkin bir öğrenen haline getirmenin yolunu gösterme çabasında olan sistemlerdir. Dil öğretiminde yöntem, öğrenciyi eğitimin amaçlarına en çabuk ve en güvenilir olarak ulaştıracak olan bir öğretim unsurudur. Günümüze kadar pek çok öğrenim ve öğretim yöntemi geliştirilmesine rağmen gerçek anlamda tek başına yeterli ve ideal bir yöntemin varlığından söz edilemez.
Yabancı dil öğretiminde var olan yöntemlerin çeşitliliği, dil öğretiminde hangi yöntemlerin daha etkili olduğu sorununu da beraberinde getirmektedir. Bir kişi üzerinde faydalı olabilecek bir yöntem başka bir kişi üzerinde aynı ölçüde başarılı olmayabilir ya da tamamen başarısız kalabilir (Tarcan, 2004: 6). Yabancı dil öğretim yaklaşımları ve yöntemlerinin iyi bilinmesi, bundan sonra yeni yaklaşım ve yöntemlerin gelişmesi ve bu sürecin takibi açısından oldukça önemlidir (Demircan, 2013).
Yabancı dil öğretiminde kullanılan yöntem, öğretimin kuramsal temellerini belirler. Bu sebeple kullanılan yöntemlerin temel prensiplerini, sınırlarını, sınırlılıklarını, kullanım şekil ve özelliklerini iyi bilmek gerekmektedir.
Yabancı dil öğretim yöntemleri ile ilgili Türkçe olarak yayınlanmış çeşitli kaynaklar bulunmakla birlikte, bu kaynaklarda yöntemlerle ilgili 'farklı, eksik ya da diğer kaynaklarla uyuşmayan bilgilere' rastlanmaktadır. Yöntemlerle ilgili birincil kaynakların yabancı dilde olması sebebiyle çeviri yapılırken oluşan hatalar, ikincil kaynaklardan aktarım sebebiyle oluşan yanlışlıklar ve özellikle yöntemlerin uygulanmasıyla elde edilebilecek yöntemin kullanım özellikleriyle ilgili yeterli bilgiye erişilememesinin, söz konusu problemlere yol açtığı düşünülmektedir.
Bu çalışmanın amacı; çeşitli kaynaklarda yer alan yabancı dil öğretim yöntemlerinin 'temel ilkeleri, kullanım özellikleri ve yöntemlere getirilen eleştiriler' hakkındaki bilgileri karşılaştırmalı bir biçimde inceleyip ilgili başlıklardaki farklılık, eksiklik ve uyuşmazlıkları tespit ederek ortaya çıkan bilgileri sistemli bir şekilde bir çalışma altında toplamaktır. Çalışma belgesel tarama yöntemi kullanılarak meydana getirilmiştir.
Yabancı Dil Öğretiminde Kullanılan Yöntemler
Yabancı dil öğretiminde(YDÖ) kullanılagelen yöntemler, genel itibariyle, kullanılmakta olan bir yöntemin eksikliklerini veya yetersiz kaldığı noktaları kapatmak amacıyla ortaya çıkmış, bu çabalar yabancı dilin daha iyi öğretimine katkı sağladığı gibi, bu alana alternatif yöntemler kazandırmıştır. Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümü'nce kabul edilen ve yaygın bir biçimde kullanılan yabancı dil öğretim yöntemleri sırasıyla şunlardır:
Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi (Grammar-Translation Method)
Direkt Yöntem/Dolaysız Yöntem (Direct Method)
Doğal Yöntem (Natural Method)
İşitsel-Dilsel Yöntem (Audio-Lingual Method)
Bilişsel Yöntem (Cognative-Code Method)
İletişimsel Yöntem (Communicative Method)
Seçmeli Yöntem (Eclectic Method)
Bu yöntemlerin dışında yabancı dil öğretiminde daha az yaygınlık kazanmış ve alternatif olarak kullanılan başlıca diğer yöntemler ise şöyledir:
Telkin Yöntemi (Suggestopedia)
Danışmanlı(Grupla) Dil Öğretim Yöntemi (Community Language Learning)
Sessizlik Yöntemi (The Silent Way)
Tüm Fiziksel Tepki Yöntemi (Total Physical Response)
İşitsel-Görsel Yöntem (Audiovisual Method)
Görev Temelli Yöntem (Task-Based Method)
İçerik Merkezli Yöntem (Content-Based Method)
Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi (Grammar-Translation Method)
Bu yöntemin ortaya çıkışı orta çağa, batıda Latincenin doğuda Arapçanın öğretimine dayanmaktadır. Ancak genel prensiplerini bir araya getirerek geliştiren isim Karl Plötz'dür(1819-1881). Yöntemin dayandığı belli bir öğrenme kuramı yoktur. Daha çok akla dayalı çözümlemeler, kural öğrenme ve karşılaştırmalı çalışmalar üzerinde durur. "1970 yılına kadar Türkçenin yabancılara öğretimi konusundaki tüm kitaplar Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi ile yazılmış, 1970'ten günümüze kadar yazılan kitapların da çoğunluğu yine bu yönteme göre hazırlanmıştır"'(Hengirmen, 2006: 17). Türkiye'deki üniversitelerin Arapça, Farsça bölümlerinde bu yöntem halen kullanılmaktadır.
Dilbilgisi-Çeviri Yönteminin Kullanım Özellikleri
Dilbilgisi öğretiminde tümevarım kullanılır ve başlangıçta öğrencilere okutulan metinlerdeki gramer kalıplarına öncelik verilir. Öğretim ilerledikçe daha karmaşık gramer yapıları geniş dilbilgisel açıklamalarla birlikte verilir. Dilin kurallarını öğretmek ve bu kurallar vasıtasıyla doğru çeviri yapabilmek bu yöntemin temel amacıdır.
Yöntemin uygulandığı öğretim ortamında kullanılan dil genellikle öğrencinin ana dilidir. Fakat öğretim sırasında anadili ve yabancı dil birlikte kullanılır. İki dil birbiriyle karşılaştırılarak tüm düzeylerdeki bilgiler, kaynak dilden hedef dile ve hedef dilden kaynak dile çevrilir. (Hengirmen, 2006: 18)
Öğrencilere önemli kelimelerden oluşan bir kelime dağarcığı kazandırmak için üzerinde çalışılan okuma parçalarındaki bütün yeni kelimeleri öğrenmeleri istenir. (Doğan, 2012: 79)
Alıştırmalar çoğunlukla birbiri ile ilişkisi olmayan cümleleri amaç dilden, anadile çevirme üzerine odaklıdır. (Demirel, 2010: 37)
Bu yöntem telaffuz konusunu pek fazla önemsemez. Asıl amaç diller arasındaki çevirinin doğruluğudur.
Eleştiriler
Dilbilgisi-Çeviri yöntemi ile dil öğrenen kişi, yazma ve okuma becerileri yönünden ilerleme kaydeder. Fakat konuşma ve dinleme becerileri yönünden öğrenci problem yaşar.(Hengirmen, 2006: 19)
Bu yöntem, öncelikle kaynak dil ve hedef dilin dilbilgisi kurallarının ayrıntılı bir analizini gerektirir. Öğrencinin, anadilin dilbilgisi kurallarına hâkim olduğu varsayılır. Eğer kişinin anadilinin grameri konusunda herhangi bir konuda bilgi eksikliği varsa hedef dili öğrenmesi mümkün değildir.
Telaffuz konusuna yeterli odaklanma sağlanmadığı için, bu yöntemle öğrenilen dil sözlü iletişimi sağlama konusunda yetersizliklere yol açar. Öğrenci duyduğunu anlamakta ve konuşmakta problem yaşar.
Öğretmenin otoriter tutumu, günümüzde kabul gören öğrenci merkezli öğretim anlayışıyla da bağdaşmamaktır.
Sözcük dağarcığı kullanılan metinlerle sınırlı olduğundan, öğrencinin söz varlığı da yeterince gelişemez.
Direkt Yöntem/Dolaysız Yöntem (Direct Method)
Bu yöntem, dilbilgisi-çeviri yöntemine karşı bir tepki yöntemi olarak 1950'li yıllarda geliştirilmiş, dünyada ve Türkiye'de dilbilgisi-çeviri yönteminin yerini alarak yaygın bir biçimde kullanılmıştır.
![]() | Bugün | 1309 |
![]() | Dün | 7055 |
![]() | Bu Ay | 67581 |
![]() | Toplam | 6215264 |