Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Öğrencilerin Duyuşsal Özelliklerine İlişkin Nitel Bir Çalışma

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen yabancı uyruklu öğrencilerin duyuşsal özelliklerine ilişkin görüşlerinin alınmasının amaçlandığı bu çalışmada öğrencilerin yeni bilgiler öğrenildiğinde hissedilen duygular, derste başarılı olunmadığında hissedilen duygular, derse aktif katılımda hissedilen duygular, olumlu duygular hissedilen sınıf ortamı, olumsuz duygular hissedilen sınıf ortamı, öğrencilerin düzeylerinin farklı olmasının hissettirdiği duygular ve birinin hataları söylemesinin hissettirdiği duygular ele alınmıştır.

Yeni bilgiler öğrenildiğinde hissedilen duygular kapsamında öğrenciler güçlülük, mutluluk, başarılı olma, gelişme ve unutma korkusunu yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu duygular arasında en fazla mutluluk duygusunun yaşandığı görülmektedir. Daha çok olumlu özelliklerin ön plana çıktığı görüşler arasında bir öğrencinin unutma korkusunu yaşaması dikkati çekmektedir. Derste başarılı olunmadığında hissedilen duygular incelendiğinde öğrenilenlerin boşa gitmesi, yetersizlik ve azimle çalışma isteği gibi duyguların yaşandığı tespit edilmiştir. Bunlar arasında yaşanılan olumsuzluklardan ders çıkararak azimle çalışma isteği duyan öğrencilerin oranı yüksektir. Bu durumda öğrencilerin başarısızlıktan kendini sorumlu tuttuğu anlaşılmaktadır. Şahin’e (2009) göre ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin %51’i, ilköğretim kurumlarındaki öğrencilerin %44,5’i başarısızlığın öğrencilerin kendilerinden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Derse aktif katılımda hissedilen duygular incelendiğinde hoşlanma özgüvenli olma, başarılı olma, heyecanlanma ve motive olma gibi duygular yaşadıkları belirlenmiştir. Bunlar arasında hoşlanma maddesinin ön plana çıktığı görülmektedir. Diğer maddelere de bakıldığında genelde olumlu duyguların yaşandığı dikkati çekmektedir.

Olumlu duygular hissedilen sınıf ortamına bakıldığında öğrencilerin yakın ilişkilerin olduğu bir ortam, aynı seviyede öğrencilerin olduğu bir ortam, anlayışlı bir ortam, öğrencilerin aktif olduğu bir ortam, eğlenceli ve esprili bir ortam ve dengeli bilgi düzeyinin olduğu bir ortama ilişkin olumlu duygular içinde oldukları belirlenmiştir. Bu maddelere bakıldığında öğrencilerin daha çok yakın ilişkilerin olduğu ortama önem verdikleri görülmektedir. Diğer maddeler de incelendiğinde ikili ilişkilerin önemli rol oynadığı söylenebilir. Russell (2004) öğrencilerin ortamla ilişkili olarak; işbirliğine yatkın, gerilimin yaşanmadığı, arkadaş canlısı, açık görüşlü, çalışanların ve öğrencilerin birbirlerine karşılıklı saygı içerisinde davrandıkları

bir ortamı idealize ettiklerini belirlemiştir. Olumsuz duygular hissedilen sınıf ortamına bakıldığında disiplinsiz davranışların olduğu bir ortam, öğrencilerin derse katılmadığı bir ortam, öğrenci ilişkilerinin yakın olmadığı bir ortam, dersin birkaç kişiyle işlendiği bir ortam ve tanımadığı kişilerin olduğu bir ortama ilişkin olumsuz duyguların hissedildiği tespit edilmiştir. Bunlar arasında öğrencilerin çoğu disiplinsiz davranışların olduğu bir ortama ilişkin olumsuz duygular hissetmişlerdir. Olumsuz duygular hissedildiğinde görevden kaçınma ve derse katılımdan çekilme gibi davranışa neden olduğu belirlenmiştir (Lopez ve Aguilar, 2013).

Öğrencilerin düzeylerinin farklı olmasının hissettirdiği duygular incelendiğinde önemsememe, başarısız öğrencilere yardım etme isteği, başarılı öğrencilere özenme, kaygı, başarısız öğrencileri kırmaktan çekinme ve başarılı olanların tembel hissettirmesi gibi duyguların yaşandığı belirlenmiştir. Bu maddelere bakıldığında çoğunlukla öğrencilerin olumlu duygular içerisinde oldukları ve öğrenme sürecinde onların etkileşimini ve başarısını artıracak fırsata dönüşebileceği söylenebilir. Birinin hataları söylemesinin hissettirdiği duygulara bakıldığında memnun olma, doğrusunu öğrenme isteği, hatalarını görüp çalışma azmi kazanma ve herkesin içinde söylenmesinden rahatsızlık duyma gibi duyguları yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğrenciler çoğunlukla bu durumdan memnun olduklarını ve hatalarından ders çıkararak çalışma azmi kazandıklarını belirtmişlerdir. Bu durum geri bildirimin öğrenciler üzerindeki olumlu tesirleri olarak kabul edilebilir. Baş’ın (2014) çalışmasına göre ise öğrenciler, öğretmenlerinin kendilerini hata yaptıklarında hemen uyardığını, hatalarını hemen söylediğini ve bunları düzelttiğini, ancak kendilerinin bundan mutlu olmadıklarını ve kaygı duyduklarını belirtmişlerdir.

Çalışma sonucunda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin öğrenme sürecinde olumlu ve olumsuz bazı duyuşsal özelliklerinin olduğu tespit edilmiştir. İncelenen duyuşsal özelliklere bakıldığında 21 olumlu duygunun ve 13 olumsuz duygunun öğrenciler tarafından yaşandığı görülmüştür. Öğrencilerin genel olarak öğrenme sürecine dönük olumlu duygular içerisinde olması öğrenmelerine önemli katkı sağlayacaktır. Özellikle yaşanan olumsuz durumlardan ders çıkararak azimle çalışma isteği duyma diğer öğrencilerin de kazanması gereken duyuşsal özelliklerdir.

Çalışma kapsamında aşağıdaki öneriler sıralanabilir:

Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin öğrenme sürecindeki duygu durumlarının bilinmesi sürecin etkili bir şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir.

Öğrencilerde olumlu duyuşsal özellikler uyandıracak etkinliklere yer verilmesi öğrencilerin dersleri sevmesine dolayısıyla başarılarının artmasına yardımcı olabilir.

Öğrencilerin duyuşsal özeliklerine göre sınıf ortamının oluşturulması ve birbirleriyle ilişkilerinin düzenlenmesi öğrenmelerini destekleyebilir.

Bekleyiniz...

     

google play turkcede.org Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...