merkezi

Türk-Rus Kültür Merkezi, Ruslar'a Türkçeyi tanıttı

RUDN'de her yıl düzenlenen Dil Festivali'nde 50'den fazla ülke dillerini tanıtıyor. Festivalde yer alan diller arasında pek ismi duyulmayan Tulaca, Almancanın atası olarak bilinen Gotski dillerinin yanısıra, popüler olan Türkçe, Rusça, İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca dilleri tanıtıldı.Türk-Rus Kültür Merkezi, Halkların Dostluğu Üniversitesi'de(RUDN) gerçekleşen dil festivalinde Akademi Dil Merkezi ile birlikte Türkçe ve Türk kültürünü tanıttı.Festival münasebeti ile Türkçe derslerin verildiği Türkiye stantlarına ilgi büyük oldu. Katılımcıların beğeni ile izlediği Türkiye stantlarında ebru, hat ve diğer el sanatları ile birlikte Türk müziği canlı olarak icra edildi.

        Moskova'da bir yıldır çalışmalarını sürdüren Türk-Rus Kültür Merkezi yetkilisi Mehmet Lalek, RUDN'nin geleneksel dil festivaline ilk defa "Akademi Dil Merkezi" ve "Türk-Rus Kültür Merkezi" olarak katıldıklarını anlattı. "Burada Ebru, kaligrafi, ney, el sanatları ve Türk mutfağını tanıtıyoruz" diyen Lalek, ayrıca festival programına gençlik, kadın, basın yayın, sağlık, aile ve çocuk gibi platformları ile de katıldıklarını kaydetti. Renkli bir program hazırladıklarını kaydeden Lalek gördükleri ilgiden memnun olduklarını kaydetti. 

      Festivali ilgi ile takip ettiğini ve kısa süreli Türkçe derslerine girdiğini ifade eden üniversite öğrencisi Diana Nagaeva, "Türkçe ders süreleri kısa da olsa bir şeyler öğrendik. Dersi anlatan hocalar çok güzel öğretiyorlar. Çok hoşuma gitti" diye konuştu. Türkçe dersine katılan Maya da, Türkçe ile ilk defa burada tanıştığını, yarım saat gibi kısa bir sürede de olsa alfabeyi ve birkaç cümle öğrendiğini söyledi.

           Türkçe öğretmeni olan Ümit Açıkgöz de, "Festival çerçevesinde,Türkçenin inceliklerini, en uzun kelimelerini, tekerlemelerini burada göstermeye çalıştık. İlgiden memnunuz" şeklinde konuştu.

      RUDN'de öğrenim gören Mariya Ulyanova ise "Ebru sanatını, ney dinletisini ve Türk mutfağını çok beğendim. Sunumda gösterilen şehirler çok güzeldi. İlk defa dil festivalinde böyle güzelliklerle karşılaşıyorum. Burada Türkiye'yi, kültürünü daha yakından tanımış oldum." dedi.

(CİHAN)

Türkiye'deki Yabancılara Türkçe Ögretım Merkezleri Ve Atatürk Üniversitesi Dil Eğitimi Uygulama Ve Araştırma Merkezi

Türkiye'deki Yabancılara Türkçe Öğretim Merkezleri Üzerine:

İnsanlar, sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel birtakım nedenlerle eski çağlardan beri başka dilleri öğrenme ve kendi dillerini başka insanlara öğretme ihtiyacı duymuşlardır. Bilindiği üzere, ikinci bir dili kullanarak başka insanlarla iletişim kurmak ve o dilin sahiplerine ait maddi ve manevi unsurlarla tanışmak yeni bir dil öğrenmek isteyen insanın öncelikli hedefidir. Bu sayede insan, hem farklı dünyalara açılmış olacak hem de kendi iç dünyasını hedef dildeki insanlara aktarmış olacaktır. Bu bakımdan, sınırların kalkmaya başladığı ve teknolojik gelişmelerden hareketle toplumların birbirleriyle zorunlu olarak iletişime geçtiği kocaman bir şehir hâline gelen günümüz dünyasında farklı diller öğrenmek, farklı kültürlerle tanışmak hemen herkesin ortak isteği hâline gelmiştir.

Türkçe, yaşayan dünya dilleri arasında en eski tarihe sahip dillerden biri olarak, Moğolistan'dan Sırbistan'a, Sibirya'dan Irak'a kadar geniş bir coğrafyada yazı ve konuşma dili olarak varlık göstermektedir. Çeşitli lehçe ve kollarıyla dünya nüfusunun yaklaşık %3'ünün konuştuğu, bugün itibarıyla 12 milyon m2'lik oldukça geniş bir alanda yaklaşık 250 milyon insanın kullandığı Türkçe, XXI. yüzyılın en yaygın dilleri arasında yer almaktadır.

Kaşgarlı Mahmud'un XI. yüzyılda Araplara Türkçe öğretmek amacıyla yazmış olduğu Dîvân-ü Lûgati't-Türk'ten günümüze kadar yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, gerekli yetkinlikte ve istenen düzeyde olmasa da çeşitli çalışmalarla devam etmektedir. Özellikle günümüzde Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, Türkiye'nin ekonomik, stratejik ve jeopolitik öneminden, sosyal, tarihî ve kültürel birikiminden dolayı daha fazla önem kazanmıştır. Çevre ülkelerle, Avrupa Birliği, Rusya, Çin, Amerika gibi dünyanın önde gelen ülkeleriyle son yıllarda artan ikili anlaşmalar, ekonomik, ticari, askerî alanlarda yapılan işbirliği çalışmaları ve dil-kültür-eğitim alanlarındaki ortak çalışmalar da yabancıların Türkçe öğrenimine olan gereksinimini artırmaktadır.

Her yıl binlerce insanın çeşitli sebeplerle Türkçe öğrendiğini ifade eden Koç (1988, s. 241), genel olarak Türkçe öğrenmeyi amaçlayanların şöyle sıralanabileceğini belirtir:

1.Türk işçisi çalıştıran ülkelerde, Türk işçisi sorunlarıyla ilgilenen görevliler

2.Yabancı ülkelerde, Türk öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu bölge ve okullarda görev alan yabancı öğretmenler

 

3.Yabancı üniversitelerin Türk bilim (Türkoloji) ve Doğubilim (Şarkiyat) bölümlerinde okuyan öğrenciler

4.Türkiye ile sıkı ticari ilişkileri olan yabancılar

5.Türkiye'ye gelen elçilik personeli

6.Dost ülkelerden Türkiye'ye eğitim için gelen askerî personel

7.Çeşitli ülkelerden Türk üniversitelerine eğitim için gelen yabancı öğrenciler

8.Çeşitli nedenlerle Türkiye'ye yerleşen yabancılar

9.Türklerle evlenen yabancılar

10.Sayıları on binleri bulan Türk işçi çocukları.

 

Yukarıda belirtilen gerekçelerden hareketle Türkçe öğretim merkezlerinin öncelikli hedefi yurt içinde ve dışında yabancılara, akraba topluluklardan gelen soydaşlarımıza özellikle ekonomik ve akademik açıdan değeri hızla artan Türkiye Türkçesini öğretmek; onlara Türkiye'yi ve Türk kültürünü yaşatarak tanıtmaktır. Bu amaçla Türkiye'ye gelen öğrenci, işçi, mülteci ya da turist her kim olursa onların, öğrenmek istedikleri bu dili kendi doğal ortamında öğrenmelerini sağlamaya çalışmak da bu merkezlerin varlık sebeplerindendir.

 

Yabancı dil veya ikinci dil olarak Türkçe öğrenecek olan bireylerin öncelikle amaçlarının iyi belirlendiği, bir seviye belirleme sınavına tabi tutularak çıkan sonuca göre bir öğretim programı, yöntemi ve materyallerinin hazırlandığı bu merkezler günden güne daha donanımlı, tecrübeli ve üretken bir yapıya doğru hızla ilerlemektedirler. Yapılan ulusal ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ülke içinde olduğu kadar dünya genelinde de başarılı çalışmalarıyla göz dolduran TÖMER'lerde (Türkçe Öğretim Merkezlerinde) Türkçeye ait hemen her konuda çalışmalar yapılmakta, çok güncel ve bilimsel projelere de imza atılmaktadır. Çağdaş yöntem ve tekniklerin geliştirildiği, uygulamada birtakım aksaklıklar yaşansa da eğitim öğretim faaliyetlerinin karşılaştırmalı bir şekilde irdelendiği, olası sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik akademik çalışmaların da sıkça yürütüldüğü bu merkezlerin birer laboratuvar görevinde olduklarını da söylemek mümkündür.

 

Gerek coğrafi alan bakımından gerekse stratejik ve jeopolitik durumundan hareketle Türkçe elbette sadece bu merkezlerde değil yurt dışındaki birçok üniversitenin Türkoloji kürsülerinde, fakültelerinde, özel eğitim kurumlarında ve dershanelerinde de öğretilmektedir. Duyulan ilginin günden güne ciddi oranda artış göstermesi de memnuniyet vericidir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...