Developed by JoomVision.com

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji

Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji
Developed by JoomVision.com
  • YENİ -
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Uzaktan Yabancı Dil Eğitiminde Açık Kaynak Yazılım Uygulaması - Çarşamba, 13 Şubat 2013 13:48
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Yazma Eğitimi - Çarşamba, 06 Şubat 2013 14:50
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Türkçe Öğrenen Yabancıların Sözlük Kullanma Becerileri Üzerine Bir Araştırma - Çarşamba, 06 Şubat 2013 14:40
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancılara Türkçe Öğretimiyle İlgili Bir Kaynakça Denemesi - Salı, 05 Şubat 2013 14:53
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Rol Yapma ve Drama Etkinlikleriyle Yabancılara Türkçe Öğretiminde Motivasyonun Sağlanması - Salı, 05 Şubat 2013 14:39
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Kaşgarlı Mahmut 'un Türkçe Öğretim Yöntemi - Pazar, 03 Şubat 2013 22:16
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Kaynakçası - Pazar, 03 Şubat 2013 21:00
Dil Üzerine Yazılar: Ana Dili ve Standart Dil - Pazar, 03 Şubat 2013 20:31
Orange Violet Blue

Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up

Arabic English French German Greek Japanese Russian Spanish

MAKALE HABER BÜLTENİ

Ana Dili ve Standart Dil

 

"Ana dilinde eğitim", başta Türkiye olmak üzere, birçok ülkede resmi dilden farklı bir dile sahip etnik grupların aktif bir biçimde dile getirdiği bir talep olarak gündemde. Bu etnik grupların siyasi liderleri ve aydınları, devlet okullarında ve özel okullarda, resmi dile paralel olarak ana dilinde de eğitim yapılması, ana dilinin okullarda da öğretilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Bu, gerek insan hakları açısından, gerek siyasi açıdan, gerekse daha sağlıklı bir eğitim ve çocukların gelişimi perspektifinden, meşrû ve savunulabilir bir talep gibi gözüküyor. Ancak "ana dilinde eğitim" tartışmalarında "ana dili" tabirinin siyasileştirildiğini, gerçek anlamından farklı bir biçimde kullanıldığını görüyorum.

Ana dili, çocuğun, aileden, çevreden, yaşadığı köy veya mahalleden, "belirli bilinçli bir öğrenim evresi olmaksızın" edindiği dildir. Çocuk ilk bu dilde düşünür ve kendini ifade eder. Bu dilin çerçevesinde dünyayı algılamaya başlar. En temel duygu ve düşünceler çocuğun beyninde bu dille kaydolur. Dolayısıyla, çocuğun ana dilini iyi kullanmayı öğrenmesinin önemi tartışma götürmez.

Ama çocuk ana dilini -- yukarıdaki tanımda da belirtildiği gibi -- ailesinden (başta annesinden) ve yakın çevresinden öğrenir. Ana dilini okulda da öğrenebilir mi? Okul çocuğa ana dilini öğretebilir mi?

Belki öğretebilir. Nitekim, birçok ülkede ana okullarında öğretmenler çocuklarla ana dillerinde iletişim kurarlar ve çocukların ana dillerinde kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlarlar. Ama ilkokuldan başlayarak eğitim sisteminin amacı çocuğa ana dilini öğretmek değildir. Hemen her ülkede eğitim sisteminin amacı, çocuğa bir veya birkaç standart dili öğretmektir.

Standart veya standartlaştırılmış dil, bir dilin belli bir şîvesi veya ağzı baz alınarak, dilbilimcilerin, eğitimcilerin, edebiyatçıların, genel olarak aydınların ve çoğu zaman devlet kurumlarının bazen uyumlu, bazen ihtilaflı bir şekilde birlikte çalışarak oluşturduğu dildir. Standart dil, resmi kurumların kullandığı dildir; bilim insanlarının kullandığı dildir; aydınların eserlerini yazdığı dildir; çoğu yazar ve şairin eserlerinde gördüğümüz dildir. Okullar da işte bu standart dil veya dilleri öğretir.

ÇocuÄŸun ana dili ile okulda öğretilen standart dilin aynı dilin iki versiyonu olduÄŸu bir durumu ele alalım. O çocuk, eÄŸer büyük bir ÅŸehirde yaÅŸamıyorsa, iyi eÄŸitim almış bir anne-babası yoksa, muhtemelen standart dille ilk defa okula baÅŸladığında karşılaşır. ÇocuÄŸun evinde, köyünde, mahallesinde, aynı dilin farklı bir şîvesi veya farklı bir aÄŸzı, belki farklı bir lehçesi konuÅŸulmaktadır. Okulda ise ana diline gerçekten benzeyen, ama birçok bakımdan da farklı bir dil kullanılmaktadır. Öğretmenlerinin öğretmeye çalıştığı dilde birçok kelimenin çekimi farklıdır; kelimelerin aldığı ekler farklıdır; bazı kelimeler deÄŸiÅŸik anlamlarda kullanılır; söz diziminde farklılıklar vardır; ve en önemlisi telaffuzda ciddi farklar vardır. Çocuk bu yeni dili öğrenmek için evde kullandığı isim ve fiil çekimlerini, söz dizimini, kelime anlamlarını, telaffuzu vs. beyninin bir tarafına itmek zorundadır. ÇoÄŸu zaman öğretmenler çocuÄŸa evde öğrenmiÅŸ olduÄŸu dilin "yanlış" olduÄŸunu, okulda "doÄŸru, düzgün, güzel" dili öğrenmesi gerektiÄŸini söylerler.

Ve çocuklar okulda bu standart dili, ana dillerini bazen bastırarak, bazen ikinci plana atarak öğrenirler. En zor bastırılan, en zor terk edilen, ana dilinin telaffuzudur, aksanıdır. Birçok kişi standart dili hayatlarının sonunda kadar ana dilinin aksanıyla konuşurlar.

Peki, okulda standart dilin öğretilmesi kötü ya da yanlış bir şey midir? Hayır. Nitekim, anne ve babaların da beklentisi, hatta talebi, çocukların okulda standart dili öğrenmesidir. Dilin "doğru ve güzel" olarak nitelenen biçiminin öğretilmesidir. Toplumun da genel olarak beklentisi budur. Hatta, bu beklentiyi tam olarak karşılamayan, mesela ana dilinde (diyelim, yerel bir ağızla) konuşmakta ısrar eden öğretmenlere "kötü, cahil öğretmen" gözüyle bakılır. Standart dili iyi öğretemeyen okullar da "başarısız" addedilir.

Standart dil, ana dilinden çok daha geniş bir sözcük dağarcığına, bilimsel, idari ve sanatsal konularda çok daha zengin bir ifade hazinesine sahiptir. Geniş kitleler standart dili çok daha kolay anlar; çocukluklarında farklı birer ana dili öğrenmiş iki kişi standart dilde birbirleriyle çok daha kolay anlaşır. Dolayısıyla, bir öğrencinin toplumda ilerlemesi, iyi bir iş sahibi ve başarılı olması için standart dili iyi öğrenmesi elzemdir.

Ama standart dil öğretilirken ve öğrenilirken, ana dili bastırılmamalıdır; yanlış, çirkin, değersiz sayılmamalıdır. Öğrenci, kendi ana dilinden utanır hale getirilmemelidir. Öğrencilere, birçok duygu ve düşüncenin ana dilinde standart dilden çok daha etkili ve içten bir biçimde ifade edilebileceği anlatılmalıdır. Hatta, standart dil yerine ana dilinin kullanılmasının çok daha uygun ve doğal sayıldığı durumların da olduğu vurgulanmalıdır. Mesela bazen, samimi ortamlarda, farzedelim eski dostlarla mahallede sohbet ederken ya da aile içinde, birisi ana dili yerine standart dilde (yani neredeyse bir haber spikeri gibi) konuşmayı tercih ederse, tavrı ve söyledikleri aşırı resmi, yapay ve hatta gülünç bulunabilir.

Bütün yukarıda yazdıklarım, standart dil ile çocuğun ana dilinin aynı dilin iki farklı versiyonu olduğu durumlar için. Eğer bir çocuğun ana dili standart dilden tamamen farklı ise, o zaman tabii ki o çocuk standart dili öğrenirken daha fazla zorlanacaktır. Okulda ana dilini konuşamadığında, özellikle de o dil öğretmenlerce hor görüldüğünde ciddi bir yabancılaşma yaşayacaktır. İşte ana dilinin standart dilden temelde farklı olduğu böyle durumlarda, çiftdilli eğitim, sadece standart dile dayalı eğitime kıyasla, pedagojik açıdan daha doğru bir eğitim biçimidir.

Fakat çiftdilli eÄŸitim de aslında çocuÄŸa standart dille birlikte ana dilinin öğretilmesi ÅŸeklinde gerçekleÅŸmez. ÇocuÄŸa iki dilin standart versiyonunun öğretilmesi ÅŸeklinde gerçekleÅŸir. Batı Trakya'daki azınlık okullarını ele alalım: Bu okullarda Yunanca'nın standart versiyonu (buna Atina Yunancası da diyebiliriz) ve Türkçe'nin standart versiyonu (buna da İstanbul Türkçesi diyelim) birbirine paralel biçimde öğretilmeye gayret edilmektedir. EÄŸitimin kalitesi kuÅŸkusuz yetersizdir ve azınlık eÄŸitiminin özellikle Yunanca ayağında yapılan iyileÅŸtirmelere raÄŸmen, azınlık mensupları hala bu eÄŸitimin kötü durumundan haklı olarak ÅŸikayet etmektedirler. Ama azınlık mensuplarının istedikleri nedir? Çocuklarının standart Türkçe'yi iyi eÄŸitim almış bir Türkiyeli Türk gibi konuÅŸması ve kullanması, ve, aynı ÅŸekilde, standart Yunancayı da iyi eÄŸitim almış bir Yunanlı gibi konuÅŸması ve kullanması. Yani istenen, iki standart dilin daha iyi öğretilmesidir.

Okullarda öğretilen İngilizce, Fransızca gibi yabancı dillerde de beklenen, o dillerin standart versiyonunun öğretilmesidir; mesela Türkiye veya Yunanistan'da hiçbir veli, çocukları okulda Bavyera'daki bir köylünün Almanca'sını veya ABD'nin güneyindeki bir balıkçının İngilizce'sini öğrensin istemez.

Madem eğitim sisteminden öğrencilere standart dili veya dilleri öğretmesi isteniyor, o zaman niye siyasal alanda dil eğitimi ile ilgili taleplerde ve tartışmalarda hep "ana dili" tabiri kullanılıyor? Çünkü "ana dili" tabiri duygu yüklü bir tabir. "Ana" kelimesini içerdiği, ve aileyle bağlantılı olduğu için, itiraz edilmesi zor, sempati uyandıran, meşrûlaştırıcı bir tabir. Standart dil, "ana dili ambalajında" çok daha kolay pazarlanıyor. Günümüzde fabrikalarda makinalarca ve mekanik biçimde üretilen birçok yiyecek "tıpkı annenizin yaptığı gibi" türünden reklam sloganlarıyla pazarlanmıyor mu?

Şöyle bir örnek vereyim. Türkiye'de günümüzde Kürtlerin çok büyük bir kesimi "ana dilinde eğitim" talep ediyor. Bu talep dile getirilirken, evde annelerden, hatta "ana koynunda öğretilen" dilden söz ediliyor. Evet, ama okullarda okutulacak Kürtçe, evde annenin öğrettiği Kürtçe mi olacak? Hayır, ona benzeyen ama ondan birçok bakımdan da farklı bir Kürtçe olacak. Türkiye'deki ve Türkiye dışındaki Kürt aydınlarının, edebiyatçılarının, dilbilimcilerin, Kürt enstitülerinin standartlaştırdığı, Kürt siyasi ve kültürel kuruluşlarının kullandığı Kürtçe olacak. Kürtçe eğitim talebi "ana dilimizde eğitim istiyoruz" yerine "Kürt aydınlarının, edebiyatçılarının, dilbilimcilerin, Kürt enstitülerinin standartlaştırdığı Kürtçe'nin okullarda okutulmasını istiyoruz" şeklinde dile getirilse, bu talebi olumlu karşılayabilecek Türklerin sayısı çok azalmaz mı?

Sadece Türkiye'de değil, her ülkede, ana dilinde eğitim konusundaki gelişmeleri ve tartışmaları takip ederken bu "standart dil - ana dili" ayrımını hatırda tutmakta fayda var. Belli bir dilin standart versiyonunun okullarda öğretilmesini talep etmenin yanlış veya gayrı meşrû olduğunu düşünmüyorum. Bunlar meşrû ve çoğu zaman haklı talepler. Ama böyle bir talebin "ana dili ambalajında" sunulmasının yanıltıcı ve ahlaken de pek doğru olmadığı görüşündeyim. Bir şeyi isterken onu doğru biçimde tarif etmek ve ismini doğru koymak en iyisi.

 

Yorum ekle


ZİYARETÇİ SAYISI

mod_vvisit_counterBugün3172
mod_vvisit_counterDün9721
mod_vvisit_counterBu Ay166734
mod_vvisit_counterToplam3769564

SİTEDE KİMLER VAR

Åžu anda 92 konuk Ã§evrimiçi

windows live messenger
limewire indir