Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Necmettin Sevil tarafından yazıldı.
Geleneksel yöntemlerle dil öğretiminde olduÄŸu gibi çaÄŸcıl yöntemÂlerde de alıştırmalar, bir ders biriminin temel evreleri arasında yer alır. Geleneksel dilbilgisi kitaplarında bulunan alıştırmaların düzenleniÅŸi salt görgül nitelik içerdiÄŸinden aÅŸamalanma bir yerde rastlantısal kalmaktadır. Oysa bu tür alıştırmaların verimliliÄŸi, gerek alıştırmaları hazırlayan "yöntembilimcilerin, gerekse bu alıştırmaları derste kullanan "yöntemciler"in1 dilsel yapıları tanımasına baÄŸlıdır: "... eÄŸitbilimci, aktarmak istediÄŸi yapının dilsel iÅŸleyiÅŸini tanıdığı ölçüde uygun alıştırmalar oluÅŸturabilir."2 Yapısal dilbilimin verilerinden kalkılarak hazırlanan alıştırmaların gerçek iÅŸlevi de salt çözümlemeye deÄŸil, öğrenenin dili etkin bir biçimde kullanÂmasına yöneliktir.
Dilin dizge niteliÄŸine ağırlık veren yapısal dilbilimin, betimleme süreÂcinde dilsel birimleri saptarken yararlandığı iÅŸlemlerden kalkılarak hazırÂlanan yapısal alıştırmalar; deÄŸiÅŸtirim, dönüştürüm ve yinelemeye dayanır. Bu iÅŸlemler, sesbilim düzeyinde; titrem ve titremleme, sözcük düzeyinde anlamsal ayrıntıları ortaya koyacak nitelikte deÄŸiÅŸtirim ve dönüştürümler, tümce ve tümce ötesi düzeylerde ise konuÅŸmaya yönelik alıştırmaları kapsar. Böylece geleneksel dilbilgisi yapıtlarında ele alman birimlerle yerinilmemiÅŸ, biçimbilimsel sözdizim alanında kalan alıştırmalar dilin öteki düzeylerine de yayılmıştır. Özellikle sesbirim ve biçimbirimi konu alan alıştırmaların kalkış noktasını gösterilen deÄŸil, gösteren oluÅŸturur.3
Yapısal alıştırmalarla, öğrenenin uyarana dilsel tepkisini en doÄŸal biçim ve sürece yaklaÅŸtırması amaçlanır. Bir baÅŸka deyiÅŸle dilbilgisi kuralÂlarını dolaylı ve edilgen bir biçimde deÄŸil, doÄŸrudan ve etkin kullanımÂlarıyla aktarmak söz konusudur.
Yapısal alıştırmalar, yapılarına ya da ele alınan dilsel boyuta göre deÄŸiÅŸik biçimlerde sınıflandırılabilir: Yapılarına göre sınıflandırmada, alıştırmalar deÄŸiÅŸtirim, dönüştürüm, yayılım, birleÅŸtirme, yönlendirmeli konuÅŸma ve tamamlama iÅŸlemleri üstüne kuruludur. Tümce ötesi boyutta ise "bildiriÅŸim alıştırmaları"4 ve "küçük konuÅŸma"lar5 vardır. Birinci tür sınıflandırmada alıştırmalar kesin biçimsel kurallara baÄŸlıdır. ÖğrenenÂlerin temel dil yapılarını edinmelerinden sonra ise "yeniden kullanım alışÂtırmalarına" geçilir. Bu tür alıştırmalarda öğrenilen yapıların yeniden ele alınması, öğrenen tarafından yeniden kullanılması amaçlanır. Artık belli bir durum ve bildiriÅŸim çevrimine baÄŸlanan alıştırmalarla öğrenci dil yapıÂlarını özgürce kullanmaya yönelir.
Yöntembilimciler, gerek bir dil yöntemini bütünleyen, gerekse daha genel kullanım alanları olan alıştırma kitapları hazırlamışlardır. Örneğin Fransızcanın öğretimini amaçlayan "De Vive Voix" yönteminde, Exercices de Reemploi6 birinci türden bir yapıttır. Deneylik çalışmaları üstüne kurulu, dilbilgisel yapıların aşamalanmasmı izleyen, ama konular açısından daha özgür bir biçimde hazırlanmış Les Exercices de Laboratoire I-IP ise ikinci türe girer. Uygulayımsal birtakım kolaylıklar nedeniyle sesbirim, bürün-birim ve biçimbirimleri kapsayan alıştırmalar ayrı bir öbekte ve özellikle deneylik çalışmaları olarak, sözcük ve tümce düzeyindeki çalışmalar da ayrı bir bütünde kümelendirilebilir.
E. Benveniste ve R. Jakobson'un sözce ve söyleme iliÅŸkin çalışmalaÂrıyla, yapısal alıştırmalar salt biçime yönelik düzenek alıştırmaları görüÂnümünden kurtulmuÅŸ, bu tür alıştırmaların hazırlanmasında sözcelem, dilsel iÅŸlevler ve bildiriÅŸim çevriminin de göz önünde bulundurulması zorunluÄŸu doÄŸmuÅŸtur. Yapısal alıştırmaların ereÄŸi, öğrenciyi kiÅŸisel anlatımda serbestliÄŸe ve doÄŸallığa ulaÅŸtırmak olduÄŸuna göre dil dışı baÄŸlam da dilsel birimler denli önemlidir. Öğrencinin ilgi alanları göz önünde tutularak oluÅŸturulan "bildiriÅŸim alıştırmaları" bu ilkelerden kalkılarak hazırlanÂmıştır. Öğreticinin ve yöntemin güdümündeki alıştırmaların oluÅŸturduÄŸu bildiriÅŸimi yapay bulan yöntembilimciler karşılıklı etkileÅŸim ilkesi üstüne kurulu bildiriÅŸim alıştırmalarının bu yapaylığı giderdiÄŸini belirtirler. BilÂdiriÅŸim alıştırmalarının yanı sıra küçük konuÅŸma alıştırmalarında da yaÂnıtlar tek deÄŸildir, öğrencinin dil dışı evrene yönelik görüşlerini aktarması temel ilkedir. BildiriÅŸim öğelerinden "oluk" bu tür alıştırmalarda birincil önem taşır: Sözlü olarak ele alındığında konuÅŸucuben'e titremin olanakları verilir. Böylece, örneÄŸin bir öfkenin anlatımında dilsel davranışı bütünleyen olgularla birleÅŸen titremleme olguları, artık bildirime baÅŸvurmaya gerek bırakmaz. Oluk, ayrıca yazılı ya da görüntüsel olabilir. Bu durumda birtakım uzlaşımsal ya da artıkbilgi niteliÄŸindeki öğeler de iÅŸe karışacağından alışÂtırmaların hazırlanmasındaki yalınlık ilkesinden uzaklaşılmış olunur. Söz edimini baÄŸlama yerleÅŸtirme çabasıyla özdeÅŸleÅŸen karşılıklı etkileÅŸim sayısını Wilga M. Rives8 12 olarak saptamıştır. Toplumsal iliÅŸkiye girme ve iliÅŸkiyi sürdürme (selamlaÅŸma, hatır sorma vb. bilgi alma, aktarma, bir bilginin edinilmesi, amacın gizlenmesi, telefonda konuÅŸma, amaçların gerçekleÅŸÂtirilmesi vb…) baÅŸlıca karşılıklı etkileÅŸim olgularıdır.
Küçük konuÅŸma alıştırmalarında, anlatımsal iÅŸlev yüklü deyimler, söyleyiÅŸ biçimleri ve titremleme öğelerinin öğretimi amaçlanır. Bu tür alıştırmalarda söz konusu öğeler bir baÄŸlam ve duruma yerleÅŸtirilir. Özellikle tek tümce içinde algılanması zor titremleme olgularının inceliklerine öğreÂnenin duyarlık kazanması saÄŸlanır. Küçük konuÅŸmalarda her uyarana veÂrilecek yanıtın bir sonraki uyaranı yönlendirecek biçimde düzenlenmesi gerekir. Böylece her uyaran-yanıt ikilisi, aktarılmak istenen dilbilgisel yapıyı taşıyan bir anahtar oluÅŸturur. Yapısal alıştırmaların ilkece her aÅŸaÂmada bir tek yeni öğeyi aktarması amaçlanır. Küçük konuÅŸmalarda öğrenÂcinin düzeyinin ileri olduÄŸu düşünülürse, temel yapının yanı sıra özel bir kullanımın bir deyimin de aktarılmasının bu ilkeyle çeliÅŸmediÄŸi görülür.
Yanlışların düzeltilmesi: Sesbirim, biçimbirim ve sözlükbirim düzeyÂlerinde alıştırmalar öğrenende doÄŸal bir dilsel tepki oluÅŸturmayı amaçlaÂdığından yanlışların yerleÅŸmeden hemen düzeltilmesi gerekir. KonuÅŸmaya ağırlık veren bildiriÅŸim ve küçük konuÅŸma alıştırmalarında ise derste oluÅŸÂturulan bildiriÅŸim baÄŸlamını aksatmaması için yanlışlar hemen düzeltilmez. Dil sürçmesi ve rastlantısal yanlışların dışında öğrencinin sürekli yinelediÄŸi yanlışları not eden öğretici, bu dersi izleyen evrede öğrenenle birlikte söz konusu yanlışların çözümlemesini yapar.
Kaynak: http://www.dilset.com/akademi/index.php/website/content/1429
![]() | Bugün | 2759 |
![]() | Dün | 4256 |
![]() | Bu Ay | 59769 |
![]() | Toplam | 1450809 |