yazılı

Arap Öğrencilerin Türkçe Yazılı Anlatım Becerilerinin Değerlendirilmesi

Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Arap öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerileri yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre değerlendirilmiştir. Bu çalışma, İstanbul Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 20 Arap öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın verileri, öğrencilere "Türkiye'ye gelmeden önce Türkiye hakkında neler düşünüyordunuz?" konulu 250-300 sözcüklük birer kompozisyon yazdırılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, ilk önce şu biçimde sınıflandırılmıştır: Dilbilgisi yanlışları, sözdizimsel yanlışlar, sözcük seçiminden kaynaklanan yanlışlar, yazım-noktalama yanlışları. Daha sonra bu yanlışlar, yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre olumsuz aktarım yanlışları ve dilsel gelişim yanlışları olmak üzere gruplandırılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, toplam 372 yanlışın % 16,39'unun dilbilgisi, % 13,17'sisinin sözdizimi, % 15,59'unun sözcük seçimi ve % 54,58'ünün ise yazım ve noktalama yanlışı olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin dilbilgisi konusunda daha çok gelişimsel yanlış yaptıkları görülürken (% 52,5), yazım noktalama (% 62,2), sözcük seçimi (% 60,3) ve söz dizimi (55,1) konusunda yaptıkları yanlışlarda olumsuz aktarımın etkisinin daha fazla olduğu saptanmıştır.

1. Giriş

Temeli yüzyıllar öncesine dayanan ve dünyada en çok konuşulan diller arasında ilk sıralarda yer alan Türkçeye duyulan ilgi, dünyadaki değişimlere paralel olarak giderek artmaktadır. Bu nedenle, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yeni yöntem ve teknikler ile sorun odaklı yaklaşımlara yönelik araştırmalar son dönemlerde yaygınlık kazanmıştır. Dil öğretiminde sorun odaklı yaklaşımlardan biri de yanlış çözümlemesidir.

Yanlış çözümlemesi, karşıtsal (ayrımsal) dilbilimin alanı içinde yer alan bir konudur. Karşıtsal dilbilim iki ya da daha fazla dilin farklılık ve benzerliklerini belirlemek amacıyla karşılaştırılmasını inceleyen uygulamalı dilbilimin bir alt kuramıdır (Fisiak, 1980: 1). Karşıtsal dilbilim, anadil ile yabancı dili karşılaştırarak bunlar arasındaki ayrılıkları, ayrımları, karşıtlıkları saptamak, böylece etkin yabancı dil öğretim yöntemleri oluşturma amacı güden uygulamalı dilbilim dalıdır. Düzenli karşılaştırmalar yoluyla sesbilim, sözlükbilim, biçimbilim, sözdizim gibi alanlarda diller arasındaki ayrılıkların saptanması özellikle 1950'den sonra yoğun çalışmalara konu olmuştur. Karşılaştırmaların, öğrencilerin yaptıkları yanlışların türünü ele alan çalışmalarla bütünlenmesi, öğretimde son derece yararlı sonuçlar elde edilmesini sağlamış, öğretimbilime etkin katkılarda bulunmuştur (Vardar, 1988: 30).

Anadil ve hedef dilin karşılaştırılması ile öğrenicilerin hedef dili öğrenmeleri sırasında karşılaşabilecekleri güçlükler önceden kestirilebilir. Öğrencilerin karşılaşacağı güçlükleri önceden bilmek yanlış yapılmasını önleyebilir. Lado (1957: 2)'ya göre, bireyler kendi kültürlerindeki, dillerindeki biçimleri ve anlamları, yabancı dil ve kültüre aktarma eğilimindedir. Bu olay gerek üretici olarak, konuşmaya ve yeni kültürde edimde bulunmaya çalıştıkları zaman, gerekse alıcı olarak hedef dili ana dili olarak konuşan insanları anlamaya çalıştıkları zaman gerçekleşir. Böyle olduğu düşünüldüğünde, karşıtsal çözümleme yoluyla öğrenicinin karşılaşacağı güçlükleri önceden saptamak ve bu doğrultuda öğretim ortamını planlamak, öğrencilerin yanlış yapmalarını önleyebilir. Fries (1945)'e göre, en etkili yabancı dil gereçleri, öğrencinin ana dili ile hedef dilin karşılaştırılması sonucu elde edilen bilgilerin ışığı altında, hedef dilin bilimsel çözümlemesine dayanan gereçlerdir.

Lado (1957: 2)'ya göre, yabancı dil öğrenen öğrenciye, bu dilin kendi ana diline benzeyen yönleri kolay; benzemeyen yönleri ise zor gelmektedir. Lado'nun bu görüşü, karşıtsal çözümleme ile ilgili ortaya konulan görüşlerden biri olan güçlü görüştür. Güçlü görüşe göre, ikinci dil öğrenirken yapılan yanlışların nedeni, anadilinden yapılan olumsuz aktarımlardır. Hedef dil ile anadil arasında karşıtsal çözümleme yapılarak öğrencilerin yapacakları olası yanlışlar önceden kestirilip ona göre önlemler alınabilir. Bu da daha az yanlış yapılmasını sağlar.

Karşıtsal çözümlemenin yabancı dil öğretiminde kullanımı hakkında ortaya konulan görüşlerden diğeri de zayıf görüştür. Zayıf görüşe göre, dil binlerce ögeden oluşan bir bütün olduğundan, karşıtsal çözümleme ile öğrencilerin yapacağı tüm yanlışları kestirmek ve buna göre önlemler geliştirmek olanaksızdır (Wardhaugh, 1970: 124).

Karşıtsal dilbilimin öğrenicinin anadili ile amaç dil arasındaki benzerlik ve farklılıkları öğrenicinin ne gibi güçlük ve sorunlarla karşılaşacakları ve dilin hangi yönlerinin kolaylıkla öğrenilebileceği hakkında bilgi vermesi yadsınamaz. Fakat öğrenicilerin yaptığı bütün yanlışlar anadili girişimine ve aktarımına bağlanamaz. Gerçek şudur ki yanlışların tümüne neden anadili girişimi değildir. Karşıtsal dilbilimin nedeni olarak gördüğü anadili girişimi, bu yapılan yanlışlardan ancak biridir (Dede 1985: 123).

Yabancı dil öğrenenlerin yaptığı yanlışları açıklamada yalnızca karşıtsal dilbilimin yeterli olmaması, yanlış çözümlemesi çalışmalarına ilgiyi arttırmıştır.

2. Yanlış Çözümlemesi

Yanlış çözümlemesi, öğrencilerin yaptıkları yanlışların gözlenmesi ve belli bir sisteme göre sınıflandırılıp analiz edilmesidir. Yanlış çözümlemesi, öğretmenin öğretim tekniğini ve öğretim materyallerini gözden geçirmesi, öğretme sürecini değerlendirmesi ve öğretim programının yeniden düzenlenmesi konusunda yol göstericidir.

Corder (1967)'a göre dil öğrenim sürecinde öğrenci yanlışlarının çözümlenmesinin üç temel yararı vardır: Birincisi, öğrenme hedeflerinin ne kadarının gerçekleştiği konusunda öğretmene bilgi verir. İkincisi araştırmacılara dilin nasıl öğrenildiğini ya da kazanıldığını gösterir. Üçüncüsü, öğrenciler için yanlışlar son derece önemlidir. Çünkü yanlış yapmak öğrencinin öğrenmek için kullandığı bir yoldur.

Öğrencilerin yaptıkları yanlışların kaynakları çeşitli araştırmacılar tarafından farklı biçimlerde sınıflandırılmıştır. Örneğin Selinker (1974: 37)'e göre yabancı dil öğreniminde yanlış şu nedenlerden ötürü yapılmaktadır: 1. Dil aktarımı, 2. Eğitimin aktarımı, 3. İkinci dil öğrenme stratejileri, 4. İkinci dil iletişim stratejileri ve 5. Hedef dildeki dilsel malzemenin aşırı genellenmesi.

Corder (1974: 130) ise yanlışın 3 kaynağından öz etmektedir: 1. Dil aktarımı 2. Aşırı genelleme ya da örnekseme 3. Öğretimde kullanılan yöntem ve materyaller.

Richards ve Sampson (1974: 15)'a göre ise yanlışın kaynakları şunlardır: 1. Dil aktarımı, 2. Diliçi girişimler (interfrence), 3. Toplumdilbilimsel konum, 4. Hedef dille karşılaşma biçimi, 5. Öğrencinin yaşı, 6 Nedensiz olarak bazı sözcük ya da yapıların öğrenciye zor gelmesi.

Karşıtsal çözümlemeyi içeren yanlış çözümlemesi çalışmaları çerçevesinde öğrenicilerin yaptıkları yanlışlar iki gruba ayrılarak incelenebilir (Richards 1974: 145; Demircan 1990: 61):

  1. Anadilden kaynaklanan olumsuz aktarım yanlışları (Interlingual/Transfer errors): Öğrencinin anadilindeki alışkanlıkları (kurallar, dil sistemi gibi) hedef dildeki kuralları öğrenirken onu engeller ya da kuralları karıştırmasına neden olur (Corder 1971). Olumsuz aktarım, anadilin hedef dil üzerindeki olumsuz etkisidir (Lado,1964: 2).
  2. Dil içi gelişimsel yanlışlar (Intralingual/Developmental errors): Bu yanlışlar, hedef dil öğrenirken yapılan anadilden bağımsız yanlışlardır. Richards (1974)'a göre gelişimsel yanlışlar, öğrencilerin yaptığı anadilden kaynaklanmayan fakat hedef dildeki bazı kuralların genellenmesinden kaynaklanan yanlışlardır. Bu durumda öğrenci anadilinde ve hedef dilde olmayan yeni kurallar geliştirmiş olur.

Richards'a (1974: 176-178) göre, dil içi gelişimsel yanlışlar dört başlık halinde incelenebilir:

a. Aşırı Genelleme: Yabancı dil öğrenen birey, hedef dilde öğrendiği bir yapıdan yola çıkarak dilin diğer kurallarını bulmaya çalışır. Böyle olduğunda, öğrenci hedef dildeki bazı yapıları aşırı genelleyerek bozuk yapılar oluşturur. Bu durum genellikle öğrencinin öğrenme yükünü azaltma ve öğrencinin dilde fazla olarak gördüğü yapıları eksiltme eğiliminden kaynaklanır.

b. Kural Kısıtlamalarını Bilmeme: Bu yanlış türü, aşırı genellemeye çok benzemektedir. Öğrencilerin kurallardaki özel kısıtlamaları ayrımlayamamaları yanlış yapmalarına neden olmaktadır. Bir kuralın uygulanmaması gereken yapılara uygulanması sonucu yapılan bu yanlışlar, yabancı dil öğrenimi sırasında en çok yapılan yanlış türlerindendir.

c.  Kuralların Eksik Uygulanması: Bu tür yanlışlar, öğrencinin anlamlı bir yapı oluşturmak için bilmesi gereken kuralları, tam olarak öğrenip uygulayamamasından kaynaklanmaktadır.

d. Yanlış Kavram Geliştirme: Bu tür yanlışlar, yabancı dil öğrenirken bir yapının yanlış anlaşılmasından dolayı oluşturulan bozuk yapıları kapsamaktadır. Bu yapıların öğrencinin ana dilinde ve hedef dilde karşılığı olmayabilir.

Dede'ye (1985: 131) göre, her ne kadar Richards (1974: 176-178) hedef dil gelişimi yanlışlarını yukarıda açıklanan dört başlıkta incelemeyi öneriyorsa da bu başlıklar birbirinden kesin çizgilerle ayrılamaz. Bir yanlış hem aşırı genelleme hem de kural kısıtlamalarını bilmeme sonucu yapılmış gibi görülebilir ya da öğretmen bir yanlışın hangi başlığa ait olduğuna karar vermede güçlük çekebilir. Ancak bu durum, yanlış çözümlemesinin öğretime katkısını engelleyecek ölçüde önemli değildir. Öğrenci yanlışlarını düzenli bir biçimde çözümlemek, gruplandırmada güçlük çekilse bile öğretmene ve yabancı dil gereçleri hazırlayan kişiye öğrenicinin yabancı dili öğrenmede karşılaştığı güçlüğün niteliği hakkında bilgi verir ve dilin hangi yönleri üzerinde daha çok durulması gerektiği konusunda yol gösterir.

Öğrenci yanlışlarının çözümlenmesinin yanında, yanlışların ne zaman ve nasıl düzeltilmesi gerektiği de önemlidir. Bu konuda en çelişkili durum, yanlışın hemen düzeltilmesi ya da ertelenmesi hakkındadır. İletişimsel amaçla, yanlışın düzeltilmesinin ertelenmesi tercih edilir. Ancak telaffuz yanlışlarının hemen düzeltilmesi gerekir çünkü sonradan yapılan düzeltmeler öğrenciye hiçbir şey hatırlatmaz. Ayrıca sınıftaki genel durum da yanlışın ne zaman düzeltileceği konusunda belirleyicidir. Bu konuda öğretmenin inisiyatifi ve öğrenciden gelen dönütler de önemlidir (Xie ve Jiang 2007: 12).

Yanlışın nasıl düzeltilmesi konusunda James (1998)'e göre şu üç ilkeye dikkat edilmelidir: İlk olarak yanlış düzeltme teknikleri öğrencinin anlatım becerisini arttırabilmelidir. İkinci olarak, öğrencinin duyuşsal özellikleri dikkate alınmalıdır. Üçüncü olarak düzeltme, öğrencinin gözünü korkutucu biçimde olmamalıdır.

Öğrenci yanlışlarının, öğretmen tarafından dolaylı olarak düzeltmeleri daha etkili olmaktadır. Dolaylı düzeltmeler, hem öğrenciyi kendi yanlışını kendisi bulduğu için cesaretlendirir hem de öğrenci kendisini mahcup olmuş hissetmez. Örneğin, öğrenci "Ne anlam 'üzülmek'?" diye sorduğunda; öğretmen: "Ee, 'üzülmek' ne demek? Bunu açıklamak zor ama bunun anlamı..." diye karşılık verirse, öğrenci kendi soruş biçiminin yanlış olduğunu, doğrusunun nasıl olması gerektiğini öğrenmiş olur.

 3. Araştırmanın Amacı ve Yöntemi

Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Arap öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerileri yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre değerlendirilmiştir. Bu çalışma, İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü'nde ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi'nde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 20 Arap öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın verileri, öğrencilere "Türkiye'ye gelmeden önce Türkiye hakkında neler düşünüyordunuz?" konulu 250-300 sözcüklük birer kompozisyon yazdırılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, ilk önce şu biçimde sınıflandırılmıştır: Dilbilgisi yanlışları, sözdizimsel yanlışlar, sözcük seçiminden kaynaklanan yanlışlar, yazım-noktalama yanlışları. Daha sonra bu yanlışlar, yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre olumsuz aktarım yanlışları (ana dilin hedef dil üzerindeki etkilerinden kaynaklanan yanlışlar) ve dilsel gelişim yanlışları (aşırı genelleme, kural kısıtlamalarını bilmeme, yanlış kavram geliştirme ve kuralların eksik uygulanması) olmak üzere gruplandınlarak değerlendirilmiştir.

 4. Bulgular ve Yorum

Arap öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerilerini değerlendirmek amacıyla yapılan uygulamanın verileri incelendiğinde, 20 yazma çalışmasında toplam 372 yanlışla karşılaşılmıştır. Bunların 61'i dilbilgisi yanlışı, 49'u sözdizimsel yanlışlar, 58'i uygun sözcük seçiminden kaynaklanan yanlışlar ve 204'ü ise yazım yanlışıdır. Başka bir ifadeyle yanlışların % 16,39'u dilbilgisi, % 13,17'si sözdizimi, % 15,59'u sözcük seçimi ve % 54,58'ü ise yazımla ilgilidir.

Öğrencilerin yanlışları yukarıdaki biçimde sınıflandırıldıktan sonra, bu yanlışların anadilin etkisinden kaynaklanan olumsuz aktarım yanlışları mı yoksa dil içi gelişimsel yanlışlar mı olduklarını saptamak için yanlış çözümlemesi yapılmıştır. Yapılan çözümlemede, öğrencilerin 61 dilbilgisi yanlışının 29'u (% 47,5) olumsuz aktarım, 32'si (% 52,5) ise gelişimsel yanlış; 49 sözdizimi yanlışının 27'si (% 55,1) olumsuz aktarım, 22'si (% 44,9) gelişimsel yanlış; 58 sözcük seçimi yanlışının 35'i (% 60,3) olumsuz aktarım, 23'ü (% 39,7) gelişimsel yanlış ve 204 yazım yanlışının 127'si (% 62,2) olumsuz aktarım, 77'si (% 37,8) ise gelişimsel yanlış olarak saptanmıştır.

Aşağıdaki grafik, öğrencilerin dilbilgisi, sözdizimi, sözcük seçimi ve yazım-noktalama alanlarında yaptıkları yanlışlarının "olumsuz aktarım ve dil içi gelişimsel yanlış" oranlarını göstermektedir.

4.1. Dilbilgisine Dayalı Yanlışlarının Çözümlemesi

Dilbilgisi yanlışları başlığı altında ad durum ekleri, tekillik-çoğulluk, sıfatlar, dolaylı anlatım, ortaçlar, ulaçlar, zamanların uygun kullanımı gibi konular ele alınmıştır. Arap öğrencilerin Türkçe yazma çalışmalarından alınan bazı dilbilgisi yanlışı örnekleri şunlardır:

Aileme çok özlüyordum.

Türk yemekleri hiç sevmiyordum.

Marmara Denizi, Boğaz ve Taksim Meydanı biliyordum. Türkiye 'de arkadaşım vardı, ona aradım.

Yazma çalışmaları incelendiğinde, öğrencilerin ad durum eklerinden en çok belirtme durum eki ile yönelme durum ekini karıştırdıkları, çoğu zaman da belirtme durum ekini hiç kullanmadıkları görülmektedir. Bunun nedeni, fiil çekimlerinin Arapçada zamirlere göre yapılmasıdır. Örneğin, "Ona sordum" tümcesi Arapçada "Seeltehu" (.4^>); "Onu tanıyorum." tümcesi de "A'rifihu" (^j^l) biçiminde ifade edilir; "ona" ve "onu" anlamı, eylemin sonunda kişi zamirinin çekimlenmesiyle kazandırılır. Yani Arapçada böyle tümcelerde yönelme durumu ile belirtme durumu aynı yapıyla karşılanır. Arap öğrencilerin Türkçedeki durum eklerinde yanlış yapmalarının bir nedeni olarak kendi dillerinden yaptıkları olumsuz aktarım gösterilebilir.

Annem rüyasında benim Türkiye'ye gittiğimi gördü.

Önceden Türkiye 'de hiç tanıdığım yokmuş.

Arap öğrencilerin zamanların kullanımında en çok sorun yaşadıkları zaman belirsiz geçmiş zamandır. Çünkü Türkçede işlek olarak kullanılan belirsiz geçmiş zaman, Arapçada ek ile karşılanan ve sık kullanılan bir zaman değildir. Esasen Araplar, bizim belirsiz geçmiş zaman kipiyle ifade ettiğimizi belirli geçmiş zaman kipi ile ifade etmektedirler. Ayrıca Arapçadaki şimdiki zaman (ü*-^) kipinin Türkçedeki şimdiki zaman, geniş zaman ve gelecek zaman için kullanılması (İşler, 2003), Arap öğrencilerin bu zamanları birbirinin yerine kullanarak yanlış yapmalarına neden olmaktadır.

Çünkü benim Engilizce güzel değildi.

Onun kardeş Ankara'da okudu.

Benim arkadaşlar söyledi.

Öğrencilerin diğer bir yanlış yaptıkları dilbilgisi konusu ise iyelik ekleridir. Bazı öğrenciler,
iyelik ekini kullanmadan sadece zamir kullanarak bu anlamı kazandırma eğilimindedirler. Bunun
nedeninin Arapçada ve genellikle Arap öğrencilerin birinci yabancı dil olarak bildikleri İngilizcede,
iyelik anlamının tek bir dilbilgisel yapıyla karşılanmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.                   

 4.2. Sözdizimsel Yanlışların Çözümlemesi

Bu başlık altında öğrencilerin tümceler arası sıralama uyumları, tümce yapıları, tümceler arası zaman uyumları ve sözcük dizimleri değerlendirilmiştir.

Ben duyuyordum Türkiye çok güzel.

Ben çok seviyorum Türkiye.

Türkiye ve Filistin var fark çok.

Ben yaşadım Irak'ta 14 sene.

Öğrencilerin bu bölümdeki yanlışlarının çoğu tümcenin öğelerinin sırası konusunda toplanmaktadır. Bilindiği gibi Türkçede kurallı bir tümce özne - nesne - yüklem biçiminde sıralanmaktadır. Arapçada ise tümce yapısı Türkçeden oldukça farklıdır. Arapçada 'cümle isimle başlıyorsa "isim cümlesi", fiille başlıyorsa fiil cümlesi' olarak adlandırılmaktadır (el-Galâyinî: 1966, akt. Aydın, 2007; İşler ve Yıldız, 2002). Tümcenin 'temel ögeleri fiil, fâil ve naib-i fâil; yan ögeler, mef ul, hal, temyiz ve müstesnadır. Arapçada fiil cümlesi genel olarak fiil - fâil - mef ûl' (Nalçakan, 2008) şeklinde sıralanmaktadır. Bu nedenle de bazı öğrenciler anadillerinden olumsuz aktarım Türkçenin öge dizilişine aykırı tümceler kullanmışlardır.

Çok camiler Osmanlıları gördüm.

İstanbul 'a oğlunun amcam ile geldim.

Ben çok film Türkçe izliyordum.

Bazı öğrenciler , Türkçe ad tamlamalarını kendi anadillerinin etkisiyle tam ters olarak kurmaktadırlar. Çünkü Arapçada Türkçenin aksine önce tamlanan (muzaaf), sonra tamlayan (muzafun ileyh) gelmektedir. (Evin kapısı: Ç4^l)

 4.3. Uygun Sözcük Seçimiyle İlgili Yanlışların Çözümlemesi

Türkçeye Arapçadan geçen çok sayıda sözcük olması, Arapların Türkçe öğrenmelerini önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır. Öte yandan Arapça kökenli yüzlerce sözcük, Türkçe öğrenen Arap öğrenciler için anlam bakımından çeşitli zorluklar da çıkarmaktadır. Bu sözcüklerin Türkçede farklı anlam(lar)da kullanılması, söz konusu zorlukların ardında yatan gerçektir. Yaşayan Arapçada çok sık kullanılan, ancak Türkçede anlam kaymasına uğrayan sözcükler ses bilgisi ve biçim bilgisi bakımından gösterdikleri benzerliklerinden dolayı, doğru genelleme yapmayı engellemektedir. Böylelikle anadili girişimi sonucu anlam bakımından olumsuz aktarımlar yapılmaktadır (İşler 1996).

Filistin çok basit ama İstanbul çok kalabalık.

Ben Türkiya öğrenmek için geldim.

Filistin'de İsrail ile kavga vardı.

Tıb okumak için hüner ile çalıştım.

İstanbul'da çok karışık insanlar var.

Okulun unvanını bilmiyordum.

Patronumun aklı çok büyüktü.

Gelecek sene Türkçe lazım aranacak.

Fakat birkaç Türkçe kelime anlıyordum.

Öğrencilerin uygun sözcük seçimi konusunda yaptıkları yanlışların çoğunun anadillerinden yaptıkları olumsuz aktarımlar nedeniyle olduğu görülmektedir. Yanlışların önlenmesi için, ders sırasında özellikle Arapçadan dilimize geçip anlam kaymasına ya da daralmasına uğrayan sözcüklerin öğretiminde daha dikkatli davranılmalıdır.

 4.4. Yazım Yanlışlarının Çözümlemesi

Öğrencilerin yazma çalışmaları incelendiğinde, en çok yazım konusunda yanlış yaptıkları görülmektedir.

Ben Türkiye'ye ilk geldiğimde üniversiteye gideceğimi zanettim. Şimdi daha çok üzlüyorum.

Kardaşm İstanbul Üniverstsinde okyordu ve Türkçe konşyordu. Turkyanin insanlari çok muhtaram. Turkya'da böyük cadalar vardı. İstanbul bahalı.

Ben Tıb Fakultasinda okumak istedim.

Enşa-allah Türkyaya gidacağım.

Ürdün benim mimlikitim.

İstanbul çok maşhurdu.

Ben da aynı maslak istyordum.

Bu sebeb ile geldim.

Arapçada ünlülerin harf ile değil harekelerle (fetha, kesra, damme) gösterilmesi, Türkçede olan bazı harflerin Arapçada olmaması ve Arapçada çift ünsüzün şedde ile gösterilmesi gibi nedenler öğrencilerin bu konuda yanlış yapmalarına yol açmaktadır (Bkz. İşler 2001). Arap öğrenciler, özellikle Türkçedeki ünlü harflerin yazımı konusunda sorun yaşamaktadırlar. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde, öğrenciler bu konuda zorlanmalarının en önemli nedeni olarak kendi dillerinde ünlülerin harf olarak değil, işaretlerle gösterildiğini söylemektedirler. Ayrıca, 'o ve ö', 'u ve ü', 'a ve e' harflerinin sesletimlerinin kendilerine neredeyse aynı geldiğini, bu nedenle yazarken hangisini kullanacakları konusunda kararsız kaldıklarını belirtmektedirler. Bu yanlışların önüne geçmek için, ders etkinliklerinin Arapça ve Türkçe arasındaki sessel farklar dikkate alınarak planlanması ve özellikle Temel Türkçe sınıflarında ünlülerle ilgili yazma ve telaffuz çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Yanlış çözümlemesi, bir yabancı dilin nasıl öğrenildiği ve öğrenme sırasında hangi yöntemlerin kullanılabileceği konusunda öğretmene yardımcı olur. Öğrencilerin yanlışlarının hangi noktalarda odaklandığı saptandığında, öğretme sürecinde bu noktalara daha çok önem verilerek daha iyi bir öğrenmenin gerçekleşmesi sağlanabilir.

 5. Sonuç ve Öneriler

Araştırma bulguları değerlendirildiğinde şu sonuçlara ulaşılmıştır:

  1. Arap öğrenciler Türkçe yazılı anlatım çalışmalarında en çok yazım (% 54,58) konusunda yanlış yapmaktadırlar ve bu yanlışların % 62,2'si olumsuz aktarımdan kaynaklanmaktadır. Derslerde özellikle ünlü harflerin öğretimini pekiştirici etkinliklere yer verilmeli, öğrencilere dikte çalışmaları yaptırılarak her öğrencinin her şeyden önce Türk alfabesini tam olarak öğrenip öğrenmedikleri denetlenmelidir. Öğrencilerin yazım-noktalama sorunları temel Türkçe düzeyindeyken çözülmelidir, aksi takdirde orta ve ileri düzeylerde bu yanlışlar kalıcılaşabilir.
  2. Öğrencilerin dilbilgisi yanlışları ise % 16,39 ile ikinci sırada yer almaktadır. Dilbilgisi yanlışlarının % 52,5'ini gelişimsel yanlışlar oluşturmaktadır. Başka bir deyişle, dilbilgisi yanlışlarında olumsuz aktarımın etkisi daha azdır. Arapça ve Türkçe farklı dil ailelerine mensup dillerdir. Bu nedenle bu iki dilin dilbilgisi yapısı birbirinden oldukça farklıdır. Arap öğrencilerin Türkçe öğrenirken Türkçeyi anadillerinden tamamen farklı bir yapı olarak algılamaları olumsuz aktarımı büyük oranda engellemektedir. Öğrencilerin dilbilgisi yanlışlarının azaltılması konusunda ders öğretmenlerine ve ders kitabı hazırlayanlara büyük görevler düşmektedir.
  3. Öğrencilerin sözdizimi yanlışlarının % 55,1'ini ve sözcük seçimi konusundaki yanlışlarının ise % 60,3'ünü anadillerinden yaptıkları olumsuz aktarımlar oluşturmaktadır. Bu yanlışları en aza indirmek için, Arapça ile Türkçe arasında karşıtsal çözümlemeler yapılarak bu iki dilin benzer ve farklı yönleri saptanmalı ve öğretim ortamları buna göre düzenlenmelidir.

Öğrenci yanlışlarının tamamını olumsuz aktarımla açıklamak mümkün değildir. Aynı zamanda eğitim-öğretim ve materyal kaynaklı sorunlar da öğrencilerin Türkçe öğrenmedeki başarılarını düşürmektedir. Bilindiği gibi ülkemizde yabancılara Türkçe öğretimi alanında lisans programı bulunmamakta, sadece bazı üniversitelerde Yabancı Dil Olarak Türkçe yüksek lisans programı bulunmaktadır. Bu konu, Eğitim Fakültelerinin Türkçe Eğitimi bölümlerinde ise "Yabancı Dil Olarak Türkçe" adı altında 2 saatlik bir ders olarak yer almaktadır. Bu durum, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında çalışanların farklı disiplinlerden gelmelerine yol açmaktadır. Özellikle bir dili bilen insanların o dili öğretebileceği konusundaki yanlış eğilim Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde büyük sorunlara yol açmaktadır. Yine aynı şekilde, yabancılara Türkçe öğretimi kitapları arasında terim birliğinin bulunması, konu sıralaması, alıştırma türleri gibi konularda uyum olmaması da diğer bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunların çözümü için başta YÖK ve üniversitelerin ilgili birimleri olmak üzere, araştırmacılara, öğretmenlere, materyal ve program geliştiricilerine büyük görevler düşmektedir.

 

 KAYNAKÇA

AYDIN, Tahirhan (2007). Arapça ve Türkçede Cümle Yapısı, Yabancılara Arapça Cümle Öğretimi -Karşıtsal Çözümleme- Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Gazi Üniversitesi.

CORDER, S.Pit (1967). "The Significance of Learners' Errors", reprinted in J.C.Richards (1974, 1984) Error Analysis: Perspectives on Second Language Acquisition. London: Longman, pp. 19- 27.

CORDER, S.Pit (1971). "Idiosyncratic Errors and Error Analysis", IRAL, 9, 2, 147-159.

CORDER, S. Pit (1974). "Error Analysis", In J. P. B. Allen and S. Pit Corder (eds.) Techniques in Applied Linguistics , London: Oxford University Press, pp. 122-154.

DEDE, Müşerref (1985). "Yabancı Dil Öğretiminde Karşılaştırmalı Dilbilim ve Yanlış Çözümlemesinin Yeri", Türk Dili Dergisi Dil Öğretimi Özel Sayısı, C:XLVII, S. 379-380, s. 123-135.

DEMİRCAN, Ömer (1990). Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri: Dil Bilimleri Öğrenme ve Öğretme Yolları, Yabancı Dil Öğretimi Yaklaşım ve Yöntemleri, İstanbul: Ekin Eğitim Yayıncılık.

FİSİAK, Jacek (1980). Theoretical Issues in Contrastive Linguistics. Amsterdam: Benjamins.

FRIES, Charles C. (1945). Teaching and Learning English as a Foreign Language, Ann Arbor. University of Michigan Press.

İŞLER, Emrullah (1996). "Arapça Öğreniminde Türkçeden Anlam Bilgisi Düzeyinde Yapılan Olumsuz Aktarım", Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Dergisi, Sayı: 50.

İŞLER, Emrullah (2001). "Türklerin Arapçanın Ünlülerinde Karşılaştıkları Sorunlar ve Çözüm Önerileri", EKEV Akademi Dergisi, Cilt: 3, Sayı: 1.

İŞLER, Emrullah (2003). "Arapça ve Türkçede Zamanlar-Karşıtsal Çözümleme-", Nüsha Şarkiyat Araştırmaları Dergisi, S. 8, s. 55-68.

İŞLER, Emrullah ve Yıldız Musa (2002). Arapça Çeviri Kılavuzu, Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık.

LADO, Robert (1957). Linguistics Across Cultures: Applied Linguistics for Language Teachers, Michigan: The University of Michigan Press.

LADO, Robert (1964). Language Teaching: A Scientific Approach, McGraw-Hill.

NALÇAKAN, Zübeyt (2008). Arapça ve Türkçede İsim ve Fiil Cümlesinin Karşılaştırılması, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi.

XIE FANG, Jiang, Xue-mei (2007). "Error Analysis and the EFL Classroom Teaching", US-China Education Review, Volume 4, No.9, USA.

RİCHARDS, Jack C., Sampson, Gloria P. (1974). "The Study of Learner English", In J. C. Richards (Ed.), Error Analysis: Perspectives on Second Language Acquisition, pp. 3-18, London: Longman.

RİCHARDS, Jack C. (1974). A Noncontrastive Aproach to Error Analysis Hypothesis, Newyork: Longman.

SELINKER, Larry (1974). "Interlanguage", in Richards, J. (Ed.). Error Analysis: Perspectives on Second Language Acquisition. 31-54. Essex: Longman.

VARDAR, Berke (1988). Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, İstanbul: ABC Kitabevi. WARDHAUGH, Ronald (1970). "The Contrastive Analysis Hypothesis", TESOL Qartterly, Volume2, pp124

Temel Düzey Türkçe Yazılı Anlatım Soruları

1-Akşamları  neler  yapıyorsunuz ? Anlatınız ?

2-Bir  günde  neler  yapıyorsunuz ? Anlatınız ?

3-Kışa  hazırlık  için  neler  yapıyorsunuz ? Açıklayınız ?

4-Hafta  sonunda  neler  yapıyorsunuz ? Açıklayınız ?

5-Hangi  hayvanları  seviyorsunuz ? Niçin ? Açıklayınız ?

6-En  çok  hangi  mevsimi  seviyorsunuz ? Niçin ? Mevsimlerin ülkenizdeki  özelliklerini  anlatınız ?

7-Bayramlarda neler yapıyorsunuz ? Bir  bayramı  anlatınız ?

8-En çok  hangi  yemekten  hoşlanıyorsunuz ? Bu   yemeği  kısaca  tarif  ediniz ?

9-Nasıl  bir  işte  çalışmak  istiyorsunuz ? Niçin ?

10-Ülkenizde  yeni  yılı  nasıl  kutluyorsunuz ? Anlatınız ?

11-Şaka  yapmayı  seviyor  musunuz ? Niçin ? Bir  şakanızı  anlatınız ?

12-Anneler  Gününü  ülkenizde  nasıl  kutluyorsunuz ? Anlatınız ?

13-Nelerden  hoşlanıyorsunuz , nelerden  hoşlanmıyorsunuz ? Anlatınız ?

14-En  çok  hangi  sporu  seviyorsunuz ? Niçin ? Örneklerle  açıklayınız ?

15-En  çok  hangi  arkadaşınızı  seviyorsunuz ? Niçin ? Anlatınız ?

16-Örnek  bir  insan  olmak  için  neler  yapıyorsunuz ? Düşüncelerinizi  örneklerle  açıklayınız ?

17-Boş  zamanlarınızı  nasıl  değerlendiriyorsunuz ? Anlatınız ?

18-Türkiye  hakkında  neler  biliyorsunuz ? Anlatınız ?

19-Tasarruf  ne  demektir ? Siz  tasarruf  yapıyor  musunuz ? Örneklerle  anlatınız ?

20-Mesleğinizle  ilgili  neler  yapmak  istiyorsunuz ? Kısaca  açıklayınız ?

21-En  çok  kime  saygı  duyuyorsunuz ? Niçin ? Örneklerle  açıklayınız ?

22-Ailenizi , okul  hayatınızı , ve  arkadaşlarınızı  bir  mektupla  anlatınız ?

23-Bir  rüyanızı  anlatınız ?

24-Doğum  gününüzü  ya  da  mutlu  bir  gününüzü  anlatınız ?

25-Bir  arkadaşınıza  mektup  yazın  ve  hayatınızdaki  değişiklikleri  ona  anlatınız ?

26-Okul  yaşamınızdaki  ilk  gününüzü  ve  o  günkü  duygularınızı  anlatınız?

27-Başınızdan  geçen  bir  kazayı  nedenleri  ve  sonuçlarıyla  anlatınız ?

28-Şu  anda  hangi  şehirde  yaşıyorsunuz ? Arkadaşınıza  bir  mektupla  anlatınız ?

29-Bir  Türk  evine  gittiniz  mi ? Bu  evi  anlatınız ?

30-Çok  üzüldüğünüz  bir  gününüzü  anlatınız ?

31-En  son  tatilinizde  neler  yaptınız ? Anlatınız ?

32-İki  arkadaşınızı  birbiriyle  karşılaştırınız ?

33-İlk  öğretmeninize  bir  mektup  yazınız ?

34-Ülkenizdeki  düğün  geleneğini  anlatınız ?

35-Bilmemek  ayıp  değil ,  öğrenmemek  ayıptır. Bu  sözü  açıklayınız ?

36-Bugünün  işini  yarına  bırakma. Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ?

37-Arkadaşlık  nedir  örneklerle  açıklayınız ?

38-Büyüklere  saygı  gösterin , küçükleri  koruyun. Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz  açıklayınız ?

39-Ailenizi  anlatınız ?

40-Evinizi  anlatınız ?

41-Bir  gezinizi  anlatınız ?

42-Ülkenizdeki  bir  şehri  anlatınız ?

43-Bize  ülkenizi  tanıtınız ?

44-Çocukluğunuza  ait  iyi  bir  anınızı  anlatınız ?

45-Çocukluğunuza  ait  kötü  bir  anınızı  anlatınız ?

46-Geçen  bayramda  neler  yaptınız  anlatınız ?

47-Yeni  yılda  neler  yaptınız  anlatınız ?

48-Rüşvet  nedir ? Rüşvetin  topluma  ne  gibi  etkileri  vardır ?Örneklerle  anlatınız ?

49-Yeni  bir  hayata  başlamak  zor  mudur ?  Niçin ? Örneklerle  anlatınız ?

50-Kötü  alışkanlıklar  nelerdir ? Örneklerle  anlatınız ?

51-Tutumluluk  nedir ? Hangi  alanlarda  tutumlu  olmak gerekir anlatınız ?

52-Günümüzde  yabancı  dil  öğrenmek  niçin  gereklidir ? Örneklerle  anlatınız ?

53-Doğa  sevgisi  sizce  nedir ? Doğayı  sevmek  kolay , ama  onu  korumak  zor .Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz ?

54-Temiz  bir  dünya  ne  demektir ? Temiz  bir  dünya  için  neler  yapmalıyız ?

55-Sağlam  kafa,  sağlam  vücutta  bulunur .Bu  sözü  açıklayınız ?

56-Vatan  sevgisi  hakkında  neler  düşünüyorsunuz ? Örneklerle  açıklayınız?

57-Sevgi  ve  dostluk -  Bu  sözcükler size  neler  anlatıyor ?

58-Bu  sene  yılbaşında  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

59-Gelecekte  neler  yapmayı  planlıyorsunuz ? Anlatınız ?

60-Bu  yaz  tatilinde  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

61-Üniversitede  hangi  bölümde  okuyacaksınız ? Niçin  bu  bölümü  tercih  etmeyi  düşünüyorsunuz ?

62-Deniz  olan  bir  yerde  yaşamak  sizce  niçin  önemlidir açıklayınız ?

63-Hangi  ülkede  yaşamak  istersiniz ? Niçin ? Anlatınız ?

64-Aç  tavuk  kendini  buğday  ambarında  sanır . Bu  atasözünü  açıklayınız?

65-Arslan  yatağından  belli  olur .Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ? 66-Bakarsan  bağ , bakmazsan  dağ  olur . Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ?

67-Benim  en  iyi  dostum  kitaptır .Bu  sözü  açıklayınız ?

68-Birisi  size  dünyanın  herhangi  bir  yerine  gitmek  için  bir  uçak  bileti  veriyor. Nereye  gidersiniz ? Niçin  oraya  gitmek  istersiniz ? Orada  neler  yaparsınız ?

69-Bütün  insanlar  hayal  kurar , sizin  hayalleriniz  nelerdir ? Açıklayınız ?

70-Bencil  olmak  insana  neler  kazandırır , neler  kaybettirir ? Açıklayınız ?

71-Hobilerinizi  anlatınız. Bir  hobiyle  uğraşmak  insana  neler  kazandırır ? Açıklayarak  anlatınız ?

72-İnsanları  hayata  umut  ve  sevgi  bağlar. Bu  sözü  örneklerle  açıklayınız ?

73-Nasıl  bir  kişiyle  evlenmek  istersiniz ? Düşüncelerinizi açıklayınız ?

74-Sanatçı  olmak  ister  misiniz ? Bu  konudaki  düşüncelerinizi  yazınız ?

75-Varsayalım  siz  bir  sinema  oyuncususunuz. Bir  aşk  filminde  başrölü  oynuyorsunuz. Bize  bu  filmi  anlatır  mısınız ?

76-Ülkenizin  uygarlığı hakkında  neler  biliyorsunuz ? Anlatınız ?

77-Vatan  sevgisi hakkında neler  düşünüyorsunuz ?

78-Bize  yurt  hayatını  anlatır mısınız ? Yurtta  kalmanın olumlu  ve  olımsuz  yönleri  nelerdir ? Ev  ve  yurt  hayatını  karşılaştırınız ?

79-Benim  en  iyi  dostum  kitaptır. Bu  sözü  açıklayınız ?

80-Elinizde  yüksek  miktarda  para  var. Kendiniz ve  dünya  için  neler  yaparsınız ?

81-İyi  insan  olmak  nedir ? Siz  iyi  bir  insan  olmak  için  neler  yapıyorsunuz ?

82-Emek  olmadan  yemek  olmaz. Bu  atasözünü  açıklayınız ?

83-Kitapların  insan  hayatındaki  önemini  örneklerle  açıklayınız ?

84-İnsan  hayatının  en  güzel  dönemi  hangisidir ? Çocukluk mu , gençlik  mi , yaşlılık  mı ? Niçin ? Açıklayınız ?

85-Dostluk  ne  demektir ? Dost  acı  söyler. Bu  atasözünü  açıklayınız ?

86-Memleketinizi  gezmeye  gelen  turistlere  ne  gibi  tavsiyelerde  bulunursunuz ?

87-Üniversiteyi  bitirdikten  sonra  neler  yapmayı  planlıyorsunuz ? Anlatınız ?

88-Niçin  Türkçe  öğreniyorsunuz ? Türkçe  öğrendikten  sonar  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

89-Yeni  yerler  görmek , yeni  insanlarla  tanışmak  inasana  neler  kazandırır ? Açıklayınız ?

90-Turizmin  insanlara  ve  ülkeye  ne  gibi  yararları  vardır ? Düşüncelerinizi  anlatınız ?

91-Alkollü  içki  kullanmanın  insan  üzerindeki  etkilerini  örneklerle anlatınız ?

92-Ülkenizdeki  aile  yapısını , ailenin  şeklini , ailede  bulunanların  sayısını  ve  kişilerin  görevlerini  anlatınız ?

93-Sanatçının  toplumdaki  görevi  nedir ? Açıklayınız ?

94-Bir  ülke  için  eğitimin  önemi  nedir ? Açıklayınız ?

95-Damlaya  damlaya  göl  olur.Bu  atasözünü  açıklayınız ?

96-Mutluluk , sevgi  ve  dostluk  sözcüklerinden  neler  anlıyorsunuz ? Açıklayınız ?

97-Güneş  girmeyen  eve  doktor  girer.Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz ?

98-Yalan  söylemenin  insanlar  üzerindeki  etkilerini  örneklerle  açıklayınız?

99-Tembel  insanların  çevreye  ve  topluma  ne  gibi  etkileri  vardır  örneklerle  açıklayınız ?

100-Bulunduğunuz  şehirdeki  bir  müzeyi  ya  da  tarihi  bir  yeri anlatınız ?

101-Ülke  tanıtımında  sporun  yeri  ve  önemi  nedir ?  Örneklerle  anlatınız?

102-Gülü  seven  dikenine  katlanır. Bu  sözü  örneklerle  anlatınız ?

103-Köy  hayatı  mı  yoksa  şehir  hayatı  mı  daha  ilginçtir ? Olumlu  ve  olumsuz  yönlerini  anlatınız ?

104-Ülkenizde  en  iyi  meslek  hangisidir ? Niçin ? Anlatınız ?

105-Mutluluk  parayla  ilişkili  midir ? Niçin ? Anlatınız ?

106-Ülkenize  ait  bir  atasözünü  , bir  deyimi  ya  da  bir  hikayeyi  anlatınız?

Temel Düzey Türkçe Yazılı Anlatım Soruları

1-Akşamları  neler  yapıyorsunuz ? Anlatınız ?

2-Bir  günde  neler  yapıyorsunuz ? Anlatınız ?

3-Kışa  hazırlık  için  neler  yapıyorsunuz ? Açıklayınız ?

4-Hafta  sonunda  neler  yapıyorsunuz ? Açıklayınız ?

5-Hangi  hayvanları  seviyorsunuz ? Niçin ? Açıklayınız ?

6-En  çok  hangi  mevsimi  seviyorsunuz ? Niçin ? Mevsimlerin ülkenizdeki  özelliklerini  anlatınız ?

7-Bayramlarda neler yapıyorsunuz ? Bir  bayramı  anlatınız ?

8-En çok  hangi  yemekten  hoşlanıyorsunuz ? Bu   yemeği  kısaca  tarif  ediniz ?

9-Nasıl  bir  işte  çalışmak  istiyorsunuz ? Niçin ?

10-Ülkenizde  yeni  yılı  nasıl  kutluyorsunuz ? Anlatınız ?

11-Şaka  yapmayı  seviyor  musunuz ? Niçin ? Bir  şakanızı  anlatınız ?

12-Anneler  Gününü  ülkenizde  nasıl  kutluyorsunuz ? Anlatınız ?

13-Nelerden  hoşlanıyorsunuz , nelerden  hoşlanmıyorsunuz ? Anlatınız ?

14-En  çok  hangi  sporu  seviyorsunuz ? Niçin ? Örneklerle  açıklayınız ?

15-En  çok  hangi  arkadaşınızı  seviyorsunuz ? Niçin ? Anlatınız ?

16-Örnek  bir  insan  olmak  için  neler  yapıyorsunuz ? Düşüncelerinizi  örneklerle  açıklayınız ?

17-Boş  zamanlarınızı  nasıl  değerlendiriyorsunuz ? Anlatınız ?

18-Türkiye  hakkında  neler  biliyorsunuz ? Anlatınız ?

19-Tasarruf  ne  demektir ? Siz  tasarruf  yapıyor  musunuz ? Örneklerle  anlatınız ?

20-Mesleğinizle  ilgili  neler  yapmak  istiyorsunuz ? Kısaca  açıklayınız ?

21-En  çok  kime  saygı  duyuyorsunuz ? Niçin ? Örneklerle  açıklayınız ?

22-Ailenizi , okul  hayatınızı , ve  arkadaşlarınızı  bir  mektupla  anlatınız ?

23-Bir  rüyanızı  anlatınız ?

24-Doğum  gününüzü  ya  da  mutlu  bir  gününüzü  anlatınız ?

25-Bir  arkadaşınıza  mektup  yazın  ve  hayatınızdaki  değişiklikleri  ona  anlatınız ?

26-Okul  yaşamınızdaki  ilk  gününüzü  ve  o  günkü  duygularınızı  anlatınız?

27-Başınızdan  geçen  bir  kazayı  nedenleri  ve  sonuçlarıyla  anlatınız ?

28-Şu  anda  hangi  şehirde  yaşıyorsunuz ? Arkadaşınıza  bir  mektupla  anlatınız ?

29-Bir  Türk  evine  gittiniz  mi ? Bu  evi  anlatınız ?

30-Çok  üzüldüğünüz  bir  gününüzü  anlatınız ?

31-En  son  tatilinizde  neler  yaptınız ? Anlatınız ?

32-İki  arkadaşınızı  birbiriyle  karşılaştırınız ?

33-İlk  öğretmeninize  bir  mektup  yazınız ?

34-Ülkenizdeki  düğün  geleneğini  anlatınız ?

35-Bilmemek  ayıp  değil ,  öğrenmemek  ayıptır. Bu  sözü  açıklayınız ?

36-Bugünün  işini  yarına  bırakma. Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ?

37-Arkadaşlık  nedir  örneklerle  açıklayınız ?

38-Büyüklere  saygı  gösterin , küçükleri  koruyun. Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz  açıklayınız ?

39-Ailenizi  anlatınız ?

40-Evinizi  anlatınız ?

41-Bir  gezinizi  anlatınız ?

42-Ülkenizdeki  bir  şehri  anlatınız ?

43-Bize  ülkenizi  tanıtınız ?

44-Çocukluğunuza  ait  iyi  bir  anınızı  anlatınız ?

45-Çocukluğunuza  ait  kötü  bir  anınızı  anlatınız ?

46-Geçen  bayramda  neler  yaptınız  anlatınız ?

47-Yeni  yılda  neler  yaptınız  anlatınız ?

48-Rüşvet  nedir ? Rüşvetin  topluma  ne  gibi  etkileri  vardır ?Örneklerle  anlatınız ?

49-Yeni  bir  hayata  başlamak  zor  mudur ?  Niçin ? Örneklerle  anlatınız ?

50-Kötü  alışkanlıklar  nelerdir ? Örneklerle  anlatınız ?

51-Tutumluluk  nedir ? Hangi  alanlarda  tutumlu  olmak gerekir anlatınız ?

52-Günümüzde  yabancı  dil  öğrenmek  niçin  gereklidir ? Örneklerle  anlatınız ?

53-Doğa  sevgisi  sizce  nedir ? Doğayı  sevmek  kolay , ama  onu  korumak  zor .Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz ?

54-Temiz  bir  dünya  ne  demektir ? Temiz  bir  dünya  için  neler  yapmalıyız ?

55-Sağlam  kafa,  sağlam  vücutta  bulunur .Bu  sözü  açıklayınız ?

56-Vatan  sevgisi  hakkında  neler  düşünüyorsunuz ? Örneklerle  açıklayınız?

57-Sevgi  ve  dostluk -  Bu  sözcükler size  neler  anlatıyor ?

58-Bu  sene  yılbaşında  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

59-Gelecekte  neler  yapmayı  planlıyorsunuz ? Anlatınız ?

60-Bu  yaz  tatilinde  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

61-Üniversitede  hangi  bölümde  okuyacaksınız ? Niçin  bu  bölümü  tercih  etmeyi  düşünüyorsunuz ?

62-Deniz  olan  bir  yerde  yaşamak  sizce  niçin  önemlidir açıklayınız ?

63-Hangi  ülkede  yaşamak  istersiniz ? Niçin ? Anlatınız ?

64-Aç  tavuk  kendini  buğday  ambarında  sanır . Bu  atasözünü  açıklayınız?

65-Arslan  yatağından  belli  olur .Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ? 66-Bakarsan  bağ , bakmazsan  dağ  olur . Bu  atasözünü  örneklerle  açıklayınız ?

67-Benim  en  iyi  dostum  kitaptır .Bu  sözü  açıklayınız ?

68-Birisi  size  dünyanın  herhangi  bir  yerine  gitmek  için  bir  uçak  bileti  veriyor. Nereye  gidersiniz ? Niçin  oraya  gitmek  istersiniz ? Orada  neler  yaparsınız ?

69-Bütün  insanlar  hayal  kurar , sizin  hayalleriniz  nelerdir ? Açıklayınız ?

70-Bencil  olmak  insana  neler  kazandırır , neler  kaybettirir ? Açıklayınız ?

71-Hobilerinizi  anlatınız. Bir  hobiyle  uğraşmak  insana  neler  kazandırır ? Açıklayarak  anlatınız ?

72-İnsanları  hayata  umut  ve  sevgi  bağlar. Bu  sözü  örneklerle  açıklayınız ?

73-Nasıl  bir  kişiyle  evlenmek  istersiniz ? Düşüncelerinizi açıklayınız ?

74-Sanatçı  olmak  ister  misiniz ? Bu  konudaki  düşüncelerinizi  yazınız ?

75-Varsayalım  siz  bir  sinema  oyuncususunuz. Bir  aşk  filminde  başrölü  oynuyorsunuz. Bize  bu  filmi  anlatır  mısınız ?

76-Ülkenizin  uygarlığı hakkında  neler  biliyorsunuz ? Anlatınız ?

77-Vatan  sevgisi hakkında neler  düşünüyorsunuz ?

78-Bize  yurt  hayatını  anlatır mısınız ? Yurtta  kalmanın olumlu  ve  olımsuz  yönleri  nelerdir ? Ev  ve  yurt  hayatını  karşılaştırınız ?

79-Benim  en  iyi  dostum  kitaptır. Bu  sözü  açıklayınız ?

80-Elinizde  yüksek  miktarda  para  var. Kendiniz ve  dünya  için  neler  yaparsınız ?

81-İyi  insan  olmak  nedir ? Siz  iyi  bir  insan  olmak  için  neler  yapıyorsunuz ?

82-Emek  olmadan  yemek  olmaz. Bu  atasözünü  açıklayınız ?

83-Kitapların  insan  hayatındaki  önemini  örneklerle  açıklayınız ?

84-İnsan  hayatının  en  güzel  dönemi  hangisidir ? Çocukluk mu , gençlik  mi , yaşlılık  mı ? Niçin ? Açıklayınız ?

85-Dostluk  ne  demektir ? Dost  acı  söyler. Bu  atasözünü  açıklayınız ?

86-Memleketinizi  gezmeye  gelen  turistlere  ne  gibi  tavsiyelerde  bulunursunuz ?

87-Üniversiteyi  bitirdikten  sonra  neler  yapmayı  planlıyorsunuz ? Anlatınız ?

88-Niçin  Türkçe  öğreniyorsunuz ? Türkçe  öğrendikten  sonar  neler  yapacaksınız ? Anlatınız ?

89-Yeni  yerler  görmek , yeni  insanlarla  tanışmak  inasana  neler  kazandırır ? Açıklayınız ?

90-Turizmin  insanlara  ve  ülkeye  ne  gibi  yararları  vardır ? Düşüncelerinizi  anlatınız ?

91-Alkollü  içki  kullanmanın  insan  üzerindeki  etkilerini  örneklerle anlatınız ?

92-Ülkenizdeki  aile  yapısını , ailenin  şeklini , ailede  bulunanların  sayısını  ve  kişilerin  görevlerini  anlatınız ?

93-Sanatçının  toplumdaki  görevi  nedir ? Açıklayınız ?

94-Bir  ülke  için  eğitimin  önemi  nedir ? Açıklayınız ?

95-Damlaya  damlaya  göl  olur.Bu  atasözünü  açıklayınız ?

96-Mutluluk , sevgi  ve  dostluk  sözcüklerinden  neler  anlıyorsunuz ? Açıklayınız ?

97-Güneş  girmeyen  eve  doktor  girer.Bu  sözden  ne  anlıyorsunuz ?

98-Yalan  söylemenin  insanlar  üzerindeki  etkilerini  örneklerle  açıklayınız?

99-Tembel  insanların  çevreye  ve  topluma  ne  gibi  etkileri  vardır  örneklerle  açıklayınız ?

100-Bulunduğunuz  şehirdeki  bir  müzeyi  ya  da  tarihi  bir  yeri anlatınız ?

101-Ülke  tanıtımında  sporun  yeri  ve  önemi  nedir ?  Örneklerle  anlatınız?

102-Gülü  seven  dikenine  katlanır. Bu  sözü  örneklerle  anlatınız ?

103-Köy  hayatı  mı  yoksa  şehir  hayatı  mı  daha  ilginçtir ? Olumlu  ve  olumsuz  yönlerini  anlatınız ?

104-Ülkenizde  en  iyi  meslek  hangisidir ? Niçin ? Anlatınız ?

105-Mutluluk  parayla  ilişkili  midir ? Niçin ? Anlatınız ?

106-Ülkenize  ait  bir  atasözünü  , bir  deyimi  ya  da  bir  hikayeyi  anlatınız?

Türkçe Öğrenen Yabancı Öğrencilerin Yazılı Anlatımlarında Türkçenin Dil Bilgisi Ve Yazım Özellikleriyle İlgili Karşılaştığı Zorluklar

        Dil, iletişimin ve anlaşmanın temel aracıdır. Sözlü ve yazılı biçimleriyle dil, kuşaktan kuşağa canlılığını korur ve geçmişle geleceği bir araya getirir. Kültürün önemli ögelerinden biridir. Dünya dilleri arasında Türkçe, evrensel olma özelliği ile önemli bir yere sahiptir. Gerek tespit edilen yazılı kaynaklarla uzandığı geçmişi gerek konuşulduğu, yayıldığı coğrafya gerekse de dil yapısı itibariyle matematiksel ve kolayca öğrenilir oluşuyla günümüzde dikkatleri üzerine çekmekte ve dünyada öğrenilmek istenen diller arasında bulunmaktadır.

Bu çalışma, Türkçe öğrenmek için Türkiye'de eğitim gören yabancı öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Mevlana Üniversitesi TÖMER kapsamında 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde öğrenimlerini sürdüren, 3 değişik kıtadan ve 13 değişik ülkeden toplam 51 öğrenciye, Türkçenin bazı dil bilgisi ve yazım konularının başlıklarını içeren ve bu başlıkların onları ne kadar zorladığını belirtmeleri için derecelendirme sistemiyle (çok zorlanırım, biraz zorlanırım, hiç zorlanmam) hazırlanmış bir ölçek sunulmuştur. Ölçekte ayrıca ilgili her konuyu bir örnekle açıklamaları için boşluk bırakılmıştır. Öğrenciler sıralanan konu başlıklarına göre ne derece zorladıklarını belirtmişler ve uygun örnekler yazmaya çalışmışlardır.

Yapılan bu çalışmayla, Türkiye'de eğitim alan yabancı öğrenciler, TÖMER kapsamında aldıkları iki dönemlik Türkçe eğitimi sonunda, yazılı anlatımlarında Türkçenin hangi özelliklerine ait sorunlar yaşadıklarını ortaya koymuşlardır. Çalışmanın analizi yapılarak öğrencilerin daha çok hangi konularda zorlandıkları anlaşılmıştır. Ülkelere, yaşlara, mezuniyet durumlarına göre de ayrıca incelemenin yapıldığı çalışmada, öğrenciler şahıs ekleri, ünsüz benzeşmesi, fiillerde çatı, birleşik zamanlı eylem çekimleri, ek eylem gibi konularda daha çok zorlandıklarını; mecaz anlam, somut anlam, büyük harflerin kullanılışı, sözcük türleri, çokluk eki, soru eki, olumsuzluk eki ve cümlenin öğeleri gibi konularda ise daha az zorlandıklarını belirtmişlerdir. Verdikleri örnekler incelendiğinde, öğrencilerin birçoğunun konu başlıklarına uygun örnekler yazdıkları ancak bazı öğrencilerin verilen konu başlığı ile ilgisiz ve tutarsız şeyler yazdıkları, bazı öğrencilerin ise ölçeği sunarken anlaşılması zor olduğu düşünülerek kısaca açıklanıp tanıtılan konu başlığını kavrayamadıkları görülmüştür.

 

         GİRİŞ

Dil, insanların anlamak ve anlatmak ve dolayısıyla anlaşmak için kullandığı en mükemmel iletişim aracıdır. Aksan'ın ifadesiyle dil, "Gerek insan gerek toplum gerekse insan ve toplumdan ayrı düşünülemeyecek olan bilim, sanat, teknik gibi bütün alanlarla ilgili bulunan, aynı zamanda onları oluşturan bir kurumdur" (Aksan, 1998: 11).

Türkiye; tarihi, kültürel ve coğrafi özellikleri bakımından dünya milletleri için bir cazibe merkezidir. Türk kültürünü oluşturan unsurlar içerisinde ise Türkçe önemli bir yere sahiptir. Dünya milletlerinin birçoğu köklü ve gelişmiş bir dil olan Türkçeyi öğrenmeye çalışmaktadır. Gerek yurt içindeki ve gerekse yurtdışındaki öğretim kurumları, merkezler ve Türkçe öğreten kuruluşlar, yabancılara Türkçenin öğretimini profesyonel anlamda yürütmektedir. Son yıllarda özellikle yurt içinde bu yönde büyük atılımlar görülmektedir. "Dünya tarihini konu edinen kitaplardaki yeri, büyüyen ekonomisi, uluslararası ilişkilerdeki dinamik yapısı ile Türkiye, dilini öğrenme yönünde talepleri ortaya çıkarmakta ve beslemektedir" (Durmuş, 2013:

11).

Köken olarak Ural-Altay dil ailesine bağlı olan Türkçe, dünya dilleri arasında yapı yönüyle sondan eklemeli diller grubunda yer alır. Sondan ekleme özelliği, sözcük türetmedeki kolaylığı, matematikselliği, yüklemi sonda bulunan bir dil olması ve vurgu özellikleriyle Türkçe, öğrenilmesi kolay dillerden biridir.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, üzerinde titizlikle durulan bir konudur. Temel dil becerilerinden olan dinleme, konuşma, okuma, yazma ve dilbilgisi eğitimlerine yönelik olarak çeşitli yaklaşım, strateji, yöntem, teknik, araç ve gereçler geliştirilmekte ve dil öğretiminde denenmektedir. Bu tür yeniliklerden yabancılara Türkçe öğretiminde de faydalanılır. Dilbilgisi ve yazım özellikleri, öğrencilerin genellikle en çok zorluk yaşadığı öğrenme alanlarıdır. Dil bilgisi, her ne kadar standartlaşmışsa da yazımda bazı değişimler gözlenebilir. Özellikle sözlü dilin yazı dili üzerindeki etkileri dikkate alındığında yazım, değişkenlik gösterir. "İmla sadece Türkçe için değil Batı toplumları için de zaman zaman bazı sorunlar yaratmıştır" (Özbay, 2011: 179). Türkçenin yazım kuralları, son zamanlarda TDK'nin özverili çalışmalarıyla standart özellikler göstermeye başlamış ve ilkokuldan üniversiteye Türkçe öğrenmek isteyen öğrencilerin, her seviyeden ana dili konuşucularının ve halkın hatta yabancıların bile kolaylıkla kurallarını öğrenebilecekleri bir yapı kazanmıştır.

ARAŞTIRMANIN AMACI

Araştırma, Türkçe öğrenmek için Türkiye'ye gelen ve TÖMER'de aldıkları iki dönemlik (A, B ve C kuru) Türkçe eğitimi sonrasında mezun durumunda bulunan yabancı öğrencilerin, yazılı anlatımlarında Türkçenin özelliklerine (dilbilgisi, dil özellikleri ve yazım) ait konularda ne derece zorluk yaşadıklarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.

ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

Yabancı öğrenciler özellikle yazılı anlatımlarında büyük sorunlar yaşamaktadır. Araştırma, yabancı öğrencilerin Türkçenin dil bilgisi, dil özellikleri ve yazım konularından hangilerinde daha çok zorlandıklarını ortaya koymak ve tespit edilen bu sorunları aşmak için çeşitli öneriler sunmak bakımından önem taşımaktadır.

ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE UYGULANIŞI

Çalışma tarama modelindedir. Bu model, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımıdır. "Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne kendi koşulları içinde var olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır" (Karasar, 2006: 77).

Araştırma, aşama aşama şu şekilde yürütülmüştür. Öncelikle, araştırmaya katılan öğrencilerin bir kısmından (32 öğrenci) "Türkiye'de yaşadıkları sorunlar ve gurbet hayatı"na ilişkin duygu ve düşüncelerini anlatan bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Yazılar, iki uzmandan da yardım alınarak çözümlenmiştir. Çözümlemede, öğrencilerin Türkçenin dil, dil bilgisi ve yazım özellikleriyle ilgili olarak, doğru veya yanlış bir biçimde kullandıkları konular belirlenmiş ve bunlar, öğrencilere sunulacak ölçeğe dâhil edilmek üzere maddeler halinde değerlendirmeye alınmıştır.

Çalışmanın ikinci aşamasında, öğrencilerin yazılı anlatımlarında ortaya koydukları Türkçenin özelliklerine ait konulara, bir yıl boyunca gördükleri Türkçe eğitimi içinde yer alan diğer konular da dâhil edilerek maddeler yeniden düzenlenmiş ve Türkçenin dil, dil bilgisi ve yazım özelliklerine ait konu başlıklarını içeren bu maddeler, 3'lü derecelendirme sistemiyle(çokzorlanırım, biraz zorlanırım, hiç zorlanmam)öğrencilere sunulmuştur. Öğrencilerden, her bir maddenin onları ne derece zorladığını belirtmeleri ve ayrıca her bir konuyu örneklendirmek için derecelendirmenin yanında yer alan boşluğa ilgili konuya ait örnek bir kelime veya cümle yazmaları istenmiştir. Böylece öğrencilerin yaptıkları derecelendirmelerle verdikleri örneklerin tutarlılığı sınanmıştır.

Çalışmanın güvenirliği açısından uzmanlardan görüş alınmıştır. Uzmanlar, öğrencilerin iki dönem boyunca, ölçeğe dâhil edilen tüm konuları gördükleri ve bunlarla ilgili olarak derslerde çeşitli uygulamalar yaptıklarını dikkate alarak sözü edilen konu başlıklarının uygun olduğuna karar vermişlerdir.

Araştırmanın uygulaması yaklaşık bir saat sürmüştür. Araştırmacı, çalışmanın başında, anlaşılması zor olan birkaç konuya açıklık getirmiş, öğrencilere derecelendirmeyi ve örneklemeleri nasıl gerçekleştireceklerini belirtmiştir. Araştırmaya katılan yabancı öğrencilerin tamamının, çalışmanın derecelendirme kısmını eksiksiz bir şekilde doldurdukları ancak birkaçının belirtilen maddeye ilişkin olarak örnek kelime veya cümle yazmadıkları görülmüştür. 

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğrenen Yabancıların Yazılı Anlatım Yanlışlarının Dilbilgisi Açısından Değerlendirilmesi

 GİRİŞ

1.1.    KONU

Bu çalışmamızda Türkçe öğrenen yabancıların yazılı anlatım kağıtların­daki dilbilgisi (fonetik, morfoloji, sentaks) ve yazım yanlışları sınıflandırılmış ve bunların nedenleri araştırılmıştır.

1.2.  AMAÇ

Bu araştırma, Türkçe öğrenen yabancıların yazılı anlatım yanlışlarının, dilbilgisi açısından genel bir değerlendirilmesi ve yapılan yanlışlara çözüm önerileri getirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bunun yanısıra, yabancı dil öğreti­minde yazılı anlatımın ve dilbilgisinin önemini vurgulanmıştır.

Bu değerlendirmede, şu sorulara yanıt aranacaktır:

  1. 1.1.Değişik uluslardan gelen yabancıların yazılı anlatımlarında sesbilim (fonetik) açısından sıkça görülen yanlışlar nelerdir?
    1. 1.Biçimbilim (morfoloji) açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    2. 2.Sö(sentax) açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    3. 3.Yazım kuralları açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    4. 4.Tüm bu yanlışların giderilmesi için nasıl bir yöntem izlenmelidir?

1.3.  ÖNEM

Araştırma ile elde edilecek bilgilerin özellikle;

  1. 1.1.Dil eğitiminde, yazılı anlatımın önemine dikkat çekeceği,
  2. 2.2.Yazılı anlatım sırasında yapılan dilbilgisi yanlışlarının saptanarak, daha sonraki öğretimlere ışık tutacağı,
  3. 3.3.Türkçenin yabancılara öğretilişi konusunun, öneminin kavranıp yapılan yanlışlara çözüm önerileri getireceği kanısındayız.

 

1.4. YÖNTEM

1.4.1. Kavramsal Çerçeve

Araştırma, tarama modelindedir. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazılı anlatım kağıtlarındaki dilbilgisi yanlışları şu noktalarda incelenmiştir;

  1. a.Sesbilim
  2. b.Biçimbilim
  3. c.Sözdizimi
  4. d.Yazım kuralları

Konumuz ayrımsal çözümleme yoluyla Türkçe öğrenen öğrencilerin yaptıkları dilbilgisi yanlışları olduğu için uygulamalı dilbilim alanı ile de ilgilidir. Bu yüzden uygulamalı dilbilimin yöntem ve verilerinin doğrultusunda yanlışlar değerlendirilmeye çalışılmıştır.

Öğrencilerin yazılı anlatım kağıtlarındaki sesbilim, biçimbilim, sözdizimi ve yazım yanlışları

Temel Türkçe I - Temel Türkçe II

Orta Türkçe I - Orta Türkçe II

Yüksek Türkçe I - Yüksek Türkçe II olmak üzere altı kura göre tesbit edilmiştir.

 Yeni bir dil öğrenildiği zaman temel amaçlardan biri de o dilin aracılığı ile insanlarla iletişim kurmaktır. Bu onları anlayabilmek, onlarla konuşabil­mek, o dil ile duygu düşüncelerini yazabilmek, o dilde yazılı eserleri okuya­bilmektir. Yazma becerisini öğrencilere kazandırmak neden bu kadar önemli? Bu sorunun en kısa yanıtı şu şekilde verilebilir: Kompozisyon yazma öğrenciye dili öğrenmesine yardım eder. Her şeyden önce öğrendikleri dilbilgisi yapıla­rını, deyimleri, sözcük dağarcıklarını kullanmalarını sağlar. Öğrenciler bunları kullanırken çaba harcayarak hedef dilde gelişme kaydederler. Yazma son derece önemli bir beceri olduğu kadar zor bir beceridirde. Çünkü konuşurken düzgün akıcı ve doğru cümleler kurmak şart değildir. İstenilenler mimik ve jestler yardımıyla da anlatılabilir. Oysa yazma olayında böyle olasılık söz konusu değildir. Konuşma esnasında ona yardım edecek bir dinleyici varken, yazma esnasında tamamen yalnızdır ve dilin aktif kullanıcısıdır.

         1.4.2.  Varsayımlar

1.Türkçe öğrenen yabancı öğrenciler fonetik ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       2.Öğrenciler morfoloji ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       3.Öğrenciler sentax ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       4.Öğrenciler yazım yanlışlıkları yapmaktadır.

       5.Dillerin değişik iç yapılarının bulunması yanlışların sayısını arttır­maktadır.

       6.Yanlışlar dilbilgisel, semantik farklılıklardan doğmaktadır.

         1.4.3.     Konunun Sınırlılıkları

  Bu araştırma, A.Ü. Türkçe Öğretim Merkezinde Öğrenim gören yabancı öğrencilerdir. Araştırma, fonetik, morfoloji, sentaks ve yazım yanlışlarıyla sınırlıdır. Araştırmada semantik yanlışlar incelenmeyecektir.

 1.4.4.     Verilerin Toplanması ve Çözümü

 Araştırmada yazılı anlatım kağıtlarındaki dilbilgisi yanlışlarını tesbit etmek için fonetik, morfoloji, sentaks ve yazım yanlışlarına bakılarak bir gruplandırma yapılmıştır. Araştırmada, örneklem altı küme için yapılmıştır.

        Her bir kur için otuz beş öğrenci ve bu öğrencilerden alınmış, toplam iki yüz on kağıt incelenmiştir. Yazılı anlatım kağıtlarında, dilbilgisel açıdan şu kıstaslar göz önünde bulundurulmuştur:

  1. a.Fonetik özelliklerde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin, Türk alfa­besinde bulunan sesleri doğru yazıp yazmadığına ve ünlü-ünsüz uyumlarında yapılan yanlışlara bakılmıştır.
  2. b.Morfolojik özelliklerde ise, sözcük birleştirmelerine, zamanlara, çekimlere, ad durum eklerinin ve ortaçların, ulaçların doğru kullanılıp kulla­nılmadığına bakılmıştır.

c)  Sözdiziminde ise, tümce kuruluşlarına, ad, sıfat, adıl tamlaması yanlışlarına, özne, nesne, yüklem uyumuna bakılmıştır. Ayrıca yazım yanlışlarında, büyük harf, yanlışlarına ve kesme iminin doğru kullanılıp kullanılmadığına bakılmıştır.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğretim Merkezi'nde Okuyan Yabancı Öğrencilerin Yazılı Kompozisyonlarının "Yanlış Çözümleme Yöntemi"ne Göre Değerlendirilmesi

Günümüzde yabancı dil öğretimi yapılırken üzerinde önemle durulan nokta dilin yapısı ve kurallarından ziyade öğrencidir. Öğrenme sürecinde, odak noktası öğrenci olduğu için, etkili bir dil öğretiminde de öğrenci merkezli öğretim büyük bir önem taşımaktadır. Eğitim alanında, günlük hayatta ve dünya ile iletişimde Türkçenin rolü ve önemi giderek artmaktadır. Ancak Türkçenin bir yabancı dil olarak öğretimi alanında yeteri kadar çalışma bulunmamaktadır. Bu bakımdan Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanı, yeni öğretim yöntemleri açısından yeni bir alandır. Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğrenen öğrencilerin yazma becerilerini ölçmek için "Türkiye hakkındaki görüşleri" ve "Türkiye'de okumak' konularında yazdırılan kompozisyonlarda bulunan imla-yapı-noktalama yanlışlarını "yanlış çözümleme yöntemi" ne göre değerlendirmektir. Araştırmanın verilerini Gaziosmanpaşa Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi'nde (GOÜ-TÖMER) eğitim gören A2 seviyesinde 22 öğrenciden elde edilmiştir. Bu öğrenciler Afganistan, Almanya, Azerbaycan, Kenya, Tacikistan, Türkmenistan'dan gelen öğrencilerdir. Yanlışlar, dilbilgisel yanlışlar, sözcük seçiminden kaynaklı yanlışlar, söz dizimi kaynaklı yanlışlar ve imla-noktalama kaynaklı yanlışlar olmak üzere sınıflandırılmıştır. Yanlışlar değerlendirilirken 'dil-içi gelişimsel yanlışlar' olarak sınırlandırılmıştır. Sonuç olarak; yazılı kompozisyonlar analiz edildiğinde 1154 yanlışın olduğu tespit edilmiştir. Bu yanlışların % 5,7 ile sözcük seçimi kaynaklı olup sırasıyla %7,1 ile söz dizimi kaynaklı, %22,09 ile dilbilgisel ve %64,9 ile imla ve noktalama kaynaklı yanlışlar olduğu tespit edilmiştir. Değerlendirmenin sonucunda yazma becerisinin geliştirilmesine yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.

Yabancılara Türkçe öğretimi aracılığıyla Türk kültürüne ve Türkçeye büyük katkı sağlanmaktadır. Başka dili öğrenme istek ve çabanın diğer kültürlere olan hoşgörü ve alakanın göstergesi olduğu düşünüldüğünde; yabancı dil öğrenimi ve öğretiminin farklı kültürlere ve kültürlerarasılığa katkısı da göz ardı edilemez. Yabancı dil öğrenimi sayesinde insanlar diğer toplumların düşünce ve değer yargılarını tanıyarak, kültürleri hakkında bilgi sahibi olmakta, daha hoşgörülü ve uzlaşmacı bir tavra sahip olmaktadırlar. Yabancı dil sayesinde insanlar diğer kültürler ile kendi kültürü arasında karşılaştırma yapma fırsatı da bulmaktadır (Demir, 2010: 48).

Bugün yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla görev yapan kurum ve kuruluşlar çeşitli milletlere mensup birçok insanla birlikte ülkemizde çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri düzenlemektedirler. Bu sayede dil öğrenmek için gelen yabancılar ve halkımız arasında kalıcı dostluk ve hoşgörü köprüleri kurulmaktadır. Fakat yabancılara Türkçe öğretiminin dil ve kültürümüzü tanıtmada katkısı çok büyük olmasına rağmen; Cumhuriyet dönemine kadar Türkçe öğretimi konusunda kayda değer bir ilerlemeden bahsedilemez. Türkiye'nin Avrupa Birliği süreci ve yurtdışında açılan Türkoloji bölümleri de Türkiye'nin ve Türkçe'nin tanınmasında rol oynamaktadır. 1980'li yıllardan itibaren ise üniversitelerde açılan Türkçe Öğretim Merkezleri (TÖMER) ve 2007 yılında kurulan Yunus Emre Enstitüsü, Türkçe öğretimi alanında önemli gelişmelere öncülük etmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde 2012 yılında kurulan Türkçe Öğretim Merkezi yabancı öğrencilere Türkçe öğretimi alanında hizmet vermeye başlamıştır.

Türkçeye artan ilgi, Türkçe öğretimini bir program, teknik ve yöntemler çerçevesinde gerçekleşmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Yabancılara Türkçe öğretiminde genellikle dil bilgisi ön planda tutulmaktadır. Dilbilgisi öğretiminin amacını Roland, 2005; Bentotila, 2006 şöyle ifade eder "Yapılandırmacı dil yaklaşımına göre dil bilgisi öğretiminin amacı, dil becerileri, iletişim, anlama, etkileşim, işlevsellik, kavramları geliştirme ve zihinsel becerileri geliştirme olarak ele alınmaktadır (Aktaran: Güneş, 2007: 262). Dil öğretimi sürecinde ise yabancıların gerek Ana dilden getirdiği gerek hedef dilin zorluğundan kaynaklı sorunları bulunmaktadır. Bu sorunların belirlenmesi, çözümlenmesi için çeşitli yöntemler bulunmuştur. Bu yöntemlerden dilbilim alanında geliştirilen, Ana dil ile hedef dilin benzer ve farklı yönlerini inceleyen karşıtsal dilbilim uygulamaları dikkat çekicidir.

"Bireyler, kendi kültürlerindeki, dillerindeki biçimleri ve anlamları, yabancı dil ve kültüre aktarma eğilimindedir. Bu olay, gerek üretici olarak konuşmaya ve yeni kültürde edimde bulunmaya çalıştıkları zaman gerekse alıcı olarak amaç dili, Ana dili olarak konuşan insanları anlamaya çalıştıkları zaman gerçekleşmektedir. Böyle düşünüldüğünde, karşıtsal çözümleme yoluyla öğrencinin karşılaşacağı güçlükleri önceden saptamak ve bu doğrultuda öğretim ortamını planlamak, öğrencilerin yanlış yapmalarını önleyebilir." (Bölükbaş, 2011:1358). Lado (1957: 2)'ya göre, yabancı dil öğrenen öğrenciye, hedef dildeki yapıların Ana dile benzeyen yönleri kolay; benzemeyen yönleri ise zor gelmektedir

Lado'nun ortaya koyduğu teori(güçlü görüş) zaman içinde orta ve zayıf görüş olarak üçe ayrılır. Lado (1957)'nun güçlü görüşüne göre; hedef dilin Ana dil ile benzerliğinin anlama güçlüğünü azalttığını, hedef dilin Ana dil ile farklılığının ise anlama güçlüğünü artırdığını söylemektedir. "İnanıyoruz ki, yabancı dil öğrenmeye başlayan öğrenci bu dilin bazı özel­liklerinin kendisine kolay, kimi özelliklerinin ise zor geldiğini görecektir" (Aktaran, Büyükikiz ve Hasırcı, 2013: 52).

İkinci bir dili öğrenmek ilk dili öğrenmekten çok daha farklı bir çalışmayı gerektirir. Temel sorunlar valnızca yeni dilin kendine özgü belli başlı güçlüklerinden değil, aslında ilk dildeki alışkanlıkların yarattığı özel bir"ket vurum"dan kaynaklanmaktadır. Ket vurum denilen olgu, karşıtsal çözümlemede olumsuz aktarıma denk gelmektedir. Olumsuz aktarım, yeni bir olguyu, kavramı öğrenirken eski bilgilerin yeniyi engellemesi, yeniyi kendine benzetmesidir. Dil öğretiminde de bu kavram hedef dilin dil bilgisi yapılarının anadilden getirilen yapılara benzetilmesi, değiştirilmesi ve anlamasının zorlaştırılmasıdır. Bu sorunun ortadan kaldırılması için, karşılaştırılan dil ve kültürlerin örtüşen ve çelişen noktalarına dikkat çekilerek öğrenci açısından çelişen ve ters düşen konularda ilerde olumsuz sonuçlara yol açabilecek boyutta sorunlar yaşanmaması için öğretmen özellikle bu konuları programa alarak işlemesi gerekmektedir (Tosun, 2005: 23).

Yanlış Çözümleme Yöntemi

İkinci bir dil ediniminde karşılaşılan zorlukların aktarıma ve anadili girişimine dayandıran karşıtsal çözümlemeye zaman içinde farklı görüşler eklenmiş, bütün yanlışlar aktarım ve anadili girişimiyle açıklanamayınca dilbilimciler yanlış çözümleme yöntemini alternatif olarak görmüşlerdir. Başka bir ifadeyle yanlış çözümleme yöntemi öğrencilerden elde edilen verilerin değerlendirilmesidir. Elde edilen veriler her zaman hassas değildir (İşler,2002:127).

Nitekim Schachter (1974) belirli yapılarda hata yapmayan öğrencilerin durumunu, onların o yapıları kullanmamalarına bağlamaktadır. Zira, bu tür öğrenciler hata yapacağını anladığı yapıları kullanmaktan kaçınmakta, onların yerine daha iyi bildiği yapıları kullanma eğilimine girmektedir. Dolayısıyla bu tür veriler yabancı dil öğreniminde karşılaşılan güçlüklerin çözümü bakımından her zaman yeterli olmayacağı gibi yanıltıcı da olabilir. Karşıtsal çözümleme ile yanlış çözümlemesi arasındaki diğer önemli bir fark, karşıtsal çözümleme önceden yapılırken (a priori); yanlış çözümlemesi yabancı dil öğrenen öğrencilerden elde edilen veriler veya onlara uygulanan sınavlar üzerinde yapılır. Bu özelliğinden dolayı yanlış çözümlemesi sonradan yapılır (a posteriori) (Aktaran: İşler, 2002:127). Bundan dolayı yanlış çözümleme yöntemi karşıtsal çözümlemenin aksine dillerin "girdi"lerine değil hedef dilin "çıktı"sına bakar.

Bu sebeple yanlış çözümleme yöntemi, karşıtsal dilbilim karşısında olan bir yöntem değil, birbirini tamamlayan bir yapı olmalıdır. Karşıtsal çözümlemeyle elde edilen veriler ışığında hazırlanan ortam ve gereçler sayesinde hedef dil öğretilmeli, elde edilen verilerden yanlış çözümleme yöntemi uygulanarak hedef dil öğretiminde nelerin eksik kaldığı belirlenmelidir. Karşıtsal çözümlemeye bir seçenek olarak ortaya çıkan yanlış çözümleme yöntemi, karşılaştırmalı dilbilimin varsayımlarını yoklayan, kısıtlamalarına ve sorunlarına çözüm getiren, kısacası onu tamamlayan yöntemdir (Dede, 1985: 123).

Yabancı dil öğretiminde yanlış çözümleme yöntemi 1960lı yıllarda Stephen Pir Corder ve arkadaşları tarafından ortaya atılmıştır. Yanlış çözümleme yöntemi dilin nasıl öğrenildiği ve öğrenicinin dil öğrenilirken nasıl bir strateji uyguladığı ile ilgili kanıtlar sunar (Corder, 1967:167). Yanlış çözümleme yöntemi öğrencilerinden alınan verilerin, bunlar genellikle bir konu hakkında duygu, düşünce ve görüşlerin olduğu kompozisyon halinde yazdırılan metinler olup, vanlışlarının belirlenip sınıflandırılması ve yorumlanması ile ilgilidir. Richards (1970:204) yanlış çözümleme yöntemi konusunu insanların öğrenilen dili öğrenme yolları ve o dili konuşan yetişkinlerin nasıl konuştukları arasındaki farkların ortaya çıkarılması olarak açıklamıştır.

Yanlış çözümleme yönteminin dil öğretiminde bir araç olarak kullanılabileceğini belirten Sridhar (1976: 260), yanlış çözümleme ile ilgili üç düşünce üzerinde durur:

  1. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemenin doğal sınırlılıklarına (diller arası aktarım kaynaklı herhangi bir yanlışa yönelik sınırlama) zarar vermez. Yanlış çözümleme, öğrenici tarafından sıklıkla yapılan diğer birçok türdeki yanlışları ortaya çıkarır.
  2. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemeden farklı olarak, gerçek, onaylanmış ve varsayımsal olmayan problemlerden veri sağlar. Bu nedenle öğretim stratejilerinin düzenlenmesinde çok daha etkili ve ekonomik temel oluşturur.
  3. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemenin karşılaştığı karmaşık teorik problemlerle karşı karşıya değildir." (Aktaran: Büyükikiz ve Hasırcı, 2013: 23). Dil içi ve gelişimsel yanlışlar, öğrenicinin iki dili birbirinden ayırmadaki yetersizliğinden ziyade öğrenicinin belirli bir aşamadaki gelişimsel yanlışlarını yansıtır ve dil ediniminin bazı genel özelliklerini örneklendirir (Richards, 1970: 3).
  4. Aşırı Genelleme:Yabancı dil öğrenen birey, hedef dilde öğrendiği bir yapıdan yola çıkarak dilin diğer kurallarını bulmaya çalışır. Böyle olduğunda, öğrenci hedef dildeki bazı yapıları aşırı genelleyerek bozuk yapılar oluşturur. Bu durum genellikle öğrencinin öğrenme yükünü azaltma ve öğrencinin dilde fazla olarak gördüğü yapıları eksiltme eğiliminden kaynaklanır.
  5. Kural Kısıtlamalarını Bilmeme:Bu yanlış türü, aşırı genellemeye çok benzemektedir. Öğrencilerin kurallardaki özel kısıtlamaları ayrımlayamamaları yanlış yapmalarına neden olmaktadır. Bir kuralın uygulanmaması gereken yapılara uygulanması sonucu yapılan bu yanlışlar, yabancı dil öğrenimi sırasında en çok yapılan yanlış türlerindendir.
  6. Kuralların Eksik Uygulanması:Bu tür yanlışlar, öğrencinin anlamlı bir yapı oluşturmak için bilmesi gereken kuralları, tam olarak öğrenip uygulayamamasından kaynaklanmaktadır.
  7. Yanlış Kavram Geliştirme:Bu tür yanlışlar, yabancı dil öğrenirken bir yapının yanlış anlaşılmasından dolayı oluşturulan bozuk yapıları kapsamaktadır. Bu yapıların öğrencinin Ana dilinde ve hedef dilde karşılığı olmayabilir (Aktaran: Bölükbaş, 2011:1359).

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğretiminde Kullanılan Rusça Yazılı Ders Materyalleri Üzerine Düşünceler

Rusya’da Türkçe öğretimi I. Petro’nun 1716 yılında verdiği bir emir ile başlamıştır. Özellikle Çar I. Petro döneminde, siyasi ve askerî gelişmelere bağlı olarak Türklere ve Türk diline ilgi artmıştır. Bu dönemde Türkçenin pratik olarak öğretilmesi ve tercümanlar yetiştirilmesi yönünde kararlar alınmıştır. Rus çarının Türkler, Araplar ve Farslar ile ilgili politikasının bir gereği olarak, özellikle de 1711 Prut seferi dolayısıyla Türkçe, Farsça ve Arapça bilen kişilere ihtiyaç duyulmuştur. Bunun akabinde Çar Türkçe (ve Tatarca), Arapça ve Farsça bilen tercümanlar yetiştirilmesi için 1716 ve 1724 yıllarında yazılı emirler vermiştir.  Bilimler Akademisinin (1724-1725) I. Petro tarafından kurulması ile birlikte genel olarak doğu bilimleri, özel olarak da Türkoloji çalışmaları ivme kazanmıştır. Moskova, Kazan Harkov ve St. Petersburg üniversitesinde Doğu Dilleri Bölümü açılmış; bu bölümlerdeki çalışmalarda Türk dili araştırmaları özel bir yer almıştır.

I. Petro’dan günümüze kadar Türkiye Türkçesi, Tatar Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve diğer Türk lehçelerinde birçok çalışmalar yapılmış ve kitaplar basılmıştır. Rusya’da Türkçe öğretimine yönelik olarak ilk ders kitabı, St.Petersburg Üniversitesi’nin ilk Türk dili profesörü olan şarkiyatçı ve edebiyatçı Osip İvanoviç Senkovskiy tarafından 1822 yılında yazılmıştır. Bu tarihten itibaren günümüze kadar birçok gramer kitabı yazılmış, sözlükler basılmış ve ilmi eserler ortaya konmuştur.

1990’lı yıllarda S.S.C.B.’nin dağılmasının ardından Rusya - Türkiye ilişkilerinde ciddi bir hareketlenme oluştu. Bu hareketlenmenin neticesinde, Rusların Türk diline karşı olan ilgisi büyük ölçüde artış gösterdi. Buna paralel olarak dil kursları açıldı, üniversiteler bünyesinde yabancı dil olarak Türkçe okutulmaya başlandı, Rusya Federasyonu’ndaki ilk ve orta dereceli okullara hatta anaokullarına kadar Türkçe öğretimi yayıldı. Bu da beraberinde Türk dili ders materyalleri ihtiyacını ortaya çıkararak bu alanda yeni bir pazarın oluşmasını sağladı. Özellikle son beş altı yılda bu alanda hummalı çalışmalar başladı. Yedi sekiz yıl önce piyasadaki Türk dili ile ilgili ciddi eserlerin sayısı 10’u geçmezken şimdi bu sayı günlükkonuşma kılavuzları hariç 100’e yaklaştı. Rusya’da Türkçe yayınları kontrol edecek ve bunlara onay verecek bir kurumun olmaması da kitap basım yayımını kolaylaştırdı.

Rusya köklü bir Türkoloji geleneğine sahip, Türk halklarını çok yakından tanıyan bir toplum olmasına rağmen ticaret amacıyla, kontrolsüz olarak yapılan bu yayınlar neticesinde kitap piyasası metotsuz veya hatalı kitaplarla dolmaya başladı.

Soğuk savaş döneminde Türkiye ve Sovyetler Birliği arasında eğitim ve kültür alanındailişki olmadığı için Türkçedeki yenilikler zamanında aktarılamamıştır. S.S.C.B. döneminde hazırlanmış ve hala kullanılmakta olan kitaplar yenilenemediğinden kitaplardaki kullanılan Türkçe ile günümüz Türkçesi arasındaki farklılıklar hemen dikkati çekmektedir. Bunun dışında başka bir etken ise Sovyet coğrafyasında başta Azerbaycanlılar olmak üzere Türkçe konuşan topluluklarının dilcileri Türkçe üzerine çalışmalar yapmışlar ve kendi lehçelerindeki bazı kullanışları -hatalı olmasına rağmen- yazılı materyallerine aktarmışlar ve bu hatalar da düzeltilmemiştir. Ne yazık ki bu materyaller S.S.C.B. döneminde Bilim Bakanlığından onaylı olduğu için hala üniversitelerde kullanılmaktadır. Konunun daha iyi ortaya konulması açısından bu kitaplardan yapmış olduğum dikkat çekici alıntılardan bazılarını burada vermek istiyorum.

Örnek 1

Arkadaş kelimesi yerine "Ahbap"

Dansçı kelimesi yerine "Rakkase"

Asker kelimesi yerine "Nefer"

Kız kardeş kelimesi yerine "Bacı"  kelimeleri kullanılmıştır.

Örnek 2

Yine kelimesi yerine "Gene"

Bakmaya kelimesi yerine "Bakmağa"

Parlayan kelimesi yerine "Parlıyan" kelimeleri kullanılmıştır.

Örnek 3

Norveç kelimesi yerine “Norveçya”

Ceket kelimesi yerine “Jaket”

Yakutistan kelimesi yerine “Yakutya”

Türkçe kelimesi yerine “türkçe”

Aşçı kelimesi yerine “ahçı”

Kayıkçı kelimesi yerine “kayıkcı”

Rusça kelimesi yerine “rusca” şeklinde yazılarak yazım hataları yapılmıştır.

Örnek 4

Makineli tüfekler patlıyordu cümlesi yerine “Mitralyözler patlıyordu”

Ayakkabı ayağına olmadı cümlesi yerine “İskarpin ayağına olmadı”

Boş şeyler konuşuyorduk cümlesi yerine “Havai şeyler konuşuyorduk”

Bazı kitaplarda kullanılan metin ve örnek cümleler güncelliğini yitirmiştir.

Başlangıç seviyesi için uygun olmayan “Tütün işçileri tarlada tütün topluyorlar” veya “Bu ayının postu kalındır” gibi gereksiz cümleler kullanılarak dil öğretiminde zorlamaya gidilmiştir. Bu gibi hataların dışında metodik hatalara da rastlanmaktadır. Piyasadaki satılan kitaplar dil öğretiminden çok dilin kurallarının öğretimine yönelik olarak hazırlanması dikkat çekicidir. Öğrenci pratiğe yönelik Türkçe öğreniminden çok gramer öğrenmektedir. Bu da Türkçenin pratik kullanımını yavaşlatmaktadır. Yeni hazırlanan kitaplar içerisinde ise ileri seviyelere yönelik Türkçe kitapları yok denecek kadar azdır. Mevcut çalışmalar başlangıç ve orta seviyeye yöneliktir.

Kitaplar görsel materyaller yönünden yoksun veya yetersizdir. Yeni baskı kitaplarda görsel ve işitsel yayınlara az da olsa yer verilmeye başlanmıştır. Yeni basım kitapların çoğu “copy-past” yöntemiyle internetten veya basılmış kitaplardan kopyalayarak hazırlanmıştır. Bu da Türkçe öğretimine yeni bir şey katmamaktadır.

Türkiye’den getirilmiş kitaplarda ise Rusça açıklamaların olmaması bunun yanında Rusçadan Türkçeye ve Türkçeden Rusçaya tercüme metinlerin bulunmaması büyük bir eksikliktir. Öğrenci iki dil arasında tercüme yapmadan dil öğrenmeye çalışmaktadır.Ayrıca Ruslar için hazırlanmış Türkiye kaynaklı  kitaplardaki öğretim metotları İngilizce öğretim kitaplarının neredeyse birebir kopyasıdır. Konu seçimi ve sıralaması İngilizce mantıkla yapılmıştır. Örnek kelime ve cümleler birden ağırlaşmaktadır. Öğrencinin Türkçe bilen birisinden yardım almadan bunları anlaması ve yapması oldukça zordur. Yabancılar için hazırlanmış Türkçe kitaplarından birisinde hemen ilk konuda “ Aşağıdaki kelimelerden hangisinde  hem kalın hem de ince sesli harf beraber kullanılmıştır.” sorusu ve cevabı ile karşılaşmaktayız. Bu gibi soru ve konular yüzünden öğretmen iki belki üç ay sonrasının konusunu anlatmak mecburiyetinde kalmaktadır. Kitaplar sadece Türkçe hazırlandığı için mutlaka öğretmen yardımı gerekmektedir. Türkiye’de hazırlanan kitapların bir başka eksiği de öğrencinin öğrenmediği konu ve gramer kurallarının metin ve örneklerde kullanılması ve kavram karmaşasıdır. Bu karmaşadan haklı olarak şikayetçi olan Moskova Devlet Dil Üniversitesi Türk dili uzmanı Prof. Dr. Tevfik Melikli bir yazısında yaşanan sıkıntıları şu şekilde ifade etmektedir:

“Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri bulunan Rusya üniversitelerinde ortak sorunlarla karşı karşıya kalmaktayız. Bu sorunların bir kısmı, Türkiye ve yabancı ülkelerde Türk Dili Grameri ve Türk Dili Eğitimi üzerine yapılmış ilmi ve pratik çalışmaların yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Çağdaş dil eğitiminin taleplerini karşılayabilecek sağlam "Yabancılar için Türkiye Türkçesi Grameri" kitabı bulunmamaktadır. Bu alanda yayımlanmış kitapların çoğu Türkçenin kurslar düzeyinde öğrenilmesine yöneliktir. Bir başka sorun, Türkçe gramer terimleri alanında yaşanan kargaşadan kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi şimdiye kadar isim halleriyle ilgili terim kargaşası devam etmektedir. Türkiye'de dil bilgisi uzmanları ismin hallerini farklı farklı terimler kullanarakadlandırmaktalar. Örneğin, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu ismin 6 halini- kim hali, kimi hali, kime hali, kimde hali, kimden hali ve kimin hali terimleriyle yorumlarken, Prof. Dr. Hamza Zülfikar isim çekimlerini yediye çıkararak, onları yalın hali, belirtme hali, yönelme hali, kalma hali, çıkma hali, tamlayan hali ve eşitlik hali terimleriyle belirlemiştir. Rusya'da da durum aynıdır. Prof. Dr. P.İ.Kuznetsov'un 1999 yılında yayımlanmış "Türk Dili" kitabında Prof. Dr. Hamza Zülfikar'ın terimlerinden faydalanılmaktadır. Prof. Dr. Y. V. Şeka ise isim çekimlerini Rusça terimler kullanarak adlandırıyor. Bu ve buna benzer durumlar da doğal olarak Türkçe eğitimini olumsuz yönde etkilemektedir.”

Karşılaşılan bir diğer sorun ise tek taraflı hazırlanmış sözlüklerdir. Sadece Rusça-Türkçe sözlük veya sadece Türkçe-Rusça sözlük metot açısından pek kullanışlı değildir. Dil öğrenen insanların her iki sözlüğe de aynı anda ihtiyacı olmaktadır. Bu tür çalışmalar yayınevlerinin daha fazla para kazanmak için uyguladıkları bir yöntemdir. Yayınevlerinin son zamanlarda satışa sundukları diğer bir kitap türü de kendi kendine öğrenim metodu kitaplarıdır. Kendi kendine öğrenim adı altında satılan kitaplardan dil öğrenilmesi çok zordur. Bu kitaplar ancak öğretmensiz ortamlarda öğrencinin anlamadığı konuları anlaması adına yardımcı olabilir. Kendi kendine Türkçe öğrenimi diye satılan kitaplar da Türkçe öğrenimine ciddi bir katkı sağlamamaktadır.

Anadili öğretmeni olmayan eğitim kurumlarında bu kitaplardan Türkçe öğrenen insanların Türkçesi günümüz Türkçesinden uzak ve anlaşılmaz bir hal almakta bu hatalar kalıcı olmaktadır. Bu da güzel dilimiz Türkçenin öğretilmesine ciddi bir zarar vermektedir.

Türkçenin öğretimi sorunlarına çözüm bulmak için Türk ve yabancı dil uzmanları bir araya gelerek ortak çalışmalar yapabilecekleri Yunus Emre Enstitüleri gibi Uluslararası Türk Dili Enstitüsü'nün kurulmasına büyük ihtiyaç vardır. Böyle bir merkez yurtiçi ve yurtdışında Türk dilinin incelenmesi ve eğitimine, çeşitli ülkelerde Türk dili kitaplarının hazırlanmasına, seminerler, dil yarışmaları düzenlenmesine yardımcı olabilir. Enstitü aynı zamanda Türk dili hocalarının fikir alışverişinde bulunacakları bir merkez özelliklerine de sahip olmalıdır.

Genel sorunlar dışında Türkçenin Rusya'da eğitiminin özel sorunları da bulunmaktadır. Bunların başında Türk dilinin öğretimi ile ilgili ders kitaplarının yetersizliği, eğitim malzemelerinin, okuma kitaplarının, ülkenin eski ve yeni kültür hayatını, tarihini, coğrafyasını anlatan eserlerin, günlük gazetelerin bulunmaması veya yeteri kadar olmaması gelmektedir. Bu alanda da işbirliğine gidilmeli, gereken eğitim ve öğretim malzemeleri hazırlanmalıdır.

Türk Dil Kurumunun da katılımıyla Rus-Türk üniversitelerinin temsilcilerinin bulunduğu ortak bir komisyon oluşturulmalı ve bu komisyonun inceleyeceği tavsiye edilmiş kitaplar listesi hazırlanmalıdır. Bu konuda Rus Eğitim Bakanlığı ile de görüşmeler yapılmalı, bu kitaplar Eğitim Bakanlığının tavsiye kitapları listesine alınmalı resmi ve özel eğitim öğretim kurumlarında bu kitaplar okutulmalıdır.

Kaynakça:

Dudina A.N. (2007) Turetskiy Yazik Praktiçeski Kurs. Moskova: Komkniga Yayınevi

Konanov A.N. (1982) İstoriya İzuçeniya Turskih Yazıkov v Rossiy. Leningrad: Nauka Yayınevi

Konanov A.N. (2002) Grammatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo Yazika. İstanbul: Multilingual Yabancı Dil Yayınları

Kuznetsov P.İ. (2005) Uçebnik Turetskogo Yazika Naçalniy Kurs. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Kuznetsov P.İ. (2007) Uçebnik Turetskogo Yazika Zaverşayuşi Kurs. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Miniahmetova E.H. (2004) Turetskiy Yazik Uçebniy Posobiye Odessa: Astorprint Yayınevi

Şeka.Y.V. (2000) İntensivniy Kurs Turetskogo Yazika. Moskova: MGU Yayınları

Şeka.Y.V. (2007) Praktiçeskaya Grammatika Turetskogo Yazika. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Makaleler:

T.C. M.E.B.

Avrupa'da Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sempozyumu 25-26 Ekim 2001 Ankara  
"Rusya'da Türkçenin Eğitim Sorunları" Prof. Dr. Tevfik MELİKLİ

Not: Bu makale 1-3 Temmuz 2010 tarihinde İzmir'de düzenlenmiş olan III. Uluslararası Türkçenin Eğitimi Öğretimi Kurultayı konuşma metnidir.

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Balkanlı Öğrencilerin Yazılı Anlatımda Yaptıkları Hatalar Üzerine Tespitler

Bu çalışmada, Balkan ülkelerinden gelen ve Türkçeyi Türkiye'de yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazılı anlatım sırasında yaptıkları genel yazım ve dilbilgisi hatalarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Ankara Üniversitesi TÖMER İstanbul-Taksim Şubesinde Türkçe öğrenen Balkan ülkelerinden gelen öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada, öncelikle TÖMER'de Türkçe öğrenen Balkanlı öğrenciler taranmıştır. Bu işlemin ardından öğrencilere çeşitli yazılı anlatım konuları verilmiş olup bu konulardaki görüşlerini yazılı olarak ifade etmeleri istenmiştir. Öğrencilerin Türkçe seviyelerinin birbirinden farklı olması sebebiyle alt seviyelerde okuyan dil öğrencilerinden daha basit konularda yazı yazmaları istenmiştir.

Okutmanların ve öğrencilerin bilgisi ve izni dâhilinde oluşturulan yazılı anlatımlar, yazılı anlatımı değerlendirme ölçeği ve tarama yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme aşamasında öncelikle öğrencilerin yaptıkları hatalar sınıflandırılmış ve hata yapılma sıklıkları ülkelere göre belirlenmiştir. Buradan yola çıkılarak öğrencilerin ülkelere göre sıklıkla hangi hataları yaptığı ortaya konulmuş olup tespit edilen hatalardan yola çıkılarak önerilerde bulunulmuştur.

Yabancı dil öğretiminde uyulması gereken temel ilkeleri yabancı dil öğrenme kuramları ortaya koymaktadır. Bu kuramlardan her biri, yabancı dil öğretiminin hedefi olan dört temel dil becerisini kazandırmayı kendi bakış açısına göre ele almıştır ve bununla birlikte her kuram dört temel dil becerisinden bazılarına daha fazla ağırlık vermiştir (Arslan, 2009: 44). Buna göre yabancı dil öğretim kuramları incelendiğinde, geleneksel dil öğretim kuramının, çeviri ve dilbilgisi kurallarının öğretilmesini; davranışçı kuramın, dört temel dil becerisinden konuşma ve dinleme becerilerinin geliştirilmesini; bilişsel öğrenme kuramı ile iletişimsel-işlevsel yaklaşımın ise dilin iletişim işlevini geliştirmeyi hedeflediği görülmektedir. Yapılandırmacı öğrenme kuramı ise dört temel dil becerisini bağımsız öğrenme biçimiyle gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır (Demircan, 2005: 143-261; Budak, 1994: 5­13). Görüldüğü üzere sözü edilen yabancı dil öğrenme kuramlarında yazma becerisinin geliştirilmesine konuşma, okuma ve dinleme becerilerine göre daha az yer verildiği söylenebilir.

Raimes (1983: 4)'a göre; "ana dilini yazma becerisi, konuşma becerisinde olduğu gibi aile ve çevreden doğal yollarla edinilen bir süreç değildir. Aksine okulda öğrenilen sistematik bir eğitimi gerektirmektedir ve zordur. Dolayısıyla yazma ve konuşma süreçleri birbirleriyle özdeş değildir." Aynı şekilde yabancı dil öğretim sürecinde de yazma becerisinin edinilmesi aşaması, konuşma becerisinden çok daha farklı bir seyir izlemektedir. Yani dil öğrencisi dinleyerek konuşmayı öğrenebilse bile yazma becerisinde aynı başarıyı gösteremeyeceği ve bir öğreticiye ihtiyaç duyacağı kesindir.

İnal'ın (2006: 181) da belirttiği üzere "araştırmalar, yazma becerisinin zor bir beceri olduğuna dikkat çekerek öğrencilerin ve hatta birçok yetişkin insanın en çok yazma dersinde zorlandığını ve yazma dersi ile ilgili Türkiye'de ve dünyada sorunlar bulunduğunu göstermektedir". Buna koşut olarak Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin de yazma becerisini geliştirme çalışmalarında zor bir süreçten geçtikleri gözlemlenmektedir.

Türkçenin dilbilimsel ve dilbilgisel özelliklerini öğrenen yabancı dil öğrencileri, öğrendiklerine bağlı olarak yazma becerisini geliştirme aşamalarında düşünmeye, düşüncelerini bir araya getirmeye ve kendi dillerinden çok farklı tümceler kurarak iletişim kurmaya (Selvikavak, 2006: 15-16) çalışmaktadırlar fakat "yazma becerisinin tek amacı insanlarla iletişim kurmak değildir; aynı zamandayazma; dil öğrencilerine sözcükleri, dilbilgisel yapıları, deyimleri vb. doğru öğrenip öğrenmediklerini kontrol etme fırsatı da vermektedir" (Raimes, 1983: 3). Bunun yanında yazma sadece öğrencinin kendi dil düzeyini ölçmesini değil, yabancı dil öğreticilerinin de değerlendirme yapabilmesini sağlamaktadır. Bu sebeple yazma becerisinin bir dönüt kaynağı olması durumu da kabul edilerek bu beceriye gereken önem verilmelidir.

Amaç

Bu araştırmada yukarıda da belirtildiği üzere yazma becerisinin aynı zamanda bir dönüt kaynağı olması nedeniyle Balkan ülkelerinden gelip Türkiye'de Türkçe öğrenen öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki dilbilgisi, yazım vb. hataları tespit edilmiş, Türkçeyi yabancı dil olarak öğretenlere yol gösterici olmak ve öğrenme-öğretme sürecine katkıda bulunmak amaçlanmıştır.

Araştırmanın Modeli

Araştırma, nitel olarak desenlenmiştir ve araştırma verileri doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırma kapsamına alınan yazılı anlatım örnekleri, tarama tekniği kullanılarak incelenmiş ve yapılan incelemeye göre bu yazılı anlatımlarda öne çıkan hatalar tespit edilerek istatistiksel bilgi verilmiştir.

Çalışma Grubu

Araştırmanın çalışma grubunu Ankara Üniversitesi TÖMER İstanbul-Taksim Şubesinde Türkçe öğrenen; A1, A2, B1, B2 ve C1 düzeyinde olan Balkanlardan gelen öğrenciler oluşturmaktadır.

Araştırmada 2011 Mayıs - 2012 Ağustos tarihleri arasında Ankara Üniversitesi TÖMER'de Türkçe öğrenen, 200 öğrencinin yazılı anlatım sınav kâğıtları örneklem olarak seçilmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin ülkelere göre dağılımı aşağıdaki gibidir:

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Öğrencilerin Yazılı Anlatımlarının Yanlış Çözümleme Yaklaşımına Göre Değerlendirilmesi

           Türkçeye duyulan ilgi, siyasi, ekonomik, eğitim ve turizm gibi nedenlerle her geçen gün artmakta ve bu durum, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin önemini daha da çok öne çıkarmaktadır. Bununla birlikte Türkçenin yabancılara öğretimi sürecinde ilişkin karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik kullanılması gereken yöntem ve tekniklere ilişkin araştırmaların önemi de artmıştır. Bu araştırmalardan biri de karşıtsal (ayrımsal) dil bilim alanındaki çalışmalarıdır

Karşıtsal (ayrımsal) dil bilim, bir ana diliyle bir yabancı dili karşılaştırarak bunlar arasındaki ayrılıkları, ayrımları, karşıtlıkları saptamak, böylece etkin yabancı dil öğretim yöntemleri oluşturulmasını sağlamak amacını güden uygulamalı dil bilim dalıdır. Düzenli karşılaştırmalar yoluyla ses bilim, sözlük bilim, biçim bilim, söz dizimi, vb. alanlarında diller arasındaki ayrılıkların saptanması özellikle 1950'den sonra yoğun çalışmalara konu olmuştur (Vardar, 2002: 28).

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yabancı dil öğrenimi ve öğretimine artan ilgi, dil bilim alanındaki çalışmalara yeni bir boyut getirmiş, böylece ana dili ile amaç dilin benzer ve farklı yönlerini inceleyen karşıtsal dil bilim alanındaki çalışmalar öne çıkmıştır. Karşıtsal dil bilim alanında 1957'de yayımladığıLinguistics Across Culturesadlı yapıtıyla Lado, modern uygulamalı karşıtsal dil bilim çalışmalarına öncülük etmiştir. Lado (1957:2)'ya göre "Bireyler, kendi kültürlerindeki, dillerindeki biçimleri ve anlamları, yabancı dil ve kültüre aktarma eğilimindedir. Bu olay, gerek üretici olarak konuşmaya ve yeni kültürde edimde bulunmaya çalıştıkları zaman gerekse alıcı olarak amaç dili, ana dili olarak konuşan insanları anlamaya çalıştıkları zaman gerçekleşmektedir. Böyle düşünüldüğünde, karşıtsal çözümleme yoluyla öğrencinin karşılaşacağı güçlükleri önceden saptamak ve bu doğrultuda öğretim ortamını planlamak, öğrencilerin yanlış yapmalarını önleyebilir."

James (1980:3)'e göre karşıtsal dil bilim, karşıtsal iki değer sınıflandırması yapmayı amaçlayan ve dillerin karşılaştırılabileceği teorisi üzerine kurulan melez bir dil bilim girişimidir. Karşıtsal çalışmaların önemine değinen Fries (1945: 9)'a göre, öğrencinin ana dili ile amaç dilin özenli bir karşılaştırılması sonucu elde edilen bilgilerin ışığında, amaç dilin bilimsel olarak çözümlenmesine dayanan gereçler, en etkili gereçlerdir. Lado (1957), amaç dilin, öğrenicinin ana diline benzerlikleri ve farklılıkları üzerinde durarak iki dil arasındaki benzerliklerin ikinci dil öğrenme sürecini kolaylaştırdığını, farklılıkların ise ikinci dil ediniminde öğrenicide zorluklara neden olduğunu dile getirmektedir.

"Yabancı dil öğrenmeye başlayan öğreniciye, öğrendiği yabancı dilin kendi anadiliyle benzerlik gösteren yapıları, aktarım yapılabileceği ve yabancı dilde yeterli bir biçimde işlevsel olabileceği için kolay gelecektir. Ana dilinden farklılık gösteren yapılar aktarım yapıldığında yeterli bir işlev elde edilemediği ve bu yüzden değişiklikler gerektirdiği için öğrenciye zor gelecektir" (1957: 59). Lado'nun bu görüşü, karşıtsal dilbilimin uygulanmaya başlanmasından itibaren ortaya atılan görüşlerden biri olangüçlü görüştür.Diğer görüşler ise; zayıf ve orta görüştür.

Karşılaştırmaların, öğrencilerin yaptıkları yanlışların türünü ele alan çalışmalarla birleştirilmesiyle karşıtsal dil bilim, öğretimde son derece yararlı sonuçlar elde edilmesini sağlamış, öğretim bilime etkin katkılarda bulunmuştur (Vardar, 2002: 28). Dillerin karşılaştırılmasının önemini öğretim, dil sınavları, araştırma ve ortak anlayış başlıkları altında inceleyen Lado (1957: 1-11)'ya göre karşıtsal çözümleme, en çok dil sınavları alanında katkı sağlamıştır. Buna karşın dil öğreniminde karşılaşılan tüm güçlükleri, ana dili girişimine ve ana dili aktarımına bağlayan dilciler ve eğitimciler, dil öğreniminde ana dili girişimi ile açıklanamayan yanlışlar ve sorunların olduğunu görmüştür. Gerçek şudur ki öğrencilerin yaptıkları yanlışların tümüne neden, ana dili girişimi değildir. Ana dili girişimi, bu yapılan yanlışlara neden olan etkenlerden ancak biridir (Dede: 1985: 123). Bu nedenle karşıtsal çözümlemelerin yanı sıra yanlışların belirlenmesinde ve açıklanmasında yanlış çözümleme çalışmalarından yararlanılmıştır.

1. Yanlış Çözümlemesi

Karşıtsal çözümleme, yukarıda da belirtildiği gibi dil öğreniminde karşılaşılan güçlükleri, ana dili girişimine ve aktarmaya dayandırmaktadır. Yanlış çözümlemesi ise çözümlemesini öğrencilerden aldığı verilere dayandırmaktadır. Dolayısıyla karşıtsal çözümleme, ana dili ile amaç dili karşılaştırarak öğrencinin amaç dili öğrenmesi sırasında karşılaşabileceği güçlüklere ilişkin kestirimlerde bulunurken yanlış çözümlemesi, öğrencilerden elde ettiği verilere dayanarak güçlükleri belirlemektedir.

Karşıtsal çözümlemeye bir seçenek olarak ortaya çıkan yanlış çözümlemesi, karşılaştırmalı dil bilimin varsayımlarını yoklayan, kısıtlamalarına ve sorunlarına çözüm getiren, kısacası onu tamamlayan yöntemdir (Dede, 1985: 123).

Yanlış çözümlemenin dil öğretiminde bir araç olarak kullanılabileceğini belirten Sridhar (1976: 260), yanlış çözümleme ile ilgili üç düşünce üzerinde durur:

  1. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemenin doğal sınırlılıklarına (diller arası aktarım kaynaklı herhangi bir yanlışa yönelik sınırlama) zarar vermez. Yanlış çözümleme, öğrenici tarafından sıklıkla yapılan diğer birçok türdeki yanlışları ortaya çıkarır.
  2. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemeden farklı olarak, gerçek, onaylanmış ve varsayımsal olmayan problemlerden veri sağlar. Bu nedenle öğretim stratejilerinin düzenlenmesinde çok daha etkili ve ekonomik temel oluşturur.
  3. Yanlışlar, gelişimin ne kadar gerçekleştiğine ilişkin bilgi verebilir.
  4. Yanlışlar, ikinci dilin nasıl edinildiğine ilişkin kanıtlardır.
    1. Öğrenme süreci boyunca öğrenci için hangi aşamaların gerektiği, yanlışlarla açığa çıkarılmaktadır.
    2. Yanlışlar, öğrenme sürecini ilerletmek için dilsel araçların gözden geçirilmesini sağlar.

3. Yanlış çözümleme, karşıtsal çözümlemenin karşılaştığı karmaşık teorik problemlerle karşı karşıya değildir.

Bu düşüncelerden yola çıkarak yanlış çözümlemenin, öğrencilerin yaptıkları ana dili kaynaklı yanlışlarla sınırlı olmadığı, varsayımsal verilerden ziyade öğrencilerden elde ettiği gerçek verilerle öğretim stratejilerinin düzenlenmesinde etkili olduğu, yanlışların yalnızca ana dili aktarımına bağlanmasına ilişkin karmaşık problemlerle karşı karşıya olmadığı söylenebilir.

Öğrencilerin yaptıkları yanlışlara ilişkin çeşitli araştırmacılar tarafından farklı görüşler öne sürülmüştür. Brown (1994: 204)'a göre yanlışlar, öğrenme sürecinin kaçınılmaz bir parçasıdır ve Corder (1967: 167), dil öğrenme sürecindeki yanlışların verdiği kanıtları şu şekilde ele almaktadır:

Dolayısıyla öğrencilerin yaptığı yanlışlar, öğrenme sürecinin, öğretim araçlarının ve tekniğinin yeniden gözden geçirilmesine ilişkin öğretici ipuçları sunmaktadır. Brown (1994: 213)'a göre yanlışlar, birçok genel kaynak (ör.; amaç dil içindeki diller arası yanlışlar, iletişimin toplum dil bilimsel içeriği, ruhdilbilimsel veya bilişsel stratejiler ve sayısız etkili değişkenler) neden olmaktadır. Corder (1974: 130) ise yanlışın üç kaynağından söz etmektedir: 1. Dil aktarımı 2. Aşırı genelleme ya da örnekseme 3. Öğretimde kullanılan yöntem ve materyaller.

Richards (1970), öğrenicinin ana dilinden kaynaklı yanlışları, diller arası yanlışlar; öğrenicinin dilsel geçmişi ile ilgisi olmayan yanlışları ise dil içi ve gelişimsel yanlış olarak adlandırmaktadır. Dil içi ve gelişimsel yanlışlar, öğrenicinin iki dili birbirinden ayırmadaki yetersizliğinden ziyade öğrenicinin belirli bir aşamadaki gelişimsel yanlışlarını yansıtır ve dil ediniminin bazı genel özelliklerini örneklendirir (Richards, 1970: 3). Richards (1970: 9- 21), dil içi ve gelişimsel yanlışları dört başlık altında ele almıştır:

1. Aşırı genelleme:Aşırı genelleme, genellikle iki düzenli yapı yerine bir sapkın yapının oluşturulmasını içerir. Yani "öğrenci algıladığı benzerlikleri genelleme yoluyla dilin kurallarını bulmaya çalışır. Kimi durumlarda iki dil arasındaki farkı ya henüz algılamadığından ya da öğrenme yükünü azaltma eğilimi nedeniyle aşırı genelleme yapar. Bu demektir ki iki ayrı doğru yapı için bir tek biçimkullanır" (Dede: 1985: 130).

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Alt Yazılı Kliplerin Yeri

 

Özet

     Görsel ve işitsel araçlarla dil öğretimi daha kalıcı ve zevkli olmaktadır. Hem görsel hem işitsel bir araç olan alt yazılı klipler yabancılara Türkçe öğretiminde etkin olarak kullanılmaktadır. Bu tür alt yazılı kliplerle yabancı dil olarak Türkçe öğrenenler hızlı ve kalıcı olarak Türkçeyi öğrenebilmektedirler.

     Yabancılara Türkçe öğretiminde müzik önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu alanda yabancılara Türkçe öğretim kitaplarında, özellikle ilköğretime yönelik hazırlanan kitaplarda konulara uygun bestelerin yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmalar sayesinde yabancı dil olarak Türkçeyi öğrenen öğrencilerin öğrenme isteği daha da artmaktadır. Ancak profesyonel manada bu tür çalışmaların daha çok yapılması gerektiği görülmektedir.

    Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılmak üzere alt yazılı kliplerden faydalanmak isteyen öğretmenler, bu konuda kullanabilecekleri materyallere ulaşmakta zorluk çekmektedirler. Bazı öğretmenlerin şahsi gayretleriyle hazırlanan amatör çalışmalar bulunmaktadır. Bu tür kliplerin hazırlanması için profesyonel bir çalışma yapılması gerekmektedir. Bu çalışmaların yapılmasıyla alt yazılı kliplerden daha etkin bir şekilde kullanıcılar istifade edebileceklerdir.

     Bu çalışmayla alt yazılı kliplerin yabancılara Türkçe öğretiminde kullanımı açıklanmış ve bu çalışmada örnek uygulamalara yer verilmiştir. Yabancılara Türkçe öğretenler benzer uygulamalar hazırlayarak Türkçe öğretiminde alt yazılı kliplerden faydalanabilirler.

Giriş

      Günümüzde görsel ve işitsel araçlar dil öğretiminde etkili bir biçimde kullanılmaktadır. Bu tür çalışmalar dil öğrenenlerin dikkatini çekmekte ve öğrendiği dile karşı ilgisini artırmaktadır. Bunun yanında şarkıların kullanılmasıyla oluşturulan yabancı dil öğretim faaliyetleri özellikle dil öğrenenlerin telaffuz ve dil becerilerini geliştirmektedir (Keskin 2011:378) .

      Koç’a (2011) göre dil öğrenenen kişilerin, öğreneceği yabancı dili iyi öğrenebilmesi için sevmesi gerekir. Türkçe bir sevgi dilidir. Türkçe öğrenenlerin öğrenme isteklerini artıran en önemli etkenlerden biridir sevgi. Bu sevginin oluşması için müzik çok önemli bir araçtır. Özellikle derslerin son 5-6 dakikasında alt yazılı kliplerle hem öğrencinin motivasyonu artırılır hem de kültürümüze yansıtan motifler klipler aracılığıyla gösterilmiş olur.  Bu tür çalışmalarla öğrencilerin Türkçe’yi daha çok sevmeleri sağlanır.

      Çoklu zeka kuramına göre müziksel zekâ dil öğretiminde büyük önem arz etmektedir. Farklı zekâ türüne sahip olan öğrencilerin yer aldığı bir sınıfta, müziksel zekâya sahip öğrenciler de bulunabilmektedir. Müziksel zekaya sahip öğrenciler, şarkılarla daha hızlı ve daha zevkli bir biçimde hedef dilleri öğrenmektedirler. Ayrıca yabancılara Türkçe öğretiminde müzikli etkinlikler öğretimin daha kalıcı olmasını sağlamaktadır (Çangal 2012:11) .

     Görme ve işitme yetilerine hitap eden uygulamalar her zaman dil öğrenenlerin dikkatini çekmekte ve öğrenmeyi daha kalıcı daha etkili kılmaktadır. Çünkü bu iki yetiye sahip olan kişi öğrendiklerini daha hızlı bir şekilde kavramaktadır. Alt yazılı klipler hem görsel olarak hem işitsel olarak her iki yetiye hitap etmekte ve motivasyonu artırmaktadır.

    Yabancılara Türkçe öğretiminde anlatılan konulara uygun bestelenmiş şarkıların ve bu şarkıların animasyon kliplerinin ders kitabını destekler biçimde hazırlanması çok önemlidir. Bu tür çalışmalar, ilköğretim dönemindeki öğrencilerin Türkçe’yi öğrenmelerini kolaylaştırmakta  ve kalıcı hale getirmektedir.

1.1 Alt Yazılı Kliplerin Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanımı

      Yabancılara Türkçe öğretilirken, sınıfta şarkıları kolaylıkla akıllarında tutabilen müziksel zekâya sahip öğrencilerin de bulunabileceği düşünülmeli, dahası diğer öğrenciler için de müzikle eğitimin zevkli ve eğlenceli olduğu göz önünde bulundurularak farklı etkinliker uygunlanmalıdır (Artuç 2011).

     Alt yazılı klipler yabancılara dil öğretiminde kullanılan etkili araçlardandır. Yabancılara Türkçe öğretiminde de alt yazılı klliplerden faydalanılmaktadır. Alt yazılı kliplerle yabancı dil öğrenenler derse daha iyi motive olabilirler. Bu tür çalışmalarla öğretmen, dersin bazı bölümlerini daha renkli hale getirebilir. Dersin başında dikkat çekme veya dersin ortasında dikkat toplama unsuru olarak da alt yazılı klipler kullanılabilir.  Öğretilecek konuyla alakalı hazırlanmış alt yazılı bir kliple öğrencilerin derse olan ilgileri artırılabilir. Örneğin, derste sebze isimlerini anlatacak olan öğretmen, Barış Manço’nun “Domates Biber Patlıcan” şarkısıyla o günkü dersi daha etkili ve kalıcı hale getirebilir. Öğretmen, klibi sınıfta mevcut olan bir televizyon ya da projeksiyon aleti aracılığıyla öğrencilere izletir.  Öğrenciler öncelikle sadece klibi izlerler. İkinci izlemede öğrenciler şarkıcıya eşlik ederler. Bu şekilde öğretilen konunun kelimeleri pekiştirilmiş olur. Öğrenciler hedef kelimelerin telaffuzlarını da daha iyi öğrenmiş olurlar. Birkaç defa farklı zamanlarda aynı klip izletilerek öğrencilerin bu uygulamayı tekrarlamaları sağlanır. Böylelikle müziksel, işitsel ve görsel zekaya sahip öğrenciler hedef kelimeleri alt yazılı kliplerle daha hızlı ve kalıcı olarak öğrenmiş olurlar. Bu farklı etkinlikle sınıfın derse olan motivesi de artırılarak dersi daha çok sevmesi sağlanır. Bu tür çalışmalar öğrenciler tarafından çok beğenilmektedir.

domatesbiber2 

Resim 1 Domates biber patlıcan klibinden bir görüntü.

1.2 Alt Yazılı Klipleri Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar ve Öneriler

      Alt yazılı kliplerdeki şarkılar yabancı dil olarak Türkçe öğrenen sınıfın yaş grubuna uygun şarkılar olmasına dikkat edilmelidir. Öğrencilerin beğendikleri müzik türü sınıfta bir anketle belirlenmeli veya öğrencilere Türk müziğinden farklı şarkılar dinletilerek uygun şarkılar tespit edilmelidir. Öğrencilerin beğendikleri şarkılar tesipit edilip alt yazılı klip haline getirilirse derse olan motive ve ilgi daha çok artmaktadır.

     Alt yazılı klipler, orjinal olan uygun video kliplerden de oluşabilir. Bu tür kliplerin sadece alt yazıları yazılarak derste kullanılmaya hazır hale getirilir. Öğrencilerin seviyelerine ve ilgilerine uygun video klipler seçilmelidir. Bu tür orjinal klipler de öğrencilerin dikkatini çekmektedir.

 ayyuzlum2

                                             Resim 2 Ayyüzlüm klibinden bir görüntü.

        Alt yazılı kliplerin orjinal video klipleri yoksa şarkının içeriğine uygun resimler veya görüntüler toplanır ve bu resimlerin veya görüntülerin üzerlerine şarkı sözleri yazılmak suretiyle alt yazılı klip hazırlanır. Klipte, şarkının sözleri resimler veya görüntülerin üzerine şarkıcının söylediği ana muvafık şekilde yazılması dikkat edilecek önemli bir noktadır.

arkadasimessek2

                                     Resim 3 Arkadaşım Eşek klibinden bir görüntü.

        Alt yazılı klipler öğretmen tarafından basit bilgisayar programlarıyla hazırlanabileceği gibi bilgisayar becerisi iyi olan öğrencilere proje ödevi verilerek de öğretmen kontrolünde hazırlatılabilir. Bu projeyi hazırlayan öğrenci, hazırladığı projedeki şarkının sözlerini ve anlamlarını daha iyi öğrenebilmektedir. Öğrenci projeyi hazırlarken şarkıyı çok defa dinlediği için kelimelerin telaffuzlarını iyi kavramış olur. 

2.Konulara Uygun Bestelenmiş Şarkılar

      İlköğretim çağı çocuğunun yaşamında müziğin çok önemli bir yeri vardır (Uçan 1999:6). Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla Dilset Yayınları tarafından hazırlanmış Sevgi Dili Türkçe Ders Kitabı 1 adlı kitapta konulara uygun bestelenmiş şarkılar bulunmaktadır. Bu kitap ilköğretim çağındaki yabancılara Türkçe öğretmek için hazırlanmış. Her konunun bestelenmiş şarkıları bulunmaktadır. Bu tür bestelenmiş şarkılar ilköğretim çağındaki öğrencilere Türkçe’yi öğretme adına çok önemlidir. Bu dönemdeki öğrencilerin dinleme ve görme becerileri daha ön plandadır. Bu tür uygulamalardan lise çağındaki öğrencilerin faydalanması amacıyla uygun konuların güfte ve besteler hazırlanmalıdır.

sevgidili2 

Resim 4 Sevgi Dili Türkçe 1 bestelenmiş şarkı klibinden bir görüntü.

2.1 Konulara Uygun Bestelenmiş Şarkıların Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanımı

        Öğretmen konunuyu anlattıktan sonra anlatılan konunun içinde geçen kelimeler ve cümlelerden hazırlanmış olan şarkının klibini sinevizyon aleti veya televizyon aracılığıyla öğrencilere izletir. Öğretmen ikinci defa klibi izletirken öğrencilerin şarkı sözlerini tekrar etmelerini ister. Öğretmen bu şekilde birkaç defa bu uygulamayı devam ettirir. Öğrenciler bu şarkılarla konuyu hem tekrar etmiş hem de pekiştirmiş olur.

Sonuç ve Öneriler

       Görsel ve işitsel araçlarla yapılan Türkçe öğretiminin daha etkili olduğu görülmektedir. Bu araçlardan biri olan alt yazılı klipler, yabancılara Türkçe öğretiminde etkin olarak kullanılmaktadır. Alt yazılı klipler, öğrencilerin Türkçe dersine olan ilgisini ve motivasyonu artırmada önemli bir etkendir. Bundan dolayı alt yazılı klip çalışmalarının daha profesyonel biçimde yapılması gerekmektedir. Şu an için profesyonel manada hazırlanmış yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılabilecek alt yazılı klipler bulunmamaktadır. Öğretmenlerin kendi gayretleriyle hazırladıkları kliplerle yabancılara Türkçe öğretiminde bu tür etkinlikler yapılmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretmek üzere kitap hazırlayan yayınevleri ders kitaplarındaki ünitelere paralel alt yazılı klipler hazırlamalı ve öğrencilerin kullanımına sunmalıdır.

       Yabancılara Türkçe öğreten öğretmenler, hazırladıkları alt yazılı klipleri meslektaşlarıyla bir paylaşım sitesi aracılığıyla paylaşmalıdır. Bu tür çalışmaların bir arşivde depolanması için paylaşım sitesi oluşturulmalıdır.

     Yabancılara Türkçe öğretim kitapları hazırlayan yayınevleri tarafından, değişik yaş gruplarına hitap edebilecek, konulara uygun, kaliteli, derste öğrencinin ilgisini çekebilecek bestelenmiş şarkılara kitaplarda yer verilmelidir. Bu şarkıların alt yazılı klipleri veya aninasyon klipleri profesyonel kişiler ve şirketler tarafından hazırlanmalı ve kullanıcıların istifadesine sunulmalıdır.

      Son zamanlarda Türk diline artan talebin bu dil üzerinde farklı çalışmaları gündeme getirmesi beklenmektedir (Kırılmış, T. İlknur). Dünyanın en çok konuşulan 5. Dili olan Türkçe’nin yabancılara öğretilmesi amacıyla daha kaliteli yayınların ve alt yazılı kliplerin hazırlatılmasında TÖMER gibi dil öğreten kurumlarımız daha aktif rol oynamalıdır.

Ahmet GÜRDAL

Bosna Sema Eğitim Kurumları

Sarajevo Koleji Türkçe Öğretmeni

 Kaynaklar

1. ARTUÇ, Seda (2011). Yabancılara Türkçe Öğretiminde Barış Manço Şarkılarıyla Üst Seviyeye Türk Kültürüne Ait Değerlerin Kazandırılması. Http://www.turkocagi.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=3156:yabanclara-tuerkce-oeretiminde-bar-manco-arklaryla-uest-seviyeye-tuerk-kueltueruene-ait-deerlerin-kazandrlmas&catid=28:makale&Itemid=241. Erişim Tarihi: 05.05.2012

2. ÇANGAL, Önder (2012). Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kültür Taşıyıcısı Olarak Türküler. Gazi Üniversitesi Türkçe Araştırmaları Akademik Öğrenci Dergisi. Yıl:2, sayı 2.

3. Domates Biber Patlıcan Klip. Http://www.youtube.com/watch?v=bYe-ADMlGRY. Erişim Tarihi: 05.05.2012

4. KESKİN, Funda (2011). Using Songs As Audio materials İn Teaching Turkish As a Foreign Language. Eğitim Teknolojileri Online Türkçe Dergisi. Ekim 2011, cilt: 10, Sayı 4.

5. KIRILMIŞ. T. İlknur( 2012 ).  “Dilim Seni Dilim Dilim Yerim” Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Edebiyattan Faydalanma. Http://www.turkcede.org/yabancilara-turkce-ogretimi/520-dilim-seni-dilim-dilim-yerim-yabanci-dil-olarak-turkcenin-ogretiminde-edebiyattan-faydalanma.html. Erişim Tarihi: 05.05.2012

6. KOÇ, Ali (2011).  Almanya’da Müzikle Türkçe Öğretimi. Http://www.ahmetler.net/index.php?option=com_content&view=article&id=1103:almanyada-muzikle-turkce-ogretimi&catid=56:ali-koc&Itemid=124. Erişim Tarihi: 05.05.2012

7. ÖZTÜRK, T., AKÇAY, S., GÜN, S., TAŞDEMİR, E. (2009). Sevgi Dili Türkçe 1 Animasyon Cd’si. Dilset Yayınları. İstanbul.

8. Türkçe Alt Yazılı Klip Ayyüzlüm. Http://www.youtube.com/watch?v=b5YkQGO_e1g Erişim Tarihi: 10.05.2012

9. Türkçe Alt Yazılı Klip Arkadaşım Eşek. Http://www.youtube.com/watch?v=E5i6KY3sLkA. Erişim Tarihi: 10.05.2012

10. UÇAN, A., GÖKAY, Y., BAYRAKTAR,  E. (1999). İlköğretimde Müzik öğretimi. İlköğretimde Etkili öğretme ve öğrenme  Öğretmen El Kitabı. Burdur. MEB. S. 103.

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...