vur

Vur Abalıya

Hak, daima kuvvetli olanındır. Halk tabakasından olan insanlar daima sövülmeye, dövülmeye ve aşağılanmaya müstahaktır anlamında kullanılan bir deyim.

Dürüst, şerefli, hak hukuk gözeten fakat zayıf, fakir ve kimsesiz insanlar her zaman zengin, arkalı, kuvvetli ve nüfuzlu insanlar tarafından ezilmiştir. Hani derler ya, “Zenginin delisi ile fakirin velisi belli olmaz.”
Zenginliğine ve nüfuzuna güvenen insanlar her yerde fakiri, köylüyü ve zayıfı ezmişler, onlara zulmetmişlerdir. Zavallı insanları üç kuruşa çalıştırmışlardır, emeklerinin karşılığını vermeyerek onlara köle muamelesi yapmışlardır.
Eskiden zenginler çuha şalvar, fakir köylüler de aba giyerlerdi.
Şehirli, küstah ve ahlaksız bir zengin, zavallı bir köylünün karısına göz koymuş. İşin içine namus meselesi de girince olay dallanıp budaklanmış. Ağa ile köylü arasında tekme tokat, gırtlak gırtlağa bir boğuşma başlamış. Halk da kavga edenlerin etrafına toplanmış. Dükkân sahiplerinden biri kavgayı yatıştırmak için çıraklarını gönderirken arkalarından da bağırmış:
- Ulan seyre bakmayın, vurun, ayırın!
Genç çıraklar uzaktan ustalarına seslenmişler:
- Usta hangisine vuralım.
Dükkân sahibi şaşırmış, başına dert açmamak için, aklını başına toplamış, çıraklarına:
- Ulan bu da sorulur mu, abalıya vurun, abalıya vurun, demiş.   
Zavallı köylü neye uğradığını bilememiş. Uğradığı haksızlığa mı, dayağa mı, alnına sürülen kara lekeye mi yansın!

Vur, Fakat Dinle

Acele karar verme, önce gerçeği araştır.

Maalesef pek çok insan gerçeği araştırmak, doğruyu bulmak istemez. Gerçekler insanları korkutur. Böyle bir uğraşa girmek işine de pek gelmez ya! Karşısındaki insan haklı mı haksız mı demeden hemen karar verip işi bitirmek ister.
Hiçbir zaman acele karar vermemek lazım. Bir işin aslını esasını araştıralım, gerçekleri söylemekten korkmayalım.
Tarihte, İranlılar Anadolu'yu işgal ettikten sonra, Isparta ve Atina'yı da işgal etmek için uzun yıllar hazırlanıp değişik milletlerden binlerce ordular kurdular ve Çanakkale'yi geçmek için de köprüler yaptılar. Atina'yı işgal ettiler. Şehri terk eden Atinalılar, Themistokles'in kumandasında yurtlarını savunmaya karar verdiler. İki yüz parça da gemi yaptırdılar. Harp planı üzerinde çalışan kumandanların hepsinin de sinirleri bozulmuş olduğu için tartışmalar çok sert geçiyordu. Kendi iddiasında ısrar eden Themistokles, filo kumandanı tarafından tehdit edilince kızgın bir tavırla bastonunu kaldırarak, şu karşılığı verdi: “Vur, fakat dinle!”
Bundan sonra Themistokles, görüşlerinde haklı çıktı ve İran donanması yenilgiye uğratıldı.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...