sudan

Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek

(Adamakıllı dövmek anlamında kullanılan bir deyim.)

Balkan Harbi sıralarında cephedeki bir askeri birlikte su ihtiyacını her bölüğün saka neferleri temin ederdi.

O zamanlar, mekkare katırlarından başka adına karanfil kolu denilen, merkepli nakliye kolları da vardı. Her bölüğe de bir merkep tahsis edilmiş. Saka neferleri bu eşeklere yükledikleri fıçılarla, ordugâha yarım saat uzaklıktaki bir pınardan su taşırlarmış.

Bölüklerden birisinin saka neferi çok saf ve tembel imiş. Bir gün pınar başında yatmış, uyumuş. Eşek de çimenler üzerinde otlarken uzaklara gitmiş.

Uyandığı zaman akşam olmak üzere imiş. Merkebi aramış, bulamamış. Koşarak bölüğe gelmiş. Susuzluktan kıvranan bölüğün çavuş ve onbaşıları sakayı yakaladıkları gibi, bölük kumandanı alaylı yüzbaşının karşısına çıkarmışlar.

Çok sert ve aksi bir adam olan yüzbaşı saka neferini sorguya çekmiş. Neticede uyuduğunu ve eşeğini kaçırdığını öğrenince, hemen etrafa atlılar çıkarıp eşeği aratmaya göndermiş. Sakayı da çadırın direğine bağlayıp başlamış dayak atmaya. Can acısı ile avaz avaz bağıran saka:

-Aman yüzbaşım, ölüyorum, bir daha uyumayacağım. Artık dövme! diye yalvardıkça, yüzbaşı:

-Acele etme, daha eşek bulunamadı. Eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyeceksin ki bir daha eşeğine sahip olup, muharebe yerinde, vazife başında uyumayacaksın... demiş.

Keçeyi Sudan Çıkarmak

Kötü olan durumu düzeltip, iyi bir sonuca ulaştırmak, rahatlatmak.

Öğrenci olsun, işçi olsun, memur, esnaf ve patron olsun zaman zaman not, para, durum, alacak verecek bakımından kötü duruma düşebilir. Ama bu kötü durumları iyiye çevirmek herkesin elindedir. Yeter ki çalışmayı, sabrı, işini bilmeyi akıldan çıkarmasın.
Antepli alim ve şair Hasırcızade bir gün İstanbul'a gelmiş. Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa'nın ziyaretine gitmiş. Sadrazamın huzuruna çıkar çıkmaz içinden geldiği gibi bir beyit söylemiş ve böylece Paşa'nın takdirini kazanmış.
Paşa misafirine:
- Üstadım, sizin ilminizi duyarım, çoktandır sizinle tanışmak isterdim.
- Teşekkür ederim, Paşam…
- Siz Hasırcızadesiniz, ben Keçecizadeyim… Hasırla, keçe arasında yakın bir ilişki vardır. Bu bakımdan tanıdık sayılırız.
- Evet Paşam, siz keçeyi sudan çıkarmışsınız. Bizim hasır hâla ayaklar altında.
Hasırcazade, bu sözlerle, Fuat Paşa'nın işleri yoluna koyup mevki-makam sahibi olduğunu, kendisinin ise layık olduğu yerlere gelmediğini anlatmak istemiş.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...