malzemelerinin

İşe Dayalı Dil Öğretim Malzemelerinin Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Uygulanması

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

         Bu çalışmanın amacı, Türkçedeki -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulan ad yantümceleme yapılarının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilere öğretilmesine yönelik, İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve Öğretim Modelini kullanarak malzeme geliştirmektir.

Bu çalışmanın dayanağı olan İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve Öğretme Modeli, bilgilendirme aracı olarak temelde "işler"i kullanılır. Bu çalışmada, Türkçedeki ad yantümcelerini öğretmek için düzenlenen işler, iletişimsel uygulamalarla aynı anda öğrencilerin öğrenme konusu olan yapıya odaklanmalarını sağlayan odaklanmış işlerden oluşmaktadır. Öğrencilerin erek yapıları fark edebilmesi, anlamlandırabilmesi ve üretebilmesi için yapıya dayalı üretim işleri, not al-yaz işleri, zenginleştirilmiş girdi, bilinçlendirme işleri düzenlenmiştir. Aynı zamanda, öğrencilerin dilsel birimleri işlemlemesinde rolü olduğu belirtilen açık ve örtük öğrenme kuramlarından yola çıkılarak, ilk olarak örtük öğrenme teknikleri aracılığıyla, daha sonra, düzenlenen son işle açık öğrenme teknikleriyle erek yapılara odaklanma sağlanmıştır.

Öğrencilere özgün girdi sağlamak için farklı türlerdeki metinlerden Türkçedeki -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşan ad yantümceleri taranmış ve bu yapıların gazetelerde, dergilerde ve haber bültenlerinde sıklıkla kullanıldığı görülmüştür. Gazete ve dergi metinlerinden toplanan verilerle, ad yantümce türleri ve ana tümce eylemleri ile gösterdikleri eşdizimsel ilişkiler incelenmiştir. Metinlerin kullanıldığı malzemeler, bu eşdizimsel özellikler çerçevesinde hazırlanmıştır.

Bu çalışmada sadece Türkçedeki belirli ad yantümceleme yapılarının öğretimi için malzeme geliştirmeye odaklanılmaktadır. Çalışmada geliştirilen işler ve hazırlanan malzemelerin gerçek öğretme ortamlarında değerlendirilmesi ileri çalışmalara bırakılmıştır.

 

       Yabancı dil öğretiminde kullanılan yaklaşım ve yöntemler, 18. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmış olan Dilbilgisi Çeviri Yöntemiyle başlamıştır (Brown, 2001: 18). Günümüze kadar farklı yaklaşım ve yöntemler gelişmiştir. Günümüzde yoğun olarak kullanılmaya başlayan ve 1950'li yıllarda gelişen bir yabancı dil öğrenme modeli de İşe-Dayalı Dil Öğrenme Modelidir. İşe Dayalı Dil Öğrenme, yabancı dil öğretiminde, öğretimin yapılış biçimiyle kendinden önceki birçok yöntemden farklılaşmaktadır. Özellikle dilbilgisi öğretimini ele alış biçimiyle diğerlerinden ayrılan bu modelin, en temel kavramı, özgün bağlamlarda gerçekleşen, yabancı dil öğretiminde anlamı ve işlevi üstün tutan lerdir. İşler, odaklanmış ve odaklanmış olarak düzenlenebilir. Odaklanmış işler, belirli bir dilsel birimin öğretimini amaçlayarak hazırlanır. Odaklanmış işlerin, özellikle dilbilgisi öğretimi için, etkin ve etkili bir iş türü olduğu düşünülmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için odaklanmış işlerle ders malzemeleri geliştirilebilir.

Yabancı dil öğretim için geliştirilmiş yaklaşım ve yöntemler yıllardır varlıklarını sürdürseler de Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılabilirliklerini ortaya koyacak çalışmalara rastlanmamaktadır. Yabancı dil öğretim yaklaşım ve yöntemlerinin Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine uygun olup olmadığı belirlenmemiş olması sebebiyle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde malzeme geliştirmek ve ders kitabı hazırlamakta güçlükler çekilmektedir. Bu nedenlerle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine ilişkin yaklaşım, yöntem ve teknikler belirlenmelidir.

Bu çalışmada, yabancı dil öğretim yöntemi olarak özellikle İngilizcenin öğretiminde uzun yıllardır kullanılan; ancak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde üzerinde çalışma yapılmamış olan İşe-Dayalı Dil Öğrenme Modeli ve Îşe-Dayalı Dil Öğretimine bağlı olarak geliştirilmiş odaklanmış işler ele alınmış ve odaklanmış iş bağlamında Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde uygulanabilecek örnek malzemeler sunulmuştur. Dilbilgisi öğretiminin, yabancı dil öğretimindeki

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

 

önemi dikkate alınarak, bir yapı seçilmiş ve yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde odaklanmış işler kullanarak nasıl öğretilebileceği açıklanmaya çalışılmıştır.

Odaklanmış işlerin ve odaklanmış iş bağlamında hazırlanan malzemelerin hangi amaçla ve ne türden kuramsal dayanaklara ve yöntemsel sınırlılıklara dayalı olduğunu netleştirmek için öncelikle Giriş bölümünde çalışmayı gerekli kılan problemler, çalışmanın amacında belirtilen ve malzeme hazırlığında göz önünde bulundurulan sayıltılar ve sınırlılıklar açıklanacaktır. II Bölümde bu çalışmayla ilgili olduğu düşünülen kaynaklar yer alacaktır. III. Bölümde İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve odaklanmış işlerin açıklanabilmesi için öncelikli olarak zaman içinde öğrenmeye ve dile bakış ile gelişmiş olan yabancı dil öğrenme yaklaşım ve yöntemleri Kuramsal Çerçeve başlığı altında verilecektir. Yaklaşım ve yöntemlerin yanında öğretme malzemesi olarak dilbilgisi ele alındığı için dil öğretiminde dilbilgisinin nasıl ele alındığı, nasıl bir yere sahip olduğu ve dilbilgisi öğretiminin nasıl yapıldığı açıklanmaya çalışılacaktır. III. Bölümün bir diğer konusu da hazırlanmış örnek malzemelerin kuramsal tabanını oluşturan "iş" kavramı ve odaklanmış işlerdir. Odaklanmış işler, örnekleriyle birlikte III. Bölüm de yer alacaktır.

Çalışmada odaklanmış iş düzenlemek için seçilen erek yapı -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulan ad yantümcelerinin kullanımsal özellikleri ve bu yantümcelerin içinde bulundukları ana tümcelerin eylemlerine göre seçimleridir. Bu dilbilgisi yapısının nasıl ele alındığını ortaya koyabilmek için IV. Bölümde Türkçedeki ad yantümceleri konusuna değinilecek ve -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşan ad yantümcelerinin biçimsel, anlamsal ve kullanımsal özelliklerine yönelik açıklamalar yapılacaktır. V. Bölüm olan Bulgular ve Yorumlar bölümünde de, seçilen erek yapının öğretimi için hazırlanmış ve ekte yer alan odaklanmış iş malzemeleri kuramsal gerekçeleriyle birlikte açıklanacaktır. Çalışma sonuç ve önerilerle son bulacaktır.

1. 1. Problem Durumu

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için kullanılan yöntem kitapları incelenmiş ve daha önce Türkçenin yabancı öğrencilere öğretimi için öğretme konusu olarak ele alınmamış kullanımların neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için kullanılan, Hitit (1-2-3) (2003), Turkofoni Türkçe Öğren (1-2-3-4-5-6) (Çetin, 1999), Turkuaz Türkçe Konuşalım (1-2-3) (Çetin, 2001), gibi yöntem kitaplarının genelinde bir öğretme modeline bağlı kalınmadığı ve dinleme-anlama ve okuma-anlama etkinliklerinden yola çıkılarak dilbilgisi yapısına biçimsel özellikleri çerçevesinde odaklanıldığı gözlenmiştir. Bunun yanında, bu yöntem kitaplarında -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulmuş ad yantümcelerinin içinde bulundukları ana tümce eylemi ile gösterdikleri eşdizimsel ilişkilerin göz önünde bulundurulmadığı, Türkçedeki ad yantümcelerini sadece biçimsel olarak ele alındıkları görülmektedir. Özellikle çalışmanın sayıtlılarını oluşturabilmek için göz önünde bulundurulan Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanmış Hitit adlı ders kitabı göz önünde bulundurulduğunda -mA ile oluşturulan ad yantümcelerinin temel seviyede biçimsel olarak "-mA+iyelik eki" ve "-mA+durum ekleri" biçiminde anlatıldığı, sonrasında -mA ile oluşturulan ad yantümcelerinin emir ifadesi taşıyan tümcelerin dolaylı şekilde aktarımını yapmak için kullandığı yapılar olduğuna değinilmiştir. Bunun yanında orta düzey öğrenciler için hazırlanan Hitit 2'de de -DIK ve -AcAK ile oluşturulan ad yantümcelerinin dolaylı anlatım adıyla öğrencilere aktarıldığı görülmüştür. -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşturulmuş ad yantümcelerinin içinde bulunduğu ana tümce eylemiyle gösterdikleri eşdizimsel ilişkiler üzerinde durulmamıştır.

Genel olarak, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklerin örnek malzemeler ve uygulamalar ile sunan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Uygun tekniklerin belirlenmemiş olması, Türkçenin öğretimi için malzeme hazırlama aşamasında zorluk yaratmaktadır. Uygun yaklaşım, yöntem ve tekniklerin belirlenmemiş olmasının yanında, Türkçe öğretimi için kullanılan malzemelerin dilbilgisi öğretimine odaklandığı gözlenmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine uygun, kullanım ve işlevi ön planda tutan yöntem ve tekniklerin belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Ders Malzemelerinin Önemi Ve İşlevsel Ders Malzemelerinin Nitelikleri

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

         Yabancılara Türkçe öğretimi uygulamalarında, ders malzemelerinin çok önemli bir araç konumunda olduğunu düşünmek, abartılı bir değerlendirme olarak kabul edilmemelidir. Gerçekte, ders malzemeleri, genellikle, öğrencilerin alması gereken dil verileri ve sınıfta sergilenen dil çalışmaları için temel vazifesi görmektedir. Türkiye dışında Türkçe öğrenen yabancı öğrenciler açısından bakıldığında da, ders malzemeleri, öğrencilerin, öğretmen dışında, Türkçe ile temaslarında önemli bir kaynak durumundadır. Söz konusu ders malzemeleri çok çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır: Ders kitapları, çalışma kitapları, okuma kitapları, ödev kâğıtları; işitsel-görsel nitelikte malzemeler ya da bilgisayar tabanlı materyaller vb. Buna ek olarak, öğretimde kullanım amacıyla tasarlanmamış dergi, gazete ve TV programları gibi kaynaklar da müfredat içinde bir rol oynayabilmektedir.

Dil öğretimi alanındaki kimi araştırıcılara göre, kullanıma arz edilen ve ticari amaçla hazırlanmış ders malzemeleri, öğreticilerin kişisel becerilerini azaltmakta, onları mesleki alanda düşünce üretme ve öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap verme imkânından yoksun bırakmaktadır. Ayrıca bu malzemeler, içerdikleri, yaşayan dilden uzak, yapay dil dolayısıyla, yanıltıcı da olabilmektedir. Kimilerine göre ise, ders malzemeleri, dil öğretiminde olumlu bir rol oynamaktadır. Örneğin bunlar, öğretmenlerin mesleki gelişimi bakımından yararlı ve öğrencilerin özerk öğrenme stratejileri geliştirmeleri açısından teşvik edici nitelikte olabilir.

Bu tartışmalar ve ders materyallerinin artışı göstermektedir ki sorun, öğretmenlerin ticari amaçla hazırlanmış dil öğretim malzemelerini kullanıp kullanmamaları değildir; asıl problem, bu malzemelerin nasıl bir yapıya sahip olması gerektiğidir.

Makalemizde, ders malzemelerinin yabancılara Türkçe öğretimindeki rolünü incelemeye çalışacağız. Makale, 2 bölümden oluşmaktadır. I. bölümde, Türkçe öğretiminde ders malzemesi kullanımına farklı yaklaşımlar üzerinde durulacak ve bu konudaki iki karşıt bakış açısı incelenecektir. II. bölümde ise, Türkçe öğretiminde kullanılacak ve sınıf içi öğrenme ortamını geliştirebilecek düzeydeki ders malzemelerinin sahip olması gereken nitelikler üzerinde durulacaktır.

I. Basılı Dil Öğretim Malzemelerinin İşlevleri

         Önceden hazırlanmış ders malzemelerinin bir birey olarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağı kaygısı, bir grup ortamında öğrenci merkezli dil programlarını uygulamaya çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlardan biridir. Bu kaygıyı doğuran temel sebep, her bir dil grubunun özgün olduğu ve bir dil grubu için hazırlanmış bir ders malzemesinin başka bir grubunun dil öğrenimindeki ihtiyaçlarını karşılayamayacağı varsayımıdır (ONeill, 1982). Bu varsayımdan yola çıkılırsa, şu soruların cevaplarının da aranması gerekir: "Türkçe öğretim merkezlerindeki batılı ülkelerden gelen öğrenci gruplarıyla Türk cumhuriyetlerinden gelen Türk soylular ya da Arap ülkelerinden gelen öğrenci grupları için aynı ders malzemeleri kullanılmalı mıdır? Öğrencilerin dil öğrenimindeki gereksinimlerinin sınıf ortamının dışında da önceden tahmin edilebileceği varsayımı doğru mudur? Öğrenciler, aynı dili öğrenme ihtiyacı içinde olduklarına göre, aynı ders malzemeleri ve öğretim yöntemlerini kullanmak, herhangi bir sakınca doğurur mu?

Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının sınıftaki kesin rolü konusunda Türkiye'de yapılan çalışmaların sayısının fazla olmadığı bilinmektedir. Ancak öğretim elemanları arasında yapılan tartışmalardan hareketle, bu konuda iki farklı görüşün öne çıktığı söylenebilir: Bunlardan ilkine göre, yetkin öğretmenler, daima, belirli bir sınıfta hangi ders malzemelerini kullanacaklarını, bu malzemeleri nasıl ve nereden elde edeceklerini bilirler ya da bunları bizzat oluşturabilirler. Bu sebeple de onlar, gereksinim duymadıkları düşüncesiyle, sınıflarında, basılı ders kitapları kullanımı konusunda isteksiz davranırlar. Karşıt görüşü benimseyenler ise, basılı ders kitaplarını, alanın uzmanları tarafından belirlenmiş ideal müfredatları içeren ders malzemeleri olarak kabul eder. Ayrıca, Türkçe öğretim merkezlerinde görevli öğretim elemanlarının yıllar boyu süren ders malzemesi üretme çabaları ve bu malzemelerin maliyetleriyle karşılaştırıldığında, basılı ders kitapları tercihinin, daha ucuz olduğu görüşü de oldukça hâkimdir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılmak üzere hazırlanacak ders malzemeleri, yazarlarının Türkçe ve Türkçenin öğretimi konusunda sahip oldukları görüşlerin izlerini taşıyacaktır; dolayısıyla bu ders malzemeleri, Türkçe öğretiminde takip edilecek müfredatın belirlenmesi ve sınırlandırılması açısından da önemli bir rol oynayacaktır. Bu nedenle, bu malzemelerin yazarları, öğrenme ve öğretme tekniklerine ve bu malzemeleri kullanacakların şartlarına aşina olmalı; başarıyla uygulanabilecek bir içerik sunabilmelidir. Başka bir deyişle, öğretmenler ve onların deneyimleri, ders malzemesi üretiminde ve bu malzemelerin sınıfta kullanımında çok önemli bir role sahiptir. Bu yüzden, yabancılara Türkçe öğretimi alanındaki en iyi yazarlar, muhtemelen alandaki öğretmenler arasından çıkacaktır. Bununla birlikte, bu konuda, deneyimin tek başına yeterli olmayacağını da kabul etmek zorundayız. Çünkü ders malzemesi yazarlarının, gerekli zaman ve teknolojiye ve bunları kullanabilecek ortama sahip olup olmamaları da sonucu etkileyecek faktörler arasındadır. Bir medya çağında yaşadığımızı unutmamamız gerekiyor; dolayısıyla, eğer yabancılara Türkçe öğretimine ve Türkçe öğrencilerine değer veriliyorsa, hazırlanacak Türkçe öğretimi malzemelerinin de her bakımdan yeterli düzeyde olması gerekir. Günümüzde, masaüstü yayıncılık, kaliteli ve özgün ders malzemelerinin üretimini oldukça kolaylaştırmış durumdadır. Ne var ki, pek çok Türkçe öğretim elemanı, hala, görsel-işitsel dil malzemeleri (Türkçe öğrenenlerin sınıf dışında karşılaşacakları gerçek dünyayı yansıtan video, kaset ve bilgisayar programları vb.) oluşturmak için ne yeterli zamana ne de gerekli teknoloji erişimine sahiptir. Hâlbuki bu özgün ve kaliteli malzemelere sahip olmadan, öğrencilere, dilimizin de içinde yer aldığı kültürel zenginliğimizi aktarmak ya da onların müfredat dışında karşılaşacakları dil problemleriyle başa çıkmalarını sağlayacak yöntemler geliştirmek, epeyce zor olacaktır.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Şüphesiz, Yabancılara Türkçe öğretimi merkezlerinde ders kitabı kullanımının etkileri üzerinde daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır. Ancak şurası açıktır ki, uygun ders kitapları, deneyimsiz öğretmenlerin yabancılara Türkçe öğretimi ders müfredatının içeriğini tanımaları ve bu müfredatı farklı öğrencilere çeşitli düzeylerde öğretebilmeleri açısından çok yararlı olabilir. Nitekim, G.Ü. TÖMER örneği, bu düşünceyi doğrular niteliktedir: Merkez'de 1994'ten 2000 yılına kadar, öğretim elemanlarının hazırladığı notlarla sınıflarda Türkçe öğretilmeye çalışılmıştır. G.Ü. TÖMER'de ders veren öğretim elemanlarınca hazırlanan ve 2000 yılında basılan "Yabancılar için Türkçe" öğretim setinin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, Merkez'in başarı grafiği süratle yükselmeye başlamıştır. Bu Türkçe Öğretim Merkezi'nin web sayfasında verilen bilgiye göre, Merkez, "ÖSYM tarafından her yıl yapılan TCS Türkçe sınavlarında dokuz yıldır birinciliğini sürdürmektedir.'" TCS Türkçe Sınavı, şüphesiz, Türkçe öğretiminde tek başına bir başarı ölçütü olarak düşünülemez; ancak yine de, bu Merkez'de ders kitaplarının kullanılmaya başlanmasından hemen sonra Türkçe öğretim düzeyinin yükselişini göstermesi bakımından kayda değer bir veri olarak kabul edilebilir.

         Türkçe öğretiminde, basılı ders malzemeleri kullanmanın yararları incelenirken, gözden uzak tutulmaması gereken konulardan birisi de "öğretmen kitapları"dır. Bu tür kitaplar, yol gösterici nitelikleri, öğretim sürecini desteklemeleri ve öğreticilerin (özellikle deneyimsiz olanların) mesleki gelişimleri için bir araç olmaları açılarından, oldukça önemli kaynaklardır. Şüphesiz, öğretmen kitaplarının bu faydaları, kullanılan ders malzemeleri ile ilgili gerekli ve yeterli bilgi; yapılması düşünülen faaliyetler için de açık ve anlaşılabilir gerekçeler içermeleri durumunda görülebilecektir. Türkiye'deki yayımlanmış ve halen kullanılmakta olan Türkçe ders kitapları setlerinin bazıları, öğretmen kitaplarını da içermektedir; bir kısmında ise, hala öğretmen kitapları yer almamaktadır. Özellikle, yeni hazırlanacak Türkçe ders malzemelerinin henüz hazırlık aşamasındayken düzenlenecek genel planda; öğrenci ders kitapları, çalışma kitapları ve diğer işitsel-görsel malzemelerle birlikte öğretmen kitaplarına da yer verilmelidir. Aksi takdirde, dil setinin öğeleri arasında koordinasyon bozulabilir ve dil setinin bütünlüğü zedelenebilir. Ayrıca, hazırlanan dil setini ilk defa kullanma durumunda kalacak deneyimsiz öğreticiler de sıkıntı yaşayabilirler.

Yukarıdaki saptamalardan yola çıkarak tekrar etmeliyiz ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında sorun, öğreticilerin hazır (yayımlanmış) ders malzemelerini kullanıp kullanmamaları değildir; çünkü özel ya da resmî dil öğretim merkezlerinin çoğunda artık bu tür ders malzemelerinin kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bize göre alanın temel sorunu, öğretme ve öğrenme süreçlerine olumlu katkıda bulunabilmeleri için ders malzemelerinin hangi nitelikleri taşıması gerektiğinin tespitidir. Eğer ders malzemelerinin, işlevlerini, beklentilere uygun şekilde yerine getirmesi isteniyorsa, taşımaları gereken bu temel niteliklerin de açıkça belirlenmesi gerekir kanaatindeyiz. Dolayısıyla makalemizin bundan sonraki kısmında, işlevsel ders malzemelerinin nitelikleri üzerinde duracağız.

II. İşlevsel Ders Malzemelerinin Nitelikleri

A. Ders Malzemelerinde Kullanılacak Dilin Özellikleri

Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılacak ders malzemelerinin dili ile öğrencilerin dil düzeyi arasında tam bir uygunluk olmalıdır. Bunu sağlayabilmek için yazarlar, öncelikle, hazırladıkları malzemelerin hangi düzeyin hangi aşamasında kullanılacağını ve o aşamaya gelmiş olan öğrenci grubunun sözcük dağarcığı birikimini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca, okuma, dinleme ya da izleme uygulamalarında kullanılacak malzemelerin dili, bu malzemelerde anlatılacak olay ya da durumların bağlamlarına, kişilerin özelliklerine uygun olmalıdır. Örneğin A.1 düzeyindeki bir öğrenci grubuna Türkçedeki "tanışma" biçimi anlatılacaksa ve bu amaçla yazar, okuma metninde iki ilköğretim öğrencisinin birbiriyle tanışma diyaloguna yer verecekse, bu metinde eğitimli ve yetişkin iki insanın böyle bir tanışmada kullanacağı sözcük kadrosunu kullanmamalıdır. Ya da diyelim ki "B2 Kuru"nda işlenecek bir öykü metninde, olup bitenler ve bunların gerçekleştiği zaman ve mekân hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan, kişilerin sosyal ve psikolojik özelliklerini hiç tanımadan, o metnin gerçek anlamını kavramak mümkün değildir. Bu nedenle, kabul etmeliyiz ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında ders malzemeleri hazırlayan yazarlar kadar, uygulama alanındaki öğreticilerin de sınıfta kullanacakları ders malzemelerinin diline dikkat etmeleri gerekmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...