Hikayeleri

Dünya Çocuklarının Birbirinden İlginç ‘Türkçe’ Hikâyeleri Var

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Rengârenk görünümleri ile adeta gökkuşağını hatırlatan çocukları dinlerken dünyanın 140 ülkesinde faaliyet gösteren Türk okullarının ne anlama geldiğini daha iyi anlıyoruz.Beş kıtadan gençleri biraraya getiren Uluslararası Türkçe Olim-piyatları’nda bir araya gelen dili, rengi, ırkı ve ülkesi farklı gençlerin birbirinden ilginç hikâyeleri var. Türkiye’nin gözde tatil merkezlerinden Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri’nde misafir olan öğrenciler daha ilk günden Türk âdet ve gelenekleriyle karşılanıyor. Davul, zurna, kolonya ve çikolata ile karşılanan öğrenciler Kızılcahamam’da renk cümbüşü oluştururken, tesisin açık büfe Türk yemekleriyle damak tadımızı da öğreniyor.

 Türkçe konuşan Nijerli öğrenci otobüs muavinini şaşırtmış

Afrika’nın en fakir ülkesi Nijer’den geçen seneki olimpiyatlara katılan Bekir Koleji öğrencisi Abdrahmane Tahirou, Türkçesini o kadar ilerletmiş ki olimpiyatlara ‘Konuşma’ dalında yarıştı. Abdrahmane’nin anlattığına göre Nijer’de Türkiye denilince ilk önce bisküvi akla geliyormuş. Çünkü Türkiye’den bisküvi ve meyve suyu geliyormuş. Fenerbahçe’yi tutan Abdrahmane, Nijer’de evler genellikle tek katlı olduğu için Türkiye’de en fazla yüksek katlı apartmanlar ile Türklerin sıcak kanlılığına şaşırmış. “Evleriniz çok yüksek, bir de insanlar bana çok soru soruyor.” diyen Abdrahmane, havaalanında ve otobüsle gelirken insanların ilgisinden çok etkilenmiş. İstanbul’dan Ankara’ya gelirken otobüste herkese rutin olarak ne içeceğini soran muavini ise Abdrahmane şaşırtmış: “Bana gelince bakmadan ‘Ne içersiniz?’ diye sordu. Ben de ‘Çay alabilir miyim?’ diye cevap verdim. Sonra dönüp bana bakınca çok şaşırdı. Herhalde siyah birinin Türkçe konuşması muavine ilginç geldi. Ben de gülmekle yetindim.”

 Ben Türk arkadaşlarıma Rusça, onlar bana Türkçe öğretti

Belarus’tan Türkçe Olimpiyatları’na katılan Anastasiya Kirylchyk ile (14) Nadzeya Paliachonak (18), Türkçeyi Dostluk Türk Kültür Merkezi’nde öğrenmiş. Daha önce Türkiye’ye tatil için gelen Belaruslu öğrenciler, Türkiye’yi çok sevmiş ve Türkçe öğrenmeye karar vermişler. 7 aydır Türkçe öğrenen Anastasiya Sertap Erener’in ‘Sessiz Gemi’si ile olimpiyatlara katılırken, akıcı bir Türkçe konuşan Nadzeya ‘Konuşma’ dalında yarışıyor. Kültür merkezine düzenli devam ettiğini, iyi ders çalıştığını anlatan Nadzeya’nın Türkçe öğrenmesinde Türk arkadaşlarının çok faydası olmuş. “Ben Türk arkadaşlarıma Rusça, onlar da bana Türkçe öğretti.” diyen Nadzeya, Türkçe Olimpiyatları’nda dünyanın çok farklı ülkelerinden arkadaş edindiğini, ilk arkadaşının ise Madagaskarlı olduğunu belirtiyor.

Türkçe olimpiyatları’nda Japon depremini anlattı

Türkçe Olimpiyatları’na Japon-ya’dan katılan öğrenciler herkesin ilgi odağı oldu. Diğer ülkelerden gelen öğrencilerle karşılaştıklarında 2011′deki ‘deprem’ nedeniyle ‘geçmiş olsun’ temennilerini alan Japon öğrenciler, Türkçeyi çok seviyor. Tokyo’daki Türk Kültür Merkezi’nde Türkçe öğrenen Japon öğrencilerden Mai Yoshioka (18),  “Dolma sararken konuşuyorum, dedikodu yapıyorum.” diyor. Değişim programı kapsamında iki sene önce Türkiye’ye gelerek 10 ay kalan Mai, kendisine ‘Ayşe’ ismini vermiş.  Mai, şarkı dalında yarışan ve Ayna’dan ‘çayımın Şekeri’ parçasını söyleyen arkadaşı Imari Ogiwara’ya (16) gitarıyla fon müziği veriyor.

Madagaskarlı öğrenci,

5 ayda Türkçe öğrenmiş

Türkçe Olimpiyatları’na  dünyanın 4. büyük adası Madagaskar’dan katılan Ny Aina (15), Uluslararası Işık Koleji lise 2. sınıf öğrencisi. İlk defa Türkiye’ye gelen Ny Aina, Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Zindandan Mehmet’e Mektup’ şiirini okuyor. 5 ayda ileri seviyede Türkçe öğrenen Ny Aina, “Türkçe öğrenmek için okulda sürekli abilerle Türkçe konuştum.” diyor. Türkçeyi zor bir dil olarak görmeyen Ny Aina, Türkçe Olimpiyatları’nda dünyada çok sayıda öğrencinin Türkçe konuştuğunu duyduğunu, kendisinin de Türkçe öğrenmeye karar verdiğini belirtiyor. Madagaskarlı öğrenci, Pamukkale’yi, lahmacunu ve etli ekmeği çok sevmiş. Üniversiteyi Türkiye’de okumak isteyen Ny Aina, Işık Koleji’nin düzenlediği Matematik Olimpiyatları’nda birinci olmuş.

 Türkleri Arap sanıyordum

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Brezilya’dan Türkçe Olimpiyatları’na katılan Güzel Gelecek Koleji lise üçüncü sınıf öğrencisi Natalia Ta Gein (16), Sezai Karakoç’tan ‘Ey Sevgili’ şiirini okuyor. Brezilya bayrağı kıyafetiyle dikkat çeken Natalia, günde 4-5 saat çalışarak bir yıldır Türkçe öğreniyor. “Neden Türkçe öğrendin?” sorusuna, “Bir dil bir insan, iki dil iki insan.” cevabını veren Natalia, Türkçenin kendisi için çok kapılar açabileceğini belirterek, üniversiteyi Türkiye’de okumak istediğini anlatıyor. İngilizce yerine Türkçeyi tercih eden Natalia, Türkçeyi daha kolay buluyor. Evi uzakta olduğu için geliş gidişi 3,5 saati geçmesine rağmen Türk okulunu tercih eden Natalia, hafta sonları da Türklerle vakit geçiriyormuş. Natalia, “Türkleri Arap sanıyordum, Türk okuluna gidip Türkiye’ye geldikten sonra çok şaşırdım. Şimdi Türkiye’de üniversite okumak istiyorum.” diyor.

 Arkadaşı için ‘Arkadaş’ şarkısı

Avusturya’nın Salzburg eyaletinde yaşayan Juliane Sophia Pühringer (14), bir Türk arkadaşı aracılığıyla Türkçeye merak sarmış. Türk girişimciler tarafından açılan Salzburg’daki Anadolu Kültür Merkezi’ne ailesinden habersiz gitmeye başlayan Juliane, ailesinden de destek görünce önce eyalet birincisi, sonra Avusturya birincisi olmuş. Türkçe öğrenmesine vesile olan arkadaşına ithafen Ayna’dan ‘Arkadaş’ isimli şarkıyla olimpiyatlara katılan Juliane, 2 ayda giriş yaptığı Türkçeyi Avusturya’ya dönünce daha da ilerleteceğini söylüyor.

İngilizler de Türkçe öğreniyor

Türkçe Olimpiyatları’na katılan İngilizler ise geleneksel kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Alisha Bywater (12), Abdurrahim Karakoç’tan ‘Bayramlar Bayramola’ şiirini okuyor. İngiltere’de devam ettiği Türk okulu Coral College’i çok sevdiğini söyleyen Alisha, bir yıldır Türkçe öğreniyor. Coral College öğrencilerinden Jasmine Alexa (11) ise Volkan Konak’tan ‘Cerrahpaşa’ parçasını söylüyor. İki yılda Türkçesini oldukça ilerleten Jasmine, ailesiyle üç kez Türkiye’ye tatile gelmiş. Fenerbahçe’yi tutan Jasmine, “Alex çok iyi oyuncu.” diyor.

 Türkçeyi ‘ablaların evinde’ öğrenmiş

Tayland’dan Türkçe Olimpiyatları’na katılan Parsimone Boonratana (16), Chiang Mai Fatih Koleji’nde lise ikinci sınıf öğrencisi. Sunum dalında yarışan Parsimone Tayland’ın ünlü meyvesi düryeni anlatıyor. Parsimone, üniversite için Tayland’da bulunan Türk bayan öğrencileri kastederek “Türkçeyi ablaların evinde ve okulda öğrendim.” diyor. Türkçeyi eğlenceli ve ‘çalışılırsa kolay’ bulan Taylantdlı öğrenci, ebru yapıyor. Parsimone’un aynı okuldan mezun abisi de 3 yıldır ODTÜ Fizik bölümünde okuyor.

 58 derecelik sıcaklıktan 25 dereceye gelince üşüyorlar

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na farklı ülkelerden gelen öğrencilerin bir kısmı geldikleri ülkeye göre daha sıcak bir hava ile bir kısmı ise daha soğuk bir hava ile karşılaşıyor. Çok sıcak bir ülke olan Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen öğrenci ve öğretmenler ise “Uçağa bindiğimizde Abu Dabi’de sıcaklık 58 dereceydi. Buraya geldiğimizde 25 derece sıcaklık vardı. Büyük bir sıcaklık farkı olunca çok üşüdük.” diyor.

Kaynak: http://www.gezgindergi.com/2012/05/24/dunya-cocuklarinin-birbirinden-ilginc-turkce-hikayeleri-var/

Fatih Üniversitesi Tömerde Hikâyeleri Farklı Dilleri Türkçe

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

20 farklı ülkeden 150 öğrenci... İsimleri, renkleri, dilleri farklı, öyküleri apayrı. Ama bugünlerde hepsi ortak bir hikâyenin kahramanı. Aşkı için her şeyini geride bırakan ve müslüman olan İspanyol Sebastian Seo Lecog, çocuklarının eğitimi için yollara düşen Rus Marino Raslova Türk eşinin ailesine daha yakın olmak isteyen Polonyalı Agnieszka Zajoc, Fatih Üniversitesi'ne bağlı TÖMER'de Türkçe öğrenmeye çalışıyor.

Yollarının nasıl kesiştiğini anlamadığımız insanlar, hikâyesine şaştığımız hayatlar vardır. İspanyol Sebastian Seo Lecog ile Türk eşi Kübra'nın hikâyesi gibi. Maceraları, Kübra'nın dört yıl önce doktora için Madrid'e gitmesiyle başlar. Orada Sebastian'ın kız kardeşiyle arkadaş olur, sonra da abisiyle tanışır, bir arkadaş ortamında. Kübra'yı daha ilk görüşünde farklı çarpar Sebastian'ın kalbi. Hayatında tanıdığı ilk başı kapalı kız odur. Karşısındakinin bir Türk ve Müslüman olduğunu bilir de, Rizeli bir babanın biricik kızı olduğundan habersizdir. Bilse de yaşayacağı zorlukları kestiremeyecek kadar yabancıdır Türk kültürüne. 11 Eylül olaylarından dolayı İslam'a da önyargısı vardır. Kübra'yı tanıdıkça düşünceleri değişmeye başlar, hem Türkleri sever hem de İslamiyet'i. Zaten bir süre sonra da Müslüman olacaktır. Kübra da Sebastian'dan etkilenir zamanla. İspanya'ya gitmeden önce çalıştığı yer için çevirisini yaptığı yabancı gelinlerin-damatların hikâyesine benzer bir durumun içinde bulur kendini.

Erdoğan Sarı (sağda) kızının İspanyol Sebastian Seo Lecog ile evlenmesini başta istemese de şimdi damadını çok seviyor.

Zaman geçer, Kübra'nın dönme vakti gelir. Sebastian durur mu? O da gelir sevdiğinin peşinden ve Beşiktaş'ta bir ev kiralar. Kübra'yla evleneceği günü bekler hasretle. Tabii kolay olmaz Rizeli babayı ikna etmek. Araya akrabalar girer, hatta kız istemede baba Erdoğan Bey bulunmaz. Ama baba yüreği, çabuk yumuşar kızının mutluluğu için. Bir yıl önce evlenirler. Herkesin hayatındaki taşların yerine oturduğu 35'li yaşlarda Sebastian farklı bir ülkede yeniden hayata başlar. Şimdi Fatih Üniversitesi'ne bağlı Türkçe Öğretimi ve Araştırma Merkezi'nde (TÖMER) Türkçe öğrenmeye çalışıyor. Gerçi bakmayın Türkçeyi yeni öğrendiğine, çay tiryakisi olacak, kayınbiraderine "kayınçom" diyecek kadar Türk!

Sebastian, merkezde Türkçe eğitimi alanlardan sadece biri. Fas, Amerika, Arjantin, Polonya, Ürdün, Mısır, Suriye, Bosna, Moldova, Rusya gibi 20 farklı ülkeden 150 öğrenci Türkçe öğrenmek için çabalıyor merkezde. Sınıflar sanki renk cümbüşü! En çok dilbilgisi kurallarının zorladığını söylüyorlar çat pat Türkçeleriyle. Çoğunluğu eğitimlerine Türkiye'de devam etmek istediği için TÖMER'de. Ama içlerinde Sebastian gibi aşkının peşinden gelenler de var, çocuklarının eğitimi için Türkiye'yi seçen anneler de...

Polonya'dan Türkiye'ye

"Polonyalı bir kadının hayatını bir Türk'le birleştirmesine vesile olan, Japon kültürü merakı." Cümle karışık gelse de Agnieszka Zajoc ile Türk eşinin hikâyesinin kısa bir özeti. Japon kültürü meraklısı iki genç, Japonca sevenlerin buluştuğu bir ortamda tanışır. Araya zamanla sevgi girince yollar kısalır, olmazlar olur. Bir ay önce de Polonya'dan Türkiye'ye gelin gelir Agnieszka. Eşinin ailesiyle arası iyi, kolundaki Türk işi Adana burma bileziği gösteriyor Türklere has yeni gelin edasıyla; "Bunu annem hediye etti." diyor. Zaten onlarla daha iyi iletişim kurmak için Türkçe öğrenmek istiyor. İstemesine rağmen eşinin ailesini arayamıyormuş. Şimdi kendini ifade etmesi daha kolay olmuş. Eşi de destekçisi Agniezska'nın. Cuma günleri evde Türkçe günü ilan edilmiş.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dili de Öğreniyor, Sanatı da

Merkezdeki yabancı gelinlerimizden biri de Bosnalı Melisa Begic. Eşi Makedonya'da çalışırken Bosna'daki ortak bir arkadaşları aracılığıyla tanışmışlar. 6 ay önce birleştirmişler hayatlarını. Türkçe öğrendikten sonra üniversite okumak istiyor Melisa. Diğer bir ilgi alanı da çini. Üsküdar'da İSMEK'in çini kursuna gidiyor. Kendi yaptığı çalışmaları var. En çok da Sultanahmet'in çini süslemelerini seviyor, onların fotoğraflarını çekiyormuş. Konu dönüp dolaşıp yemeklere geliyor. Kendini diğer arkadaşlarından biraz şanslı görüyor Melisa ve şöyle diyor: "Bosna'dakine benzer yemekler var Türkiye'de. Sadece bulgur yok, mercimek burada çok pişiyor."

Çocukları İçin Türkçe Öğreniyor

Marina Raslova, çocuklarının eğitimi için burada. Eşi Suudi Arabistan'da doktor. Kendisi ev hanımı, iki çocuğu var. Türkiye'yi, geleceği parlak bir ülke olarak gördüklerinden çocuklarının burada eğitim almasını istemişler. Amerikalı Aly Neel, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nda çalışıyor. Siyaset bilimi üzerine eğitim almış, şimdi de Ortadoğu ve Türk siyaseti üzerine araştırma yapıyor. 1 ay önce gelmiş ülkemize. Türkiye, kendi tercihi. Ülkesinden ilk kez ayrılmasına rağmen zorluk çekmemiş, İstanbul'u ve Türk insanını çok sevmiş. İki kız kardeşle aynı evde kalıyor. Evde, işyerinde herkes Türkçe konuşunca o da çareyi Türkçe öğrenmekte bulmuş. Ayrıca bir projesi var Aly'nin. Amerika ve Türk kültürünü içine alan bir kitap yazmak istiyor.

İleri Türkçe Kursu da Var

Fatih Üniversitesi'ne bağlı TÖMER'de okuma, dinleme, dil bilgisi, konuşma, yazma dersleri veriliyor. Dersler Avrupa Birliği dil kriterlerine uygun olarak A1, A2, B1, B2, C1 kurlarında seviye seviye. Bir de özellikle diğer TÖMER'lerde olmayan bir uygulama olarak C2 (İleri Türkçe) kursu var. Bu kursta Türkçenin anlam zenginliği, diksiyon ve terminoloji gibi dersler veriliyor. Türkiye'de yaşayan, Türkçesi iyi olan ve dilini ilerletmek isteyen herkes için önemli bir fırsat. Dersler herkese ve her yaş grubuna açık. Öğretmenler Türk dili ve edebiyatı ya da Türkçe bölümlerinden mezun hocalardan oluşuyor. Ayrıca yüksek lisanslarını bitirmiş, akademik kariyer yapan kişiler arasından seçiliyor.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...