Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Yabancılara Türkçe öğretimi, Türk kültürünün öğretilmesi amacını taşımaktadır. Çünkü, dil kültür aktarıcısıdır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinin ana dil olarak öğretilmesinden farklı ve zor yönü; Türkçeyi öğrenen yabancıların Türk kültürüne olan uzaklığıdır. Yabancı dil öğrenen kişi o dile ait...
Türkçe birkaç bin yılla ifade edilen geçmişe sahip, dünyanın en zengin ve en eski dillerinden biridir.Hun İmparatorluğu (M.Ö. III. yy.-M.S. I. yy.) döneminden beri bilinen, Kök-Türkler (M.S. VI.-VIII.yy) döneminden beri yazılı metinlerle izlenebilen Türkçe, öğretimi konusunda aynı şansa maalesef sahip olamamıştır. İlk ve Ortaçağ...
Dil öğretimi, belirli ilkeler ışığında yapılmalıdır.Yabancılara Türkçenin öğretimi işi, Türkçe ve Türk kültürü açısından son derece önemlidir.Bu yüzden, bu konuda temel ve genel ilkelerin doğru belirlenmesi ve öğretimde bunlara eksiksiz olarak yer verilmesi gerekmektedir. Yabancılara Türkçe Öğretiminin...
Vaktiyle yapılan bir kötülükten dolayı intikam alma isteği.
Kötülük eden kötülük, iyilik eden iyilik bulur, demişler. Hiçbir kötülük ve iyilik karşılıksız kalmaz.
İnsanlar, hayatlarının geçmiş dönemlerinde zarar ve kötülük görmüş olabilirler. Kötülüğe kötülükle herkes karşılık verebilir. Asıl olan kötülüğe iyilikle mukabele etmektir. Geçmiş geçmişte kalmıştır. Eskiyi kurcalamak kimseye fayda getirmez. “Güneş battıktan sonra ağlamanın hiçbir faydası yoktur. Ancak güneş doğarken ne yapmamız gerektiğine karar vermemiz gerekir.”
Rivayete göre bir adamın çok sevdiği bir çocuğuyla, yavru iken bulup besleyerek büyüttükleri bir yılanı varmış. Adam, yılana her gün bir kap süt verir, yılan da bunun karşılığı olarak adama bir altın bırakırmış. Zamanla adam zengin olmuş. Hac görevini yerine getirmek istemiş. Hacca gitmeden önce karısına yılanın sütünü düzenli olarak vermesini ve oğlunu yılandan uzak tutmasını tembihlemiş.
Her gün yılanın getirdiği bir altına kanaat etmeyen evin oğlu, altınların tamamını ele geçirmek istemiş. Yılana sütünü verip altını alacağı sırada, bıçağı çıkararak yılanın kuyruğunu kesmiş. Yılan kuyruk acısıyla çocuğa saldırıp onu sokarak öldürmüş.
Baba uzun süren hac yolculuğundan döndüğünde oğlunun ölmüş, yılanın da evden uzaklaştırılmış olduğunu görmüş.
Zamanla adam, oğlunun acısını unutmuş. Yılanı tekrar eve getirmek istemiş. Yılanın yuvasını bularak ona birkaç kap süt götürmüş. Yılan delikten başını çıkararak adama şöyle seslenmiş:
- Boşuna uğraşma, sende evlat, bende bu kuyruk acısı oldukça birbirimizle kolay kolay dost olamayız.
![]() | Bugün | 1939 |
![]() | Dün | 2401 |
![]() | Bu Ay | 12319 |
![]() | Toplam | 572509 |