lise

Arnavutluk'ta Türk Dizilerinin Türkçe Öğretimine İlköğretim, Lise Ve Üniversite Düzeyinde Etkisi

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Günümüzde kitle iletişim araçlarının ve özellikle televizyonların insanlar üzerinde çeşitli etkileri bulunmaktadır. Bunlardan biri de yabancı dil öğrenimine olan etkisidir. Özellikle yabancı dilde ve alt yazılı filmlerde bu etki daha da ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda Arnavutluk'ta yayınlanmakta olan birçok yabancı dizi vardır. Bu diziler arasında Türk dizileri de yerini almaktadır. Türk dizilerine ilginin artması daha önce yayınlanan İtalyan ve Latin dizilerini geri planda bırakmış ve Türk dizileri halkın çok konuştuğu konuların başında gelmeye başlamıştır. Türk dizilerinde rol alan oyuncuların Arnavutluk'ta ün sahibi olması ve gençlerin dizi müziklerini cep telefonlarında kullanılmaya başlaması ise dizilerin etkisini farklı bir açıdan göstermektedir.

Buna paralel olarak Türk dizilerinin Arnavutluk'ta yayınlanmaya başlaması Türkçeye olan ilgiyi de arttırmıştır. 20. yüzyılın ortalarına kadar aile büyüklerinin kullandıkları Türkçe kelimeleri dizilerde duyan genç izleyiciler Arnavutça-Türkçe ortak kelimeleri yeniden kullanmaya ve öğrenmeye başlamışlardır. Türk dizileri, Arnavutluk'ta faaliyet gösteren Türk okullarında, dil kurslarında ve Türk kültür merkezlerinde verilen Türkçe derslerine olan ilgiyi arttırmıştır. Bu diziler sayesinde öğrencilere Türkçeyi ve Türk kültürünü öğretmek daha da kolaylaşmıştır.

Bu çalışmanın amacı Arnavutluk'ta gösterimde olan Türk dizilerinin Arnavut öğrenciler için Türkçe öğrenimine olan etkisini belirlemektir. Bu çalışmayı yaparken anket tekniği kullanılmıştır. Türkçenin ders olarak verildiği eğitim kurumlarındaki öğrencilere anket çalışması uygulanarak elde edilen veriler analiz edilip değerlendirilmiştir.

GİRİŞ

İnsanların bilgileri öğrenme şekillerinde farklılıklar vardır. Bu farklılıklar, insanların bilgiyi öğrenirken uyguladığı etkinliklerde açık bir biçimde görülür. Bu etkinliklerden okuma, dinleme, duyma ve dokunmaları sayabiliriz.

Texas Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre zaman faktörü sabit tutulduğunda hatırlama oranları şu şekildedir; insanlar okuduklarının %10' unu, işittiklerinin %20'sini, gördüklerinin %30'unu, görüp işittiklerinin %50' sini, söylediklerinin %70' ini, yapıp söylediklerinin %90'ını hatırlamaktadırlar. Bu verilere göre, öğrenmede aktif olan duyu organlarının sayısı arttıkça öğrenmenin kalıcılığı da aynı oranda yükselmektedir. Bu durumda öğrenmede en etkili yöntem öğrenme sırasında aktif halde bulunma; yani yaparak ve yaşayarak öğrenmedir. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve derslerden beklenen başarıyı sağlamak için bu duruma yönelik aktiviteler yapılmalıdır.

Geleneksel yabancı dil öğretim yöntemleri, dil öğretiminde beklenilen başarıyı sağlayamamaktadır. Öğretmen merkezli olan geleneksel sistemlerde öğrenciler genellikle ikinci plandadır. Mustafa Arslan ve Adem Ergin bu konuda şöyle demektedir.: "Öğretmenin, öğrencilerin farklı duyularına yönelik etkinlikler kullanarak ders anlatmaması öğrencilerin yabancı dil derslerine karşı olan ilgisini azaltmaktadır. Öğretmenin ders kitabını ve yazı tahtasını kullanarak gerçekleştirdiği bu öğretim yönteminde öğrenciler belli bir süre sonra motivasyon eksikliği yaşamaktadırlar. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin kalitesini arttırmak ve öğrencileri isteklendirmek için onların mümkün olan tüm uyarıcılarını harekete geçirmek gerekmektedir. Bundan dolayı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılacak görsel ve işitsel araçlar öğrencilerin görme ve işitme duyularını uyararak öğretimin daha etkili olmasını sağlayacaktır."

Görsel ve işitsel araçların yabancı dil eğitimdeki etkilerinden dolayı Türk dizileri de yabancı dil olarak Türkçe'yi öğrenmeye çalışanlara büyük fayda sağlamaktadır. Ayrıca Türkçe'yi öğrenmekle kalmayıp kültürel değerlerin de öğrenilmesini ve yaşanılmasını sağlamaktadır.

Türk Dizilerinin Yayınlandığı Ülkelerde Türk Kültürüne Ve Türkçeye Etkisine Genel Bir Bakış

Diziler, seyircilerin televizyon karşısında tükettiği zamanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Böylece günlük hayatın birer parçası haline gelmiştir. Bunun yanında insanları hayat tarzlarında, kültürlerinde ve kullandıkları dillerde dizilerin etkileri görülmektedir. Özellikle dizilerin yabancı kaynaklı olup dublajlı veya altyazılı biçiminde ilgili ülkelerde yayınlanması ise üzerinde durulup konuşulması gereken bir hassasiyeti vardır.

Türk dizi ihracatı 2001 yılında "Deli Yürek"in Kazakistan'a satışı ile başlamıştır. Kazakistan'dan sonra Türk dizilerinin diğer Türk devletlerinde de yayınlanmaya başlamasıyla birlikte balkanlarda da Türk dizileri seyredilmeye başlanmıştır. Türk dizilerinin yayınladığı coğrafyaya ve o coğrafyanın kültürüne göre toplum üzerinde değişik etkileri söz konusudur.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Aşağıda bu etkilerin görüldüğü ülkelerle ilgili bazı bilgiliri paylaşmak istiyorum:Sırbistan:"Türkiye ve Sırbistan arasında son yıllarda yoğunlaşan diplomatik ve ekonomik ilişkiler, Sırbistan halkının Türkiye algısını oldukça olumlu etkiledi ve iki ülke halkı arasındaki kültürel benzerlikleri öne çıkardı. Son on yılda iki ülke arasındaki diplomasi trafiğine, yatırım ve ticari anlaşmalara bakılırsa, Türkiye ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin nasıl geliştiğine şahit olunabilir. Yoğun ilişkilerden Sırbistan toplumu da nasibini aldı ve Türkiye,şimdilerde Sırbistan halkının en çok ilgisini çeken ülkeler arasında. Geçen hafta Sırbistan'ın çeşitli gazete ve televizyon kuruluşlarından Türkiye'yi ziyarete gelen bir grup Sırp gazeteci, Türkiye ile Sırbistan arasındaki özellikle kültürel alanda yaşanan yakınlaşma üzerine düşüncelerini aktardı. Gruba Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da kurulan Beyza Eğitim Merkezi Müdürü Murat Koç eşlik etti. Beyza Eğitim Merkezi, 2006'dan beri Belgrad'da, çeşitli Avrupa dillerinin yanı sıra ağırlıklı olarak Türkçe öğreten özel bir dil okulu.

Kültürel düzeyde gelişen ilişkiler konusunda en çok bahsedilen mesele Türk dizileri. Türk dizileri yüksek izlenme oranlarıyla uzun zamandır Sırbistan'da popüler. Sırp televizyon kanalı Kopernikus'ta sabah programı sunucusu ve sabah programı editör yardımcısı Tamara Çiroviç, Sırbistan'da 8 farklı kanalda yayınlanmakta olan Türk dizilerinin son zamanlarda, ülkede çok tutulan Brezilya ve Amerikan dizilerini geride bıraktığını ifade ediyor. Sırbistan'da en çok izlenen Türk dizilerinin başında, Türkiye'de de izlenme rekorları kıran "Binbir Gece", "Yaprak Dökümü" ve "Hanımın Çiftliği" geliyor.

Tamara Çiroviç, ülkesinde Türkçe öğreten dil kurslarına yoğun bir ilginin olduğundan bahsediyor ve Türk dizilerinin bu ilginin tetikleyicisi olduğunun altını çiziyor. Çiroviç ayrıca Belgrad Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde en çok ilgi çeken bölümün Türkoloji bölümü olduğunu ekliyor. Murat Koç, müdürlüğünü yaptığı dil okulunda Türkçenin gördüğü yoğun ilginin Sırbistan'ı yansıttığını iddia etmekle Çiroviç'i destekliyor.

Sırp gazeteciler, Türkiye Kültür ve Turizm Müşavirliği'nin Sırbistan'da Türkiye'yi tanıtmak amaçlı yaptığı kültürel faaliyetler hakkında memnuniyetlerini belirterek, bu tarz aktivitelerin daha fazla yapılması çağrısında bulundular.

Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Birliği Başkanı Vukosin Obradovic, Türkiye'ye karşı ülkesinde oluşan dostluk hislerinde dizilerin rolünün abartıldığını düşünüyor. Bir zamanlar Sırbistan'da Amerikan dizilerinin reytinglerde ilk sırada yer aldığını fakat bunun Amerika ve Sırbistan kültürleri arasında herhangi bir yakınlığa yol açmadığını belirten Obradovic, dizilerin rolünün yalnızca, zaten var olan kültürel yakınlıkları sergilemekten ibaret olduğunu düşünüyor. 'Dizi diplomasisi'nin yanında daha kalıcı ve eğitici başka kanallar bulunabileceğini dile getiriyor.''

Sırbistan'daki Belgrad Üniversitesi Türkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mirjana Teodosijeviç de Sırpçada 10 bine yakın Türkçe kelime bulunduğunu belirtti.

Türk atasözlerinin Sırpçada halen çok kullanıldığını, Türkçe sözlüklerde bile bulunmayan kelimelerin kendi dillerinde yaşamaya devam ettiğini ifade eden Teodosijeviç, son zamanlarda Sırbistan'da büyük beğeniyle izlenen "Binbir Gece" dizisinde geçen ve Sırpçada da kullanan kelimeleri duyan insanların çok şaşırdığını kaydetti.

Teodosijviç, "Birçok insan, kullandığı kelimenin Türkçe olduğunun farkında bile değil. Ancak bunu dizide duyduğu an önce çok şaşırıyor, sonra Türkçeyle ilgilenmeye başlıyor. Aslında halkımız Türklerle dilin yanı sıra kültürel olarak da çok benzediğini bu diziler sayesinde gördü. Bu nedenle de Sırbistan'da Türkiye'ye ve Türkçeye ilgi arttı" dedi.

Sırbistan'da daha önceleri Türkler için söylenenlerin gerçek olmadığını yıllarca kendilerinin üniversitede öğrencilerine anlattıklarını ve onlara Türkiye'yi sevdirdiklerini ifade eden Teodosijviç, "Şimdi ise bu diziler sayesinde halkın büyük kısmı, Türkiye'yi yakından tanıma fırsatı buluyor. Kafasındaki ön yargılar bu şekilde yok oluyor" diye konuştu.

Bosna Hersek: "Türk dizilerinin bölge ülkelerinde yayımlanmaya başlaması, en fazla Türkçeye olan ilgiyi artırdı. Daha önce aile büyüklerinin kullandıkları Türkçe kelimeleri dizilerde duyan genç izleyiciler, unutulmaya yüz tutan kelimeleri yeniden hatırlamaya ve kullanmaya başladı.

Türk dizilerinin Türkçeye etkisi, bölge ülkelerinde eski Yugoslavya döneminden bu yana varlığını sürdüren Türkoloji bölümlerindeki öğretim üyelerini de mutlu etti. Yıllardır güç şartlarda öğrencilerine Türkçe ve Türk kültürünü öğretmeye çalışan Türkoloji öğretim üyeleri, Türk dizileri sayesinde işlerinin daha da kolaylaştığını kaydetti.

Devamını okumak için tıklayınız.

Türkiye'de Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Lise Öğrencilerinin Hedef Dile Karşı Tutumlarının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

        Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen yabancı uyruklu lise öğrencilerinin Türkçeye karşı tutumlarını bazı değişkenler açısından değerlendirmektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Briem (1974) tarafından geliştirilen Corbin & Chiachiere (1995) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak son şekli verilen Yabancı Dil Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçeye çeviri yapılmış ve alpha güvenirlik katsayısı .88 olarak bulunmuştur. Araştırmaya Türkiye'de yabancı uyruklu öğrencilerin lise düzeyinde öğrenim gördüğü tek merkez olan Kayseri Germirli İmam Hatip Lisesine 27 ülkeden gelen 314 yabancı uyruklu öğrenci katılmıştır. Elde edilen veriler araştırmanın amacına uygun olarak Tukey testi, tek yönlü varyans analizi, aritmetik ortalama, standart sapma ve t-testi istatistiksel yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin başarı durumları ise ilk dönem ağırlıklı olarak aldıkları Türkçe dersinin dönem sonu puanlarından oluşan not ortalamalarına göre belirlenmiştir. Buna göre 0-44 arası başarısız, 45-100 arası başarılı kabul edilmiştir. Bulgular, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin bu derse karşı tutumlarında geldikleri ülke, Türkçeyi öğrenme amaçları ve Türkçe dersinde başarılı olma durumu değişkenleri açısından fark olmadığı, sınıf düzeyi değişkeni açısından ise fark olduğunu göstermektedir.

 1. Giriş

          Tarihin her devrinde bütün topluluklarda, insanların daha iyi, daha kolay ve daha rahat anlaşmalarını sağlamak amacıyla dil öğretimine önem verilmiştir. Dilini geliştirip yaşatan toplumlar, kendi ömürlerini uzatmışlardır. Her toplum kendi insanını başarılı kılmak için kendi dilini öğretmek amacıyla eğiticiler yetiştirir, program ve kitaplar hazırlar. Bir dil milletin mensuplarına, yakın çevresinde yaşayanlara, farklı coğrafyada yaşayan soydaşlara, meraklılarına ve yabancılara öğretilir (Karakuş, 2006: 11).

Ülkeler arası ilişkilerin her geçen gün arttığı günümüz dünyasında toplumun her katmanındaki bireyler bir yabancı dil bilme ihtiyacını duymaktadırlar. Çiftçisinden sanayicisine, eğitimcisinden akademisyenine toplumun her katmanından insan dünya ile bütünleşmek, diğer ülkelerdeki insanlarla etkileşim içerisine girmek, bilgi ve tecrübe transferi gerçekleştirmek istemektedir. İnsanların bu isteklerine ulaşabilmeleri için iyi bir iletişim diline sahip olmaları gerekir. Bu zorunluluk bir yabancı dil bilme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Bu noktada, eğitimle ilgili herkese önemli görevler düşmektedir. Kendi dillerinin dünyada iletişimi sağlayan önemli bir dil olmasını isteyen eğitimciler, dillerinin yabancı dil olarak öğretimine eğilmek durumundadırlar.

Kendi dilinden farklı bir dili günlük yaşamında kullanıyor olmak bireyleri ayrıcalıklı kılan önemli niteliklerdendir. Bunun için bireyler bir yabancı dil öğrenmenin yollarını aramaktadırlar. Dil toplumlar için de önemlidir. Çünkü dil, toplumun önemli dinamikleri arasındadır. Toplumun iç dinamizmi büyük ölçüde dil ile sağlanır. Dış dünyada farklı kültürler karşısında varlığını hissettirebilmenin ve kendi kültürünü kaybolmaktan koruyabilmenin en etkili yolu, dili korumak ve dünyada konuşulan önemli diller arasına girmesini sağlamakla mümkündür. Küreselleşen dünyada sportif, kültürel, ticaret ve sanayi alanlarında önemli roller üstlenen milletlerin dilleri, öğrenilmek istenilen diller arasında yerini alabilmektedir.

Türkçe, konuşan insan sayısı ve yayıldığı coğrafya bakımından dünyada ilk beş dil arasına girmesine rağmen diğer toplumların bireyleri tarafından öğrenilmek istenen önemli diller arasında henüz istenen yeri alamamıştır. Bunun ekonomik, kültürel, siyasi birçok sebebi olabilir. Ama en önemlisi eğitsel alana yönelik hazır bulunuşsuzluk, kendi dilimizi başka toplumların insanlarına öğretmenin öneminin günümüzde yeteri kadar kavranılmamış olunmasıdır. Aslında Türkçenin başka toplumlara bir yabancı dil olarak öğretilmesinin alt yapısı yüzyıllar öncesinden oluşturulmuştur. Ama o günkü çalışmalar öylece kalmış, günümüze kadar geçen on yüzyıla yakın uzun bir sürede var olan avantajları kullanarak Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi bu temel üzerine inşa edilip istenilen seviyede geliştirilememiştir. Kaşgarlı Mahmud'un 1068-1072 yılları arasında kaleme aldığı Divanü Lugati't Türk Türkçeyi öğretme amacını taşıyan ilk ve önemli bir eserdir. Karakuş (2006: 20-21) bu konuda şunları söylemektedir: Divanü Lugati't Türk'ten sonra farklı gayelerle de olsa yabancılar tarafından Türkçenin öğretimine yönelik eserler verildiği görülmektedir. Bu eserler arasında Alman ve İtalyan misyonerlerin Latin harfleriyle 1303-1362 yılları arasında yazdıkları Codeks Comanicus ile 15. yüzyılda Türkçeyi iyi bilen bir yabancı tarafından Türkçeyi öğretmek amacıyla Kahire'de yazılan El-Kavainü'l-külliyye li zabti'-Lügati't-Türkiyye ilk akla gelenlerdir.

Günümüzde gerek anadili gerekse yabancı dil olarak Türkçe öğretimi önemli bir ivme kazanmıştır. 1990'lı yıllarda ilköğretimin sekiz yıla çıkarılması sonucunda Türkçe öğretmeni yetiştirilmesine önem verilmiş ve öğretmen yetiştiren kurumlarda Türkçe öğretmenliği bölümleri açılmıştır. Yüksek Öğretim Kurumu başkanlığınca yeni hazırlanan lisans programları arasında (Türkçe eğitimi lisans programı) Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi dersine yer verilmiştir. Bunun yanında birçok üniversite bünyesinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik lisansüstü eğitim vermeye başlamıştır. Üniversitelerde görevli akademisyenler Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik makale ve kitap düzeyinde ürünler vermeye başlamışlardır. Gazi, Ankara vb. üniversitelerin bünyesinde kurulan Türkçe Öğrenim Merkezleri (TÖMER, 2002; 2006), eğitimlerinde kullanılmak üzere kitap seti hazırlatmışlardır. Örneğin; Gazi Üniversitesi: Yabancılar için Türkçe 1-2, Yabancılar için Türkçe Dil Bilgisi, Yabancılar için TCS - YÖS Türkçe Deneme Sınavları; Ankara Üniversitesi: Hitit, Yabancılar İçin Türkçe 1-2; Çalışma Kitabı 1-2 bunlar arasındadır. TİKA'nın (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılmak üzere hazırlattığı ve temel, orta, yüksek ve ileri düzeyde sekiz kitaptan oluşan Güneş-Türkçe Öğreniyoruz adlı dil öğretim seti Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan önemli çalışmalar arasındadır. Yabancılar İçin Türkçe Dersleri (Can, 1983),Yabancı Dil Olarak Türkçe Dil Bilgisi Öğretimi (Aydın,Yabancılara Türkçe Öğretimi (Yaylı ve Bayyurt, 2009) vb. birçok üniversite öğretim elemanlarının çalışmaları yanında özel kurumlar da Türkçenin yabancılara öğretiminde kullanılan kitaplar hazırlatmışlardır. Örneğin Dilset Yayınları, Yeni Öğrenenler için Gökkuşağı Türkçe Ders Kitabı 1-3, Türkçe Çalışma Kitabı 1-3, Türkçe Dil Bilgisi 1-3 adında bir kitap seti bunlar arasındadır. Millî Eğitim Bakanlığı, başta yurt dışındaki Türk çocuklarına verilecek eğitimin belli bir düzeyde yürütülmesi olmak üzere Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde takip edilmesi için Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretim Programı hazırlamıştır. Hazırlanan bu programın amaç ve kapsamı şu şekilde ifade edilmektedir: Yabancı dil olarak Türkçe dersinin genel amacı, yurt dışında doğmuş, anne veya babası yabancı olduğu için Türkçeyi öğrenememiş, yurt dışında yaşayan Türk çocukları ile Türkçeyi yabancı dil olarak seçecek yabancı çocuklara Türkçe öğretmektir (MEB, 1986: 81).

Bir yabancı dil öğrenme ve temel dil becerilerinin kazanılmasında o dile yönelik tutumlar büyük önem taşımaktadır. Starks and Paltridge'ye (1996: 218) göre, bir dil öğrenme, o dile karşı tutumlarla yakından ilişkilidir. Öncül (2000: 1082-1083) tutumu, kişilere, nesnelere, olaylara vb. karşı her zaman aynı türden davranmamıza yol açan sürekli ve değişmez bir inanç, duygu ve eğilim olarak tanımlamaktadır. Gardner tutumu kısaca duygusal özellik (1978: 1), olarak açıklar ve tutumları dil öğrenmede motivasyonun tamamlayıcısı olarak görür (1985: 10). Brown (1994: 168) ise tutumu, insanoğlunun zihinsel ve fiziksel her açıdan gelişmesinde olduğu gibi ilk çocukluk döneminde gelişir ve anne-baba, akran, çok değişik yollarla ilişki içerisinde bulunulan insanların tutumları ve insani yaşantılarda duygusal etkileşim faktörlerinin bir sonucu olarak nitelendirir. Tutumlar kalıtsal olmayıp kültür, aile vb. unsurlara dayalı olarak sonradan öğrenilir. Tutumlar hem nitelik hem de yeğinlik bakımından çok değişik oldukları için bunları ölçmek üzere birtakım teknikler geliştirilmiştir (Öncül, 2000: 1083).

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Günümüze kadar öğrencilerin öğrenmekte oldukları yabancı dile karşı tutumlarının cinsiyet, uyruk, motivasyon, başarı   vb.   değişkenler   bağlamında   değişiklik gösterip göstermediğini araştıran birçok araştırma yapılmıştır. İkinci bir dil öğrenmede motivasyon ve tutumların etkisi üzerine ilk çalışma Gardner ve Lambert (1959) tarafından yürütülerek araştırılmıştır (akt. Saif ve Lori, 1999: 23). Yapılan diğer araştırmalar arasında, Gardner ve Lambert (1972), Gardner ve Smythe (1981), Pierson, Fu ve Lee (1980), Samimy ve Tabuse 1992), Kern (1995), Salasiah (1999) vb. bu araştırmalardan sadece birkaçıdır. Bütün bu araştırmalara göre, öğrencilerin hedef dile yönelik tutumları ile başarıları arasında önemli bir ilişki söz konusudur. Chamber'a (1999) göre, öğrenenler, dile ve öğrenmeye karşı pozitif bir tutuma sahip oldukları zaman öğrenmenin daha kolay bir şekilde gerçekleşmektedir. Şu hâlde bireylerin sahip oldukları duygusal özellikleri ile hedef dildeki başarısı arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur.

 Problem

       Türkiye'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ortaöğrenim öğrencilerinin hedef dile karşı tutumları, sınıf düzeyi, dili öğrenme amacı ve geldiği ülke değişkenlerine göre farklılık göstermekte midir?

 Alt problemler

 Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin hedef dile olan tutumları ile akademik başarıları arasında anlamlı bir fark var mıdır?

Türkiye'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ortaöğrenim öğrencilerinin hedef dile karşı tutumlarında sınıf düzeylerine göre farklılık görülmekte midir?

Türkiye'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ortaöğrenim öğrencilerinin geldikleri ülke ya da uyrukları ile hedef dile karşı tutumları arasında anlamlı bir fark var mıdır?

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...