kullanılan

En Çok Kullanılan Türkçe Atasözleri

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dağ ne kadar yüce olsa da üstünden yol aşar.

Davetsiz gelen döşeksiz oturur.

Darı  unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz

Damlaya damlaya göl olur.

Deliye her gün bayram.

Demir tavında dövülür.

Eğilen baş kesilmez.

Eğri otur , doğru konuş.

Elden gelen övün olmaz , o da vaktinde gelmez.

El  el için ağlamaz, başına kara bağlamaz.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar.

Elin ağzı torba değil ki büzesin

Erinenin oğlu kızı olmamış.

Eskisi olamayanın yenisi olmaz.

Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.

Eşeğe “cilve yap” demişler tekme atmış.

Eşeğe semer yük değil.

Eşeği düğüne çağırmışlar, “ ya odun eksik, ya su”demiş

Eşek hoşaftan ne anlar.

Ev alma,  komşu al.

Evdeki hesap çarşıya uymaz.

Fazla mal göz çıkarmaz.

Felek kimine kavun yedirir, kimine kelek.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar.

Gelen geçer , konan göçer.

Gelen gideni aratır.

Geline “oyna “ demişler “yerim dar” demiş.

Gelini ata bindirmişler “ ya nasip” demiş.

Gemisini kurtaran kaptandır.

Gönül ferman dinlemez.

Gönül kimi severse güzel odur.

Gön yufka yerinden delinir.

Gören gözün hakkı vardır.

Görünen köy kılavuz istemez.

Göze yasak olmaz.

Göz var izan var.

Gurkun cücüğü güzün sayılır.

Gülme komşuna gelir başına.

Gülü seven dikenine katlanır.

Gün doğmadan neler doğar.

Güneş girmeyen eve doktor girer

Güzel bürünür, çirkin görünür.

Güzele ne yakışmaz.

Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş.

Hamama giren terler.

Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.

Harman yel ile , düğün el ile.

Hasta yatan ölmez, eceli yeten ölür.

Hatasız kul olmaz.

Hazıra dağlar dayanmaz.

Her ağaçtan kaşık olmaz.

Her deliğe elini sokma , ya yılan çıkar ya çıyan.

Her horoz kendi çöplüğünde öter.

Her inişin bir yokşu vardır

Her işte bir hayır vardır.

Her kuşun eti yenmez.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.

Isıracak it dişini göstermez.

İki cambaz bir ipte oynamaz

İki dinle bir söyle

İki el bir baş içindir.

İki karpuz bir kotuğa sığmaz.

İlk vuran okçu.

İnsan ayaktan at tırnaktan kapar.

İnsan beşer bazen şaşar.

İnsanı gam duvarı nem yıkar.

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın.

İnsanın canı acıyan yerindedir.

İnsanın vatanı doğduğu yer değil doyduğu yerdir.

İnsanoğlu çiğ süt emmiş.

İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.

İp inceldiği yerden kopar.

İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.

İşleyen demir pas tutmaz.

İşten artmaz dişten artar.

İt derisinden post olmaz.

İtle dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak iyidir.

İti an, çomağı eline al.

İti öldürene sürütürler.

İt ite buyurur, it de kuyruğuna.

İt iti ısırmaz.

İt ürür, kervan yürür.

İyi dost kara günde belli olur.

İyi evlat  babayı vezir, kötü evlat rezil eder.

İyi adam lafının üstüne gelir.

İyilik eden iyilik bulur.

İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir.

İyi olacak hastanın doktor ayağına gelir.

Kabul olunmayacak duaya amin denilmez.

Kaçan balık büyük olur.

Kalkacağın yere oturma.

Kanı kanla yumazlar, kanı su ile yurlar.

Kan kus “ kızılcık şerbeti içtim” de.

Kara haber tez duyulur.

Kardeş kardeşi atmış yar başında tutmuş.

Karnı tok it gölgede yatar.

Katıra “baban kim” demişler; “dayım at” demiş.

Kaza, geliyorum demez.

Kazanırsan dost kazan,düşmanı anan da doğurur

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.

Kedi uzanamadığı ciğere murdar der.

Kefilin ya saçı ya sakalı.

Kelin ilacı olsa başına sürer.

Kel kız teyzesinin saçı ile övünür.

Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.

Kendi düşen ağlamaz.

Keskin sirke küpüne zarardır.

Kılavuzu karga olanın burnu boktan ayrılmaz.

Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.

Kız evi naz evi.

Kızını dövmeyen dizini döver.

Kızın var, sızın var.

Kimsenin ettiği yanına kalmaz.

Kimse ayranım ekşi demez.

Kol kırılır yen içinde kalır.

Komşuda pişer, bize de düşer.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.

Kork Allah’tan korkmayandan.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Korkunun ecele faydası yoktur.

Koyun can derdinde, kasap et derdinde.

Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman

Çelebi derler

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.

Kör bıçak ele yavuz, kötü arvat dile yavuz.

Körle yatan şaşı kalkar.

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.

Kurunun yanında yaş da yanar.

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.

Laf lafı açar.

Lafla peynir gemisi yürümez.

Leyleği kuştan mı sayarsın yazın gelir kışın gider.

Leyleğin ömrü laklaka ile geçer.

Lodosun gözü yaşlı olur.

Mal canın yongasıdır.

Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.

Merhametten maraz doğar.

Meyveli ağacı taşlarlar.

Mızrak çuvala sığmaz.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.

Nasihat istersen tembele iş buyur.

Ne ekersen onu biçersin.

Nerde hareket orda bereket.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.

Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.

Öfke baldan tatlıdır.

Öfkeyle kalkan zararla oturur.

Ölenle ölünmez

Para dediğin el kiri.

Para isteme benden buz gibi soğurum senden.

Paranın yüzü sıcaktır.

Parayı veren düdüğü çalar.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

Pilavdan dönen kaşığın sapı kırılsın.

Rahat ararsan mezarda.

Rüzgar eken fırtına biçer.

Sabah ola  hayır ola.

Sabır acıdır meyvesi tatlıdır.

Sabreden derviş muradına ermiş.

Sabrın sonu selamettir.

Sağır duymazsa uydurur.

Sakla samanı gelir zamanı.

Sanat altın bileziktir.

Sayılı günler çabuk geçer.

Sen ağa, ben ağa bu ineği kim sağa.

Sona kalan dona kalır.

Son gülen iyi güler.

Son pişmanlık fayda vermez.

Sora sora Bağdat bulunur.

Söyleyene değil, söyletene bak.

Söz gümüşse, sükut altındır.

Sözünü bil pişir, ağzını der devşir.

Suçu gelin etmişler, kimse güvey girmemiş.

Su içene yılan bile dokunmaz.

Su testisi su yolunda kırılır.

Su uyur düşman uyumaz.

Sükut ikrardan gelir.

Sürüden ayrılanı kurt kapar.

Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.

Taş düştüğü yerde ağırdır.

Tatlı dil yılanı delğinden çıkarır.

Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış.

Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

Terazi var tartı var, herşeyin bir vakti var.

Terzi kendi söküğünü dikemez.

Tereciye tere satılmaz..

Terziye “göç” demişler ,“iğnem başımda” demiş.

Tırnağın varsa başını kaşı.

Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır.

Ucuz etin yahnisi yavan olur.

Ummadığın taş baş yarar.

Üzümünü ye bağını sorma.

Üzüm üzüme baka baka kararır.

Vakit nakittir.

Vakitsiz öten horozun başını keserler.

Varını veren utanmamış.

Yarası olan gocunur.

Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.

Yalnız taş, duvar olmaz.

Yanlış hesap Bağdat’tan döner.

Yarım elma, gönül alma.

Yaş kesen baş keser.

Yaş yetmiş iş bitmiş.

Yatan aslandan gezen tilki yeğdir.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.

Yemeyenin malını yerler.

Yerin kulağı var.

Yılanın başı küçükken ezilir.

Yılanın sevmediği ot deliğinin ağzında biter.

Yırtıcı  (alıcı ) kuşun ömrü az olur.

Yolcu yolunda gerek.

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Yuvayı yapan dişi kuştur.

Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.

Zararın neresinden dönersen kardır.

Zenginin parası, fakirin çenesini yorar.

Zorla güzellik olmaz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkçe Öğretiminde Kullanılan Rusça Yazılı Ders Materyalleri Üzerine Düşünceler

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Rusya’da Türkçe öğretimi I. Petro’nun 1716 yılında verdiği bir emir ile başlamıştır. Özellikle Çar I. Petro döneminde, siyasi ve askerî gelişmelere bağlı olarak Türklere ve Türk diline ilgi artmıştır. Bu dönemde Türkçenin pratik olarak öğretilmesi ve tercümanlar yetiştirilmesi yönünde kararlar alınmıştır. Rus çarının Türkler, Araplar ve Farslar ile ilgili politikasının bir gereği olarak, özellikle de 1711 Prut seferi dolayısıyla Türkçe, Farsça ve Arapça bilen kişilere ihtiyaç duyulmuştur. Bunun akabinde Çar Türkçe (ve Tatarca), Arapça ve Farsça bilen tercümanlar yetiştirilmesi için 1716 ve 1724 yıllarında yazılı emirler vermiştir.  Bilimler Akademisinin (1724-1725) I. Petro tarafından kurulması ile birlikte genel olarak doğu bilimleri, özel olarak da Türkoloji çalışmaları ivme kazanmıştır. Moskova, Kazan Harkov ve St. Petersburg üniversitesinde Doğu Dilleri Bölümü açılmış; bu bölümlerdeki çalışmalarda Türk dili araştırmaları özel bir yer almıştır.

I. Petro’dan günümüze kadar Türkiye Türkçesi, Tatar Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve diğer Türk lehçelerinde birçok çalışmalar yapılmış ve kitaplar basılmıştır. Rusya’da Türkçe öğretimine yönelik olarak ilk ders kitabı, St.Petersburg Üniversitesi’nin ilk Türk dili profesörü olan şarkiyatçı ve edebiyatçı Osip İvanoviç Senkovskiy tarafından 1822 yılında yazılmıştır. Bu tarihten itibaren günümüze kadar birçok gramer kitabı yazılmış, sözlükler basılmış ve ilmi eserler ortaya konmuştur.

1990’lı yıllarda S.S.C.B.’nin dağılmasının ardından Rusya - Türkiye ilişkilerinde ciddi bir hareketlenme oluştu. Bu hareketlenmenin neticesinde, Rusların Türk diline karşı olan ilgisi büyük ölçüde artış gösterdi. Buna paralel olarak dil kursları açıldı, üniversiteler bünyesinde yabancı dil olarak Türkçe okutulmaya başlandı, Rusya Federasyonu’ndaki ilk ve orta dereceli okullara hatta anaokullarına kadar Türkçe öğretimi yayıldı. Bu da beraberinde Türk dili ders materyalleri ihtiyacını ortaya çıkararak bu alanda yeni bir pazarın oluşmasını sağladı. Özellikle son beş altı yılda bu alanda hummalı çalışmalar başladı. Yedi sekiz yıl önce piyasadaki Türk dili ile ilgili ciddi eserlerin sayısı 10’u geçmezken şimdi bu sayı günlükkonuşma kılavuzları hariç 100’e yaklaştı. Rusya’da Türkçe yayınları kontrol edecek ve bunlara onay verecek bir kurumun olmaması da kitap basım yayımını kolaylaştırdı.

Rusya köklü bir Türkoloji geleneğine sahip, Türk halklarını çok yakından tanıyan bir toplum olmasına rağmen ticaret amacıyla, kontrolsüz olarak yapılan bu yayınlar neticesinde kitap piyasası metotsuz veya hatalı kitaplarla dolmaya başladı.

Soğuk savaş döneminde Türkiye ve Sovyetler Birliği arasında eğitim ve kültür alanındailişki olmadığı için Türkçedeki yenilikler zamanında aktarılamamıştır. S.S.C.B. döneminde hazırlanmış ve hala kullanılmakta olan kitaplar yenilenemediğinden kitaplardaki kullanılan Türkçe ile günümüz Türkçesi arasındaki farklılıklar hemen dikkati çekmektedir. Bunun dışında başka bir etken ise Sovyet coğrafyasında başta Azerbaycanlılar olmak üzere Türkçe konuşan topluluklarının dilcileri Türkçe üzerine çalışmalar yapmışlar ve kendi lehçelerindeki bazı kullanışları -hatalı olmasına rağmen- yazılı materyallerine aktarmışlar ve bu hatalar da düzeltilmemiştir. Ne yazık ki bu materyaller S.S.C.B. döneminde Bilim Bakanlığından onaylı olduğu için hala üniversitelerde kullanılmaktadır. Konunun daha iyi ortaya konulması açısından bu kitaplardan yapmış olduğum dikkat çekici alıntılardan bazılarını burada vermek istiyorum.

Örnek 1

Arkadaş kelimesi yerine "Ahbap"

Dansçı kelimesi yerine "Rakkase"

Asker kelimesi yerine "Nefer"

Kız kardeş kelimesi yerine "Bacı"  kelimeleri kullanılmıştır.

Örnek 2

Yine kelimesi yerine "Gene"

Bakmaya kelimesi yerine "Bakmağa"

Parlayan kelimesi yerine "Parlıyan" kelimeleri kullanılmıştır.

Örnek 3

Norveç kelimesi yerine “Norveçya”

Ceket kelimesi yerine “Jaket”

Yakutistan kelimesi yerine “Yakutya”

Türkçe kelimesi yerine “türkçe”

Aşçı kelimesi yerine “ahçı”

Kayıkçı kelimesi yerine “kayıkcı”

Rusça kelimesi yerine “rusca” şeklinde yazılarak yazım hataları yapılmıştır.

Örnek 4

Makineli tüfekler patlıyordu cümlesi yerine “Mitralyözler patlıyordu”

Ayakkabı ayağına olmadı cümlesi yerine “İskarpin ayağına olmadı”

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Boş şeyler konuşuyorduk cümlesi yerine “Havai şeyler konuşuyorduk”

Bazı kitaplarda kullanılan metin ve örnek cümleler güncelliğini yitirmiştir.

Başlangıç seviyesi için uygun olmayan “Tütün işçileri tarlada tütün topluyorlar” veya “Bu ayının postu kalındır” gibi gereksiz cümleler kullanılarak dil öğretiminde zorlamaya gidilmiştir. Bu gibi hataların dışında metodik hatalara da rastlanmaktadır. Piyasadaki satılan kitaplar dil öğretiminden çok dilin kurallarının öğretimine yönelik olarak hazırlanması dikkat çekicidir. Öğrenci pratiğe yönelik Türkçe öğreniminden çok gramer öğrenmektedir. Bu da Türkçenin pratik kullanımını yavaşlatmaktadır. Yeni hazırlanan kitaplar içerisinde ise ileri seviyelere yönelik Türkçe kitapları yok denecek kadar azdır. Mevcut çalışmalar başlangıç ve orta seviyeye yöneliktir.

Kitaplar görsel materyaller yönünden yoksun veya yetersizdir. Yeni baskı kitaplarda görsel ve işitsel yayınlara az da olsa yer verilmeye başlanmıştır. Yeni basım kitapların çoğu “copy-past” yöntemiyle internetten veya basılmış kitaplardan kopyalayarak hazırlanmıştır. Bu da Türkçe öğretimine yeni bir şey katmamaktadır.

Türkiye’den getirilmiş kitaplarda ise Rusça açıklamaların olmaması bunun yanında Rusçadan Türkçeye ve Türkçeden Rusçaya tercüme metinlerin bulunmaması büyük bir eksikliktir. Öğrenci iki dil arasında tercüme yapmadan dil öğrenmeye çalışmaktadır.Ayrıca Ruslar için hazırlanmış Türkiye kaynaklı  kitaplardaki öğretim metotları İngilizce öğretim kitaplarının neredeyse birebir kopyasıdır. Konu seçimi ve sıralaması İngilizce mantıkla yapılmıştır. Örnek kelime ve cümleler birden ağırlaşmaktadır. Öğrencinin Türkçe bilen birisinden yardım almadan bunları anlaması ve yapması oldukça zordur. Yabancılar için hazırlanmış Türkçe kitaplarından birisinde hemen ilk konuda “ Aşağıdaki kelimelerden hangisinde  hem kalın hem de ince sesli harf beraber kullanılmıştır.” sorusu ve cevabı ile karşılaşmaktayız. Bu gibi soru ve konular yüzünden öğretmen iki belki üç ay sonrasının konusunu anlatmak mecburiyetinde kalmaktadır. Kitaplar sadece Türkçe hazırlandığı için mutlaka öğretmen yardımı gerekmektedir. Türkiye’de hazırlanan kitapların bir başka eksiği de öğrencinin öğrenmediği konu ve gramer kurallarının metin ve örneklerde kullanılması ve kavram karmaşasıdır. Bu karmaşadan haklı olarak şikayetçi olan Moskova Devlet Dil Üniversitesi Türk dili uzmanı Prof. Dr. Tevfik Melikli bir yazısında yaşanan sıkıntıları şu şekilde ifade etmektedir:

“Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri bulunan Rusya üniversitelerinde ortak sorunlarla karşı karşıya kalmaktayız. Bu sorunların bir kısmı, Türkiye ve yabancı ülkelerde Türk Dili Grameri ve Türk Dili Eğitimi üzerine yapılmış ilmi ve pratik çalışmaların yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Çağdaş dil eğitiminin taleplerini karşılayabilecek sağlam "Yabancılar için Türkiye Türkçesi Grameri" kitabı bulunmamaktadır. Bu alanda yayımlanmış kitapların çoğu Türkçenin kurslar düzeyinde öğrenilmesine yöneliktir. Bir başka sorun, Türkçe gramer terimleri alanında yaşanan kargaşadan kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi şimdiye kadar isim halleriyle ilgili terim kargaşası devam etmektedir. Türkiye'de dil bilgisi uzmanları ismin hallerini farklı farklı terimler kullanarakadlandırmaktalar. Örneğin, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu ismin 6 halini- kim hali, kimi hali, kime hali, kimde hali, kimden hali ve kimin hali terimleriyle yorumlarken, Prof. Dr. Hamza Zülfikar isim çekimlerini yediye çıkararak, onları yalın hali, belirtme hali, yönelme hali, kalma hali, çıkma hali, tamlayan hali ve eşitlik hali terimleriyle belirlemiştir. Rusya'da da durum aynıdır. Prof. Dr. P.İ.Kuznetsov'un 1999 yılında yayımlanmış "Türk Dili" kitabında Prof. Dr. Hamza Zülfikar'ın terimlerinden faydalanılmaktadır. Prof. Dr. Y. V. Şeka ise isim çekimlerini Rusça terimler kullanarak adlandırıyor. Bu ve buna benzer durumlar da doğal olarak Türkçe eğitimini olumsuz yönde etkilemektedir.”

Karşılaşılan bir diğer sorun ise tek taraflı hazırlanmış sözlüklerdir. Sadece Rusça-Türkçe sözlük veya sadece Türkçe-Rusça sözlük metot açısından pek kullanışlı değildir. Dil öğrenen insanların her iki sözlüğe de aynı anda ihtiyacı olmaktadır. Bu tür çalışmalar yayınevlerinin daha fazla para kazanmak için uyguladıkları bir yöntemdir. Yayınevlerinin son zamanlarda satışa sundukları diğer bir kitap türü de kendi kendine öğrenim metodu kitaplarıdır. Kendi kendine öğrenim adı altında satılan kitaplardan dil öğrenilmesi çok zordur. Bu kitaplar ancak öğretmensiz ortamlarda öğrencinin anlamadığı konuları anlaması adına yardımcı olabilir. Kendi kendine Türkçe öğrenimi diye satılan kitaplar da Türkçe öğrenimine ciddi bir katkı sağlamamaktadır.

Anadili öğretmeni olmayan eğitim kurumlarında bu kitaplardan Türkçe öğrenen insanların Türkçesi günümüz Türkçesinden uzak ve anlaşılmaz bir hal almakta bu hatalar kalıcı olmaktadır. Bu da güzel dilimiz Türkçenin öğretilmesine ciddi bir zarar vermektedir.

Türkçenin öğretimi sorunlarına çözüm bulmak için Türk ve yabancı dil uzmanları bir araya gelerek ortak çalışmalar yapabilecekleri Yunus Emre Enstitüleri gibi Uluslararası Türk Dili Enstitüsü'nün kurulmasına büyük ihtiyaç vardır. Böyle bir merkez yurtiçi ve yurtdışında Türk dilinin incelenmesi ve eğitimine, çeşitli ülkelerde Türk dili kitaplarının hazırlanmasına, seminerler, dil yarışmaları düzenlenmesine yardımcı olabilir. Enstitü aynı zamanda Türk dili hocalarının fikir alışverişinde bulunacakları bir merkez özelliklerine de sahip olmalıdır.

Genel sorunlar dışında Türkçenin Rusya'da eğitiminin özel sorunları da bulunmaktadır. Bunların başında Türk dilinin öğretimi ile ilgili ders kitaplarının yetersizliği, eğitim malzemelerinin, okuma kitaplarının, ülkenin eski ve yeni kültür hayatını, tarihini, coğrafyasını anlatan eserlerin, günlük gazetelerin bulunmaması veya yeteri kadar olmaması gelmektedir. Bu alanda da işbirliğine gidilmeli, gereken eğitim ve öğretim malzemeleri hazırlanmalıdır.

Türk Dil Kurumunun da katılımıyla Rus-Türk üniversitelerinin temsilcilerinin bulunduğu ortak bir komisyon oluşturulmalı ve bu komisyonun inceleyeceği tavsiye edilmiş kitaplar listesi hazırlanmalıdır. Bu konuda Rus Eğitim Bakanlığı ile de görüşmeler yapılmalı, bu kitaplar Eğitim Bakanlığının tavsiye kitapları listesine alınmalı resmi ve özel eğitim öğretim kurumlarında bu kitaplar okutulmalıdır.

Kaynakça:

Dudina A.N. (2007) Turetskiy Yazik Praktiçeski Kurs. Moskova: Komkniga Yayınevi

Konanov A.N. (1982) İstoriya İzuçeniya Turskih Yazıkov v Rossiy. Leningrad: Nauka Yayınevi

Konanov A.N. (2002) Grammatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo Yazika. İstanbul: Multilingual Yabancı Dil Yayınları

Kuznetsov P.İ. (2005) Uçebnik Turetskogo Yazika Naçalniy Kurs. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Kuznetsov P.İ. (2007) Uçebnik Turetskogo Yazika Zaverşayuşi Kurs. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Miniahmetova E.H. (2004) Turetskiy Yazik Uçebniy Posobiye Odessa: Astorprint Yayınevi

Şeka.Y.V. (2000) İntensivniy Kurs Turetskogo Yazika. Moskova: MGU Yayınları

Şeka.Y.V. (2007) Praktiçeskaya Grammatika Turetskogo Yazika. Moskova: Vostok-Zapad Yayınevi

Makaleler:

T.C. M.E.B.

Avrupa'da Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sempozyumu 25-26 Ekim 2001 Ankara  
"Rusya'da Türkçenin Eğitim Sorunları" Prof. Dr. Tevfik MELİKLİ

Not: Bu makale 1-3 Temmuz 2010 tarihinde İzmir'de düzenlenmiş olan III. Uluslararası Türkçenin Eğitimi Öğretimi Kurultayı konuşma metnidir.

Türkçede En Çok Kullanılan 500 Cümle

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

SELAMLAŞMA – TANIŞMA 

 
 

Görüşmek üzere

= Yine görüşürüz.

 
 

Merhaba, nasılsınız?

İyiyim. Teşekkür ederim.

     Siz nasılsınız?

 
 

Adınız ne?

Adım Cemil. Sizin adınız ne?

 
 

Tanıştığımıza memnun oldum.

Ben de memnun oldum.

 
 

Allah’a ısmarladık. = Güle güle

 
 

Kusura bakmayın = Affedersiniz = Özür dilerim

Rica ederim. = Önemli değil.

 
 

Lütfen bana yardım eder misiniz ?

 

TEBRİK – KUTLAMA 

 
 

Hayırlı işler !

 
 

Başınız sağ olsun !

 
 

Tebrik ederim !

 
 

Geçmiş Olsun !

 
 

Bol şanslar !

 
 

Doğum Gününüz Kutlu Olsun !

 
 

Bayramınız Kutlu Olsun !

 
 

Yeni yılınız kutlu olsun !

 
 

Afiyet olsun !

 
 

Sağlık olsun !

 
 

Güle güle kullanın !

 
 

Hayırlı olsun !

 
 

Sıhhatler olsun !

 
 

Mutlu bayramlar !

 
 

İyi eğlenceler !

 
 

Başarılar !

 
   
       

ZAMAN 

 
 

Saat kaç?

Saat sekize on var.

 
 

Bugün ayın kaçı ?

Bugün ayın ondördü.

 
 

Hangi mevsimdeyiz ?

 
 

Hangi aydayız ?

 
 

Kaç yaşındasınız ?

 
 

Bugün günlerden ne ?

 
 

Doğum tarihiniz ne ?

 
 

Bugün hava nasıl ?

 

KIYAFET– MAĞAZA  

 
 

Sabahleyin kaçta açıyorsunuz ?

 
 

Ne zaman açıksınız?

= Kaça kadar açıksınız?

 
 

Pazar günleri açık mısınız?

 
 

Yardımcı olabilir miyim?

İhtiyacımız olursa sizi çağırırız?

 
 
 

Neye bakmıştınız ?

Teşekkürler sadece bakıyorduk.

 
 
 

Soyunma odaları şu tarafta.

 
 

Baktığınız bir şey var mı? = Nasıl bir şey bakmıştınız?

 
 

Kaç beden giyiyorsunuz ?34 beden istiyorum.

 
 

Tam sizin bedeniniz var.Bunun daha büyük bir bedeni var mı ?

 
 

Bunu öneriyorum.

 
 

Erkek giyimi ne tarafta ?

 
 

Ayakkabı reyonu nerede ?

 
 

Bir çift eldiven istiyorum.

 
 

Bunun mavisi var mı ?

 
 

Bu renk sizi açtı.

 
 

Rengini beğenmedim.

 
 

Bunu deneyebilir miyim ?

 
 

Tam size göre.

 
 

Sizde harika durdu.

 
 

Size gerçekten çok yakıştı.

 
 

Çok dar. Û Çok bol.

 
 

Paket yapar mısınız ?

 
 

Sezonluk neleriniz var ?

 
 

Ne renk istemiştiniz ?

 
 

Karta ne yazalım.

 
 

En sevdiğiniz renk hangisi ?

 
 

Borcum ne kadar ?

 
 

Bir elbise almak istiyorum.

 
 

Elbiseyi ne renk düşünüyorsunuz ?

 
 

Bugün çok zakışıklısınız. / güzelsiniz.

 
 

Bu elbise kaç lira ?

 
 

Vitrindeki etekten rica ediyorum.

 
 

Daha ucuz bir pantolon rica ediyorum.

 
 

Bu elbiseyi deneyebilir miyim ?

 
 

Bu elbise bana dar.

 
 

Bunu beğendim, alıyorum.

 
 

Bir çift ayakkabı istiyorum.

 
 

Kaç numara giyiyorsunuz ?

 
 

Ne renk istiyorsunuz ?

 
 

Bu ayakkabıyı tamir edebilir misiniz ?

 
 

Borcum ne kadar ?

 
 

Nasıl bir gömlek istiyorsunuz ?

 
 

Çok pahalı. İndirim yapamaz mısınız ?

 
 

Kardeşim kıravat takıyor.

 
 

Annem küpe takıyor.

 
 

Pantolonu ütülediniz mi ?

 
 

Çamaşırları yıkadın mı ?

 
 

Bugün bayram alış verişi yapacağız.

 
 

Gömlek  size çok yakışmış.

 
 

Hangi renkten hoşlanıyorsunuz ?Mavi renkten hoşlanıyorum.

 
 

Hangi renk daha güzel ?

Mavi renk daha güzel.

 
         

BERBER - KUAFÖR

 

Sıra var mı ?

 
 

Buyrun  bir kişi var.

 
 

Nasıl keselim ?

 
 

Saç mı sakal mı ?

 
 

Sadece saç olacak.

 
 

Kısaltalım mı ?

 
 

Her tarafından az kısaltın lütfen.

 
 

Yanlardan biraz kısaltın.

 
 

Yanlardan alın biraz

 
 

Enseyi açalım mı?

 
 

Üstten biraz alın

 
 

Sağa doğru tarıyorum.

 
 

Ortadan ayırıyorum.

 
 

Kulak hizasına kadar kısaltın.

 
 

Kulakları açalım mı?

 
 

Enseyi jiletle mi alayım?

 
 

Makinayla mı alayım ?

 
 

Kaç numara yapalım.?

 
 

Yıkayalım mı?

 
 

Fön çekelim mi?

 
 

Jöle ister misiniz?

 
 

Masaj yapalım mı?

 
 

Kulakları temizleyelim mi?

 
 

Yakalım mı yoksa keselim mi?

 
 

Kılları alalım mı?

 
 

Kolonyağı alır mıydınız?

 
 

Jileti değiştirir misiniz?

 
 

Sakal tıraşı olacağım.

 

PİKNİK 

 
 

Haydi pikniğe gidelim.

 
 

Ateş yakabilir misin?

 
 

Kibritiniz var mı?

 
 

Odun toplayabilir misin?

 

SPOR 

 
 

Maç saat kaçta başlıyor?

 
 

Birinci ligde kaç takım var?

 
 

Bu yıl Avrupa şampiyonlar kupasına hangi takımlar katılıyor?

 
 

Orta sahada çok iyi oyuncular var.

 
 

Bugün beş Balkan rekoru kırıldı.

 
 

Yarışmaya hangi ülkeler katılıyor?

 
 

Maç bileti kaç lira?

 
 

Hangi takım şampiyon oldu?

 
 

Olimpiyatlar ne zaman başlıyor?

 

OKUL  

 
 

Lütfen kaleminizi verir misiniz?

 
 

Anladınız mı ?Evet anladım. / Hayır anlamadım.

 
 
 

Okula ne ile geliyorsun? / Eve ne ile gideceksin?

 
 

Bugün hangi konuyu işlediniz?

Bugün okulda çok ilginç bir konu işledik.

 
 

Öğrenciler teneffüste çay içiyorlar.

 
 

Hangi okula gidiyorsun? = Hangi okulda  okuyorsun?  = Nerede okuyorsunuz ?Bilgisayar Lisesi’nde okuyorum

 
 

Alfebeyi biliyor musun?

 
 

Pencereyi kapatabilir miyim? / açabilir miyim?

 
 

Hocam! İmtihandan kaç aldım?

 
 

Bize / Bana kızdınız mı?

 
 

Bugün Türkçe var mı?

 
 

Yarın hangi dersler var?

 
 

Kaçıncı sınıftasın?

 
 

Hangi bölümde okuyorsunuz?

Ekonomide okuyorum.

 
         
 

 

AİLE  

 

Ev telefon numaranız kaç?

 
 

Cep telefon numaranız kaç?

 
 

Eviniz kaç odalı?

 
 

Burası neresi?

 
 

Osman bey neyin oluyor?

 
 

Kardeşime mektup yazıyorum.

 
 

Babam sigara içmez.

 
 

Baban nerede çalışıyor?

 
 

Kaç kardeşin var ?

 

SAĞLIK

 

Geçen hafta ayağım burkuldu.

 
 

Uzağı göremiyorum.

 
 

Kulaklarım duymuyor.

 
 

Ne zamandan beri başınız ağrıyor ?

 
 

Başım ağrıyor.

 
 

Dişim ağrıyor.

 
 

Dişim çürük.

 
 

Diş çektirdim.

 
 

Doktora gittim.

 
 

Doktor ilaç verdi.

 
 

Gözlük kullanmalıyım.

 
 

Karnım ağrıyor

 
 

Karnım aç.

 
 

Susadım.

 
 

Acıktım.

 
 

Neyiniz var?

 
 

Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

 
 

Tedavi kaç gün sürer?

 
 

Geçmiş olsun.

 

YOLCULUK – ADRES

 198

Hangi dilleri konuşabiliyorsun?

 
 

Kaç dil biliyorsunuz?

 
 

Yabancı dil biliyor musunuz?

 
 

Şehrinizin nüfusu ne kadar?

 
 

Cumhurbaşkanınızın adı ne ?

 
 

Ankara’da havalar nasıl ?

 
 

Tatile nereye gideceksiniz ?

 
 

Bugün sıcaklık kaç derece ?

 
 

Terminale kaç numaralı otobüs gidiyor?

 
 

Türkiye’nin  başkenti neresi ?

 
 

Türkiye’nin para birimi ne?

 
 

Türk bayrağında hangi renkler var?

 
 

Kaç kardeşin var?

 
 

Mesleğiniz ne?

= Ne iş yapıyorsun?

= Nerede çalışıyorsunuz?

 
 

Sizin idealinizdeki meslek ne?

= Büyüyünce ( = ileride ) ne olmak istiyorsun?

 
 

Doğum tarihin kaç?

 
 

Telefon numaranız kaç?

 
 

Vizeniz var mı?

 
 

Valizinizi açar mısınız ?

 
 

Döviz bürosu nerede ?

 
 

Nerelisiniz ?

 
 

Ne zaman gitmek istiyorsunuz?

 
 

Tek gidiş mi,  gidiş-dönüş mü?

 
 

Sigara içilmeyen yerden olsun lütfen.

 
 

Pencere kenarı mı koridor mu?

 
 

İstanbul’a en erken kaçta otobüsünüz var?

 
 

Uçak için yer ayırmak istiyorum.

 
 

Yakında bir lokanta var mı?

 
 

Evet karşıda var.

 
 

Tren ne zaman hareket ediyor?

 
 

İstanbul-Ankara arası kaç saat sürüyor?

 
 

Hangi dili / dilleri biliyorsunuz?

 
 

Türkçe, İngilizce, Fransızca biliyorum.

 
 

Türkçe biliyor musunuz?

 
 

Evet, biraz biliyorum.

 
 

Bugün sıcaklık kaç derece?

 
 

Odanızı temizleyebilir miyim?

 
 

Şehir merkezine nasıl gidebilirim?

 
 

Ankara bileti istiyorum.

 
 

36 pozluk bir film istiyorum.

 
 

Fotoğrafınızı çekebilir miyim?

/ Bizim fotoğrafımızı çekebilir misiniz?

 
 

Bu filmi banyo yapar mısınız?

 
 

Kaçar adet istiyorsunuz?

Her negatiften birer adet istiyorum.

 
 

Otobüs durağı nerede?

 
 

Dolar bozdurmak istiyorum.

 
 

Penrece kenarı istiyorum.

 
 

Nereden telefon edebilirim?

 
 

Nereden geliyorsunuz?

 
 

Nereye gitmek istiyorsunuz?

 
 

Öğrenci indirimi var mı?

 
 

Yolda mola veriyor musunuz?

 
 

Yemek veriliyor mu?

 
 

Mesleğiniz ne?

Ne iş yapıyorsunuz ?

Doktorum.

 
 

Ne kadar bağaja izin veriliyor?

 
 

Bağajım yok.

 
 

Bagajı alabilir miyim?

 
 

Bir soraki uçak ne zaman ?

 
 

Uçak vaktinde mi hareket ediyor?

 
 

Uçak buraya ne zaman geliyor ?

 
 

Varış vakti ne zaman?

 
 

Koltuğunuz 12F

 
 

Benim yerime oturmuşsunuz.

 
 

Emniyet kemerlerinizi takınız ve koltuklarınızı dik tutunuz.

 
 

Lütfen koltuklarınızın arkasını dik tutunuz.

 
 

Ne içmek istersiniz?

 
 

Gümrüğe tabi bir şeyiniz var mı?

 
 

Pasaportunuzu görebilir miyim?

 
 

Yanınızda ne kadar paranız var ?

 
 

Vizeniz var mı?

 
 

Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz?

 
 

Ziyaretinizin amacı nadir ?

 
 

Bir sonraki durak Antalya’dır.

 
 

Boş yer var mı?

 
 

Burada kimse oturuyor mu?

=  Buranın sahibi var mı?

 
 

Buraya oturabilir miyim?

 
 

Hangi duraktayız?

 
 

Bu otobüs nereye kadar gidiyor?

 
 

Taksim'e gelince bana haber verir misiniz?

 
 

Lütfen açılır mısınız?

 
 

İnişler arka kapıdan.

 
 

Nerden geliyorsunuz?

Almanya’dan geliyorum.

 
 

Nerelisiniz?

Romanyalıyım.

 
 

Nerede kalıyorsunuz?

Kent Otel’de kalıyorum.

 
 

Beni hava alanına götürün.

 
 

Sigara içmemde sakınca var mı?

 
 

Şurdaki ev mi?

 
 

Adres burada yazılı.

 
 

Burası uygun mu?

 
 

Geç kaldım lütfen acele edin.

/ Yavaş gidin.

 
 

Galiba kayboldum.

 
 

En yakın tren istasyonu nerede?

 
 

Postahane nerede?

 
 

Hava alanına nasıl gidebilirim?

 
 

Atatürk caddesini

    biliyor musunuz ?

 
 

Yürüyerek gidebilir miyim?

Burdan oraya gidemezsiniz. 

= Bayağı uzak  

 
 

Bu civarda.

 
 

İlerde sağda.

 
 

Köşeden sola dön.

 
 

Dikkat et!

 
 

Burdan dön.

 
 

Tuvalete gitmem lâzım.

 
 

Ne kadar bekleyebilirsiniz?

 
 

İyi yolculuklar.

 
 

İyi uçuşlar.

 
 

Yolunuz açık olsun.

 
 

Dikkatli sürün.

 
 

Kendine dikkat et.

 
 

Seni özleyeceğiz.

 
 

Yolculuk nasıl geçti?

 
 

Eğlendin mi?

 
 

Hiç resim çektin mi?

 
 

Yokluğunu çok hissettik.

 
 

Araba Servisi

 
 

Depoyu ful yapın lütfen.

 
 

Yol haritası istiyorum.

 
 

Lastikleri ontrol eder misiniz?

 
 

Arabam bozuldu.

 
 

Lastiğim patladı.

 
 

Çekici istiyorum.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

 
 

Avukatımı görmek istiyorum.

 
 

Suçumuz ne?

 
 

Ben bir şey yapmadım.

 
 

Ehliyetinizi görebilir miyim?

 
 

Önceden iki kişilik yer ayırtmıştık.

 
 

Çift kişilik odanız var mı?

 
 

Boş odanız var mı?

 
 

Arkadaş size odaları gösterecek onu takip edin lütlen.

 
 

Kaç kişilik oda istersiniz?

 
 

Asansör şurada merdivenin yanında.

 
 

Cadde tarafında odanız varsa olabilir.

 
     
 

Kaç gün kalacaksınız?

5 gün. (Kesin değil uzayabilir.)

 
 

Geceliği ne kadar?

 
 

Bu odayı tutuyorum.

 
 

Odaları görebilir miyim?

 
 

Şu fişi doldurmanız gerekiyor.

 
 

Bana bir not var mı?

 
 

Afedersiniz  ..... numarayı bağlayabilir misiniz?

 
 

Tek kişilik odamız kalmadı.

= Üzgünüm odamız kalmadı.

=  Üzgünüm otelimiz dolu

 
 

Yer ayırabilir miyim acaba?

Evet buyrun sizi dinliyorum.

 
 

Adınızı ve telefonunuzu söyler misiniz?

İstediğini özel bir şey var mı?

 
 

Odalarımız klimalıdır.

 
 

Odalarımızda televizyon vardır.

 
 

Balkonlu bir oda istiyorum.

 
 

Denizi gören odalarımız var

   ister misiniz?

 
 

Deniz gören odalar meşgul.

 
 

Anahtarınızı vereyim mi?

 
 

Anahtarı alabilir miyim?

 
 

Kaç gün kalacaksınız?

 
 

Günlüğü ne kadar ?

Yemek dahil günlüğü................

 
 

Kahvaltı veriyor musunuz?

= Kahvaltı ne zaman veriliyor?

= Kahvaltı başladı mı ?

 
 

Sadece kalma ücreti ne kadar?

 
 

Kimliğinizi alabilir miyim?

 
 

Resepsiyonun telefon

   numarası kaç?

 
 

Bir ihtiyacınız olursa resepsiyonu arayabilirsiniz.

 
 

Kredi kartı ile ödeme yapabilir miyim?

 
 

Kredi kartı geçerlidir.

 
 

Şuraya imza atabilir misiniz?

 
 

Afersiniz 167 numaraya iki meyve suyu getirebilir misiniz?

 
 

Oda numaranız......

 
 

Kaç numaralı odada kalıyorsunuz?

 
 

Aferdersiniz anahtarımı içeride unuttum, yedek var mı?

 
 

Lütfen anahtarı giderken vermeyi unutmayın?

 
 

Anahtarları nereye bırakayım?

 
 

YİYECEKLER – RESTORAN 

 336

Buyrun hoş geldiniz.

 
 

Ne arzu ederdiniz?

 
 

Nasıl yardımcı olabilirim?

 
 

Ne içmek istersiniz?

 
 

Ne almak istersiniz?

 
 

Buraya oturabilirsiniz.

 
 

Rezervasyonunuz var mıydı ?

 
 

Buyrun buraya oturun lütfen?

 
 

Üzgünüm burası meşgul.

 
 

Şuraya oturmak istermisiniz?

 
 

Bu masa ayırtıldı efendim.

 
 

Hangi masaya oturmak istersiniz?

 
 

Bahçede yerimiz var efendim.

 
 

Dışarıda oturmak ister miydiniz?

 
 

Üzgünüm burası aile için.

 
 

Yukarıda da yerimiz var.

 
 

Sandalye getireyim mi?

 
     
 

İsterseniz iki masayı birleştirebiliriz.

 
 

Üzgünüm yerimiz kalmadı.

 
 

Çorbalardan neyiniz var?

 
 

Salata çeşitleriniz nedir?

 
 

Mönüyü alabilir miyim?

 
 

Ben  önce bir ezogelin istiyorum.

 
 

İşkembe var mı?

 
 

Önce birer  mercimek çorbası alalım.

 
 

Çorbadan sonra ne arzu edersiniz?

 
 

Adana kebap var mı?

 
 

Ben bir adana kebap istiyorum.

 
 

Ben bir Urfa kebap alayım.

 
 

Tavuk döner var mı?

 
 

Salata ister misiniz?

 
 

Cacık var mı ?

 
 

Ortaya bir çoban salatası lütfen.

 
 

Meyve suyunuz varsa birer meyve suyu alalım .

 
 

Ayranınız var mı?

 
 

Birer ayran getirin lütfen?

 
 

Aferdersiniz masayı temizleyebilir misiniz?

 
 

Kürdan var mı acaba?

 
 

Afiyet olsun efendim

 
 

Bir arzunuz var mıydı efendim?

 
 

Şöyle buyurun.

 
 

Tatlı ister misiniz?

 
 

Neler var?

 
 

Tulumba, kadayıf, baklava, kazandibi, sütlaç, kemalpaşa var efendim.

 
 

Kadayıf  alayım.

 
 

Yanında dondurma ister misiniz?

 
 

Az pilav üstü  kuru alayım.

 
 

Sulu yemeğiniz var mı?

 
 

Hesap lütfen.

Hesabı kasaya ödüyorsunuz.

 
 

Fiş alabilir miyim?

Buyrun paranızın üstü.

 
 

Üstü kalsın.

Hayırlı işler.

 
 

Yine bekleriz efendim.

 
 

Lavabo nerede acaba.

 
 

Peçete alabilir miyim?

 
 

Çay alabir miyiz?

 
 

Ellerimi nerede yıkayabilirim?

 
 

Acıktım.

 
 

Ne almak istiyorsun?

Ekmek almak istiyorum.

 
 

Fasulyenin kilosu kaç lira?

 
 

Buyurun, ne arzu edersiniz?

 
 

Meyvelerden ne almak istiyorsunuz?

 
 

Tatlılardan ne var?

/ Yemeklerden ne var?  

/  Çorbalardan neler var ?

 
 

Yemek listesi lütfen !

 
 

Bugün mönüde ne var?

 
 

Kaç kilo elma istiyorsunuz ?

 
 

Yemek yemek istiyorum.

 
 

Çay içmek ister misiniz?

Çay içmek istiyorum.

 
 

Ne yemek istersiniz?

 
 

İçeceklerden ne var?

 
 

Çay demleyebilir misin?

 
 

Yemek pişirebiliyor musun?

 
 

Sebzeler taze mi?

 
 

Bugün öğle yemeğini nerede yiyeceksin?

 
 

Yemeği nasıl buldun?

/ Yemeği beğendiniz mi?

 
 

Ketçapı nerede ?

 
 

Maalesef kalmadı.

 
 

Paket yapalım mı?

 
 

Nasıl ödeyeceksiniz?

 
 

Yemek kuponu alıyor musunuz?

 
 

Kredi kartıyla mı yoksa nakit mi ödeyeceksiniz ?

Nakit ödeyeceğim.

 
 

Kimliğinizi görebilir miyim?

 
 

Yardım ister misiniz?

 
 

Siparişimi alabilir miyim?

/ Siparişimi alayım.

Bir hamburger büyük patates ve bir kola.

 
 

Ne istersiniz?

 
 

Küçük mü,  büyük mü ?

 
 

Burda mı yiyeceksiniz?

 
 

Paket mi istiyorsunuz?

 
 

Buz olmasın lütfen.

 
 

Hangi içecekler var?

 
 

Biber var mı?

 
 

Tuz rica edeyim.

 
 

Peçete alabilir miyim?

 
 

Ketçap ister misiniz?

Ketçap olmasın.

 
 

Mayonez kalsın.

 
 

Soğan fazla olmasın.

 
 

Yanında içecek ne istersiniz? = Yanında içecek bir şey ister misiniz?

 
 

Buyurun.

 
 

Küçük bir pizza alayım.

 
 

Peynirli sucuklu karışık olsun.

 
 

Ne zaman hazır olur?

 
 

Kaç para? = Ne kadar?

 
 

Kaç kişisiniz?

Iki kişilik masa.

 
 

Sigara içilmeyen bir yer istiyorum

 
 

Rezervasyonunuz var mı?

 
 

Bir iki dakika içinde bir masa ayarlarız.

 
 

Sigara içilen bir yer istiyorum.

 
 

Burası aile yeri.

 
 

Bu masaya başka biri oturacak.

 
 

Beklettiğim için özür dilerim.

 
 

İçecek bir şey ister misiniz?

 
 

Mönüyü görmek istiyorum.

 
 

Yanında çorba veya salata arzu eder misiniz?

 
 

Kahve lütfen.

 
 

Su getirir misiniz?

 
 

Garson!

 
 

Bakar mısınız?

 
 

Birazdan söyleyeceğim.

 
 

Birini bekliyorum.

 
 

Siparişiniz henüz hazır değil efendim.

 
 

Ne önerirsiniz?

 
 

Yanında salata var mı?

 
 

Vejetaryen yemekler var mı?

 
 

Kebaplardan neler var?

 
 

Biraz daha salata istiyorum.

/ Biraz daha ekmek alabilir miyim?

 
 

Bu balık taze değil.

 
 

Tuvalet ne tarafta?

 
 

Paket olarak alabilir miyim?

 
 

Dikkat edin tabak sıcak.

 
 

Umarım yemeği beğemişsinizdir?

 
 

Başka bir arzunuz var mı?

 
 

Tatlı ister misiniz?

 
 

Hesabı alabilir miyim?

= Hesap lütfen.

 
 

Hesaplar ayrı olsun lütfen.

 
 

Fiş alabilir miyiz?

 
 

Bana ödeyebilirsiniz.

 
 

Galiba bir hata var.

 
 

Üstü kalsın.

 
 

Kim ısmarlıyor?

Ben ısmarlıyorum.

 
 
 

Sen ne alacaksın?

 
 

Yemek ne zaman hazır olacak?

Yemek hazır sayılır.

 
 

Lütfen sofraya oturun.

 
 

Tatmak ister misin?

 
 

Tuzu bana uzatır mısın?

 
 

Tabağını uzatır mısın?

 
 

Ekmeği dağıtır mısın?

 
 

Bana biraz daha salata koyabilir misin ?

 
 

Bundan daha var mı?

 
 

Tatlı ne var?

 
 

Elinize sağlık?

 
 

Yemekler çok güzel olmuş.

 
 

Allah ziyade etsin.

 
 

Aspirin istiyorum.

 
 

Böcek ilacı istiyorum.

 
 

Ayak pudrası istiyorum

 
 

Sıradaki.

 
 

Sırada mısınız?

 
 

Biletler ne kadar?

 
 

Maalesef bilet kalmadı?

 
 

Öğrenci indirimi var mı?

/ Grup indiriminiz var mı?

 
 

Gösteri ne kadar sürüyor?

Gösteri iki saat sürüyor.

 
 

Rezervasyon yaptırdınız mı?

 
 

Bozuğunuz var mı?

 
 

Biletimizi başka bir gün için değiştirebilir misiniz?

 
 

Bir düzine gül rica edecektim.

 
 

Hangi çiçekler en taze?

 
 

Doğum günü için bir çiçek almak istiyorum.

 
 

Saçlarımı kestirmek istiyorum.

 
 

Nasıl bir model istiyorsunuz?

 
 

Saçınız yıkanacak mı?

 
 

Çok kısa kesmeyin

 
 

Bana niçin kızıyorsunuz?

 
 

Size yemin edebilirim.

 
 

Ciddi mi konuşuyorsunuz?

/ Şaka mı yapıyorsunuz?

Şaka yapyorum. Çok ciddiyim.

 
 

Söz veriyorum.

 
 

Arabamı yıkar mısınız?

 
 

Buraya park etmek yasaktır.

 
 

Arabanızın plaka numarası ne?

 
 

Ne yapıyorsun Ayşe?

Kitap okuyorum.

 
 

Akşam kaçta yatıyorsunuz?

 
 

Sabah saat kaçta kalkıyorsunuz?

 
 

Hayvanları sever misin?

 
 

Hafta sonu sinemaya gidecek misin?

 

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Karşılaştırmalı Yöntem Romanya’da Ders Kitabı Olarak Kullanılan Türkçe Kitaplarının Özelliklerinin Değerlendirilmesi

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

1. Giriş

Yabancı dil öğretimi, eğitimin hangi seviyesinde olursa olsun, bireyin hayatında büyük bir rol oynamaktadır. Ancak; yabancı bir dilin öğretilmesi veya benimsetilmesi öğretmenin öğretim alanındaki tecrübesi, uyguladığı yöntemler, çok iyi bilgilendirilmiş yenilikler, kullandığı araçlar gibi faktörlere bağlıdır. Bizim de burada üzerinde durmak istediğimiz konu, Romanya’da, özellikle Köstence’de mevcut olan ve kullanılan görsel araçların değerlendirilmesidir.

2.  Romanya’da Türkçe Öğretimi

Romanya’da; Bükreş Üniversitesi Dil ve Edebiyat Fakültesi Türkçe Bölümü’nün dışında Köstence’de[2] “Ovidius” Üniversitesi Dil, Edebiyat ve İlahiyat Fakültesi, Balkan ve Slav Dilleri Kürsüsü bünyesinde Türkçe Bölümü’nün olduğunu pek az kişi bilmektedir. Bükreş bölümü ile Köstence bölümü arasında iki büyük farklılık var ve bunları ayrıntılı bilgilerle açıklamak Türkçe öğretimi ortamının daha iyi bir şekilde kavratılmasına yol açacağı görüşündeyiz.

Kronoloji açısından Bükreş’teki bölüm kırk yıldan fazla bir mevcudiyete sahiptir. Köstence’deki bölüm ise Ekim 1991’de kurulmuştur. 1989’daki devrim Romanya’da yaşayan azınlıkların haklarının tanıtılmasını sağlarken bunun yanı sıra ana dilinde eğitime de tekrar başlatılmasına hak tanıtmıştır. Bu siyasi değişmeler sonucunda 1990’lı yıllardan itibaren anaokulu, ilkokul ve ortaokullardaki Türklere seçmeli olarak Türkçe dersleri okutulmaya başlanmıştır. Ancak yüksek öğrenim seviyeli öğretmen yetiştirmek, onları uzmanlaştırmak buradan kaynaklanan büyük sorunların çözümlenmesi gerekirdi. Böylece Prof. Dr. Enver Mahmut sayesinde Türk olan vatandaşlarımıza ve aynı zamanda Türkçe öğrenmek isteyenlere Türkçe Bölümü açılmıştır.

İkinci büyük farklılık iki fakültedeki Türkçe’nin ayrı statüsü: Bükreş’teki Türk dili A dili olarak okutulurken, Köstence’de Türk dili B dili olarak okutulmaktadır. Bu ne demek? A dili statüsü olan dile ağırlık gösterilir, ders sayısı B dili ile karşılaştırıldığında iki ya da üç katı olur ve disiplin talebi daha geniştir.

3. Köstence’de Türkçe Öğretimi

Sorunlarımızı somut bir şekilde tartışabilmek için Köstence “Ovidius” Üniversitesi’nin Türkçe Bölümü’ne öğrenci alınmasından, Türkçe Bölümü’nün niteliklerinden ve yürürlükte olan programdan söz etmek istiyorum. Her yıl on - on beş öğrencilik karma (hem Türk veya Tatar, hem de Romen) bir kontenjan oluşturulmaktadır. Öğrenciler, Türk olsun Romen olsun Romence, İngilizce ve Fransızca’dan sınava girerek Türkçe öğretimine sıfırdan başlar, yani Türkçe’yi yabancı bir dil olarak okumaktadırlar. Türkçe’nin B statüsü olduğundan ders sayısı az ve yetersiz sayılır.

Söylediklerimi kanıtlarla tanımlamak için aşağıda Türkçe programının içeriğini olduğu gibi aktarıyorum.

Sınıf

Eğitim Disiplini

I. Sömestr

II. Sömestr

Kurs

Seminer

Kredi

Kurs

Seminer

Kredi

I.Sınıf

Türk Medeniyeti

Türk Edebiyatı

Çağdaş Türk Dili (Fonetik)

Pratik Türkçe

Seçmeli Ders

1

1

1

-

-

1

1

1

4

-

3

3

3

4

-

-

2

2

-

1

-

1

1

4

1

-

3

3

4

3

II.Sınıf

Türk Edebiyatı

Çağdaş Türk Dili (Morfoloji)

Pratik Türkçe

Seçmeli Ders

2

2

-

2

1

1

4

-

3

3

4

2

2

2

-

2

1

1

4

-

3

3

4

2

III.Sınıf

Türk Edebiyatı

Çağdaş Türk Dili (Sentaks)

Pratik Türkçe

Seçmeli Ders

1

1

-

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

1

1

1

-

4

3

3

4

2

1

1

4

-

1

1

-

4

3

3

4

2

IV.Sınıf

Seçmeli Ders (Yerli Ed.)

Seçmeli Ders (Diyalektoloji)

Pratik Türkçe

2

2

-

-

-

3

3

3

3

2

2

-

-

-

3

3

3

3

* Kurs ve seminer saatleri haftaya göre hesaplanır.

4. Pratik Türkçe Dersleri

Yukarıda verdiğimiz disiplinlerden saat sayısını kalın harflerle yazdığımız Pratik Türkçe’nin ortaya koyduğu sorunları çeşitli yönleriyle sunmak istiyorum.

Aradan geçen bu on yıl içerisinde Pratik Türkçe derslerine Emel Emin, Mehmet Naci Onal, Osman Horata, Kerim Altay, Belghiuzar Buliga ve Namık Kemal Yıldız girdiler. Bunlardan Emel Emin (emekliğe ayrıldı) ve Belghiuzar Buliga (Köstence Türkçe Bölümü ilk nesil mezunu) yerli öğretmenlerdir. Diğer üç kişi iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın sonucu olarak Türkiye’den gelen öğretmenlerdir. Bu anlaşmaya göre iki yılda bir veya dört yılda bir Türkiye’den bir öğretmenin gelip üniversitedeki Türkçe öğretimine katkıda bulunması gerekir.

Romanya’daki Türkçe öğretiminin genel amaçları Türkiye’de uygulanan ve birçok araştırma ve çalışmalarda yer alan amaçlardan pek farklı sayılmaz. Bilim adamları yabancı dilde öğrenciye kazandırılacak becerilerden söz ederken bunları sıralamaktadırlar. Bunları biz de burada tekrar gözden geçirelim: okuma-anlama, dinleme-anlama, sözlü anlatım, yazılı anlatım, kelime dağarcığının zenginleştirilmesi, temel dil bilgisi kurallarının kavratılması, iletişim becerisi, çevirme becerisi. Verdiğimiz beceriler çeşitli tekniklerle geliştirilebilir. Örnek olarak yazılı anlatım, kontrollü yazma, güdümlü yazma veya serbest yazma ile daha geliştirilmiş hale getirilebilir.

Yöntemlere gelince Pratik Türkçe dersinde kullanılan yöntemler dersin konusuna ve türüne göre farklı olabilir. Dil bilgisi pratiğinde daha çok gösterip-yaptırma, problem çözme yöntemleri gibi uygulanabilir.

Prof. Dr. Özcan Demirel’in verdiği tanıma göre teknik “öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi ya da sınıf içinde yapılan işlemlerin bütünü”dür (Demirel, 1994). Ancak yabancı dil öğretimi, eğitim sırasında kullanılabilen teknikler, oluşturulmuş öğrenci grubu, öğrencilerin seviyeleri ve kültürel farklılıklarına bağlıdır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak beyin fırtınası, soru-cevap, oyunlaştırma, ikili ve grup çalışmaları, gösteri, ev ödevi, benzetim gibi teknikler yukarıda verdiğimiz becerileri kolaylıkla kazandırabilir.

5. Türkçe Öğretiminde Kullanılan Görsel Araçlar

Köstence’de Türkçe öğretiminde kullanılan görsel araçların sayısı hem yetersiz, hem de tutarsızdır. Kütüphanemizde Türk diline ait 400’e yakın eser mevcuttur. Bu eserler Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu aracılığıyla bağışlanarak kitap sıkıntısı giderilmeye çalışıldı. Ayrıca Türk okutmanları kanalıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve TÖMER Dil Öğretim Merkezi tarafından öğrencilere verilmek üzere Türkçe Öğreniyoruz (4 cilt) kitapları temin edildi.

Elde edebildiğimiz Pratik Türkçe kitapları ile kütüphanede bulunan kaynakların listesi aşağıda ayrıntılı bilgilerle görülecektir.

BAUBEC, Agietnin, BAUBEC, Deniz Geafer, Limba turca fara profesor (Öğretmensiz Türk Dili), Bucureşti, Ed. International Scorpion, 1995.

Yirmi dört dersten oluşan bu kitap Türkçe öğrenmek isteyenlerin yararlanması için hazırlanmıştır. Her ders, bir metin, dilbilgisel bir bölüm ve alıştırmalardan ibarettir. Ancak metinlerin hiç birisi dersin başlığından anlaşıldığı gibi herhangi bir duruma göre seçilmemiş, günlük hayatta pek az uygulanabilecek örneklerdir. “Bu nedir?” “Ne yapıyoruz?”, “Arkadaşlar”, “Okulumuz” “Köye Bir Gezinti” gibi metinler Türkçe’de iletişim kurmak isteyen bir kişi için pek faydalı sayılmaz. Romen dil bilgisi ile karşılaştırılmaksızın Türk dil bilgisi kavramları geleneksel açıdan sergilenerek Romence’de verilmektedir. Ses bilgisi kavramlarına (ünlü sınıflandırılması, ünsüz sınıflandırılması, ünsüz yumuşaması ses uyumu, ünlü veya ünsüz düşmesi, vurgu) özel bir bölüm ayrılırken morfoloji ile sentaks bilgileri kalan diğer derslerde basitten karmaşığa ele alınmaktadır. Böylece sırayla zamir, isim, isim çekimi, sıfat, ilgi eylemi, basit zamanlar, dilek kipleri, edatlar, ortaçlar, ulaçlar, zarflar, sayılar, çatılar bazı bileşik zamanlar, cümledeki görevleriyle birlikte sunulmaktadır. Her derse ait alıştırmalar genelde Türkçe’den Romence’ye çeviri, boşluk doldurma, fiil çekimi, isim çekimi ya da Romence’den Türkçe’ye çeviri alıştırmalarıdır. Yukarıda verilen bilgilerden anlaşıldığı gibi Türkçe öğretim sırasında sadece bu kitap uygulanırsa okuma-anlama, kelime dağarcığının zenginleştirilmesi, temel dil bilgisi kurallarının benimsetilmesine yönelik olabilir; ancak iletişim ya da yazılı ve sözlü anlatım becerileri tamamen ihmal edilmiştir.

COLIN, Sylvie, KOSAR, Semin, Türkçe Öğrenelim. Larousse Yöntemle Türkçe Öğrenmesi. Çev Liana Stan, Bucureşti, Teora, 2000.

Çeşitli sebeplerden dolayı Türkçe öğrenmek isteyenlere hitap eden bir kitaptır. A Bölümü, B Bölümü ve kısa bir Dilbilgisel Bölümü’nü içermektedir. Bu bölümlere yer verilmeden önce Türk alfabesinin sadece özel harfleri verilip bunların nasıl telâffuz edildiğini gösterir. A Bölümü’nde “Ben mühendisim”, “Bir problem var. Bir problem yok.” “Nerede?”, “Nereye?”, “Nereden?”, “Bir biletim var.”, “Ne kadar? Kaç?”, “Saat kaç?”, “Ne zaman? Nasıl? Niçin?”, “Yolculuk yapmayı seviyorum”, “Kim? Ne? Hangi? Hangisi?”, “Dolmabahçe’ye gitmek istiyorum”, “Ne yaptınız?”, “Selamlamalar” gibi günlük hayatta en sık kullanılan şekiller sıralanırken dil bilgisi açıklamalarına da çok kısa bir şekilde yer verilmektedir. B Bölümü’nde ise 20 konu (alkolsüz içkiler, yiyecek, menü, otel, banka, telefon, postane, seyahat, vücut, sağlık, alışveriş, kıyafetler, şehir, köy, ev-aile, sporlar, eğlenceler, medya) seçilerek bunlarla ilgili Türk gelenekleri, sözcük hazinesi ve soru sorulması sergilenir. Ancak Dil bilgisi Bölümü’nde ele alınan kavramlar hem yetersiz, hem de bazıları yanlış olarak açıklanmaktadır. Buna örnek, emir kipinin istek kipiyle karıştırılması ya da çeşitli zaman veya kiplerin olumsuz şekilleri verildiğinde “–m” olumsuzluk ekinden bahsedilmesi verilebilir. Teorik bilgilerin açıklamalarında çoğu zaman basım hatası vardır ve bunlardan en önemlisi olan ı sesi yerine i sesinin geçmesi öğrencinin kafasında karışıklık yaratabilir. Kitabın üç bölümündeki alıştırmalar genelde Romence’den Türkçe’ye veya Türkçe’den Romence’ye çeviri alıştırmalarıdır ve bunların yanı sıra öğrencinin yardım etmeye yönelik anahtar da sunulmaktadır. Sonuna Romence-Türkçe Sözlük ile İndeks ilave edilmiştir. Kitabın içeriğinden anlaşıldığı gibi kazandırmak istediğimiz becerilerden iletişim yeterliliği, kelime haznesi genişletilmesinde başarılı olma imkanı tanıyorsa da, dilsel yeterlik yahut yazılı anlatım önemsenmemektedir.

MÖRER, Alfred, Grammaire de la langue turque. Theorique ve Pratique. Fransızca İzahlı Türkçe Gramer, İstanbul, Civan Matbaası, 1961.

Başlıktan anlaşıldığı gibi Türkçe ile ilgili bilgiler Fransızca verilmektedir. Yazarın kendisi önsözde yaptığı açıklamalarla kimlere hitap ettiğini, hangi becerilerin kazandırılmasına önem verdiğini açıkça ifade etmektedir. “Türkçe’yi doğru konuşmak, doğru okumak ve doğru yazmak için iyice bilinmesi gereken bir sistem. Bu, bir gramer kuralı olmamakla beraber, kulağı Türkçe’nin fonetiğine alışık olmayan, bilhassa, yabancılar için pek faydalı bir yöntemdir (...) Türk gramerinin temel prensiplerini basit ve tedrici bir şekilde öğretmek amacıyla tertiplenen bu eseri gözden geçiren herkes oldukça kısa bir zamanda bu dil hakkında, gerçek ve mantıklı bir bilgi edinmeyi sağlayan ana hatları kolayca benimseyecektir.” Fransızca-Türkçe Bölümü’nde ve temel Türkçe seviyesinde olan öğrencilerimize tavsiye ettiğimiz bir kitaptır. İçindekilerde Türk alfabesi, fonetik kurallar, ad, sıfat, zamir, mastar, “imek” fiili çekimi, ulaçlar, ünlem, zarf, edat, bağlaç, noktalama işaretleri, sık kullanılan ifadeler, atasözleri, cümle kuruluşu gibi konular yer almaktadır. Gramer şekillerine önem verilmesine rağmen bu bilgilerin kalıcı bir şekilde kazandırılmasına yol açacak hiçbir alıştırma önerilmemektedir. Ancak kelime türleri ele alındığında bol bol örnek verilmesi ile Madde Sırasıyla Faydalı Kelimeler (döşeme, hayvanlar, insan vücudu, aile ve akrabalık, çiçekler, meyveler, ordudaki aşamalar, sebze ve baharat, ev kısımları, hastalıklar, madenler, tabiat vs.) bölümündeki sözcükler öğrencilere kelime hazinesi zenginliği kazandırabilir. Bunun yanı sıra şimdiye kadar ele aldığımız kitaplarda yer almayan imla ve noktalama kurallarına yer verilmektedir. Sonuç olarak diyebiliriz ki bu yapıt öne sürdüğü gramer açıklamalarıyla Pratik Türkçe dersinde değil daha çok Çağdaş Türkçe seminerinde ve özellikle II. sınıfta uygulanabilen bir yapıttır.

MARDİN, Yusuf, Colloquial Turkish, London, Roatledge & Kegan Paul, 1972

Dille ilgili Genel Bilgiler, Dil bilgisi, Dersler ve Kelime bilgisi bölümlerinden ibarettir. İlk bölümde Türkçe’nin dünyanın neresinde konuşulduğu, Türkçe’nin genel nitelikleri, Türk sesleri ve sınıflandırılmaları, hece ve hece türleri, ulama, ünlü uyumu, ad cinsi, çoğul eki, benzeşme, ünlü düşmesi, vurgu, kelime sıralanılışı gibi genel bilgi verilmektedir. İkinci bölümde ise addan başlanarak diğer kelime türleri (kişi zamiri, işaret zamiri, belgisiz zamir, sıfat, zarf, edat, bağlaç, ünlem, fiil) içerilerek bunlara ait olan kategoriler, çeşitli yönden sınıflandırılmalar, kurallara ağırlık verilmektedir. Özel durum ve istisnalar da ele alındığı için Türkçe öğrenmek isteyen ve aynı zamanda Romence ya da İngilizce grameri bilgilerine yeterince sahip olan öğrenci bu bölümde verilen açıklamalarla Türk dil bilgisi becerisini başarıyla kazanmış olur. Sonraki bölüm dil bilgisi bölümünde verilen teorik bilgilerin daha da ayrıntılarıyla devam etmektedir. Bu bölümdeki dersler belli bir modele göre sunulmuştur. Örnek:

Yeni kelimeler;

Bir hal, zaman, kip, iyelik, ekleri vs.

Belirtme haline ait yapım kuralları;

Örnekler;

Diyaloglar;

Okuma parçaları – bunların bazıları ünlü Türk yazarlarının eserlerindendir.      Boşluk doldurma alıştırmaları – anahtarları kitabın sonunda verilmektedir.

Söz ettiğimiz bölüm otuz altı dersten ibarettir ve bunun en önemli özelliği değerlendirme testleriyle bitmesidir. İlk önce on dört ders, göz önünde bulundurulacak bilgilerin kazandırılıp kazandırılmadığının kontrol edilebilmesi imkanını tanır. Diğer derslerin sonunda ise üç değerlendirme testi sergilenmektedir. Genel bir bakışta Türkçe hakkında bilgisini geliştirmek isteyenlere büyük yararı olabilecek bir yapıda olan bu kitap yaklaşık bütün becerilere yöneliktir.

ZÜLFİKAR, Hamza, Yabancılar için Türkçe Dersleri-Dil Bilgisi, Ankara Üniversitesi, Türkçe Kursu Yayınları. 1980.

Yabancı ülkelerde Türkiye Türkçesi üzerine yazılan kitaplar hakkında “...Türkçe’nin yapısına göre ele alınmamış (...) yabancılar için doğru dürüst bir dil bilgisi yazılmamıştır” iddisında bulunan ve o ülkelerde konuşulan dillerde hazırlandığından şikayetçi olan yazar eserin önsözünde amaçladığı hedefi şu şekilde tanıtmaktadır: “...kursumuz öğrencilerine ve yabancı ülkelerde Türkçe öğrenmek isteyenlere, bir dil bilgisi yazmayı denedik.” Dört bölümü ve sonunda alıştırma metinleri, sözlük, fiiller listesi ve dizini bulunan bu yapıt orta Türkçe seviyesinde olan öğrenciler için çok yararlı sayılabilir. Üzerinde durulduğu konular “basitten mürekkebe” ele alınarak ses bilgisi ile ilgili olsun, şekil bilgisi ile ilgili olsun, ya da söz dizini ile ilgili olsun her teorik açıklamadan sonra telaffuz, yer değiştirme, boşluk doldurma, ek ekleme, isim çekme, doğru şekli bulma gibi çeşitli alıştırmalar tavsiye edilmektedir. Kolay tahmin edileceği gibi bu eser dil bilgisi kurallarını kazandırma becerisine yöneliktir.

UYSAL, Sermet Sami, Yabancılara Türkçe Dersleri, 3 cilt, İstanbul, Beta Basın Yayın Dağıtım A.Ş. 1984.

Yabancılara Türkçe Dersleri adlı kitabın her cildi Türkçe öğrenmek isteyen yabancıların bu dilde kazanılmış bilgi seviyelerine göre ele alınmıştır. Böylece I. cilt temel Türkçe seviyesinde olan, II. cilt orta Türkçe seviyesinde olan ve III. cilt yetişkin seviyesinde olanlara büyük kolaylık sağlamak üzere hazırlanmıştır. Yapıtın ilk cildinde gramer bilgilerinin üzerinde durulmuşken, diğer iki ciltte çeşitli konular göz önünde bulundurularak bol metinler, parçalar verilmektedir. Bu iki ciltteki derslerin sayısı toplam 24’tür ve yaklaşık her ders bir şiir köşesi, bilgi, fıkra ve karikatürden oluşmaktadır. Bu ayrı parçaların her biri Türkçe’de okuma-anlama, sözlük haznesinin geliştirilmesi, yazılı anlatım, sözlü anlatım becerilerinin kısa zamanda benimsetilmesine yöneliktir. Buna örnek olarak üçüncü ciltteki “Çeşitli Sanatlar ve Eğlence Yerleri” başlığı olan ders “Hangi Eğlence Yerine Gitsek ki?”, “Sinemaya Gidelim”, “Tiyatronun Değeri”, “Ah Bir Pazartesi Gelse”, Bilgi Köşesi (burada da Sefiller’i Oynuyorlar, Özel Tiyatrolar Dolu, Karagöz, Ramazan ve Karagöz, Bir Senfoni’nin Tarihçesi, Armağanlar, Ödüller gibi metinlere yer verilmiştir). Şiir Köşesi, Bilgi Köşesi (Dünyanın en..., Radyonun Babası Marconi, Türkiye Radyoları, Televizyon), Fıkra Köşesi ve Karikatür Köşesi bölümlerinden meydana getirilmiştir. II. cilt orta Türkçe seviyesinde olan öğrencilerimize başarıyla uygulanmasına rağmen, ders sayısı az olduğundan bu kitaptan yalnız birkaç metin seçilerek Pratik Türkçe’nin Konuşma, Okuma veya Anlatım kısmında uygulanabilir.

YILDIRIMALP, Müfit, A Practical Course in Turkish-Yabancılara Pratik Türkçe Dersleri, İstanbu,l Haşer Kitabevi A.Ş. 1988.

Bu kitabın hedefi, “How To Use This Book” bölümünden anlaşıldığı gibi pratik bir şekilde Türkçe’yi öğretmektir. 24 ünitenin her biri diyalog, okuma, alıştırma, dil bilgisi ve kelime hazinesi kısımlarından oluşmaktadır. Bu kısımlar aynı adı taşıyan becerilerin kazandırılmasını sağlamaktadır. Yeni bilgi, tanıtım ve açıklamalara ayrıntılar verilmeksizin İngilizce aracılığıyla yer verilmesi özellikle İngilizce-Türkçe Bölümü’ndeki öğrencilerimize yararlıdır. Temel ve orta Türkçe seviyelerinde olanlar için uygulanılabilen bir kitaptır. Dil bilgisi kavramlarının açık ve basit bir şekilde tanıtılması, bunlarla ilgili bol bol örnek verilmesi, çeşitli alıştırmalar önerilmesi bu kitabın birkaç avantajıdır. Üzerinde durulan konular – Otelde, Tiyatroda, Hava Alanında, Aile Fertleri, Sinemaya Gidiş, Türkiye, Bankada, Alışveriş, Bakkal, Eczane – günlük hayattaki konuşma ve anlatma becerilerini benimsetmektedir.

THOMAS, Lewis V. ,Elemantary Turkish, New York, Dover Publications.

Elementary Turkish adlı kitap Türkçe dil bilgisi kitabıdır. Yazarın önsözde ifade ettiğine göre amaçladığı hedef “İngilizce konuşanlara modern standart Türkçe’nin temel şekillerini tanıma, anlama ve kullanmaya başlama imkanlarını tanıtmaktır.” 23 ders içerisinde fonetik, morfolojik bilgiler ele alınmaktadır. Türkçe’nin özelliğini ifade eden “Soft g”, “The Circumflex Accent”, “Indefinite Article”, “Definite Article”, “Vowel Harmony”, “Word  Order”, “The Possessive Construction, “The Word ‘Sahip’ in Possessive Construction” gibi kavramlar İngilizce’de ve İngilizce karşılıklarıyla sunulmaktadır. Her dersin sonunda teorik açıklamaları destekleyen ve bunların benimsenmesini sağlayan telaffuz, Türkçe’den İngilizce’ye ya da İngilizce’den Türkçe’ye çevirme, Türkçe yazma alıştırmalarına yer verilmiştir. Verdiğimiz bilgilerden anlaşılıyor ki söz konusu kitap temel dil bilgisi kurallarının kavratılmasını sağlamayı hedeflerken yeterince çeşitli alıştırma önermemektedir. Yine İngilizce-Türkçe Bölümü’ndekilere yardımcı olmakla beraber Pratik Türkçe dersinin gramer kısmına seçici olarak faydası olabilir.

RONA, Bengisu, Turkish in Three Months, Great Britain, Hugo’s Language Books, 1998.

Türkçe’nin temel niteliklerini öğrenmek isteyenlere hitap eden bir dil bilgisidir. Hugo metodunu uygulayan yazar bütün açıklamaları pratik bir açıdan öne sürmektedir. 16  bölümü olan yapıtın her bölümünün başlangıcında yazar, üzerinde duracağı konuları belirtmektedir. Seçtiği gramer konular da belli bir düzen izlemektedir. Buna örnek olarak -da/-de bulunma hali ekini ele aldığında bunun İngilizce’deki karşılığını vererek isim, kişi ve işaret zamiri çekimini, “var” ve “yok” kelimeleriyle kullanılmasını, soru sormayı, soru zamiri veya soru zarfıyla soru sormayı aynı bölümde işlemektedir. Her bölümün sonundaki kısa diyaloglar, kelime hazneleri, çevirme alıştırmaları, okuma parçaları diğer yeterliklerin kazandırılmasına yöneliktir. Kısa tanıtım ve konuşma dilinde kullanılan örneklere dayanan bu kitap şimdiye kadar Pratik Türkçe gramer kısmında ve özellikle temel ve orta Türkçe seviyesinde en büyük başarıyla uyguladığımız kitaplardan biridir. Fransızca ve Romence bölümlerindeki öğrencilerimiz için de bilgileri Romence’de vererek seçtiğimiz bir yapıttır.

KOÇ, Nurettin, HENGİRMEN, Mehmet, Türkçe Öğreniyoruz, 4 cilt, Ankara, Engin Yayınevi, 1992; Alıştırma Kitapları.

Temel, orta ya da yetişkin öğretim seviyelerine hitap eden Türkçe Öğreniyoruz kitabı elimizde olan yapıtlardan en dengeli olanı ve en çok ilgi toplayanlarındandır. Her dersin ayrı bölümleri şimdiye kadar söz ettiğimiz becerileri kazandırma niteliğindedir. Günlük hayat, Türk gelenekleri, Türkiye’nin doğa güzellikleri ya da turistik yerleri ile ilgili olan durum ve konular, diyalog ve metinleri oluşturmaktadır. Dil bilgisi kavramları basitten karmaşığa sunulup çizelgeler kullanılarak daha da tanımsal hale getirilmiştir. Çeşitli zamanların ya da kiplerin soru ve olumsuz soru şekillerinin verilmemesi, dolaylı anlatımla ilgili hiç bilgi sunulmaması, imlâ hataları gibi eksikliklere rağmen dil bilgisi açıklamaları her öğrencinin zorluk çekmeden anlamasını sağlamaktadır. Ders kitapları, alıştırma kitapları ve konuşma kılavuzu ile birlikte Türkçe öğretim sırasında uygulanarak hedeflediğimiz becerilerin başarılı bir şekilde kazandırılmasına yol açmaktadır.

HENGİRMEN, Mehmet, Romence-Türkçe Konuşma Kılavuzu, çev. Radu Dobre, Ankara, Engin Yayınevi, 1992.

Sonuç

Yukarıda sıraladığımız başlık ve açıklamalardan kolayca anlaşıldığı gibi Romence, İngilizce veya Fransızca-Türkçe Bölümü’ndeki öğrencilerimize hitap eden kitaplar vardır. Ancak, bazıları gramer bilgilerine ağırlık verirken bazıları daha çok konuşma dilindeki durumlara, okuma parçalarına önem vermektedir. Buradan kaynaklanan yetersizlik, amaçladığımız hedeflere ulaşmak için, elimizdeki bütün kaynaklara başvurarak her beceriye yönelik üniteler hazırlamak zorunda kalmamızdır. Mesela, seçtiğimiz bir dil bilgisi konusunu daha iyi bir şekilde açıklamak amacıyla elimizdeki bütün kitaplardan en uygun ve ilgi çekici tanıtım, açıklama ve çeşitli alıştırmalar seçip Romence’deki aynı kavramın durumuyla karşılaştırarak öğrencilere sunulmaktadır. Bunun yanı sıra hazırladığımız materyallerin pratik Türkçe’nin ders kitapları sayısına da uyması gerekiyor. Ekonomik sıkıntılar ortadan kaldırılabilirse ve her yıl on öğrencilik bir kontenjan alınabilirse bütün bu materyaller önümüzdeki yılda bir kitapta yer alabilir.

KAYNAKÇA

AYDIN, Özgür, Yabancı Dil Olarak Türkçe Dil bilgisi Öğretimi, Ankara, 1996

AYDIN, Özgür, “İkinci Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Türkçe Dil bilgisi Betimlemelerinin Görünümü”, Türkçe Dil bilgisinde Temel Tartışmalar Toplantısı”nda sunulan bildiri.”, Ankara 1998.

BİLEN, Mürüvvet, Plandan Uygulamaya Öğretim, Ankara, Takav A.Ş., 1993

DEMİREL, Özcan, Genel Öğretim Yöntemleri, Ankara, 1994.

DEMİREL, Özcan, Türkçe Program ve Öğretimi, Ankara, ESEM Yayınları – 12, 1994.

HENGİRMEN, Mehmet, Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri, Ankara, 1996.

 Köstence Ovidius Üniversitesi - Belghiuzar BULİGA

Köstence, Dobruca’nın merkezidir. Günümüzde Dobruca’da 20 binden fazla Türk ve Tatar yaşamaktadır. Bu konuda fazla bilgi edinmek üzere bkz. Nureddin İbram, Dobruca’daki Müslüman Topluluğu Manevi Hayatından Sayfalar. Çev. Belghiuzar Buliga ve Namık Kemal Yıldız, Köstence, Ex Ponto,1999.

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Genel Tarihçesi Ve Bu Alanda Kullanılan Yöntemler

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

        İnsanlık tarihi boyunca hiçbir insan topluluğu çevresinde yaşayan diğer insan topluluklarının yaşantısına, diline, kültürüne kayıtsız kalmamıştır. İnsan topluluklarının birbirleriyle ilişkileri kimi zaman sosyalliklerinden kimi zaman ticari ilişkilerden kimi zaman da birbirlerine egemen olma çabalarından kaynaklanmıştır. Zamanla toplulukların daha iç içe yaşamaya başlamasıyla veya daha çok ilişki kurmaya başlamasıyla birbirlerinin dillerini de öğrenmeleri ihtiyaç haline gelmiştir. Yabacıların Türkçe öğrenmesi veya yabancılara Türkçe öğretimi de bu paralelde devam etmiştir.

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin genel tarihini, genel hatlarıyla ele almak ve bu süreçte kullanılagelen başlıca yöntemler hakkında bilgi vermektir. Küreselleşen dünyada yabancı dil öğrenmek bir zorunluluk haline gelmiş durumdadır. Günümüzde küçük yerleşim yerlerinde bile turistik, ticari, sosyal veya internet aracılığıyla gerçekleşen sanal ilişkilerde yabancı dile ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancı dil öğrenme ihtiyacı sadece günümüzde hasıl olmuş bir ihtiyaç değil insanlık tarihi boyunca kendini gösteren bir zorunluluktur.

Bu çalışmada genel çerçevesi çizilmeye çalışıldığı gibi yabancıların Türkçeyi öğrenme veya yabancılara Türkçe öğretme çabası her dönem görülmüştür. Özellikle Türklerin siyasi güç olarak ön planda olduğu dönemlerde Türkçeye olan ilgi daha da artmıştır. Bu nedenle bazen Türkçenin diğer dillere üstünlüğünü anlatmak bazen de yabancıların Türkçeyi öğrenmelerini kolaylaştırmak için çeşitli çalışmalar yapılmış ve bu doğrultuda çeşitli eserler kaleme alınmıştır. Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla yapılan çalışmaların büyük bir kısmının Arapça ve Farsça konuşanlara yönelik olduğu görülmektedir. Fakat özellikle yakın tarihte diğer dilleri konuşanlara yönelik de çalışmalar görülmektedir. İncelenen kaynaklardan elde edilen bilgiler göz önünde tutularak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihi genel hatlarıyla maddeler halinde verilmiştir.

Genelde yabancı dil öğretim çalışmaları, özelde ise yabancı dil olarak Türkçe öğretim çalışmalarına baktığımızda birbirinden değişik özelliklere sahip yöntemlerin uygulandığını görmekteyiz. Yabancı dil öğretim yöntemlerinin neredeyse bütünü batı dillerini öğrenmek ve öğretmek amacıyla geliştirilmiş fakat Yabancılara Türkçe öğretiminde de bu yöntemlere başvurulmuş, bazen de bu yöntemler sentezlenerek uygulanmıştır. Uygulanan yöntemlerin, kendi döneminin özelliklerine, hedef dilin özelliklerine ve uygulamanın yapıldığı öğrenen grubun ilgi, ihtiyaç ve özelliklerine göre değişiklik gösterdiği de söylenebilir. Dünya üzerinde kullanılan diller sürekli bir gelişim ve değişim içerisinde olduklarından yabancı dil öğretim yöntemlerinin de bu doğrultuda dönemin özelliklerine, hedef dile ve öğrenen grubun ilgi ve ihtiyaçlarına göre uyarlanmasının daha faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminin genel tarihi ve yabancı dil öğretim çalışmaları yapılırken başvurulan yöntemler genel özellikleri ile ele alınmıştır. Böylece bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin genel bir bilgi sahibi olmaları hedeflenmektedir.

 

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Genel Tarihçesi

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

 

Dil, en yalın biçimde insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olarak tanımlanmaktadır (Bölükbaş ve Keskin, 2010). Dilin bütün tanımlarını incelediğimizde ortak noktanın iletişim olduğunu görmekteyiz (Birol ve Özbay, 2013). İnsanlar, yaradılışları gereği iletişimi zorunluluk olarak gördüklerinden dil öğrenimi ve öğretimi her dönem olmuştur. Dil öğretimi başlangıçta iletişim dilini öğretmek amacıyla yapıldığı için yazı dilinden ziyade konuşma dili öğretilmeye çalışılırdı. Böylece insanlar ihtiyaçlarını görecek kadar dil öğrenmiş oluyorlardı. Dili konuşan kişiler birbirleriyle konuşarak dil öğrendiklerinden, kendiliğinden gerçekleşen, doğal yöntemin uygulandığı söylenebilir.

Doğal yöntem, yabancı dil öğrenen öğrencilere, başından itibaren öğretmenin kendi ana dili olan yabancı dili kullanarak, sürekli konuşmayla iletişim kurmak ve bu etkileşimi birbirleriyle bir metin oluştururcasına bağlantılı, ama dil bilgisi kuralları öğretilmeden anlaşılabilecek ölçüde yalın bir cümle dizisiyle gerçekleştirmektir (Demirel, 2012).

            Bir milletin fertleriyle iletişim kurmak isteyen farklı milletlerin mensupları o milletin dilini öğrenmek durumundadır. Özellikle coğrafi sınırların gün geçtikçe önemini yitirmesi bir iletişim aracı olan yabancı dil öğretiminin önemini daha da arttırmaktadır (Tarcan, 2004). Bir yabancının farklı bir dili öğrenmesi çok eski devirlerden beri ihtiyaç hâlinde var olagelmiştir. Hızla küreselleşen dünyada ülkeler arası yakın etkileşimin doğal sonucu olarak yabancı dil öğretimi daha fazla önem kazanmıştır (Kılınç ve Şahin, 2012). Yabancı bir dili öğrenme ihtiyacı daha çok dinî ve ticari etkenlere dayanmaktadır. Farklı bir milletten öğrenilen dini anlayıp uygulamak için o dini temsil eden milletin dilini öğrenmeye gereksinim duyulmuştur. Aynı şekilde bir milletle ticari ilişkiler kurabilmek için de o milletin dilinin öğrenilmesi gereklidir. 'Yabancı dil öğrenmek, bir dünyayı, yabancı bir kültürü de anlamak demektir" (Bölükbaş ve Keskin, 2010). Yabancı bir kültür ile ilişki kurmak o kültürün dilini öğrenmeyi gerektirir.

     Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitaplarındaki Metinlerin Okunabilirlik Durumları

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

ÖZET

Geçmişten günümüze yabancı dil öğretiminin temelinde metinler yer almıştır. Öğrencilerin temel becerileri, metinler üzerinden yürütülen etkinliklerle geliştirilmeye çalışılmıştır. Bütün bunlar, metinlerin öğrencilerin seviyesine ve hedeflere uygun olması sorununu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle hedeflere uygun metinler seçebilmek için belirli ölçütler geliştirilmiştir ve bu ölçütlerden biri olarak "okunabilirlik" kabul edilmiştir. Okunabilirlik, metnin yapısal özelliklerinden hareketle metnin zorluk derecesini belirleyebilmek olarak tanımlanmış ve metinlerin güçlük derecelerini belirleyebilmek için kullanımı kolay olan ve nesnel sonuçlar veren formüller geliştirilmiştir. Bu çalışmada, yabancılara Türkçe öğretiminde yaygın olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanan ve Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metnine uygun hazırlanan Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı1,2, ve 3'teki metinlerin okunabilirlik durumları incelenmiştir. Çalışmanın amacı incelenen ders kitaplarındaki metin düzeylerinin öğrenci seviyesine ne kadar uygun olduğunu saptamaktır. Bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Okunabilirlik formülleri kullanılarak örneklem olarak seçilen Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı1,2, ve 3'teki metinlerin güçlük düzeyleri belirlenmiştir. Birinci kitaptan yirmi (20), ikinci kitaptan kırk (40), üçüncü kitaptan ise otuz sekiz (38) metin seçilmiştir. Çalışma sonunda ders kitaplarında öğrenci düzeylerine uygun ve düzeylerinin üstünde olan metinlerin yer aldığı saptanmıştır.

GİRİŞ

Türkçenin yabancı bir dil olarak öğretilmesi günden güne önem kazanan ve daha nitelikli bir düzeye ulaşması için önemli çalışmalar yapılan bir konudur. Dünyada yaşanan gelişmeler; kültürel, ekonomik ve siyasi ihtiyaçlar doğrultusunda farklı yaklaşımlar ve farklı yöntem ve teknikler benimsenerek Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için büyük çabalar sarf edilmektedir. Yabancılara, Türkçeyi daha iyi öğretmek için çağdaş yaklaşım ve yöntemlerle eğitim programları hazırlanmakta ve bu doğrultuda amaçlar belirlenmektedir. Yabancı dil öğretiminde bütün dünyaca kabul gören amaç dört temel dil becerisini (okuma, yazma, konuşma, dinleme) geliştirmektir (Gedik, 2009:3). Bu temel dil becerilerini geliştirmek için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Kullanılan bu materyallerin başında ise ders kitapları ve ders kitaplarının içindeki metinler gelmektedir.

Çünkü Şimşek'e (2011: 36) göre metni okuma, yazma ve metin oluşturma Türkçenin ana dili olarak öğretimi ve yabancı dil olarak öğretiminin temelini oluşturur. Çünkü temel dil becerilerini geliştirmek için yapılan bütün etkinlikler metinler üzerinden yürütülür. Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan metinlerin, metni okuyan öğrenci tarafından doğru algılanması için de metnin belli özelliklere sahip olması gerekir (Şimşek, 2011:9).

Bu nedenle hem ana dili hem de yabancı dil öğretiminin metinler üzerine dayandırılması metinlerin önemini arttırmış ve metinlerin seçiminde farklı değişkenlerin dikkate alınarak çeşitli ölçütlerin geliştirilmesini sağlamıştır. Metinlerin seçiminde kullanılan bu ölçütlerden birisi de okunabilirliktir.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Okunabilirlik

Okunabilirlik, metnin dilsel özelliklerinden hareketle metinlerin okuyucuya göre anlaşılabilir olmasıdır. Klare'a göre okunabilirlik, metindeki dilsel özelliklerin bütününün okur tarafından az veya çok kabul edilebilir olmasıdır (Klare 1963, Aktaran Çetinkaya ve Uzun, 2010:141). Ateşman'a (1997: 71) göre ise okunabilirlik ile okuyan tarafından metinlerin ne kadar kolay ya da güç anlaşılır olduğu anlatılmak istenir. Okunabilirlik ile ilgili çalışmalar Platon ve Aristo'ya kadar dayandırılmaktadır. Fakat eğitim alanında sistematik olarak yapılan çalışmalar 1920'lerden sonra görülmektedir. Metni okuyarak öğrenmenin öneminin artmasıyla okunabilirliğin ölçülmesi üzerine araştırmalar yapılmıştır (Chall, 1988:2). Daha sonra, 1920'li yıllarda, eğitsel okuma araçlarını nesnel olarak ölçmek için bilimsel yaklaşımların kullanımının gerekliliği konusundaki yaygın görüş okunabilirlik konusundaki çalışmaların yoğunluk kazanmasına neden olmuştur (Çetinkaya, 2010: 25). Türkiye'de ise okunabilirlik kavramıyla ilgili çalışmalar ise 90'larda görülmektedir. Bu alanda ilk çalışma Türkçe metinlerin güçlük düzeylerini tanımlamak ve sınıflamak amacıyla Ateşman (1997) tarafından yapılmıştır. Yine bir diğer önemli çalışmayı ise doktora tezi olarak Çetinkaya (2010) hazırlamıştır. Bu çalışmada Türkçe metinlerin okunabilirlik düzeylerini tanımlama ve sınıflamaya yönelik formül geliştirilmiştir.

Okunabilirlik çalışmaları dilin daha anlaşılır olması amacıyla yapılmıştır (Chall1988:2). Dil öğretiminde kullanılan metinler öğrenci düzeylerine uygun olmak zorundadır. Zakaluk ve Samuels'e (1988) göre öğrenciler, öğretimsel metinlerin zorluk düzeyleri, kendilerinin okuma seviyeleri ile aynı olduğu zaman en uygun öğrenmeyi gerçekleştirmektedirler (Aktaran Solmaz, 2009: 14). Metin okunabilirlik düzeyinin öğrenci düzeyinin üstünde olması durumunda öğretimde olumsuz durumlar yaşanabilir. Bu nedenle metinlerin okunabilirlik düzeylerini tanımlamaya ve sınıflamaya yönelik çalışmalar yapılmış ve farklı yöntemler denenmiştir. Metinlerin okunabilirlik düzeylerinin tanımlanması ve sınıflandırılmasına yönelik alanyazınında genel kabul görmüş üç yaklaşım vardır. Bunlar;(1)Uzman görüşü,(2)Çıkartmalı okunabilirlik işlemi ve(3)Okunabilirlik formülü'dür (Klare, 1963, Aktaran Çetinkaya ve Uzun, 2010:142).

Okunabilirlik Formülleri

Okunabilirlik formülleri, metnin zorluk seviyesinin kelime uzunluğu ve cümle uzunluğu gibi metnin sayılabilir öğelerinin, sayısal verilere dayanarak tahmin etmeye yarayan araçlardır (Chatman ve Goetz, 1985:150, Aktaran Hızarcı, 2009: 50). Formüllerin kullanımının kolay olması ve nesnel sonuçlar vermesi sayesinde formüller sık kullanılan araçlar olmuşlardır. Okunabilirlik formüllerinin kestirdiği okuma düzeyi ile öğrencilerin okudukları ve sevdikleri kitaplardan alınan sonuçların ortalamaları arasında .85 düzeyinde anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur (Chall, 1958:19, Klare, 1963:39). Chall'ın (1958) yapmış olduğu bu araştırma okunabilirlik formüllerinin geçerli ve güvenilir veriler sağladığını ispatlamaktadır. Ayrıca formüllerin kullanım alanı sadece metinlerin düzeylerini belirlemekle sınırlı değildir. Öğrencilerin kompozisyon ödevlerinin değerlendirilmesinde, yazın yapıtlarına ait üslup özelliklerinin çözümlenmesinde, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen kişilerin dil düzeylerinin belirlenmesinde ya da metin üretiminde kullanılabilir (Ateşman,1997: 72).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...