kullanılabilecek

Türkçe Öğretiminde Kullanılabilecek Oyunlar, Yarışlamalar Ve Aktiviteler

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

BİR HİKAYE

  Çok eski zamanlarda bir kral yaşamış. Bu kral atları o kadar çok severmiş ki, bu onda  bir zaaf haline gelmiş. Hele atlarının içinde bir tanesi varmış ki, onun yeri bambaşkaymış. Bir gün kral bütün seyislerini toplamış ve onlara:

-          Bu atıma gözünüz gibi bakacaksınız,ona bir şey olduğunu duyarsam hepinizin canına okurum. Hele hele onun öldüğünü bana söyleyenin kellesini vurdururum, haberiniz ola, demiş.

  E canım at bu, diğer bütün canlılar gibi o da bir gün  ölmüş. Seyisler toplanmışlar, bunu krala  kimin,  nasıl söyleyeceğini kara kara  düşünmeye başlamışlar. Kolay değil, bunun sonunda serden olmak var. Seyisler böyle kara kara düşünürken; ihtiyar, tecrübeli ,bilge seyis ayağa kalkmış.

-          Üzülmeyin arkadaşlar atın öldüğünü krala ben söylerim, demiş.

  Herkes ihtiyara acıyarak bakmış. Zavallı ihtiyar başından olacak diye düşünmüşler ama, bir taraftan da haberi krala verecek kişinin  kendileri olmadığına seviniyorlarmış. Bilge ihtiyar kralın huzuruna çıkmış. İhtiyar seyisi huzurunda gören kral:

-          Hayırdır seyis efendi,  yoksa atıma birşey mi oldu? diye sormuş.

İhtiyar sakin bir şekilde:

-          Ne münasebet efendim! Atınız çok iyi lakin, son zamanlarda biraz iştahı yok, size onu söylemeye gelmiştim, demiş.

 Kral duyduklarına üzüldüyse de birşey diyememiş.

Aradan birkaç gün geçince ihtiyar reis, kralın huzurunda tekrar görünmüş.

-          Efendim, demiş sizin at iyice yemeden içmeden kesildi, demiş.

Kral birşeyler olduğundan şüphelendiyse de  birşey yapamamış.

Aradan birkaç gün geçince ihtiyar seyis kralın huzurunda tekrar görünmüş.

-          Sayın kralım, sizin at yemeden içmeden kesildiği gibi birkaç gündür de yattığı yerden hiç kalkmıyor hatta hareket de etmiyor demiş. 

İyice pimpiriklenen kral :

-          Bana bak seyis efendi, yoksa sevgili atım öldü mü?  demiş.

Kralın bu sözleri üzerine seyis taşı gediğine koymuş.

-          Efendim ben demedim siz dediniz, demiş.

    Bu anlattığımız işin hikaye kısmı olsa da gerçek şu ki; öğretmen arkadaşlar olarak bizler,Türkçe derslerinde öğretmeyi hedeflediğimiz şeyleri( kelimeleri,cümleleri, gramatik yapıları) demeyecek öğrencilerimize dedirteceğiz. İşte bu kitap bu yolda atılmış bir adımdır.

    Başka adımların da bir an önce atılması dileklerimle.

  Sevgili Türkçe öğretmeni arkadaşlar!

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

   Günümüzde yabancı dil öğretiminde en önemli yaklaşımlardan biri İletişimci Yöntem’dir.Oyunlar genellikle çok rahat ve neşeli bir ortamda iletişimi sağlar.

Sadece öğretmenin bir konuyu kuru kuru anlatması çok yetersizdir. Dil öğrenirken öğrenci  görmeli, dokunmalı,hissetmeli,yapmalı, dramatize etmeli, roller almalı.Yani öğrendiği dili gerçek hayata yaklaştırmalıdır.

   Yabancı dil öğretiminde oyun oynatılırken şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

* Öğretmen dikkatli ve titiz bir hazırlık yapmalı.

* Oyunlar,konuları pekiştirmeye, tekrara, özellikle öğrenmeye yönelik olmalı ve bir amaç için sınıfta uygulanmalıdır. Eğlendiriliciliği öğreticiliğinin önüne geçmemelidir.

* Oyunlar, bütün öğrencilerin rahatça anlayıp etkin katılımlarını sağlayacak düzeyde basit, kolay ve gerçekten ilginç olmalıdır.En pasif öğrenciler bile oyuna katılabilmeli ve kendilerini ifade edebilmelidir.

* Öğretmen oyunu sürekli kontrol etmelidir.

•Oyunlara genellikle on ya da onbeş dakika süre ayırmalı, bir ders saatini heba etmemelidir.

*En önemli hususlardan bir tanesi de, oyun oynanırken öğrencilerin hatalarına fazla müdahale edilmemesi ve herkesin aktif olarak oyuna katılmasının sağlanmasıdır.

* Bu oyunlarda amaç, dilin kurallarından çok kullanımının önemli olduğunu vurgulamak ve rahat bir sınıf ortamı oluşturarak öğretilen dilin kullanımına olanak sağlamaktır.

 

1 TANIŞMA

Seviye         : Temel seviye

Öğrenci sayısı : Bütün sınıf

Amaç           : Sınıftaki öğrencilerin birbirleriyle tanışmasını sağlama

 

    Öğrencilerden adlarını ve soyadlarını iki küçük kağıda yazmalarını isteyin.

  İsimlerden birini sıralarına, diğerini de bir kutuya koymalarını söyleyin.

    Daha sonra ilk sıradan başlayarak öğrencileri öğretmen masasına çağırın ve isim çektirin.Öğrencinin çektiği ismin sahibini bulup kağıdı ona vermesi gerekiyor.

 Bulduğu kişinin aradığı kişi olup olmadığından emin olmak için:

-          Senin adın ne?

-          Benim adım........

Diyaloğunu gerçekleştirmeleri gerekiyor.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kullanılabilecek Fiziksel-Duygusal- Kültürel Yöntem: Kuramsal Bir Çalışma

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dünyada yöntem sonrası tartışmalar olmasına rağmen Türkiye'de yabancı dillerin öğretilmesine çeşitli yöntemlerin çerçevesinde ve geleneksel anlayışla devam edildiği görülmektedir. Alanyazında çok sık rastlanılan ve çalışılan yöntemler olmasına rağmen farkında olunmayan yöntemler de bulunmaktadır. Bu yöntemlerden birisi de fiziksel-duygusal-kültürel yöntemdir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yararlanılabilecek bir yöntem olarak düşünülen fiziksel-duygusal-kültürel yöntem hakkında kuramsal bilgi sunmaktır. Bu çalışmanın hedef kitlesini, uygulayıcılar (öğretmenler) ve araştırmacılar (akademisyenler) oluşturmaktadır. Araştırmacıların bu yöntem hakkında uygulamalı çalışmalar yapması ve uygulayıcıların Türkçe derslerinde bu yöntemden faydalanması, çalışmanın alana katkısı olarak düşünülmektedir.

Dünyada yabancı dil öğretiminde güncel gelişmeler yaşanmaktadır. Yabancı dil öğretimi denince akla gelebilecek hususlardan birisi olan yöntem konusunda çeşitli tartışmalar yaşanmaktadır. Örnek olarak Songün'ün (2001) yöntemlerin gücünü tartışmaya açtığı yazısı gösterilebilir.Postmodernalgı, yabancı dil öğretiminde çeşitli sınırlar koyan yöntemler konusunda da esnekliği ileri sürerek ezberi bozmuştur. Yöntemler dönemini, yöntem sonrası bir dönemin izlediği görülmektedir (Hamamcı, 2013). Kumaravadivelu (2003), yöntem sonrası dönemin yöntemlerin cevap veremediği ve eksik bıraktığı boşlukları doldurmaya kapı araladığını belirtmektedir. Ancak, dünyada yöntem sonrası dönem tartışılsa da yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yöntem konusunda yapılan çalışmalar sınırlıdır. Örneğin, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yöntemler konusunda yapılan çalışmalar; Yorulmaz (2009), Akbal (2008), Yaylı ve Yavuz (2008) ve Yaylı (2004) görev odaklı öğrenme yöntemiyle ilgili, İşçan'ın (2011) da yaptığı çalışma telkin yöntemine yönelik çalışmalardandır.

Yabancı dil öğretiminde amaçlara ulaşılmak için geçmişten günümüze farklı öğrenme yaklaşımları doğrultusunda çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar içerisinde dilbilgisi-çeviri yöntemi, düzvarım/direkt/dolaysız yöntem, işitsel-dilsel yöntem, iletişimsel/iletişimci yaklaşım/yöntem, doğal yöntem/yaklaşım, bilişsel yöntem/ yaklaşım, seçmeli yöntem en çok adı geçen yöntemlerdendir (Memiş ve Erdem, 2013; Demirel, 2011; Köksal ve Varışoğlu, 2012; Demircan, 2005; Gömleksiz, 2000). Ancak yabancı dil öğretiminde bu yöntemlerin dışında da kullanılan pek çok yöntem bulunmaktadır. Bunlardan bazıları danışmanlı (grupla) dil öğretim yöntemi, sessizlik yöntemi, tüm fiziksel tepki yöntemi, görev temelli ve içerik temelli yöntemlerdir (Memiş ve Erdem, 2013; Larsen-Freeman, 2000).

Yukarıda adı geçen yabancı dil öğretim yöntemlerine alanyazında sıkça yer verilmektedir. Ancak bu yöntemlerin dışında da farklı yabancı dil öğretim yöntemlerine veya yöntem denemelerine rastlanılmaktadır. Fiziksel-duygusal-kültürel yöntem de bunlardan birisidir. Bu çalışmada, fiziksel-duygusal-kültürel yöntem kuramsal olarak tanıtılarak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımına yönelik öneriler sunulacaktır. Özellikle yabancı dil Türkçe öğretmenlerinin bu çalışmadan yararlanacağı düşünülmektedir.

Fiziksel-Duygusal-Kültürel Yöntem

Bu yöntem, Avrupa Birliği bünyesinde yürütülen bir projenin eseridir. Aslında teorik bir arka planı olanı yöntemden ziyade uygulamalar sonucu elde edilen pratik bir yaklaşım olarak gözükmektedir.

Fiziksel-duygusal-kültürel yöntemin temelinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen her öğrencinin dikkatini çekebilecek çeşitli ilkeler yer almaktadır:Mizah, yaratıcılık, sanatsal ifade, fiziksel aktivite, müzik, empati ve etkileşim.Günlük hayatın akışında anadili konuşucuları tarafından farkına bile varılmayan bu unsurlar, yabancı dil öğrencileri açısından dil öğrenmeyi hem kolaylaştırır hem de eğlenceli bir hâle dönüştürür. Bu unsurların çeşitliliği, öğrencilerin ilgilerinin derse çekilebilmesinde önemlidir. Çünkü günlük hayatta karşılarına çıkabilecek birçok durum derste öğrencilere sunulmaktadır. Böylece, sınıf ortamı yabancı dilin kurallarının ezberlendiği sıkıcı bir ortam olmaktan çıkarak gerçek hayatın kesitlerini sunan eğlenceli bir ortama dönüşebilir.

Bu yöntem, fiziksel boyutu içermesi sebebiyle tüm fiziksel tepki yöntemini çağrıştırabilir. Ancak tüm fiziksel tepki yöntemi davranışçı özellikler sergiler (Demircan, 2005). Yabancı dil öğretiminin emir-fiziksel tepki çerçevesinde gerçekleştiği kabul edilir. Tüm fiziksel tepki yöntemi, yabancı dil öğretiminin başlangıç düzeyinde yararlı olabilmektedir (Demirel, 2011; Demircan, 2005). Fiziksel-duygusal-kültürel yöntem fiziksel boyutu dikkate almasına karşın tüm fiziksel tepki yöntemi kadar sert çizgilere sahip değildir. Fiziksel-duygusal-kültürel yöntem, öğrencilerin bütün gün oturarak dersleri takip etmesini sıkıcı bir deneyim olarak nitelendirmektedir.Bu sebeple, yabancı dil derslerinin içerisinde öğrencileri bedensel olarak aktif hâle getirecek fiziksel etkinliklere yer verilmesini teşvik etmektedir. Fiziksel boyutu dikkate almaları sebebiyle fiziksel-duygusal-kültürel yöntem ile tüm fiziksel tepki yönteminin ismen birbirine benzetilme ihtimali elbette vardır. Ancak tüm fiziksel tepki yöntemi günümüzde önemini yitiren davranışçı öğrenme kuramı çerçevesinde yabancı dil öğretimini emir (etki)-fiziksel tepki odağında ele alan bir yöntemdir. Fiziksel-duygusal-kültürel yöntem is aktif katılımı teşvik eden çağdaş öğrenme kuramları doğrultusunda yabancı dil öğretimini gerçekleştirme işlevine sahip güncel bir yöntemdir. Her iki yöntem fiziksel boyutu içermesine ve isim benzerliğine rağmen birbirinden farklıdır.

Aşağıda fiziksel-duygusal-kültürel yöntem çerçevesinde gerçekleştirilebilecek etkinlik alanlarına yer verilmektedir.

Diyaloglar

Günümüzde dil öğretim anlayışı, iletişimi öncelemektedir. Amaç, hedef dilde öğrencilere iletişim yeterliği kazandırarak günlük ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılama becerileri kazandırmaktır. Bu sebeple yabancı dil öğretimi iletişim anında oluşabilecek gereksinimlere cevap verme noktasında daha duyarlı olmalıdır. İletişim genellikle diyaloglar şeklinde gerçekleşir. İki insan bir araya gelir ve konuşmaya başlar. Böylece bir diyalog (karşılıklı konuşma) kurulur. Köksal ve Varışoğlu'na (2012) göre, diyaloglar yabancı dil öğretiminde çok sık kullanılmaktadır. Diyalogların Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sürecinde iletişimi ve etkileşimi sağlamak için kullanılabilir. Ancak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin başlangıcında kullanılan diyaloglar yapılandırılmıştır; öğrenciler diyalogları hiç değiştirmeden seslendirirler. Dilin kalıp kullanımını yansıtır. Öğrenciler Türkçe seviyeleri geliştikçe diyaloglardaki kalıplaşmış ifadeler yerine farklı söyleyişler, alternatif ifadeler tercih edebilirler. "Öğrencilerin bir konuyu sunma, bir problemi çözme ya da bir günlük olayı canlandırma etkinliklerini karşılıklı konuşmalar yoluyla düzenlemeleri diyalog tekniğinin karakteristik özelliğidir" (Köksal ve Varışoğlu, 2012, s. 106). Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi sınıflarında kullanılabilecek diyalog örnekleri:

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

-         "Öğretmeni ve/veya öğrencileri çevreleyen gerçeklikle yüzleşmeleri için standart diyalogları değiştirme; öğretmen, öğrencilerin gerçeklik ile örtüşen cevaplar vermeleri için ısrarcı olmalıdır, "gerçeklik çalışmaları" açık iletişim için iyi bir başlangıçtır.

-         Diyaloglara mantıklı eklemeler (bu tür çalışmalar), öğrencilerin kendilerini yaratıcı yollardan ifade etmelerini sağlamaya yöneliktir.

-         Diyalog cümlelerinin yorumlanması; öğrencilerinden diyalog çalışmasında kendi kelimelerini ve cümlelerini kurmaları beklenir. Öğretmen, öğrenciden diyalogun ilk satırını kendi sözcükleri ile ifade etmesini ister. İkinci öğrenci ise diyalogun ikinci satırını kendi sözcükleri ile ifade ederek cevap verir.

-         Öğrenciler kendi cümlelerini kurmaya alıştıktan sonra, diyalogu doğaçlama olarak anlatmaları istenebilir. (Her bir öğrenci diyalogun bir bölümünü alacak ve uygun hareketler ve mimiklerle diyalogu ifade edecek.)

-         Doğaçlamalar; öğretmen diyalogdakine benzer bir durum anlatır ve 2 veya daha fazla öğrenciden kendi başlarına bu durumda iletişim kurmalarını ister. Bu tür egzersizler en zorudur ve bu nedenle öğrencilerin yetisini ölçmek için iyi bir sınav olarak kullanılabilir. Durumlar yazılı olarak verilmelidir veya öğrencilerin anlayabileceği bir dilde sunulmalıdır. Örneğin; siz iyi durumdasınız, arkadaşınız kötü durumda; onu eğlendirmeye çalıştınız ama başaramadınız veya restoranda çorba istediniz ve garson getirdiğinde içinde sinek gördünüz; çok sinirlendiniz ve garsondan başka bir şey getirmesini istemeniz.

-         Durum kullanımına alternatif olarak, öğretmen, öğrencilerden kendi durumlarını hayal etmelerini ve bunu oynamalarını isteyebilir.

-         Bir durumu ödev olarak verip öğrencilerin kendi diyaloglarını yazmalarını isteyebilirsiniz".

Oyunlar (Sahne Oyunları)

Sahnelenmek için oluşturulan oyunlar, farklı şekillerde de adlandırılabilmektedir. Bu oyunlara piyes, temsil veya sahne oyunları da denilmektedir. Sahne oyunlarının Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine birçok katkısı vardır. Arslan ve Gürsoy (2008), sahne oyunlarını yabancı dil öğretimindeki motivasyonu artıran bir teknik olarak belirtmektedirler. Motivasyon yabancı uyruklu öğrencilerin Türkçeyi öğrenme hazırbulunuşluklarını artıran bir faktör olması sebebiyle yabancı dil Türkçe sınıflarında kullanılabilir.

Sahne oyunları, yabancı uyruklu öğrencilerde empati duygusunun geliştirilmesine yardım eder. Çünkü sahne oyunlarında öğrencilere düşen çeşitli roller vardır. Öğrenciler rollerinin gereği olarak çeşitli kimliklere bürünürler. Örneğin bir öğrenci anne, baba, çocuk, şoför, doktor gibi farklı rolleri üstlenebilir. Bu roller, öğrencilerin farklı kişilerin gözünden dünyayı görmesini ve algılamasını sağlar. Ayrıca bu roller gereği öğrencilerin kelime hazinelerini ve dili kullanma becerilerini geliştirir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...