işe

Bu işe adanmış ömürler var, takdirle karşılıyorum

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

TÜRK DİL KURUMU BAŞKANI PROF. DR. ŞÜKRÜ HALUK AKALIN:

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, Türkçe Olimpiyatları’na dâhil olma sürecini anlattı. Türk okullarının, Türkçenin evrensel dil olmasını sağladığını söyleyen Akalın, Olimpiyatlar’ın arkasında adanmış ömürlerin olduğunu ve bu ömürlerden alınmış belirli anların Olimpiyatlar’ı oluşturduğunu söyledi.

Siz nasıl dâhil oldunuz Türkçe Olimpiyatları’na?

Olimpiyatlar bu yıl 8. kez düzenleniyor. Ben 3. Türkçe Olimpiyatları’ndan itibaren düzenleme kurulunda ve jüride görev yaptım. Basından ilk ikisini takip etmiştim. Üçüncüsü düzenlenirken, düzenleme kurulundan arkadaşlar gelip detaylı bir şekilde bilgi verdi ve kurum olarak bizim de katılımımızı istedi. O yıl Olimpiyatlar’a dâhil olduk. Hatta katkılarından ötürü TDK’ya ödül de verilmişti. Daha sonraki yıllarda, organizasyonla ilgili çalışmaların içinde yer aldık.

Olimpiyatlar’da görev aldıktan sonraki izlenimleriniz neler?

İlk olimpiyatlardan itibaren, bir yabancının Türkçeyi konuşması, Türk edebiyatından şiirler okuması, şarkı söylemesi beni çok duygulandırdı, Afrika’dan gelen bir öğrenci Türkçe şiir okuyor, yazı yazıyor, makale yazıyor, başından geçen bir olayı anlatıyor. Etkilenmemek mümkün değildi.Türkçenin dünya dili olarak, evrensel boyuta gelmesinin göstergesiydi Olimpiyatlar. Dilimizi öğrenen çocuklar, aynı zamanda medeniyetimizi de tanıyor, İstiklâl Marşı’mızı öğreniyor. Daha geniş çerçevede Türk kültürüne yaklaşıyorlar. Türkçeyi öğrenmeleri dil olarak güzel; bunun ötesinde bazı deyimlerimizi doğru yerde kullanmaları son derece önemli. Öyle deyimlerimiz var ki şuanda ana dil olarak Türkçeyi kullanalar bu deyimleri kullanmıyorlar, unutuyorlar.

Olimpiyatlar Türk okullarının daha da görünür kıldı. Siz okulları biliyor muydunuz?

Türk okullarından ben haberdardım. Yurtdışına çıktığımda ziyaretlerde bulunuyordum. Gittiğimde öğrencilerle görüştüm, öğretmenlerle görüştüm, deneyimlerini aktardılar. Olimpiyatlar’dan da önce okullardaki öğrencilerden haberdardım. Romanya’da ziyaret ettiğimde, Rumen öğrenciler hafta başında o ülkenin marşını ve İstiklâl Marşımızı okuyarak derse başladılar. Gerçekten sevindiriciydi, Türkçeyi öğreten bir okulumuz var, çok sevindiriciydi. Ama Olimpiyatlar sebebi ile sadece gidip görenler değil, bu gelişmeyi tüm ülke, tüm dünya öğrendi. Yeryüzünde başka bir örneği yok, İngilizce, Fransızca ile yapılan bir olimpiyat yok. Türkçe Olimpiyatları, Türk liselerindeki öğretimin ulaştığı noktayı somut olarak gösteren bir etkinlik oldu.

Olimpiyatlar, çocukların Türkçe ile ilgilileri devam ettirmeleri bakımından onları motive eden bir araç oluyor mu sizce?

Elbette, öğrencilerin Türkçe ile yarışmalarına vesile oluyor. Türkçe konuşarak yarışıyorlar. Bir dil en kolay o ülkede öğrenilir, bu gerçek. Türkiye’ye geldiklerinde kısa sürede de olsa bizimle birlikte yarışıyorlar, konuşuyorlar. Daha orjinali; çeşitli ülkelerden gelen çocuklar kendi aralarında da Türkçe konuşarak anlaşıyor.

Olimpiyatlar her görüşten insanı bir araya getiriyor. Siz neler söylersiniz bu konuda?

Bizi buluşturan Türkçe. Türkçe siyaset üstü olmalı, ideolojilerin üstünde tutulmalı. Kişi hangi görüşte olursa olsun herkesin, Türkçenin ortak dilimiz ortak değerimiz olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu noktada farklı görüşlerden, bölgelerden olsa bile insanlar Türkçenin birleştiren bir unsur olduğunu görüyor, etkileniyor. Siyasi görüşler farklı bile olsa, bizim Türkçeye bakışımız, dilimizin temel değerimiz olmasıdır. Türkçe temel değerdir.

Türkçe’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte Türk okulları Orta Asya ülkelerinde yaygınlaşmaya başladı. Türkçe kabuklarını kırdı. Türkçe Olimpiyatları vesilesiyle, Türkçe evrensel dil konumuna geldi. Sonuçları önümüzdeki yıllardaki nüfus sayımlarında daha net ortaya çıkacak. Şu anda 35 ülkede insanların öğrendiği yabancı dil Türkçe görünüyor. Bu azımsanacak bir sayı değil. Bunlar Türk okulları sayesinde oldu, 5 yıl sonra belki bu 70 ülkeye çıkacak. 10 yıl sonra, şu anda BM’ye kayıtlı 192 ülke var, belki de 180 ülkede Türkçeyi yabancı dil olarak bildiğini açıklayanlar olacak. 2005 yılı raporlarında böyleydi, Eminim şimdi, Türkçeyi yabancı dil olarak konuşan sayısı daha da artmış olacak. Geçen yıl araştırma yaptığımızda en az bir orta öğretim kurumunda Türkçe öğreten ülke sayısı 87 idi. Bunun sonuçları önümüzdeki yılın nüfus sayım sonuçlarında ortaya çıkacak, ben kısa zamanda ülke sayısının artacağına inanıyorum.

Olimpiyatları izleyen insanları duygulandıran nedir sizce ?

Duygularımız çok farklı olabilir. Herkes bu manzara karşısında çok farklı etkilerle duygulanabilir. Ama beni duygulandıran, bu çocukların Türkçeyi öğrenme çabaları ile ulaştıkları noktada sadece dilimizi değil, kültürümüzü de öğrenmiş olmaları. Tarihimizi, geleneklerimizi, edebi değerlerimizi öğrenmiş ve paylaşmış olmaları.

Türkçe öğretenlerden bazıları ile tanıştınız, neler söylersiniz eğiticiler için?

Bu, gerçekten özveri sonucu elde edilen bir sonuç. En iyi okullarda okuyorlar. Gittiğim zaman soruyorum, Boğaziçi, ODTÜ mezunu öğretmenler gitmiş, büyük bir çaba içinde çalışıyorlar, gece gündüz gönüllü olarak çalışıyorlar, hizmet ediyorlar. Bu başlı başına bir iş. Elbette Olimpiyatlar o hayatlardan seçilmiş belirli anlardan oluşuyor. Arkasında yılların emeği var, deneyimler ve adanmış ömürler var. Binlerce kilometre uzakta, hayat kuran, vefat eden, defnedilen var. Moğolistan’a gittiğimde, orada vefat eden bir öğretmenin mezarını ziyaret ettim. Bu görüntünün arkasında, moda tabirle, işin mutfağında pek çok kişinin emeği var.

İlk katıldığınız ile son katıldığınız Olimpiyatlar arasında nasıl bir başarı grafiği var?

Çok büyük gelişim var, benim katıldığım yıl ile ondan sonrakiler her geçen yıl daha da genişledi Olimpiyatlar. Katılım açısından, yarışmalarda öğrencilerin gösterdiği başarı açısından çok büyük gelişme var. Öğrencilerin dilimizi öğrenmesi yıllar alıyor, Olimpiyat hazırlıkları da bir yıl öncesinden başlıyor. Her geçen yıl daha da gelişerek zenginleşiyor.

Bu kadar büyük bir organizasyonda aksaklıklar olmuyor mu?

Katılım çok yoğun, aksamalar olabilir ama ben dikkatimi çeken bir olumsuzluk görmedim. Çok düzenli olarak yürüyor. Son yıllarda kendi şehirlerinde düzenlenmesini isteyenler oluyor. Şiir finali, şarkı finali başka şehirlerde oluyor. Aslında süreyi uzun tutabilirsek, benim istediğim kısa mesajla halkın dereceye girmede etkin olmasıydı ama belirli bir zaman içinde, yayın açısından bitirilmesi gerekiyor. Önceki yıllarda denedik bunu, yapabilsek daha büyük ilgi olabilir dedik ama süre çok uzuyor. Bu da Olimpiyatlar’ın yayınlanması açısından sorun oluşturuyor.

Siz şarkı söyleyenleri aynı zamanda doğru Türkçe konuşmaları noktasında da test ediyorsunuz...

Şarkıyı bir dili hiç bilmeseniz bile ezberleyip söyleyebilirsiniz. Ama biz şarkı söyleyen çocuklarla konuşup, Türkçelerini test ediyoruz, tabii şiir okuyan veya diğer performans gösterenleri de test ediyoruz. İzleyici finale katılanların iyi derecede Türkçe okuyup, yazdığını, konuştuğunu bilmeli. Orada tabii şarkı daha çok ilgi çekiyor. Ben şiir okunmasından, canlandırma yapılmasından tarafım, çünkü bir insanın bir şarkıyı okuması onun sanatçılık yönüdür, ama bir şiiri okumak sadece ezberlemek değil, okurken yaşamak, canlandırmak, yüz ifadeleri hepsi etkileyici oluyor. Şarkı kolay yönü olsa da, şarkı söyleyenlerin de dili iyi bildiğini biz tespit ediyoruz.

Kaynak: http://www.turkceolimpiyatlari.org/index.php?konu=haber&id=775

İşe Dayalı Dil Öğretim Malzemelerinin Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Uygulanması

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

         Bu çalışmanın amacı, Türkçedeki -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulan ad yantümceleme yapılarının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilere öğretilmesine yönelik, İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve Öğretim Modelini kullanarak malzeme geliştirmektir.

Bu çalışmanın dayanağı olan İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve Öğretme Modeli, bilgilendirme aracı olarak temelde "işler"i kullanılır. Bu çalışmada, Türkçedeki ad yantümcelerini öğretmek için düzenlenen işler, iletişimsel uygulamalarla aynı anda öğrencilerin öğrenme konusu olan yapıya odaklanmalarını sağlayan odaklanmış işlerden oluşmaktadır. Öğrencilerin erek yapıları fark edebilmesi, anlamlandırabilmesi ve üretebilmesi için yapıya dayalı üretim işleri, not al-yaz işleri, zenginleştirilmiş girdi, bilinçlendirme işleri düzenlenmiştir. Aynı zamanda, öğrencilerin dilsel birimleri işlemlemesinde rolü olduğu belirtilen açık ve örtük öğrenme kuramlarından yola çıkılarak, ilk olarak örtük öğrenme teknikleri aracılığıyla, daha sonra, düzenlenen son işle açık öğrenme teknikleriyle erek yapılara odaklanma sağlanmıştır.

Öğrencilere özgün girdi sağlamak için farklı türlerdeki metinlerden Türkçedeki -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşan ad yantümceleri taranmış ve bu yapıların gazetelerde, dergilerde ve haber bültenlerinde sıklıkla kullanıldığı görülmüştür. Gazete ve dergi metinlerinden toplanan verilerle, ad yantümce türleri ve ana tümce eylemleri ile gösterdikleri eşdizimsel ilişkiler incelenmiştir. Metinlerin kullanıldığı malzemeler, bu eşdizimsel özellikler çerçevesinde hazırlanmıştır.

Bu çalışmada sadece Türkçedeki belirli ad yantümceleme yapılarının öğretimi için malzeme geliştirmeye odaklanılmaktadır. Çalışmada geliştirilen işler ve hazırlanan malzemelerin gerçek öğretme ortamlarında değerlendirilmesi ileri çalışmalara bırakılmıştır.

 

       Yabancı dil öğretiminde kullanılan yaklaşım ve yöntemler, 18. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmış olan Dilbilgisi Çeviri Yöntemiyle başlamıştır (Brown, 2001: 18). Günümüze kadar farklı yaklaşım ve yöntemler gelişmiştir. Günümüzde yoğun olarak kullanılmaya başlayan ve 1950'li yıllarda gelişen bir yabancı dil öğrenme modeli de İşe-Dayalı Dil Öğrenme Modelidir. İşe Dayalı Dil Öğrenme, yabancı dil öğretiminde, öğretimin yapılış biçimiyle kendinden önceki birçok yöntemden farklılaşmaktadır. Özellikle dilbilgisi öğretimini ele alış biçimiyle diğerlerinden ayrılan bu modelin, en temel kavramı, özgün bağlamlarda gerçekleşen, yabancı dil öğretiminde anlamı ve işlevi üstün tutan lerdir. İşler, odaklanmış ve odaklanmış olarak düzenlenebilir. Odaklanmış işler, belirli bir dilsel birimin öğretimini amaçlayarak hazırlanır. Odaklanmış işlerin, özellikle dilbilgisi öğretimi için, etkin ve etkili bir iş türü olduğu düşünülmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için odaklanmış işlerle ders malzemeleri geliştirilebilir.

Yabancı dil öğretim için geliştirilmiş yaklaşım ve yöntemler yıllardır varlıklarını sürdürseler de Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılabilirliklerini ortaya koyacak çalışmalara rastlanmamaktadır. Yabancı dil öğretim yaklaşım ve yöntemlerinin Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine uygun olup olmadığı belirlenmemiş olması sebebiyle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde malzeme geliştirmek ve ders kitabı hazırlamakta güçlükler çekilmektedir. Bu nedenlerle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine ilişkin yaklaşım, yöntem ve teknikler belirlenmelidir.

Bu çalışmada, yabancı dil öğretim yöntemi olarak özellikle İngilizcenin öğretiminde uzun yıllardır kullanılan; ancak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde üzerinde çalışma yapılmamış olan İşe-Dayalı Dil Öğrenme Modeli ve Îşe-Dayalı Dil Öğretimine bağlı olarak geliştirilmiş odaklanmış işler ele alınmış ve odaklanmış iş bağlamında Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde uygulanabilecek örnek malzemeler sunulmuştur. Dilbilgisi öğretiminin, yabancı dil öğretimindeki

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

 

önemi dikkate alınarak, bir yapı seçilmiş ve yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde odaklanmış işler kullanarak nasıl öğretilebileceği açıklanmaya çalışılmıştır.

Odaklanmış işlerin ve odaklanmış iş bağlamında hazırlanan malzemelerin hangi amaçla ve ne türden kuramsal dayanaklara ve yöntemsel sınırlılıklara dayalı olduğunu netleştirmek için öncelikle Giriş bölümünde çalışmayı gerekli kılan problemler, çalışmanın amacında belirtilen ve malzeme hazırlığında göz önünde bulundurulan sayıltılar ve sınırlılıklar açıklanacaktır. II Bölümde bu çalışmayla ilgili olduğu düşünülen kaynaklar yer alacaktır. III. Bölümde İşe-Dayalı Dil Öğrenme ve odaklanmış işlerin açıklanabilmesi için öncelikli olarak zaman içinde öğrenmeye ve dile bakış ile gelişmiş olan yabancı dil öğrenme yaklaşım ve yöntemleri Kuramsal Çerçeve başlığı altında verilecektir. Yaklaşım ve yöntemlerin yanında öğretme malzemesi olarak dilbilgisi ele alındığı için dil öğretiminde dilbilgisinin nasıl ele alındığı, nasıl bir yere sahip olduğu ve dilbilgisi öğretiminin nasıl yapıldığı açıklanmaya çalışılacaktır. III. Bölümün bir diğer konusu da hazırlanmış örnek malzemelerin kuramsal tabanını oluşturan "iş" kavramı ve odaklanmış işlerdir. Odaklanmış işler, örnekleriyle birlikte III. Bölüm de yer alacaktır.

Çalışmada odaklanmış iş düzenlemek için seçilen erek yapı -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulan ad yantümcelerinin kullanımsal özellikleri ve bu yantümcelerin içinde bulundukları ana tümcelerin eylemlerine göre seçimleridir. Bu dilbilgisi yapısının nasıl ele alındığını ortaya koyabilmek için IV. Bölümde Türkçedeki ad yantümceleri konusuna değinilecek ve -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşan ad yantümcelerinin biçimsel, anlamsal ve kullanımsal özelliklerine yönelik açıklamalar yapılacaktır. V. Bölüm olan Bulgular ve Yorumlar bölümünde de, seçilen erek yapının öğretimi için hazırlanmış ve ekte yer alan odaklanmış iş malzemeleri kuramsal gerekçeleriyle birlikte açıklanacaktır. Çalışma sonuç ve önerilerle son bulacaktır.

1. 1. Problem Durumu

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için kullanılan yöntem kitapları incelenmiş ve daha önce Türkçenin yabancı öğrencilere öğretimi için öğretme konusu olarak ele alınmamış kullanımların neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için kullanılan, Hitit (1-2-3) (2003), Turkofoni Türkçe Öğren (1-2-3-4-5-6) (Çetin, 1999), Turkuaz Türkçe Konuşalım (1-2-3) (Çetin, 2001), gibi yöntem kitaplarının genelinde bir öğretme modeline bağlı kalınmadığı ve dinleme-anlama ve okuma-anlama etkinliklerinden yola çıkılarak dilbilgisi yapısına biçimsel özellikleri çerçevesinde odaklanıldığı gözlenmiştir. Bunun yanında, bu yöntem kitaplarında -mA, -DIK ve -AcAK biçimbirimleriyle oluşturulmuş ad yantümcelerinin içinde bulundukları ana tümce eylemi ile gösterdikleri eşdizimsel ilişkilerin göz önünde bulundurulmadığı, Türkçedeki ad yantümcelerini sadece biçimsel olarak ele alındıkları görülmektedir. Özellikle çalışmanın sayıtlılarını oluşturabilmek için göz önünde bulundurulan Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanmış Hitit adlı ders kitabı göz önünde bulundurulduğunda -mA ile oluşturulan ad yantümcelerinin temel seviyede biçimsel olarak "-mA+iyelik eki" ve "-mA+durum ekleri" biçiminde anlatıldığı, sonrasında -mA ile oluşturulan ad yantümcelerinin emir ifadesi taşıyan tümcelerin dolaylı şekilde aktarımını yapmak için kullandığı yapılar olduğuna değinilmiştir. Bunun yanında orta düzey öğrenciler için hazırlanan Hitit 2'de de -DIK ve -AcAK ile oluşturulan ad yantümcelerinin dolaylı anlatım adıyla öğrencilere aktarıldığı görülmüştür. -mA, -DIK ve -AcAK ile oluşturulmuş ad yantümcelerinin içinde bulunduğu ana tümce eylemiyle gösterdikleri eşdizimsel ilişkiler üzerinde durulmamıştır.

Genel olarak, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklerin örnek malzemeler ve uygulamalar ile sunan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Uygun tekniklerin belirlenmemiş olması, Türkçenin öğretimi için malzeme hazırlama aşamasında zorluk yaratmaktadır. Uygun yaklaşım, yöntem ve tekniklerin belirlenmemiş olmasının yanında, Türkçe öğretimi için kullanılan malzemelerin dilbilgisi öğretimine odaklandığı gözlenmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine uygun, kullanım ve işlevi ön planda tutan yöntem ve tekniklerin belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Mavi Boncuk Kimde İse

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Herkesin gönlünü alan, herkese gönlünü sevdiren, kimin yanında olduğu belli olmayan herkese ümit veren kişiler için kullanılan bir deyim.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Gerçi Nasreddin Hoca kaynaklı bu deyimde biraz kurnazlık varsa da gönül yıkmamak gönüller yapmak bir Tanrı buyruğudur. Gönül yıkanlar her iki dünyada da mutsuz olurlar. Yüzümüz gül gibi gülsün, sözünüz bal gibi olsun. Gönüller alalım, sevelim, sevilelim, umutlarla dolup taşalım, her türlü maddi ve manevi kiri bırakıp kucaklaşalım.
Güya Nasreddin Hoca'nın iki karısı varmış. Kadınlar her zaman olduğu gibi birbirlerini kıskanırlarmış. Bir gün Hoca'yı sıkıştırmışlar:
- Hangimizi daha çok seviyorsun söyle
Hoca, zeki adam, kadınların sen ben davasına düşmemeleri için, her ikisine de birbirinden habersiz birer mavi boncuk vermiş ve şöyle demiş:
- Bu mavi boncuk benim aşkımın nişanesidir, sakın bunu eşine gösterme.
Kadınlar:
- Hangimizi daha çok seviyorsun, dediklerinde Hoca cevabı hemen yapıştırırmış:
- Canım ne sıkıştırıp duruyorsunuz? Mavi boncuk kimde ise benim gönlüm ondadır, demiş.

Herkesin gönlünü alan, herkese gönlünü sevdiren, kimin yanında olduğu belli olmayan herkese ümit veren kişiler için kullanılan bir deyim.
Gerçi Nasreddin Hoca kaynaklı bu deyimde biraz kurnazlık varsa da gönül yıkmamak gönüller yapmak bir Tanrı buyruğudur. Gönül yıkanlar her iki dünyada da mutsuz olurlar. Yüzümüz gül gibi gülsün, sözünüz bal gibi olsun. Gönüller alalım, sevelim, sevilelim, umutlarla dolup taşalım, her türlü maddi ve manevi kiri bırakıp kucaklaşalım.
Güya Nasreddin Hoca'nın iki karısı varmış. Kadınlar her zaman olduğu gibi birbirlerini kıskanırlarmış. Bir gün Hoca'yı sıkıştırmışlar:
- Hangimizi daha çok seviyorsun söyle
Hoca, zeki adam, kadınların sen ben davasına düşmemeleri için, her ikisine de birbirinden habersiz birer mavi boncuk vermiş ve şöyle demiş:
- Bu mavi boncuk benim aşkımın nişanesidir, sakın bunu eşine gösterme.
Kadınlar:
- Hangimizi daha çok seviyorsun, dediklerinde Hoca cevabı hemen yapıştırırmış:
- Canım ne sıkıştırıp duruyorsunuz? Mavi boncuk kimde ise benim gönlüm ondadır, demiş.

Nasip İse Gelir Hint'ten Yemen'den

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Bir şey bir insana nasip ve kısmet olmuşsa, bu onun ayağına gelir.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

İnsan nasibiyle doğar, derler. Hayatta talihi açık olan insanlar vardır. Bütün isteklerine ve arzularına kavuşup mutlu olurlar. Bazıları da o kadar nasipsiz ve talihsizdir ki dünyaya gökten altın yağsa, bir tanesi bu bahtsız insanların hisselerine düşmez. Sürekli sıkıntı çekerler.
Eskiden Semerkant, bilim ve sanat merkezi olan bir Türk şehri idi. Semercilik sanatında çok ileri gitmişti. Bir kervancı, bir gün şehrin ünlü semer ustalarından birinin dükkanına gider. Semerci ustası namaza gitmiştir. Çırak dükkanda yalnızdır. Kervancı uzak yola gideceğini, develerinden birinin semersiz olduğunu çırağa söyler. Hemen acele bir semer ister. Çırak, hazır semer olmadığını, sipariş üzre semer yaptıklarını beyan eder. Kervancı işi acele olduğu için, telaşla sağa sola bakınır. Bu arada dükkanın tavanında asılı eski bir semeri görür. Eski de olsa yenisinin fiyatına alacağını söyler. Çırak eski semeri kervancıya satar. Ustası namazdan geldikten sonra bu alışverişi öğrenir, fakat usta bundan memnun olmaz. Meğer, adamcağız bunca yıldır kazandığı paralarını bu satılan eski semerin içinde saklarmış. Çırak bu duruma çok üzülür. Semeri arayıp bulmak için yollara düşer. Ustasının,

“Oğul, gel gitme beyhude, Semerkant'a, Buhara'ya
Bulur elbet seni bir gün, nasip araya araya”(*)
demesine bakmaz, semerin arkasından birkaç ay dolaşır, sonunda bulamadan geri döner.
Usta, çırağının geri döndüğüne sevinir, onu teselli ederek der ki:
“Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den
Nasip değil ise, ne gelir elden” (**)

Altı ay sonra kervancı, eski semerle birlikte dükkana çıkagelir. Çırak adamı tanır ve ustasına da durumu anlatır. Kervancı:
- Oğlum, bu semeri senden satın aldım ama aklıma takıldı. “Ustasının haberi olmadan bu çocuk, bu semeri bana sattı. Ya ustası gelip darılırsa?” diye üzüldüm. Alın eski semeri, bana yenisini yapın, der. Böylelikle semerci ustası, yıllardır biriktirdiklerine kavuşmuş olur.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...