için

Başlangıç Düzeyi Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi İçin Sözlükçe Çalışması

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

İnsanlık ve İletişim Kanallarına Genel Bir Bakış

         Önce söz vardı, ardından yazı geldi. Yazının gelişiyle birlikte sadece yüz yüze konuşarak yapılan iletişim dönemine uzaktaki bireylerle de yazı yoluyla yapılan iletişim biçimi eklendi. Okuma yazma bilen herkes, bilmeyenler ise bilenlerin yardımıyla, bir kalem bir de kağıt ile duygu ve düşüncelerini başka bir kişiye iletebilmek için yazıyı kullandı. İnsanlar bu kağıtlara mektup dediler. İletişim kanalları uygulayımbilimdeki gelişmelerle hızla gelişti ve yazının ardından telgraf geldi. Bu yöntem mektuba göre çok farklıydı, kağıt ortadan kalktı yerine kablolar geldi. Yetmedi, Bell telefonu buldu. Telefon, telgrafın iletişme görevine insanların seslerini ekledi, ancak bütün bu kanallar belli bir uzaklık içerisinde iletişime izin veriyordu. Oysa ki, mektup gibi yer bağımsız, uzak yerlere de gidebilen iletişim kanalları geliştirilmeliydi. Çözüm sesin havadan iletilmesinde bulundu. Reginald Fessenden tarafından 24 Aralık 1906'da ilk defa insan sesini kablosuz bağlantıyla, havadan, Atlantik'teki ticaret gemilerine ulaştırılmasıyla telsiz doğdu. Telsizle beraber dolaylı yoldan radyo doğmuş oldu. Artık iletişim daha kolay ve uzaklık tanımaz bir biçime gelmişti. Uygulayımbilimdeki tüm bu gelişmeler insanları biraz daha zoru başarmaya itmesiyle hem sesli hem de görüntülü iletimine izin veren kanal, yani televizyon, üretildi. Çağın buluşu olarak nitelenen televizyonun da radyo gibi evlere girmesi zaman aldı, fakat evlere girer girmez insanların hayatlarının odağı olmayı başardı.

1. 1 İletişim Kanalları

        Bu olaylar tezin odağı dışında gibi görünse de aslında bir biçimde yakından ilişkilidir. Tüm bu kanalların en ilgi çekici özelliği, iletişimin yapılış biçiminden çok kullanılan kanalın özelliği ya da özellikleridir.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

       Yukarıda kısaca açıklanan ve tarih sırası göz önünde bulundurularak anılan iletişim kanalları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Yazı
  • Telgraf
  • Telefon
  • Telsiz
  • Radyo
  • Televizyon

        Tümü iletişimin sağlanması için üretilmiş ve günümüzde de geliştirilmektedirler. İlk üç sırada yer alanlar — yazı, telgraf, telefon ve telsiz — için bir iletişim döngüsü tablosu çıkarıldığında Şekil 1'deki yapı elde edilir. Burada hem Kaynak hem de Alıcı karşılıklı bir etkileşim içindedirler. Oysa son iki tanesinde — Radyo ve Televizyon — aynı şekli çizemeyiz, çünkü hem radyoda hem de televizyonda alıcılar etkin olamazlar, Kaynak ne verirse onu almakla kısıtlanmışlardır (bkz. Şekil 2). Bu durumda alıcıların yapabilecekleri tek şey kaynaktan gelen iletileri almayı onamamaktadır; örneğin, radyoyu ya da televizyonu kapamak gibi.

Devamını okumak için tıklayınız...

Dünya, Türkçe öğrenmek için sıraya girdi

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dış politika, kültür, sanat ve turizmde estirilen Türk rüzgârı, Türkçeye ilgiyi artırdı. 30 ülkede Türk dili ve edebiyatı eğitimlerini organize eden TİKA, taleplere yetişemeyince YÖK ile işbirliği yaptı. Artık Türkoloji bölümü açmak isteyen yabancı üniversiteler ile Türkiye'dekiler 'kardeş' olacak. Bölümlere denklik de sağlanacak.

Türkiye'nin son yıllardaki etkin dış siyaseti, 64 ülkeyle vizelerin kaldırılması, işadamlarının dünyada yaptığı yatırımlar ve dizi film ihracı, dünyada Türkçeye rağbeti artırdı. Kuveyt'ten Katar'a, Etiyopya'dan Sudan'a, Peru'dan Küba'ya ve Kuzey Kore'den Hindistan'a kadar 100'e yakın ülke, Türkçe öğrenmek için sıraya girdi. Hâlihazırda 30 ülkede Türk dili ve edebiyatı (Türkoloji) eğitimlerini organize eden Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), gelen taleplere yetişemeyince Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile işbirliği yaptı. Türkoloji uzmanları, üniversitelerinde Türkçe bölümleri açmak isteyen ülkelerin başvurularını inceliyor. Kriterleri yerine getirenlerde Türkçe öğrenimi en kısa zamanda başlayacak. TİKA ile YÖK arasında yapılan anlaşmaya göre Türkoloji bölümü açmak isteyen yabancı üniversiteler ile Türkiye'deki üniversiteler 'kardeş' olacak. Yabancı üniversitelerde açılan Türkoloji bölümlerinin Türkiye'deki bölümlerle denkliği sağlanacak.

YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Yekta Saraç, yurtdışında Türkçe ve Türk kültürüne yoğun ilgi olduğunu söylüyor. Bunun nedenini, Türkiye'nin dünyada etkisinin artmasına bağlayan Saraç, "Yurtdışında yaşlanan Türkologların yerine artık her nesil bu hizmeti sürdürecek bir sistem kurma amacındayız." diyor. Türkçeye gösterilen yoğun ilginin en önemli nedenlerinden birinin Türk işadamlarının dünyanın dört bir yanına yaptığı yatırımlar olduğunu kaydeden TİKA Başkanı Prof. Dr. Musa Kulaklıkaya da, "Bu yatırımlar biraz da ekonomik nedenlerle Türkçe öğrenimini zorunlu kılıyor." görüşünde. TİKA Başkanı'nı haklı çıkaran bir araştırma yayımlayan uluslararası araştırma şirketi KPMG'nin Türkiye raporuna göre; Sabancı, Koç, Doğuş, Turkcell ve Çalık gibi önemli 19 şirketin toplam yurtdışı yatırımı 31 milyar dolara ulaşırken bu şirketler bulundukları ülkelerde 90 bin kişiyi istihdam ediyor.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Gelişen Türk dizi film sektörü de rağbetin en önemli sebeplerinden biri. Türkçe talebinde bulunan ülkelerde film sektöründeki Türkçe ihtiyacının hayli fazla olduğunu söyleyen Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, "Alt yazı yerine filmi Türkçeden izlemek isteyen halkın oranı her geçen gün artıyor. Örneğin Bosna'da birkaç yıl içinde en etkin dil Türkçe olacak." bilgisini veriyor. Kurtlar Vadisi, Ezel, Bir İstanbul Masalı, Yaprak Dökümü, Menekşe ile Halil, Zerda gibi dizilerin de aralarında bulunduğu 70'in üzerinde film, 2010'da ihracat rekoru kırarak 50 milyon doları aştı. Türkçenin dünyadaki etkinliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri de Türk okulları ve Türkçe Olimpiyatları. Prof. Dr. Yekta Saraç, "Türkçe talebi konusunda dünya ülkelerinde gerekli zemini Türk okulları teşkil etti." derken Prof. Bilkan, tespite şu ifadeyle destek veriyor: "Türk okullarının etkinliği Türkçeye rağbeti artırıyor. Özellikle Türkçe Olimpiyatları, birçok ülkede gençler arasında Türkçenin popülaritesini yükseltti."

http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1090131&keyfield=7475726B6365

Gökkuşağı Türkçe Öğretim Seti İçin İnteraktif Sınavlar

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
  • Bilgisayar laboratuvarı uygun okullarda kullanılabilir veya ev alıştırması olarak da verilebilir.
  • İndirdiğiniz dosya tıkladığınızda açılmıyorsa  Adobe Flash Playeri yükleyiniz. Dosya .swf uzantılıdır. Mozilla firefox,Google chrome,Explorer 8 ve üstü ile normalde kullanılabilmektedir.
  • Sınavlarla ilgili düşüncelerinizi lütfen paylaşınız...
Gökkuşağı 1-9.Konu:AFFEDERSİNİZ OKUL NEREDE?   
Gökkuşağı 1-10.Konu:ELMANIN KİLOSU KAÇ LİRA? 
Gökkuşağı 1-11.Konu:MARKETTEN NE ALDINIZ? 
Gökkuşağı 1-12.Konu:YEMEKLERDEN NE ALIRSINIZ? 
Gökkuşağı 2-9.Konu:CEP TELEFONUNUN FİYATI NE KADAR?
Gökkuşağı 2-10.Konu:EN ETKİLİ İLETİŞİM ARACI HANGİSİDİR?
Gökkuşağı 2-11.Konu:TEKNOLOJİYİ TAKİP EDER MİSİNİZ?
Gökkuşağı 2-12.Konu:EN İLGİNÇ BULUŞ HANGİSİDİR?
Gökkuşağı 3-9.Konu:DÖRT TEKERLEK ÜSTÜNDE 20.YY 
Gökkuşağı 3-10.Konu:BOŞ VAKİT YOKTUR 
Gökkuşağı 3-11.Konu:MEYVE YEMEYİ SEVER MİSİNİZ?
Gökkuşağı 3-12.Konu:ÜNLÜ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Gökkuşağı 4-9.Konu:HAYATIN İÇİNDEN
Gökkuşağı 4-10.Konu:KAZA GELİYORUM DEMEZ!
Gökkuşağı 4-11.Konu:DUYGULARIMIZ BİZİ ELE VERIYOR.
Gökkuşağı 4-12.Konu:NOTALARIN DİLİ

 

Herşey Türkiye ve İnsanlık İçin

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dün, "İstanbul geceleri hareketlendi pek çok aktivite Ramazan ayı gelmeden bitirilsin isteniyor" demiştim.

Değişik konulardan birkaç örnek vermiştim. Ülke genelinde resmen olay olan Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'nı ise bilinçli olarak bugüne saklamıştım.

Türkçe Olimpiyatları bu yıl 10. kez tekrarlanıyor. O kadar büyüdü ki olimpiyat ismine gerçekten ulaştı.

Düşünsenize 5 kıtadan 135 ülkede organize ediliyor. Her ne kadar altında sosyal paylaşım, kültür hizmeti, dünya insanlarını yaklaştırma, birbirini anlama ve sevme gibi çok duygusal gayesi varsa da sonuçta çocuklar yarışıyor.

Birinci, ikinci ve üçüncü oluyor. Demek ki heyecan da var, ödül de...

10. yıl nedeniyle bin 500 öğrenci ödül olarak Anadolu'da dolaştırılacak. 41 ilde 64 gösteride Türk halkına seslenecekler, alkışlanacaklar ve o masum gülücükleriyle teşekkür edecekler.

2011 yılında yapılan gösteride ülkelerinde ilk üç sırayı alan dünya çocukları bu sabah Ümraniye'den otobüsle iki grup halinde yola çıktılar.

Onlar Anadolu'yu dolaşırken İstanbul'da Türkiye elemeleri yapılacak. 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları çerçevesinde düzenlenen turne programına göre 14 Haziran tarihlerine kadar dolaşacaklar.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Kimi Türkçe şarkı türkü söyleyecek, kimi bizim halk oyunlarımızı oynayacak. Dile kolay bin 500 yabancı öğrencinin 15 gün Anadolu'da dolaşması.

Onların yemesi, içmesi, temiz yataklarda uyuması ve sahnede gösteri yapması...

Müthiş bir organizasyon... Geçen ay Almanya Frankfurt'taki ödül gecesine gitmiştim. 8 bin 500 kişinin katıldığı muhteşem töreni izlemiştim.

Şimdi de Bodrum Antik Tiyatro'daki geceye katılmak için hazırlık yapıyorum. Ve tabii 14 Haziran akşamı İstanbul'da Telekom Arena Stadı'ndaki final gecesine... İnşallah o gece de Arena dolacak.

Demek ki haziran ayının ortasına dek, ülke olarak Türkçe Olimpiyatları ile yatıp kalkacağız. Hiç izlemeyenlere sesleniyorum, ne yapıp edin bir gösteriyi mutlaka izleyin. Bana dua edeceksiniz...

***

Kaynak: http://www.turkceolimpiyatlari.org/Basin/Haberler.aspx?Haber=195

Rahat alışveriş için Türkçe öğreniyorlar

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Muğla'nın Fethiye ilçesinde yerleşik olarak yaşayan İngiliz vatandaşları, Ölüdeniz Belediyesi tarafından açılan kurslarda Türkçe öğreniyor.

 

İngiliz kursiyerler, özellikle alışverişlerde sıkıntı çekmemek ve komşuları ile anlaşabilmek için Türkçe öğrenmek istiyor.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

19 Aralık tarihinde başlayan ve haftada 2 gün olarak verilen kurslara 20 yabancı kursiyer katılıyor. İngilizce öğrenmek isteyen Türklerin katılımı ile Türkçe kurslarına devam eden kursiyer sayısı 40'ı buluyor. Kurs öğretmeni Füsun Karabulut, kursiyerlerin ilerlemiş yaşlarına rağmen Türkçeyi öğrenmek için çok istekli olduklarını söyledi.

Ölüdeniz Sanatevi Müdürü Coşkun Karabulut da 7 yıldır devam eden kurslar sayesinde çok sayıda İngiliz'in Türkçe öğrendiğini belirti. Türkçe'nin dil yapısının İngilizce'den oldukça farklı olması nedeniyle öğrenmede biraz zorluk çektiklerini belirten Karabulut, yabancı kursiyerlerin yine de kurs sonunda kendilerini ifade edebilecek kadar Türkçe öğrenebildiklerini söyledi. Karabulut, 20 Nisan 2012 tarihine kadar devam edecek kurs sonunda başarılı olan kursiyerlere Milli Eğitim Müdürlüğü'nden onaylı sertifika verileceğini ifade etti.

Türkçe İçin Bir Sıklık Analizi Programı

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

İki kelime ilemetin analiziolarak nitelendirebileceğimiz uygulamalar, birçok bilim dalında değişik bağlamlarda ortaya çıkmaktadır. İşletmecilikte içerik ve doküman yönetimi uygulamalarını, doğal dil işlemede metin özetleme ve makine çevirisini, veri madenciliğinde doküman sınıflama ve gruplamayı, dilbilgisinde okunabilirlik analizini buna örnek olarak verebiliriz. Benzer yüzlerce uygulama ve teknoloji mevcuttur. Metin analizi, temeldesıklık analizinedayanmaktadır. Sıklık analizi; metin içerisindeki değişik ses, ek, kelime vb. dil öğelerini saydırarak göreceli ve mutlak istatistiklerin elde edilmesidir. Başta İngilizce olmak üzere önde gelen Batı dilleri için sıklık analizi uygulamaları önceden geliştirilmiştir. Bildiğimiz kadarıyla Türkçe için şu ana kadar sağlıklı bir sıklık analizi programı ortaya konulup yaygın olarak kullanılır hâle gelmemiştir. Türkçe yapı olarak eklemeli bir dil olduğundan İngilizce için hazırlanmış uygulamalar ile Türkçe metinlerin sıklık analizi yapılamamaktadır. Türkçe hem alfabesi ve fonetiği hem de morfolojisi ve cümle yapısı açısından farklı bir dil olduğu için sıklık analizi bakımından bu dilin ayrıca ele alınması gerekir. Sunacağımız bildiride bir Türkçe sıklık analizi uygulamasının geliştirilme süreci işlenecektir. Bu bağlamda Türkiye Türkçesi ve bazı Türk lehçelerini de destekleyecek olan bu uygulamanın geliştirilme süreci içerisinde yer alacakgereksinim analizivearayüz tasarımıkonuları dikkate sunulacaktır.

GİRİŞ (MAHİYET, FAYDA)

Zaman içerisinde değişik sebeplerden ses, yapı, anlam değişikliklerine uğrayan Türkçede meydana gelen değişiklikleri, kalabalık metin kümelerini (corpora) inceleyerek analiz edebiliriz. Bu analizin en önemli dayanak noktası; belirlenen metin kümelerindeki ses, hece, kelime vs. sıklıklarını ortaya koymak olacaktır. Bu sıklıkları belirlemek, bir araştırmacının kısa zamanda tek başına altından kalkabileceği bir iş değildir. Günümüzde Türkçenin temel metinlerinin birçoğu bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Yeni üretilen metinler ise ya doğrudan bilgisayar ortamında veya internette oluşmakta ya da kısa zamanda sayısal ortama geçirilmektedir. Dolayısıyla bilgisayarlı bir Türkçe sıklık çalışması, metin analizlerinde hem süreyi çok azaltacak, hem de hataları en aza indirecektir. Ayrıca sonuçlar sayısal ortamda oluşturulacağı için elde edilen veriler başka bilgisayar uygulamaları ve kişiler tarafından daha ileri söz dizimi ve anlam analizleri için doğrudan kullanıma hazır olacaktır.

Benzer programlar İngilizce ve diğer diller için geliştirilmiş olsa da bu programların Türkçe için kullanılmasında bazı önemli engeller bulunmaktadır. Türkçenin alfabesi, sesleri, heceleme kuralları, kelime (kökler, ekler) ve cümle yapısı İngilizce ve diğer dillerden farklıdır. Bu sebeplerden dolayı yabancı diller için geliştirilmiş uygulamalar Türkçe metinler için kullanılamamakta, kullanılsa da tam ve güvenilir sonuç almak mümkün olamamaktadır.

Bu programın geliştirilmesinin ana amacı, Türkçe metin örgüsü içerisindeki sayısız özelliği, bilgisayar yardımı ile tespit etmek; yalnızca Türkçe öğretimi ve araştırmalarına değil, aynı zamanda iş yönetiminden psikolojiye kadar birçok alandaki değişik çalışmalara yardımcı olmaktır. Klâsik tarzda bunları yapmak, oldukça güç ve zaman alıcı bir iştir. Bundan dolayı geliştirilecek bil­gisayar uygulamasıyla anadili Türkçe olanlar için ses, hece, kelime öğretimi daha kolaylaşacak; yabancılara Türkçe öğretiminde kolaylıklar sağlanacak; diğer alanlarda ise içerik analizleri daha rahat yapılır hâle gelecektir.

Öte yandan karmaşık metin örgüsü içerisinden kısa sürede elde edilebilecek isabetli analizler sayesinde dil öğretimi konusunda yazılacak kitaplarda yeni verileri ortaya koymak mümkün olabilecek, bu yolla Türkçenin değişik açılardan araştırılmasına katkı sağlanabilecek, üniversitelerin yanı sıra lise ve dengi okullarda Türkçe dil bilgisi öğretiminin verimliliği artacaktır.

Bilgisayarın yaygınlaşması ile her alanda olduğu gibi dil alanında da bilgisayarlı uygulamaların sayısının zaman içerisinde çoğalacağı muhakkaktır. Bilgisayarın hız, saklama kapasitesi ve hata yapmaması gibi özelliklerinden dolayı Türkçe öğretiminde ve Türkçe araştırmalarında da kullanım alanları bulması, geliştirilen bu tür programlar sayesinde mümkün olacaktır.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Bir metin içerisindeki harf, hece, ek, kelime gibi birimlerin sıklık analizleri; metin ve yazarı hakkında daha detaylı yorumların yapılabilmesine imkan sağlar. Yani metin analizinin daha sağlıklı yapılmasına yardımcı olur. Aynı analiz; bir metin değil de bir metin kümesi (corpus) üzerinde yapıldığında ise, Türkçenin belirli bir alanına (edebiyat, siyaset vb.) veya belirli bir zaman dilimine ya da belirli bir yaş grubuna ait özelliklerin incelenmesinde de faydalı olacaktır.

Bu uygulama, önde gelen bazı Türk lehçelerinde de kullanılabilecek tarzda geliştirildiğinde, ileride Türk lehçeleriyle ilgili daha kapsamlı çalışmalara örnek ve taban teşkil edebilir. Örnek olarak; bir ileri aşamada tarihî ve çağdaş Türk lehçelerini bilgisayarla işleyebilen; ses, yapı ve cümle analizleri yapabilen bilgisayar destekli çalışmalar ortaya konulabilir.

Geliştirdiğimiz bu program, Türk dil bilgisinden bahsedildiğinde adı ilk sıralarda anılan rahmetli Prof. Dr. Muharrem Ergin'in soyadıyla anılacaktır:Ergin.Aslında biz, söz konusu programın adınıErcilasunkoymayı düşünmüştük. Yaşayan önemli Türk dil bilginlerinden biri olan Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun'a bunu açtığımızda kendisi büyük bir alçakgönüllülük göstererek programaErginadını vermemizi istemiştir.

1. Geliştirilen Program: Girdi, Arayüz ve Çıktı (Input, GUI, Output)

Öncelikle geliştirilen bu program temel metin özelliklerini (dosya açma, dosya kapama, dosya kaydetme vs.) ve editör özelliklerini (kes, kopyala, yapıştır) desteklemektedir. Geliştirilen bu metin editörünün temel fonksiyonları Mila projesinden alındı [MILA] ve üzerine yapılan eklentiler ve iç mimarisinin iyileştirilmesi ile daha kullanışlı ve düzgün bir hale getirildi. Bu program "txt" ve "rtf" uzantılı metin dosya tipleri desteklemektedir. Bunun yanında herhangi bir kaynaktan kopyalanan metinlerin editörün açılan penceresine yapıştırılması ile de analiz yaptırılabilir. Geliştirilen programın arayüzüTablo 1'de verilmiştir.

 Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğretmenleri İçin Dilbilgisi Sunumu

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Zarflarla İlgili Genel Notlar:

  • NOT1: Zarflar da sıfatlar gibi çekim eki almazlar.
  • NOT2: “Nereye” sorusunun cevabı hâl eki almış kelime ise zarf olamaz.
  • İleri gitti. (zarf), İleriye gitti. (isim)
  • NOT3: Zaman anlamlı bazı kelimeler cümle içindeki anlama göre zarf olmayabilirler.
  • Akşam bize gel. (ne zaman)
  • Akşam huzur getirdi evimize. (isim)
  • NOT4: Fiili “durum” bakımından niteleyen kelimeyi bulmak için fiile “nasıl” sorusu sorulmalıdır.
  • Güzel konuştu. (zarf)
  • Sunumu indirmek için tıklayınız...

Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğrenimi'nde Derin Yaklaşım İçin Öğretimsel Düzenleyiciler

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

               Bu çalışmada, Derin Yaklaşım'ın temel ilkeleri ve öğretimsel düzenleyiciler sunulmaktadır. Bir uygulama örneği olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretimi için hazırlanan ileri düzey öğrenme birimlerinin yapısının bazı öğeleri açıklanmaktadır. Derin Yaklaşım, proje ve içerik merkezli çalışmaları ve aynı zamanda alanlar-arası sürece dayalı bir paylaşımı amaçlar. Öğrenme sürecinde öğrencinin özerkliği dikkate alınarak dil becerilerinin geliştirilmesi göz önünde bulundurulur. Bu bağlamda gerçek yaşamdan konular, sorunlar ve eylemler alınarak öğrenmeye yönelik motivasyon sağlanır. Öğrenmeye yönelik sorunlar, öğrencinin bakış açısıyla ele alınarak yansıtıcı düşünme ortamları hazırlar. Böylece öğrenci, deneyimlerinden yararlanarak öğrenim sürecinde bağlamlar arası anlamlı ilişkiler kurar ve derin öğrenmeyi gerçekleştirir. Bu yaklaşımda eleştirel ve karşılaştırmalı çıkarımda bulunulur ve bunların sonucunda etkinlikler düzenlenir. Bu süreçte de kuramsallaştırma aşamasına geçilir.

Kuramsal Çerçeve

Öğretimsel Düzenleyici Kavramı

            "Gelişmiş düzenleyiciler" terimi, 1960'larda Ausubel tarafından kullanılmıştır ve öğrencilerin öğrenme sürecini kolaylaştırmak için onlara önceden tanıtılan yapısal bilgileri tanımlar (Ausubel & Robinson, 1969). Gelişmiş düzenleyiciler, tasarım kuramı üzerine yapılandırılmıştır. Bunlar filmlerde gelişecek olayların tahmin edilmesini sağlayan ipuçlarının olaylar geliştikçe anlam kazanması gibi eylemi öngörürler. Gelişmiş düzenleyiciler, konuyla ilgili sınırlı bilgi sahibi olan ve başarısız öğrenciler için yararlıdırlar. Böylece Ausubel (1978) bilgiyi öngören dinleyici veya okuyucunun zihnini bu bilgiye önceden hazırlayan gelişmiş düzenleyicilerin rolünü keşfeder ve vurgular.

1988'de Tochon tarafından önerilen 'Öğretimsel düzenleyici' kavramı ise Fransızca 'organisateurs didactiques' ifadesinin çevirisi olup alan öğretimi ile ilgilidir. Öğretim kuramı, anlamı biçimlendiren alan eğitim öğretim süreçlerinde bilginin dönüşümünü vurgular.1980'lerde, ruhdilbilimciler, okumayı yapılandıran metinsel üstyapııların soyut biçimleri olan anlambilimsel düzenleyicilerin altını çizmiştir (Frederiksen & Breuleux, 1989; Reigeluth, 1999). Dil öğretmenlerinin zihinsel üstyapılarından yola çıkılarak dil öğretiminin gösterge-bilişsel yapısı ön planda tutulur. Bu yapı çerçevesindeki kural dizininin merkezinde eğitim programı öğeleri vardır.

Yabancı dil eğitimi alanında yaygın araştırma ve uygulamalar, gelişmiş düzenleyicilerin okuma öncesi etkinlikler üzerindeki etkisini gösterir ve kavram haritaları gibi grafik düzenleyiciler üzerinde de durur. Ellis ve Friend (1991) öğretimsel düzenleyicileri "öğrencilerin öğrenilen konuyu anlamasına ve yeni bilgilerini eski bilgilerle bütünleştirmelerine yardımcı olacak öğretim uygumaları" (s. 96) şeklinde açıklarlar. Bu yorum, Ausubel'in kavramına yakındır: Amaç, öğrencinin, önemli bilgiyi önemsiz bilgiden ayırt etmesi, yeni bilgiyle eskisi arasında ilişki kurması ve yeni bilgiyi düzenli bir şekilde saklamasına yardımcı olmaktır. Gözleme dayalı araştırmaların ışığında Ellis (1991) öğretimin düzenlenmesiyle ilgili öğeleri geliştirecek ve öğrencilere edinim, düzenleme ve çağrışım süreçlerinde yardımcı olacak üç yol önermiştir: gelişmiş düzenleyiciler, ders düzenleyicileri ve etkinlik sonrası düzenleyiciler. Ders düzenleyicileri konunun yapısını tanıtırlar. Örneğin, öğretmen, aşamaları göstermek istediğinde sayılar kullanabilir; anlatılan öğenin önemini vurgulamak için yapısal bilgi sağlayabilir; ayrıca çağrışımlardan yararlanarak daha önceki bilgilerle ilişkilendirmeler yapar veya öğretimle ilgili beklentileri açıklığa kavuşturur. Etkinlik sonrası düzenleyiciler, ders bitiminde konu üzerindeki çalışmanın tamamlanması, edinimin değerlendirilmesi, ödev verilmesi ve ileriki edinimler hakkında ip uçları verilmesi şeklinde bir düzen sağlarlar (Ellis & Friend, 1991). Burada öğretmenin müfredatı öğrencilerin eğitim programını belirlediği için, bunlar öğrencilere kişisel ve grup projelerinde fazla hareket sahası bırakmamaktadır. Bu çalışmada ise öğrenme süreci farklı ele alınmaktadır.

Dil Öğreniminde Derin Yaklaşımın Temel İlkeleri

Yapılan araştırmalarda (Tochon, 1993) dil öğreniminde derin yaklaşımın temel ilkelerini oluşturan birçok belirgin süreç gözlemlenmiştir: (1) Öğrenci tarafından yönlendirilen eğitim programı (2) Alan içi görev öbekleri düzenleme (3) İçerik ve beceri temelli alanlar arası çalışmalar (4) Deneyime dayalı alan üstü çalışmalar (5) Bütüne dahil etme ve çoklu çalışma (6) Temel bağlantılar (7) Sevgi ve kimlik (8) Eğitim programı dönüşümü.

Araştırmaların sonuçları doğrultusunda ortaya çıkan dil öğreniminde derin yöntemin temellerini oluşturan birçok sağlam süreç aşağıda açıklanacaktır.

 

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

  1. 1.Bütüne dahil etme ve çoklu çalışma ilkesi: Ögretmenler, eğitim programını uygularken çeşitli hedefler arasında bağlantılar oluşturarak onları anlamlı bir şekilde bütüne dahil ederler. Bu dahil ediş öğretmenlerin bir çok işi aynı anda halledip zaman kazanmalarına ve öncelikli olan bazı çalışmalara ağırlık vermelerini sağlar. Çoklu çalışma, faaliyetlerin bütünselleştirilmesiyle düzenlenir. Böylece alan içi, alanlar arası, ve alanlar üstü süreçlerle bilişsel, sosyo-duyuşsal ve davranışsal hedefler birleşir.
  2. 2.Öğrenci tarafından yönlendirilen eğitim programı: Öğretmenler, öğrencilerini ve onların ilgi alanlarını bilirler. Onlar bu bilgiyi, eğitim programında öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayacak öğeleri seçmek için kullanırlar. Böylece öğretmenler birbiriyle ilişkilendirmeye uygun olan eğitim pogramları öğelerini seçip hem kendilerinin hem öğrencilerinin hoşlanacağı faaliyetleri ders planlarıyla bütünleştirirler.

3.Alan içi görev öbekleri düzenleme: Dilin öğeleri görev öbekleriyle ele alınır. Bunlar bilişsel psikolojide yer alan dört beceriden farklıdır. Bir içeriğin anlamı, bir temayla ilişkilendirilerek, bir işlem oluşturarak, bir durumda bir eylem veya bir işleyiş şekli belirleyerek, ayrıca farklı öğretimsel işlevlerin ifadesiyle ilişkilendirerek oluşturulur. Bu görev öbekleri okuma ve izleme, dil temelleri (diğer bir ifadeyle "dil tekniği"), yazma ve sözlü iletişimdir.

  1. 4.Deneyime dayalı alan üstü çalışmalar: Öğretmenler, üst düzey bir başarı, kendini gerçekleştirme ve toplumsal katkıyı hedeflerler. Sınıf içi uygulamalar ahlaki ve dönüşümsel bir amaca sahiptir ve alana ait konularla sınırlı değildir.
  2. 5.Yöneylem ilkesi: Öğretmenler içerikleri işleyerek genel bir eyleme dönüştürürler. Eylemler proje çalışmalarıyla belirgin hale gelir. Projeler çeşitli görev öbekleri içeren bütünsel değerlendirme süreçlerinden oluşur.
  3. 6.Bağlantı İlkesi: Görev öbeklerini tanımlayan dil öğeleri, mümkün olan her durumda birbiriyle bağlantılandırılır. Bu, alanla ilgili olan temaların oluşturulmasıyla ve özerk öğreniciliği hedefleyen alanlar arası projeler içinde oluşturulan alanlar arası araçsal beceriler ile sağlanır.
  4. 7.Sevgi ve kimlik: Bu ilke, alanlar üstülük ve bağlantı ilkelerinden türemiştir. Görev ve eylemler sevgi ile oluşturulmadıkları ve pekiştirilmedikleri sürece pek bir anlam ifade etmezler. Eylem, kimlik oluşumuna katkı sağlayan toplumsal hizmet anlayışıyla birlikte bilgilenme çabasına dayanarak gelişir.
  5. 8.Dayanak ilkesi: Tematik birimler, ders planları eyleme dönüştürüldüğünde stratejik olarak işleyen öğretimsel düzenleyicilerden yapılırlar. Bunlar farklı faaliyet alanlarını ve dil öğelerini birleştiren dayanak noktaları olarak hareket ederler. Bu dayanaklar, bazen bir tema, faaliyet süreci için gerekli araçsal bir beceri, veya genel bir eylem olabilir. Tematik birimler bütünlük, devamlılık ve ilerleme hissi uyandırmak için hissettirmeden bir dayanak noktasından diğerine geçebilirler. Öğretimsel düzenleyiciler aynı anda birlikte var olabilir; dayanak olarak görev yapan düzenleyiciler, öğrencilerin ilgi ve güdülerine bağlı olarak hızlı değişimler gösterebilirler.
  6. 9.Eğitim programı dönüşümü: Uzman öğretmenler, öğrencilerin eğitim programını tematik hikayelere, işlevsel becerilere veya deneyimleri gerçekleştiren bütüncül eylemlere dönüştürmelerine yardımcı olur. Bütün eğitim programı, temel düzenleyiciler yardımıyla yeniden şekillendirilerek diğer dil öğrenme etkinlikleri ile desteklenir.

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi'nde Derin Yaklaşım

 

Yukarıda özetlenen araştırma sonuçları doğrultusunda dil öğrenim ve öğretiminde derin yaklaşımı tanımlayan bir öğretimsel modeli olarak sentezlendi ve Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi ve Öğrenimi'nde Kullanılan Derin Yaklaşım Öğrenme Birimleri oluşturuldu. A.B.D. Eğitim Bakanlığı'ndan 2009-2011 yılları arasında Türkçe öğretimi ve öğreniminde derin yaklaşım için Türkçe öğrenme birimleri hazırlanmasını da kapsayan bir program geliştirme ve araştırma projesi desteği sağlandı (Tochon, Ökten, Karaman & Druc, 2008). Bu proje kapsamında Türkçe Öğretiminde Derin Yaklaşım ile Amerikan üniversitelerindeki orta ve ileri düzey dil dersleri için öğrenme birimleri geliştirilmeye başlanmıştır.

Genç ve yetişkin öğrenicilerin ilgilerini çekecek, Türkiye ilgili fikir sahibi olmalarını sağlayacak ve Türkçenin günlük hayattaki kullanımını gösterecek temalar öncelikle ele alınmıştır. Temalar seçilirken çeşitli görsel ve işitsel malzemelerden yararlanılmış ve ders malzemesi olarak kullanılmıştır. Temalar orta ve ileri düzey öğrenicilerin ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre sınıflandırılmıştır. Her bir temaya dayalı bir ders modülü geliştirilmiştir. Modüller hazırlanırken öğrenci temelli yaklaşım göz önünde bulundurulurken öğretmen de bir yol gösterici olarak düşünülmüş ve öğrenciye en etkili rehberliği yapması yönünde teşvik edilmiştir.

Ders modülleri Amerika'da kullanılan yabancı dil ölçütlerine göre uyarlanmıştır. Bu ölçütleri şu şekilde sıralayabiliriz: İletişim, bağlantı, kültür, topluluk, ve karşılaştırma (5C's). Tema işlenirken dil becerileri, söz dağarcığı edinim ve dilbilgisi çalışmaları bu ölçütlerle birbirlerine bağlanmıştır. Neyin, nerede, ne zaman, nasıl ve kim tarafından kullanıldığını bilmek tematik dil öğretiminin özgün malzemelerle öğreniciye sağladığı olanaklardandır.

Burada kültür ve dil arasındaki yakın ilişkiye de dikkat çekmek isteriz. Yabancı dil öğretiminde edinimin anlamlı olması ve yerleşmesi için hedef dildeki kültürel kodların da çözümlenmesi gerekmektedir. Derin Yaklaşım, görsel-işitsel ve yazınsal tamamen özgün malzemelere dayandığı için kültürel farkındalık öğretimini de ön planda tutmaktadır. Hızla küreselleşen ve yerliliği tüketen dünyamızda öz değerleri dikkate alarak hem alanlar üstü hem de kültürler üstü paylaşımlarla toplumlar arası daha etkili iletişimler kurma amacını gütmektedir.

Dildeki işlev, anlam ve biçim arasındaki ilişkinin farkına varmak ve uyumu gözlemlemek öğreniciyi hedef dilde yetkin hale getirir. Bu çerçevede ele alınan Derin Yaklaşımdaki temalar, zihin haritaları ile de öğrenicinin ve öğretmenin fikir sahibi olmasını kolaylaştırmaktadır. Zihin haritaları ile hem öğrenici hem de öğretmen temanın alt başlıkları ile tanışır ve yapacağı projeler için ön hazırlık çalışmasını yapmış olur.

Öğreniciye ve öğretmene belli bir tema çerçevesinde özgün materyalleri kullanarak dili nasıl işleyecekleri bir tablo halinde sunulur. Bu tablo, esasında dil becerilerini yapılandıran okuma-izleme, yazma, sözlü iletişim ve temel yapı bölümlerinden oluşur. Burada görsel-işitsel malzeme izlenip dinlenirken geçen parçanın transkripsiyonu verilerek metinle öğrenici arasında bir ilişki kurulur. Belli bir bağlama dayanan bu ilişkiden yola çıkarak öğreniciden sözlü ve yazı sunumlarda bulunması, sınıf ortamında etkileşimde bulunması beklenir. Karşılıklı etkileşim sırasında dikkat edeceği dil kalıpları ve bağlamdaki sözcükler verilir. Dilbilgisi bağlamsal dilbilgisi üzerinden cümle bilgisi yönüyle ek kaynakçalar sunularak öğrenci keşfine dayalı olarak yönlendirilmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenen Yabancılar İçin Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlilik Ve Güvenilirlik Çalışması

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

          Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazmaya yönelik öz yeterliliklerini ölçmek için bir ölçek geliştirmektir. Çalışma grubu Ankara'da Ankara Üniversitesi TÖMER ve Gazi Üniversitesi TÖMER'de Türkçe öğrenen 156 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin analizinin birinci basamağında madde havuzunda yer alan her bir maddenin ayırt ediciliği incelenmiştir. Bağımsız gruplarda iki yönlü t-testi sonuçları bütün maddelerin alt ve üst %27'lik gruplarda ayırt etme gücüne sahip olduğunu göstermektedir (her bir madde için p<,001). Veri analizinin ikinci basamağında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz neticesinde iki faktörden ve 16 maddeden oluşan bir ölçek elde edilmiştir. Bu iki faktör varyansın %56,85'ini açıklamaktadır. Maddelerin faktör yükleri ,610 - ,832 değerleri arasında yer almaktadır. Ölçeğin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı birinci faktör için 0,93; ikinci faktör için 0,74; ölçeğin tümü için 0,92 olarak hesaplanmıştır.

Giriş

         Sosyal bilişsel öğrenme kuramcıları öz yeterlilik kavramını boyutları, kaynakları, etkileri gibi pek çok açıdan incelemiştir. Öz yeterlilikle ilgili tanımlara bakıldığında bu tanımların neredeyse tamamının Bandura'nın öz yeterlilik tanımının temel alınarak yapıldığı görülmektedir. Bandura, (1986:391) öz yeterliliği "insanların belirli işleri yapabilmesi için gerekli faaliyetleri organize edebilme ve uygulayabilmesi açısından kendi kapasitesiyle ilgili ön görüşleri" diye tanımlar.

Jinks ve Morgan'a (1999: 224) göre öz yeterlilik, belirli bir görevdeki performansa dair kendini güvende hissetme duygusudur.

Schunk, (1984:29) öz yeterliliğinin, bir kişinin özel bir durumdaki bir aktiviteyi ne kadar iyi yapabileceğine dair kişisel değerlendirmeleri olduğunu ve bu değerlendirmelerin bazen belirsiz, tahmin edilemeyen, baskı ve endişeye sebep verecek nitelikte olduğunu belirtmektedir.

Öz yeterlilik, bireyin akademik başarısını (Bandura ve Locke, 2003:90), etkinlik seçimlerini, seçtiği bu etkinliği devam ettirirken gösterdiği çabanın miktarını ve başarısını etkilemektedir (Pajares, 1996:69; Schunk ve Zimmerman, 2007:9). Kısacası bireylerin gerek akademik çalışmalarda gerekse beceri (dil becerileri, sayısal beceriler vb.) alanlarında başarılı olabilmesi bu alanda başarılı olabileceklerine inanmaları ile mümkündür denebilir.

Öz yeterlilik algısı, bilişsel, duyuşsal ve güdüsel süreçleri etkilediği gibi karar verme süreçlerine bireylerin gelişimine, değişimine, yeni durumlara adaptasyonuna, karamsar ya da iyimser düşünmesine, kendini geliştirmesine ya da zayıf hâle getirmesine, hedeflerine ve isteklerine de etki eder (Bandura, 2002:4). Araştırmacılar, insan hayatındaki bu önemi sebebiyle öz yeterlilik algısının kaynaklarını incelemiştir.

Bireyler, öz yeterlilikle ilgili bilgilere kendi tecrübeleri, gözledikleri modellerin deneyimlerinden çıkardıkları anlamlar, kendilerine yapılan sözlü iknalar ile fiziksel ve psikolojik göstergeler yardımıyla sahip olurlar (Bandura, 2002:3-4; Schunk, 1984:29). Bireylerin öz yeterlilikle ilgili bilgilere sahip olmasına yardımcı olan bu dört unsur aynı zamanda öz yeterlilik algısının kaynaklarını da oluşturmaktadır.

Öz yeterlilik algısı, daha önce de belirtildiği gibi bireyin belirli bir etkinlikte yeterli olup olmadığına dair kendisi hakkındaki değerlendirmeleridir. Bu değerlendirmelerin sonuçları pek çok alanda etkili olmaktadır. Bunların başında kişinin seçimleri gelmektedir (Pajares, 1999:551; Hackett, 2002:240). Bireyler kendisine verilen görevler arasından başarabileceğine inandığı görevi yapmayı tercih ederler (Rader, 2003:42).

        Öz yeterlilik algısının etkili olduğu diğer bir alan ise işi yapmaya devam etmedeki kararlılık ve ısrardır. Öz yeterlilik algısı yüksek olan bireyler başladıkları işi bitirmek için ısrar ederler (Pajares, 2008:113). İş sorumluğunun oluşturduğu baskıda öz yeterlilik algısının etkilediği alanlardan biridir. Öz yeterlilik algısı yüksek olan bireyler karşılaştıkları işin sorumluluğu karşısında daha az stres ve kaygı taşırlar (Wood ve Bandura, 1989:408).

Öz yeterlilik algısı insan hayatını çok farklı yönlerden etkilemektedir. Bu etkiler okul hayatında da açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Eğitimciler öz yeterlilik algısının bireylerin akademik başarı ya da başarısızlarında etkisi olduğu düşüncesiyle çeşitli araştırmalar yapmışlardır. Bu araştırmaların sonuçlarından da kısaca bahsetmek faydalı olacaktır.

Öz yeterlilik algısı ile akademik başarı arasındaki ilişki, yapılan deneysel çalışmalarla ortaya konmuştur. Araştırmaların sonuçlarına göre öz yeterlilik algısı, öğrencilerin akademik başarı ve performanslarında önemli bir etkiye sahiptir (Bandura ve Locke, 2003:899; Pajares, 1996:551-557). Öz yeterliliği yüksek olan bireyler ulaşılması daha zor olan hedefler belirlemeye, bu hedeflere ulaşmak için farklı stratejiler kullanmayı denemeye, karşılaştıkları zorluklara rağmen bu stratejileri kullanmaya devam etmeye gerektiğinde tekrar denemeye daha yatkındır (Jinks ve Morgan, 1999:224; Gaskil ve Hoy, 2002:188).

Sonuç olarak öz yeterlilik algısı bireylerin ne yapabileceği değil ne yapabileceklerine inandıklarını gösterir. Öz yeterlilik algısı yüksek olan bireyler bir zorlukla karşılaştıklarında daha fazla enerji harcarlar ve zorlandıkları işi başarmak için daha fazla çaba gösterirler. Öz yeterlilik algısı pek çok farklı alanda çalışmalara konu olmuştur. Bu çalışma ise Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma öz yeterlilikleri üzerine yapılmıştır. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin amaçları nitelikli bir eğitime sahip olmaktır. Bu ancak Türkçeyi iyi öğrenmekle ve bütün dil becerilerinde azami başarıyı yakalamakla gerçekleşecektir. Bu beceriler içinde ise yazma becerisinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Çünkü yazma becerisi eğitim için başka bir ülkede bulunan yabancı öğrencilerin sınav, ödev gibi performanslarını etkilemektedir.

İkinci bir dil öğrenen öğrencilerin yazma becerisindeki gelişim aşamaları ve başarıları ön birikimlerine, ana dillerindeki yazma becerisi seviyesine ve ikinci dil öğrenmedeki motivasyonlarına göre değişmektedir(Cumming, Kim ve Eouanzoui, 2007).Yapılan araştırmalar öz yeterlilik ve yazma becerisi arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan bakıldığında Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi çalışmalarında öz yeterlilik algısının önemli bir açıklayıcı olduğu görülmektedir.

Amaç

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Bu çalışmanın amacı C seviyesinde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine yönelik öz yeterlilik düzeylerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir.

Yöntem

Bu çalışma, Türkçe Öğrenen Yabancı Öğrenciler için, Yazma Öz Yeterlilik ölçeğinin yapı geçerliliğini ve iç tutarlılık güvenilirlik katsayısını belirlemeye yönelik olarak hazırlanan ölçekleme temelli bir çalışmadır.

Çalışma Grubu

Ölçeğin geliştirilmesi sırasında asıl uygulamada 156 öğrenci, madde düzeltmede 3 öğrenci, olmak üzere toplam 159 C seviyesindeki Türkçe öğrenen yabancı öğrenci ile çalışılmıştır. Bu öğrenciler Gazi Üniversitesi TÖMER (Türkçe Öğretim Merkezi) ve Ankara Üniversitesi TÖMER'de öğrenim gören C seviyesindeki yabancı öğrenciler arasından tesadüfî yöntemle seçilmiştir.


Araştırma Verileri ve Veri Toplama

Türkçe Öğrenen Yabancılar için Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği'nin madde havuzunu hazırlamak için ilgili literatür taranmıştır (Bandura, 2006; Pajares, 2007; Pajares, ve diğer. , 2001). Yapılan taramalar doğrultusunda yabancı öğrencilerin Türkçe yazma becerileri de dikkate alınarak 55 maddelik havuz oluşturulmuştur. Yazılan maddeler uzman görüşüne sunularak 4 madde düzeltilmiş 7 madde havuzdan çıkarılmış ve toplam 48 maddeden oluşan 7'li likert tipi denemelik ölçek hazırlanmıştır.

Araştırmanın bu bölümüne katılan öğrencilerin 62'si kız, 80'i erkektir. İki öğrenci cinsiyet belirtmemiştir. Öğrencilerin 77'si Gazi Üniversitesi TÖMER'de, 67' si ise Ankara Üniversitesi TÖMER'de öğrenim görmektedir. Öğrencilerin 72'si 16-20 yaş grubunda, 42'si 21-25 yaş grubunda, 12'si 26-35 yaş grubundadır. 18 öğrenci yaşını belirtmemiştir.

Verilerin Analizi

Toplanan verilerin analizi için önce cevaplayıcı matrisleri oluşturulmuş, ölçekteki olumlu ve olumsuz maddeler belirlenmiştir. Ölçekten alınan yüksek puanların sürekli yüksek öz yeterlilik algılarını gösterebilmesi için olumsuz maddeler olumlu maddelerin tersine kodlanmıştır. Olumlu ifadelere verilen cevaplar için "Katılmıyorum" 1 - "Katılıyorum" 7 şeklinde puanlanırken olumsuz ifadelere verilen cevaplar için "Katılmıyorum" 7 - "Katılıyorum" 1 şeklinde puanlanmıştır.

Nicel verilerin analizinde SPSS 15.0 paket programı ve Lisrel 8.7 programları kullanılmıştır.

Araştırma Süreci

Denemelik ölçekteki maddelerin anlaşılırlık düzeylerini tespit etmek amacıyla C seviyesindeki 3 öğrenciden havuzdaki maddeleri okumaları ve her bir maddeden ne anladıklarını anlatmaları istenmiştir. Bu üç öğrenci, ölçek geliştirme çalışmalarının yapıldığı Gazi TÖMER'in C seviyesindeki öğrencileri arasından tesadüfî olarak seçilmiştir ve bu öğrenciler ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarının yapıldığı asıl uygulamaya dâhil edilmemiştir. Yapılan çalışma sonunda öğrencilerin anlamadıkları veya farklı anlam çıkardıkları bir madde olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonraki safhasında denemelik ölçek 2008-2009 eğitim öğretim yılının Haziran ayında Gazi Üniversitesi TÖMER ve Ankara Üniversitesi TÖMER'de öğrenim gören C seviyesindeki 156 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmanın verileri toplanırken öğrencilerin samimi bir şekilde bilgi verebilmeleri için öğrencilerden kimlik bilgileri istenmemiştir. (Tezbaşaran, 1997: 7; Özbay ve Uyar 2009: 638). 12 öğrenciden alınan kâğıtlarda eksik veya yanlış kodlama olduğu tespit edilerek bu öğrencilerden alınan veri değerlendirmeye alınmamış toplam 144 öğrenciden elde edilen verilerle ölçeğin açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır.

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancı Bir Dil Olarak Türkçe İçin A1 Ve A2 Kurlarında Uygulanabilecek 25 Yaratıcı Drama Örneği

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Restoranda

Kişiler: Çok aç ama parasız biri / Tok ama paralı biri / Hem aç hem paralı biri / Yorgun ve sinirli bir garson

PGönüllü dört öğrenci seçin.

PRolleri dağıtın.

PSınıfın ortasına, öğrenci sıralarından dört kişilik bir masa kurun. Gönüllüler otursun.

PVe rollerine uygun bir şekilde doğaçlama sipariş verip diyalog kurmalarını isteyin.

Anlat bize, neler hissediyorsun?

PSınıfın fiziki yapısına göre öğrencileri halka veya U şeklinde oturtun.

PHer öğrenciye farklı bir soru soracağınızı söyleyin.

PSorulara gönüllü öğrencilerden başlayarak soruları yöneltin.

Sen sıcak fırında, elmalı bir keksin. Anlat bize neler hissediyorsun?

Sen ezik bir domatessin. Anlat bize neler hissediyorsun?

Sen kızarmış bir patatessin. Tavanın dibine yapıştın, kaldın. Seni unuttular. Anlat bize neler hissediyorsun?

Sen ucu kırık bir kurşun kalemsin. Anlat bize neler hissediyorsun?

Sen küçük bir çocuksun. Alış-veriş merkezinde anneni kaybettin. Anlat bize neler hissediyorsun?

Bir sabah uyandın herkes Çince konuşuyor. Anlat bize neler hissediyorsun?

Sen bir uçurtmasın, uçuyorsun birden fırtına çıktı. Anlat bize neler hissediyorsun?

Notlar: Öğrencilere sorular sorarak konuşmalarına yardımcı olun. Örneğin: Fırtınaya yakalanmış uçurtma için ‘’Yukarıdan aşağısı nasıl görünüyor? Fırtınadan korktun mu? Fırtınaya ne dedin? Sahibin ne yaptı? Bir daha uçar mısın?

Kendi sorularınızı üretirken de problemli bir durumu yansıtan sorular olmasına dikkat edin.

Bir yer- Bir nesne- Bir fiil

PÖğrencilere küçük not kâğıtları dağıtın. İstedikleri bir fiili yazmalarını söyleyin. (Almak, acıkmak, unutmak gibi) Öğrenciler yazınca kâğıtları katlamalarını ve toplayıcı arkadaşlarına vermelerini söyleyin. Gelen kâğıtları öğretmen masasının sağına koyun.

PTekrar öğrencilere not kâğıtları dağıtın ve yer ismi yazmalarını söyleyin. (Tiyatro, mutfak, okul bahçesi gibi) Öğrenciler yazınca kâğıtları katlamalarını ve toplayıcı arkadaşlarına vermelerini söyleyin. Gelen kâğıtları öğretmen masasının ortasına koyun.

PTekrar öğrencilere not kâğıtları dağıtın ve nesne ismi yazmalarını söyleyin. (Elma, telefon, yorgan gibi) Öğrenciler yazınca kâğıtları katlamalarını ve toplayıcı arkadaşlarına vermelerini söyleyin. Gelen kâğıtları öğretmen masasının soluna koyun.

Üçüncü turdan sonra öğretmen masasının üzerinde üç öbek kâğıt olacak.

PGönüllülerden başlayarak gelen öğrenciye, her öbekten bir kâğıt seçmesini ve yüksek sesle çıkan kâğıtları okumasını söyleyin. Ardından çıkan bir yer-bir nesne ve bir fiille ilgili doğaçlama kısa bir hikâye uydurmasını isteyin.

Örneğin: Mutfak–traktör-uçmak

Mutfağa giriyorum çünkü yemek yiyeceğim. Bir ses duyuyorum. Mutfağın penceresinden dışarı bakıyorum. Aaa! bahçedeki traktör uçuyor. Sonra annem uyandırdı, rüyaymış.

Bir hayvan dua etse…

PÖğrencileri 2-3 kişilik küçük gruplara ayırın.

PHer gruba bir hayvan seçmelerini ve bu hayvan, Tanrı’ya dua etse neler söyleyeceği ve isteyeceği hakkında tartışmalarını daha sonra seçtikleri hayvanın duasını ortak bir metin olarak yazmalarını söyleyin. On beş dakika süre verin.

PYazma bitince her gruba metinlerini okutturun ve sorular sorarak tartışma ortamı oluşturun.

Örneğin: Farenin duası

‘’Tanrım her yer peynirle dolsun. Bütün kediler yok olsun. Kuyruklarımız uzun, evlerin kapısı ardına kadar açık olsun.

Senaryo yazma

Tip: Çiftçi

Yer: Satürn

Konu: Zenginlik

Sorun: İftiraya uğramak

                  Öğrencileri 2-4 kişilik küçük gruplara ayırın.

                  Yukarıdaki verileri tahtaya yazın ve gruplardan tartışarak veriler doğrultusunda bir paragraflık ortak bir senaryo taslağı yazmalarını söyleyin. 20-25 dakika süre verin

                  Gruplardan birer sözcü seçerek yazdıklarını okumalarını isteyin.

Not:Öğrenciler sadece kısa bir senaryo özeti yazacaklardır. Örneğin: ‘’Türkiye’de geçim sıkıntısı çeken çifçi Durmuş Bahtsız, Satürn’ne göç eder, bir granit tarlasında susuz tarım yaparak börülce yetiştirir ve kısa sürede zengin olur. Ancak yan tarlanın sahibi Merkürlü Wxyş onu kıskanır ve börülcelerin GDO’suyla oynandığı söylentisini yayar. Durmuş Bahtsız tutuklanır ve planet dışı edilir.’’

Alo 1

                  Gönüllü öğrencilerden başlayarak iki kişi seçin.

                  Seçtiğiniz öğrencileri birbirlerinin yüzünü göremeyecekleri, göz teması kuramayacakları bir şekilde arka arkaya oturtturun. (Birinci öğrenci en öndeki sıraya, ikinci öğrenci mesela üçüncü sıraya otursun.)

                  Öğrencilere birer rol ve birer problem verin ve bu problemi telefonda halletmeye çalışmalarını söyleyin.

                  İlk öğrencilerden sonra başka ikililer oluşturarak devam edin.

Birinci öğrenci: Anne veya baba

İkinci öğrenci: Genç kız veya delikanlı

Sorun: Genç; okul çıkışı arkadaşlarıyla gezmeye gitmek için izin almak üzere evi arar,  ancak ebeveyn kendince bir sebepten buna izin vermek istemez. Konuyu tartışlar.

Birinci öğrenci: Öğrenci

İkinci öğrenci: Öğretmen

Sorun: Öğrenci; kopya çekerken yakalanmışır, özür dilemek için öğretmenini arar. Bu problem hakkında konuşurlar.

Birinci öğrenci: Yarı zamanlı iş arayan bir genç

İkinci öğrenci: İşveren konumundaki anne veya baba

Sorun: Genç; harçlığını çıkarmak için akşamları bebek bakmaya karar verir. Gazetedeki ilanı arar. Ebeynle iş hakkında görüşür.

Alo 2

İmkân varsa şu drama da çok eğlencelidir.

  • Gönüllü öğrenci sınıfın dışına çıkarılır. Çıkarmadan önce sınıftan bir arkadaşının onu arayacağını ve arkadaşının söylediklerini yapması gerektiği açıklanır.
  • Sınıftaki bir öğrenciye; sınıfın dışına çıkarılan arkadaşına telefon açması ve ‘’……………’’ mesajı iletmesi söylenir.

‘’…………..’’  Arkadaşına söyle: Kantine gitsin ve kantinciden 15 tane (sınıf mevcuduna göre) çikolatalı gofret alsın. Kantinciye ‘’Çikolataların parasını öğretmenim verecek’’ desin.

Not: Sınıftaki öğrenci bu mesajı dışarıdaki öğrenciye iletebilirse ve o da kantinciyi ikna edip gofretleri alıp gelebilirse, teneffüste kantincinin parasını ödeyin. Aslında bu tür etkinlikler için okul yönetimi bir fon ayırmalıdır.

‘’…………..’’  Arkadaşına söyle: Okulun hizmetlisini bulsun. ‘’Öğretmenim sizi çağırıyor’’ desin.Hizmetliyle birlikte sınıfa gelsin.

Not: Hizmetli gelince sınıftaki öğrencilere çay veya kahve servisi yapmasını rica edin.

‘’…………..’’  Arkadaşına söyle:Öğretmenler odasına gitsin, masanı üzerindeki büyük mavi kutuyu buraya getirsin.

Not:Kutuyu önceden hazırlayın. İçine öğrencilerin hoşuna gidecek ufak tefek hediyeler koyun. Kalem, silgi, kalemtıraş gibi.

Elini koy

PGönüllü birkaç öğrenciyi sınıfın karşısında ayakta dizin. Sonra verdiğiniz komutları yapmalarını isteyin.

Sağ elini sol elinin üstüne koy.

Sol elini burnuna koy.

İki elinle ağzını kapat.

Sağ gözünü kapat.

Ağzını aç.

Sol ayağının havaya kaldır.

Sağ ayağını öne getir.

Sağ elinle sol kulağına dokun.

……..

PYapamayanlar elenir, son kalan kazanır.

Not: Küçük yaş gurupları için bu drama müzik eşliğinde yapılabilir ve belli aralıklarla kendi etrafında dön ve havaya zıpla komutu eklenerek tekrar edilebilir.

Ünite konularına göre eğlenceli sorular

Yarın sabah bir hayvan olarak uyansan ne olurdun? Niçin?

Hangi sebze olmak istersin, niçin?

Eğer başka bir yerde yaşasan nerde yaşamak isterdin, niçin?

En çok hangi rengi seviyorsun, o renk olsan ne hissedersin? Anlat.

Adını değiştirsen yeni adın ne olur? Niçin?

Sen kış mı, sonbahar mı, yaz mı, ilkbahar mısın? Niçin?

En çok hangi eşyanı seviyorsun? Niçin?

Kendi hayatın için bir slogan yazsan ne olur? Niçin?

Okulun kurallarını sen koysan, beş kural ne olurdu? Yaz.

Açık arttırma

  • Sınıfta bir köşe hazırlayarak açık arttırmada satılacakları sergi haline getirin.
  • Öğrencilere açık arttırmanın ne olduğunu, nasıl yapıldığını basitçe anlatın. Hatta açık arttırmayla ilgili kısa bir video seyrettirin imkânınız varsa.
  • Sahte paraları öğrencilere dağıtın.
  • Açık arttırmanın yöneticisi siz olun ve satışa başlayın.

Notlar:

Açık arttırma draması için ön hazırlık yapmanız gerekli.

Sınıftaki her bir öğrenciye sahte 100TL vereceksiniz. 100TL’nin bozukluklardan oluşmasına (5, 10, 20 ve 50’liklerden oluşacak şekilde) olmasına dikkat edin. Bunun için google görsellerden 5, 10, 20, 50TL resimleri bulun, çıkış alın, her birinden sınıftaki öğrenci sayısına göre fotokopiyle çoğaltma yapın. Gereksiz kısımları kesip gerçek para görüntüsünü elde edin. Sınıftaki her bir öğrenci için 100TL olacak şekilde paraları hazırlayın.

Açık arttırmada satılacak eşyaları toplayın. Diğer arkadaşlarınızın evinlerinden kermes mantığıyla ufak tefek şeyler isteyebilirsiniz veya okul idaresi satın alabilir. Açık arttırmada satılacaklar evde yapılmış kek, kurabiye cinsinden yiyecekler olabileceği gibi, kırtasiye malzemeleri, Türkçe kitaplar, müzik ve film CDleri, anahtarlık, cüzdan v.s. olabilir. Bulunduğunuz ortamın özelliklerini ve olanaklarını dikkate alarak mümkün olduğunca öğrencilerin işlerine yarayacak, onlara cazip gelecek bir açık arttırma koleksiyonu oluşturun.

Dramayı yapmadan önce kendiniz birkaç açık arttırma videosu seyredin. Sınıfta açık arttırmayı daha rahat yönetmenizi sağlayacaktır.

Bu drama öğretmen için biraz zahmetli olsa da öğrencilerin TL cinsinden para birimlerini tanımaları için çok elverişlidir ve çok da eğlencelidir.

Hayal yorganı

Öğrencilerden bir hayallerini ‘‘Ben …………. mek/mak istiyorum‘‘ şeklinde ifade etmelerini isteyin. Örneğin: Ben öğretmen olmak istiyorum. Ben İstanbul’a gitmek istiyorum. Ben küçük bir kedi almak istiyorum.

Öğrencilere boş A4 kağıtlar dağıtın. Boş kağıtlara hayallerinin resmini yapmalarını söyleyin. 15 dakika süre verin.

Resimler bitince resmin üst tarafında bir yere  ‘‘Ben …………. mek/mak istiyorum‘‘ cümlelerini, resmin altına da isimlerini yazmalarını söyleyin.

Öğrencilerden resimleri toplayın. Kağıtların dört kenerına zımbayla delikler açın. Ince ip, kurdele veya rafya kullanarak (deliklerden geçireceksiniz) resimleri büyük bir diktötgen haline getirin. Aslında bu işi tarif ederek öğrencilere yaptırmanız etkinliği zenginleştirir.

Bir yorgana benzeyen büyük dikdörtgeni duvara asın ve üzerine ‘‘Hayal Yorganı‘‘ etiketini ekleyin.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Güzin Abla dert dinliyor

Kısaca Güzin Abla hakkında bilgi verin. (Bir gazetede 30 yıl boyunca okuyucuların kişisel dertlerine çözüm bulmaya çalışmıştır gibi.) Bu arada ‘‘rumuz‘‘ kavramını da açıklayın.

Öğrencileri 2-4 kişilik küçük gruplara ayırın.

Her gruba; tartışıp ortak bir metin halinde Güzin Abla’ya gönderilmek üzere bir paragraflık bir dert yazmalarını isteyin. Kendilerine bir de rumuz bulacaklardır.15 dakika süre verin.

Dert paragraflarının yazımı bitince öğrencilere, yazdıkları paragrafları istedikleri grupla değiş tokuş yapmalarını söyleyin. Böylece her grubun önüne kendi yazmadığı bir dert gelecektir.

Öğrencilere önlerine gelen derdi okumalarını ve ‘‘ sevgili yavrum‘‘ diye başlayan bir çözüm paragrafı yazmalarını söyleyin. 15 dakika süre verin.

Son aşamada derdi yazan grup; derdi, çözümü yazan grup da bulduğu çözümü okusun.

Kağıt top

Bir dosya kağıdını buruşturup top haline getirin.

Sınıfın fiziki yapısına göre öğrencilerle halka veya U şeklinde oturun.

Top kime gelirse arkadaşlarının ve sizin bilemeyeceğiniz bir özelliğini söyleyip topu bir başkasına fırlatması gerektiğini açıklayın.

Kendinizle ilgili öğrencilerinizin bilemeyeceği bir özelliğinizi söyleyerek (Ben çok güzel bulgur pilavı pişiririm, boş bir yolda yürürken yüksek sesle şarkı söylerim, çok çabuk ağlarım gibi) topu bir öğrenciye fırlatıp oyunu başlatın.

Burası senin

Sınıfın duvarlarını öğrenci sayısına göre 30x30 boyutlarında, kare şeklinde, renkli çizgilerle ayrılmış bölümlere ayırın.

Öğrencilere bu boş karelerin onlara ait olduğunu ve içlerini yazılar Türkçe olmak kaydıyla istedikleri şekilde doldurabileceklerini söyleyin.

Belli aralıklarla çalışmayı yeniletin. Örneğin ayda bir.

Notlar: Öğrenciler bu boş karelere kompozisyon, şiir, güzel sözler, şarkı sözleri, mottolar v.s. yazabilir. Bu yazıları resim ve fotoğraflarla süsleyebilir.

Bu çalışma okul bahçesinde boş bir duvar veya okulun dış duvarları üzerinde de uygulanabilir. Bu durumda karelerin boyutları büyütülmelidir.

Değişen üç şey

Gönülllülerden iki öğrenci seçin. Tahtanın önüne alın.

Öğrenciler karşılıklı gelip birbirlerine tepeden tırnağa dikkatlice baksınlar.

Daha sonra öğrenciler birbirlerine arkalarını dönsünler. Görüntülerine dair üç şeyi değiştirsinler. Örneğin saatini çıkarır, saçı açıksa toplar, kravatını çıkarır, pantolonunun paçasını kıvırır, gömleğinin ucunu dışarı çıkarır, ayakkablarını çıkarır, cebindeki bir şeyi eline alır.

Daha sonra öğrencilere birbirlerine dönmeleri ve arkadaşlarında gördükleri değişiklikleri söylemeleri istenir.

Not:Bu uygulamanın bir başka şekli, bir öğrenciyi sınıftan çıkarıp dışarıda yaptığı değişiklikleri sınıftakilerin bulmasını istemektir.

Kâinat canavar güzellik yarışması

Tahtaya basit ve komik bir canavar resmi çizin. Öğrencilere canavar kavramını anlatın.

Öğrencilerden 2-4 kişilik küçük gruplar oluşturun. A4 kağıtlar dağıtın.

Her gruba bir canavar tipi vererek çizmelerini ve bir paragrafta canavarın özelliklerini anlatmaların isteyin. 30 dakika süre verin.

Çizme işlemi bitince her grubun sözcüsü grubun canavarını anlatsın.

Jüri toplansın ve dereceye giren canavarları belirlesin.

Canavar resimlerini ve yazılarını duvarlara asın.

Notlar:

Jüri o esnada dersi olmayan iki öğretmenden oluşabilir. Başka bir sınıfın öğrencilerinden birkaçı olabilir. Kimseyi bulamazsanız jüri tek başınıza siz olun. Yalnız jüri bütün grupları bir etiket bulanarak ödüllendirmelidir. Kaybeden ya da kazanamayan grup olmamalıdır.

Canavar tipleri örnekleri: Film yıldızı canavar, korkak canavar, öğrenci canavar, romantik canavar, utangaç canavar, milyoner canavar, futbolcu canavar…

İmkân varsa öğrencilere çalışma sırasında renkli kalemler dağıtın yoksa da önemli değil.

Derecelendirmeleri 1., 2., 3., En Ümit Veren Canavar, Jüri Özel Ödülü, Mansiyon şeklinde etiketlendirebilirsiniz.

Hikâye dramalar

Örnek hikaye: Park-duvar

A1

 ‘’Bir hastanenin bir odasında ölümcül hastalığı olan iki hasta var. Hastaların ikisi de yatalak, yerlerinden kalkamıyorlar.

Hastalardan biri pencere kenarında yatıyor ve dışarıdaki parkı görebiliyor.

Diğer hasta ise duvar kenarında yatıyor ve parkı görmüyor. Bu yüzden pencere kenarındaki hasta diğer hastaya parkı anlatıyor. Her gün parka kimler geliyor, neler yapıyorlar, dışarıda hava nasıl, çiçekler nasıl açıyor, seyyar satıcılar ne satıyor, çocuklar ne oynuyorlar, her şeyi ama her şeyi anlatıyor. Duvar kenarındaki hasta ilgiyle dinliyor, pencere kenarındaki hastayı çok kıskanıyor, Ah! Kendi de görse keşke parkı!

A2

Duvar kenarındaki hastanın başucunda bir yardım düğmesi var. Doktorları çağırmak için. Pencere kenarındaki hastanın başucunda yardım düğmesi yok.

İki hastada sık sık kriz geçiriyor. Acil durumlarda duvar kenarındaki hasta düğmeye basıyor, doktorlar hemen geliyorlar.

A3

Bir gün pencere kenarındaki hasta kriz geçiriyor. Duvar kenarındaki hasta bunu görüyor ama yardım düğmesine basmıyor ve pencere kenarındaki hasta çırpınıyor çırpınıyor ve ölüyor.

Doktorlar geliyor, artık çok geç, ölüyü alıyorlar ve götürüyorlar.

A4

Duvar kenarındaki hasta ertesi gün doktorlardan rica ediyor, pencere kenarına geçiyor.

Heyecanla başını çeviriyor parkı görmek için. O da ne? Park falan yok! Sadece gri renkli hastane duvarı var…’’

Notlar:Yukarıdaki hikâye ve benzeri hikâyelerle çeşitli yaratıcı drama çalışmaları yapılabilir.

Aynı drama sözlü veya yazılı olarak uygulanabilir.

Dramalar ekleme ve çıkarmalarla basitleştirilebileceği gibi daha karmaşık hale de getirilebilir. Sınıfın düzeyine göre öğretmen karar verir.

Hikâye drama 1

Öğrencilere hikâyeyinin tamamını güzelce anlatın.

Öğrencileri 2-4 kişilik küçük gruplara ayırın.

Aralarında tartışarak ortak bir paragraf halinde, duvar dibinden pencere kenarına geçen hastanın park değil de duvar olduğunu görünce hissedip düşündüklerini yazmalarını isteyin.

Hikâye drama 2

Öğrencilere hikâyenin sadece A1 VE A2 bölümlerini anlatıp hikâyeyi sonuçlandırmalarını isteyin.

Hikâye drama 3

Pencere kenarındaki hasta niçin hayali bir park yaratıp diğer hastaya anlatmıştır? Acaba amacı neydi? Öğrencilerden, bu soruları aralarında tartışarak ortak bir paragraf halinde yazmalarını isteyin.

Hikâye drama 4

Hikâyenin sadece A1 bölümünü anlatın.

Gönüllü iki öğrenci seçin. Biri duvar kenarındaki diğeri pencere kenarındaki hasta olsun. Sınıfın ortasına iki sandalye koyun, bu iki öğrenci otursun.

Biri parkı anlatsın diğeri ona parkla ilgili sorular sorsun. Yani iki hastanın park sohbetini yapsınlar. Üç beş dakika konuşmaları yeterlidir.

Sonra siz araya girerek hikâyenin kalanını anlatın. Bu sırada hastaymış gibi yapan öğrenciler oturdukları sandalyelerde kalsınlar.

Duvar kenarındaki hastaya, pencerenin önüne geçip park olmadığını görünce neler hissettiğini sorun ve anlattırın.

Öldürülen hastaya, duvar kenarındaki hastanın yaptıkları hakkında neler düşündüğünü sorun ve anlattırın. (Sınıftaki öğrenciler, onun artık bir ölü olduğunu konuşamayacağını söylerlerse ruhlar âlemiyle görüşebildiğinizi söyleyin.)

En son sınıftaki öğrencilerden bu iki hasta hakkındaki görüşlerini alın.

Boş sandalye

  • Öğretmen sandalyesini sınıfın ortasına çekin ve öğrencilere, bu boş sandalyede ünlü birinin oturduğunu hayal etmelerini söyleyin. Bu ünlü, geçmişte yaşamış veya hala yaşayan birisi olabilir. Öğrenciler bir dakika boş sandalyeye bakıp düşünsünler.
  • Sonra bu ünlünün kendileriyle konuştuğunu farz etmelerini söyleyin. Ünlü kişi onlara bir cümle söylemiş olsa bu ne olurdu?  Düşünmeleri için bir iki dakika süre verin.
  • Öğrencilere tek tek sorun: ‘’Bu sandalyede biraz önce kim vardı ve sana ne dedi?’’
  • Öğrencilere, dört gün içerisinde, çevrelerindeki dört ayrı kişiye, dört ayrı yardımda bulunmalarını söyleyin.
  • Beşinci gün öğrenciler kime ne yardımda bulunduklarını ve o kişinin ne söylediğini sınıfta anlatacaktır.

İyilik meleği

Notlar: Öğrencilere hafta başında ödev olarak verin ve haftanın son günü uygulayın.

Yardımlar karşılık beklemeksizin yapılacaktır ve ‘’Arkadaşıma borç para verdim’’ gibi maddi bir yardım olmayacaktır. Bu hususları uygulamanın başlangıcında açıklayın.

http://www.hk-tda.com/en/node/357

Fotoroman

Bir öykü anlatın. Daha sonra öğrencilere sorular sorarak anlatılanı tam olarak kavrayıp kavramadıklarını kontrol edin.

Öyküde olup bitenleri tartışın.

Öğrencilere fotoromanın ne olduğu hakkında kısaca bilgi verin.

Öğrencileri 5-7 kişilik gruplara ayırın.

Her gruba anlatılan öykü en fazla 8 karede fotoroman haline getirmelerini söyleyin. 40 dakika süre verin.

Fotoğraf çekimi bitince ertesi ders için ödev verin, her grup çektiği fotoğrafların çıkışlarını getirsin.

Ertesi derste gruplara renkli veya beyaz büyük kartonlar dağıtın. Fotoğraf çıkışlarını bu kartonlara yapıştırmalarını ve her bir fotoğrafın altına, o karede neler olduğuna dair bir açıklama cümlesi yazmalarını söyleyin. Ayrıca kartonun üst kısmına fotoromanlarının adını da yazacaklardır. Yani öyküye yeni bir isim vereceklerdir. 30 dakika süre verin.

Süre bitiminde grup sözcüleri fotoromanlarını anlatsın.

Anlatma bölümü bitince fotoromanları sınıfın duvarlarına asın.

Notlar:

Bu dramayı istasyon drama şeklinde iki veya üç derste tamamlayın.

Öğrencilerde fotoğraf çekme özelliğine sahip cep telefonu yoksa kendi cep telefonunuzu verin sırayla kullansınlar. Yine fotoğrafların çıkışlarını alacak donanım evlerinde veya çevrelerinde yoksa bu işi okulun bilgisayarlarından faydalanarak halledin.

Öğrenciler anlatılan öyküyü fotoroman haline getirirken rol dağılımını, öyküdeki hangi olayları seçip fotoğraflayacaklarını tartışarak kendileri belirleyeceklerdir.

Gruplar birbirlerinden misafir oyuncu alabilirler.

Gruplar isterlerse öykünün kurgusunu ya da sonunu, kahramanların özelliklerini değiştirebilirler.

Uygulamalarımdan biliyorum ki öğrenciler bu dramayı abartmaya meyillidirler. Size kostüm ve aksesuarları olmadığını, sahnelerin hepsinin sınıf içinde canlandırılamayacağını söyleyeceklerdir. Böyle bir durumda hiçbir şeye ihtiyaçları olmadığını sınıf içindeki materyallerle yetinmelerini söyleyin. Okul bahçesi işlerine yarıyorsa bahçeye çıkıp çekim yapabilirler tabii. Bu kısıtlamanın yaratıcılıklarını körüklediğine şahit olacaksınız. Mesela ben ‘’Kerem ile Aslı’’ hikâyesini verdiğimde bir grup sınıf tahtasına renkli tebeşirlerle alevler çizip Aslı’yı tahtanın önüne geçirerek saçların tutuşma sahnesini çekmişti.

Proje Fotoroman

Öğrencilerin çok sevdiği bir drama olan ‘’fotoroman’’ı dönem ödevi veya proje şeklinde de uygulayabilirsiniz.

Bu durumda her grup bir Türk romanı seçecek, okuyacak ve fotoğraflayacaktır.

İstedikleri kostüm veya aksesuarları kullanıp, farklı yerlerde iç ve dış fotoğraf çekimi yapabileceklerdir.

Fotoğraflama sayısını 20-25’le sınırlayın.

Fotoromanların sergilenmesi için daha geniş bir alana ihtiyaç duyacaksınız, okul koridorlarını kullanın.

Gruplar tüm bu çalışmaları organize olarak ders saatleri dışında vakit ayırarak yapacak ve size haftalık veya on beş günlük durum raporları vereceklerdir.

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...