fransızca

Türkçe ilgisi, Almanca ve Fransızca sınıfları boş bıraktı

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından 17 Ekim 2009 tarihinde Saraybosna'da açılan Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, düzenlediği Türkçe kursları ile kültürel ve sosyal etkinlikler sayesinde Bosna-Hersek halkının gönlüne girmeyi başardı.

Kurslara her kesimden halkın yoğun ilgi göstermesi üzerine Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Saraybosna Müdürü Aida Öztürk, ülkede Almanca ve Fransızca'nın yanı sıra Türkçe'nin de ''seçmeli mecburi ders'' olarak öğretilmesi için kanton hükümetleri nezdinde çalışmalar başlattı.

Yapılan çalışmalar sonucu ülkedeki 10 kantondan, Hersek-Neretva, Zenitsa-Doboy ve Bosanskopodrinyski (Gorajde) Milli Eğitim Bakanları, 2011-2012 eğitim öğretim yılı itibariyle okullarda 6. sınıftan 9. sınıfa kadar Almanca ve Fransızca'nın yanı sıraTürkçe'nin de ''seçmeli mecburi ders'' olarak okutulmasına karar verdi.

Milli Eğitim Bakanlarının bu kararının ardından 3 kantondaki okullardan 47'sinde öğrenim gören 1048 öğrenci bu yıl itibariyleTürkçe öğrenmeye başladı. Okullarda öğrencilerin Türkçeöğrenmeye başlaması, Bosna-Hersek'te Türkoloji bitiren mezunlar için de yeni iş sahası açtı. Ekonomik krizle birlikte işsizliğin had safhada olduğu ülkede, Türkçe'nin okul müfredatlarına girdiği 3 kantondaki Milli Eğitim Bakanlıkları, Türkoloji mezunlarını okullarda öğretmen olarak istihdam etmeye başladı. Bu kapsamda Türkoloji mezunu 47 kişi de söz konusu okullarda Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaya başladı.

Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, ayrıca okullardaTürkçe öğrenen çocukların okul çantalarını ve kırtasiye giderlerini karşıladı.

Saraybosna Yunus Emre Türk kültür Merkezi Müdürü Aida Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin Türkçe'ye ilgisinden çok memnun olduklarını belirterek, diğer kantonlarda da bu yöndeki çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.

Öğrencilerin Türkçe'yi sevmeleri ve öğrenmek istemelerinin kendileri için mutluluk verici olduğunu belirten Öztürk, şunları kaydetti:

''Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi olarak bu konuyla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor ve dersi seçen öğrencilerin ve ders veren okutmanların yanında olmaya devam ediyoruz. Hem bu dersin müfredata konmasında emeği geçenlere hem de Türkçeöğrenen öğrencilere ve öğreten okutmanlara çok teşekkür ediyorum.''

-''Türkçe seferberliği başlattık''-

Bosna-Hersek halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi yakınlığa işaret eden Öztürk, bu nedenle öğrencilerin Türkçe'ye büyük ilgi gösterdiğini vurguladı.

Türkçe'nin 3 kantondaki en ücra köy okullarında bile öğretildiğine dikkati çeken Öztürk, şöyle konuştu:

''Türkçe şehirlerin yanı sıra köy okullarında dahi öğretiliyor. Çocuklar kısa süre içerisinde Türkçe öğrenmeye başladı ve bu bizim için çok önemli. Yunus Emre Enstitüsü olarak, bu çocuklara ücretsiz olarak kitaplar tahsis ettik. Ayrıca çocuklarımıza ders veren öğretmenlere seminerler verdik. Türkçe'nin Bosna-Hersek'te seçmeli ders olması demek, Türkçe'yi çocukların öğrenmesi demek ve bu çocukların ilerleyen yıllarda yüksek öğrenimlerini çok rahat bir şekilde Türkiye'de yapmaları anlamına geliyor. Zaten okullardaTürkçe'nin öğretilmesi için bize ciddi bir talep gelmişti. Daha önce bu ülkede Türkçe okullarda resmi dil olarak okutulmuyordu. Ancak okutulmaması için hiçbir engel yoktu. Biz de halkın bu talebinden yola çıkarak Türkçe'yi müfredata sokmak için çalışmalarda bulunduk. Sağ olsun ilgili makamlar bize bu konuda destek çıktı ve şu anda 3 kantonda hedefimize ulaştık. Bundan sonra Türkçeokutulacak kanton sayısını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Türkçeöğrenen çocuklara da hayatlarının her alanında destek olacağız.''

-''Türkçe tarihi bağlar ve dizilerden dolayı en sevilen dil oldu''-

Türkçe'nin ''seçmeli mecburi yabancı dil'' olarak okutulduğu okullardan birisi de Hersek-Neretva Kantonu'na bağlı Glavatiçevo Köy Okulu.

Okul Müdürü Munira Şurkoviç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okullarda İngilizce'nin mecburi, Almanca ve Fransızca'nın ise ''seçmeli mecburi yabancı dil'' olarak okutulduğunu belirtti.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Bu yıl eğitim-öğretim dönemi başında okullarındaki öğrencilerin Almanca ve Fransızca'nın yanı sıra Türkçe'yi de öğrenmeye başladıklarını ifade eden Şurkoviç, ''Seçmeli yabancı dil konusunda dağıttığımız ankette, okulumuzdaki öğrencilerin tamamı Türkçe'yi seçti. Bu nedenle okulumuzda Fransızca ve Almanca artık öğretilmiyor'' dedi.

Çocukların Türkçe'yi büyük bir istekle öğrenmeye çalıştıklarını gözlemlediğini vurgulayan Şurkoviç, bazen kendisinin de bu dili öğrenmek için derse öğrenci olarak katılmayı dahi düşündüğünü kaydetti.

''Keşke Türkler daha önce gelseydi, bize de Türkçe'yi öğretseydiler'' diyen Şurkoviç, şöyle konuştu:

''2011/2012 eğitim öğretim yılı başında yaptığımız veli toplantısında bir anket yaptık. Bu ankette Türkçe, Almanca ve Fransızca olmak üzere 3 yabancı dil teklif ettik. Velilerimizin tamamı çocuklarına Türkçe öğrenmelerini oy birliğiyle kabul etti. İkinci yabancı dil olarak Türkçe'yi seçti. Bu dil seçildikten sonra 'mecburi' hale geliyor ve öğrenciler 9'uncu sınıfa kadar bu dile devam etmek zorunda.

Türkçe'ye olan bu yoğun ilginin hem tarihi bağlarımızdan hem de televizyonlardaki Türk dizilerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü burada hem Türkler hem de Türk dizileri çok seviliyor. Bu nedenle Türkçe öğrenmemek için bir neden yok.''

Glavatiçevo Köy Okulu'nda Türkçe öğretmenliği yapan 25 yaşındaki Senad Suljkanoviç ise Tuzlu Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nü bitirdiğini ve uzun süre işsiz olduğunu söyledi. Okullarda Türkçe öğretilmeye başlaması üzerine kendilerine iş imkanı doğduğunu vurgulayan Suljkanoviç, ''Hem iş bulduğum için hem de çok sevdiğim Türkçe'yi çocuklara öğrettiğim için çok mutluyum'' dedi.

Okulda bu yıl Türkçe öğrenmeye başlayan 6. sınıf öğrencilerinden Enisa Hebiboviç, Belmin Haliloviç, Senad Tucakoviç, Adnan Potur da Türkçe öğrendikleri için çok mutlu olduklarını kaydetti.

-Alman dernekleri toplantı yaptı-

Bu arada, Bosna-Hersek'te 3 kantonda Türkçe'nin ''seçmeli mecburi ders'' olarak okutulmaya başlaması, Fransızca ve Almanca öğrenen öğrenci sayısında önemli ölçüde azalmaya yol açtı.

Öğrencilerin, Fransızca ve Almanca'ya karşı Türkçe'yi seçmeleri ve bu dili öğrenmek istemelerine, özellikle ülkede faaliyette bulunan Alman dernekleri tepki gösterdi.

Mostar'da bir süre önce çeşitli Alman sivil toplum örgütlerinin organizasyonuyla, ülkede görev yapan Almanca öğretmenlerinin katılımıyla ''Almanca Dilinin Problemleri'' konulu kongre düzenledi.

Kongreye, Almanya'nın Saraybosna Büyükelçisi Ulrike Maria Knotz, Avusturya Büyükelçisi Donatus Köck ve İsviçre Büyükelçisi Andre Schaller, Almanca Öğretmenleri Derneği Başkanı Dubravka Vukadin, Mostar Üniversitesi Felsefe Fakültesi Dekanı Slavica Yuka da katıldı.

Kongrede, Almanca'nın Bosna-Hersek'te yaşadığı sorunlar ele alındı. Okullarda, İngilizce'nin okullarda mecburi olarak öğretilmesi eleştirilirken, bu yıl itibariyle 3 kantonda Türkçe'nin de Almanca gibi ''seçmeli mecburi yabancı dil'' olarak müfredata girmesine tepki gösterildi.

Öğrencilere ücretsiz kitap verilmesi ve çocukların Türkiye'ye geziye götürülmesinden dolayı Türkçe'ye büyük ilgi gösterdiği iddia edilen kongrede, Almanca'nın öğrenciler tarafından yeniden tercih edilir hale getirilmesi için yapılacak çalışmalar tartışıldı.

Türkçe Ve Fransızca Öğrenen Öğrencilerin Hasar Giderme İsteği Gerçekleştirimleri

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe ve Fransızca öğrenen öğrencilerin söz edimi üretimleri incelenmiş, böylece edimbilim, söz edimleri ve aradil kavramları ışığında, yabancı dil öğretim araçlarında edimbilimsel bileşenin ele alınış biçimi ile öğrenci üretimleri arasında ilişki üzerine ipuçları elde edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, makalede, ilk aşamada edimbilim, söz edimleri ve hasar giderme isteği kavramları tanımlanmış; ardından yabancı dil öğretimi alanyazınında konuya ilişkin tartışmalar konusunda kısa bir bilgi verilmiştir. Daha sonra, doktora tez çalışmamızın araştırma bölümü için toplanan veriler kullanılarak yabancı dil olarak Türkçe veya Fransızca öğrenen öğrencilerinhasar giderme isteğinigerçek yaşam durumlarında gerçekleştirip gerçekleştiremedikleri sorusuna yanıt aranmıştır. Bunu yaparken, araştırmanın örneklem topluluğunu oluşturan öğrencilerin kullandıkları Türkçe ve Fransızca öğretim kitapları hasar giderme isteğine yer verip vermemeleri bakımından incelenmiştir. Araştırma sonuçları, ileri düzeylerdeki öğrencilerin bile gerçek yaşam durumlarında karşılaştıklarında durum gerektirdiği dilsel edinci gerçekleştirmede sıkıntılar yaşadığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, belirtilen bu sonucun kullanılan kitapla ilişkili olmayabileceği yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, elde edilen veriler belli bir durumda kitap yazarlarının sezgisel bilgilerine dayalı olarak ürettikleri "kurmaca" sözce veya metinlerle, anadili konuşurlarınca üretilen sözce veya metinler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu göstermektedir. Araştırma ayrıca, yabancı dil öğretimi amaçlı araç geliştiriciler için, belli söz edimlerinin kurmaca olmayan gerçekleştirimlerini içeren bir veri tabanı gerekliliğini ortaya koyması bakımından önemli sonuçlar ortaya koymuştur.

Altmışlı yıllardan beri yabancı dil (bundan böyle YD) öğretiminde yeni yönelimlerin doğmasını sağlayan ve temel inceleme birimisöz edimiolan edimbilim, genel olarak alanyazındagerçekleşme halindeki dili inceleyen dilbilim alanı(Kerbrat-Orecchioni, 2005: 3) olarak tanımlanmaktadır. Söz edimi kavramı ise, Searle (2006: 157)'ün tanımıyla,"iletişimin en küçük birimi"olup "gerçekleştirilmesi için dile gereksinim duyulan davranış"ı (Robert, 2008: 60) ifade etmektedir. Hem sözel hem de yazılı dilsel üretimleri kapsar.

Yabancı dil öğretimi alanyazınında incelenen söz edimlerinin başında kuşkusuz istek (ing. request, fr. demande) söz edimleri yer almaktadır. Türkçede istek söz ediminin gerçekleştirimine ilişkin kapsamlı bir çalışma Demir (2008) tarafından yapılmıştır. Trosborg (1995: 187) istek söz edimini "Bir konuşucunun (istek sahibi) bir dinleyiciden (istekte bulunulan) konuşucunun kendi yararına olan bir edimi gerçekleştirmesine yönelik isteğini aktardığı edimsözel bir edim" biçiminde tanımlamaktadır.Hasar giderme isteğiise, istek söz edimleri arasında yer alan, bireyin bir kişi veya kurumdan talep ettiği hizmet veya ürünün istenen niteliklerde olmamasına bağlı olarak uğradığı zararın giderilmesini sağlamak üzere gerçekleştirdiği istek edimini ifade etmektedir.

Ulusal ve uluslararası alanyazında söz edimlerinin öğretimi konusundaki temel tartışmalara)kullanılan dil / öğretilen dil ikiliğib)belirtikveyaörtüköğretim yaklaşımlarından hangisinin daha etkili olduğuc)hangi söz edimlerine yer verileceğid)yer verilenlerin uygun bir biçimde sunulup sunulmadığıe)öğretmen farkındalıkları gibi başlıklar altında toplanmaktadır.

Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.

Kullanılan / öğretilen dil ikiliğine ilişkin olarak yapılan araştırmalarda, öğretilen dilin kullanımdaki dilden farklı olduğuna yönelik bulgulara rastlanmaktadır. Örneğin, doğal konuşmanın genellikle üç sözceli bir yapı sunduğu, buna karşılık yabancı dil öğretimi amaçlı kitapların iki sözceli alıştırma türlerine dayandırıldığı (Soule-Susbielles (1984) ve Traverso (1999)'dan aktaran Flament-Boistrancourt (2001:163)) belirtilmektedir. Bardovi-Harlig (1996: 24) İngilizce öğretimi amaçlı kitapların içerdikleri konuşmaların gerçek yaşamdaki konuşmalarla uyuşup uyuşmadığını belirlemek üzere öğrencileriyle yaptıkları bir araştırmada, kitapların birçok açıdan eksiklik sergilediğini belirtmektedir. Yazar genel olarak belli söz edimlerinin (dilsel işlevin) kitaplarda kesinlikle yer almadığı; yer alanların yetersiz biçimde sunulduğu ya da anadili konuşurlarından elde edilen verilerle karşılaştırıldığında önemli farklılıklar sergilediği yönünde bulgulardan söz etmektedir.

Belirtikveyaörtüköğretim yaklaşımlarının etkililiği konusunda ise, kimi edimbilimsel özelliklerin öğrencilercebelirtikbir öğretime gerek kalmaksızın edinildiği (ya da anadillerinde bu özelliklerin zaten var olduğu), buna karşılık kimilerinin ya doğrudan öğretmen tarafından ya da farklı kaynaklardanbelirtikbir yaklaşımla öğrenildiği (Cohen, 2011: 23) konusunda görüşler bulunmaktadır. 

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...