öğrenir

Beyin Nasıl Dil Öğrenir?

Araştırmalara göre daha doğmadan bir bebek kendi ana dilinin gramer yapısını diğer dillerden ayırabiliyor. Nasıl mı?

Yaklaşık 8-9 yaşına kadar öğrenilen diller de bu bölgeye kaydediliyor. Ancak bu yaşlardan sonra öğrenilen dil artık farklı bir bölgeye yerleştiriliyor ve işte bu nedenledir ki yaş ilerledikçe bir dil öğrenmek zorlaşıyor.

Çocuklar yaklaşık iki yaşına kadar sınırlı sayıda sözel ifade kullanırlar ancak her şeyi kaydederler. O nedenle dil öğreniminde en önemli kural ailenin çocuğun konuşma çabalarını pekiştirmesi ve desteklemesidir. Çocuk çevresinde konuşulan ana dili ve genel gramer kurallarını kendi yaşam etkinliği içinde yaklaşık 4-5 yaşına kadar öğrenerek kullanma becerisi kazanır.

Eğer çocukta gelişimsel süreçler açısından herhangi bir sağlık sorunu yoksa kendi ana dillerini son derece sağlıklı bir yapı içerisinde öğrenecektir. Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu şaşırtıcı sonuçlar var. Sonuçlar 2 yaşındaki bir çocuğun aynı anda 4 ayrı dili öğrenebileceğini gösteriyor. Hep bilinen görüşlerin aksine son araştırmalar çocukların hiç zorlanmadan ve her bir dili kendi gramer yapısı içinde kendi akustiğiyle öğrenebildiğini ve dilleri asla birbirine karıştırmadıklarını gösteriyor. Ancak küçük yaşlardaki çocuklarda yabancı dil öğretimi sırasında hem kendi ana dilinde hem de öğrendiği ikinci dilde bazı gecikmeler yaşanması sık görülüyor. Bunun sebebi de aynı kelimenin farklı dillerdeki karşılıklarını hemen hemen aynı zamanda öğrenmekten kaynaklanıyor. Aynı şekilde yabancı dil öğrenen çocuk diğer çocuklara oranla çok fazla kelime öğrenmek durumunda olduğundan öğrendiklerini pekiştirme ve kullanma süreçlerinde bazı gecikmeler olması da son derece normal karşılanmalıdır.

Çocuklara yabancı bir dili öğretmenin kesin bir kuralı ve yaşı yoktur. Ama genel kabul çocuğun kendi dilini konuşabileceği 2-3 yaşlarına gelmeden başka bir dili öğretmemek yönünde gibi duruyorsa da son araştırmalar bu düşüncenin çok geçerli olmadığını da göstermiş durumda. Eğer bu görüş doğru olsaydı o zaman farklı ülkelerden farklı dilleri konuşan insanların çocuklarının da sorun yaşamaları beklenirdi. Oysa böyle bir problem olmadığını biliyoruz. Üstelik çocuk hangi ebeveyniyle hangi dili konuşacağını bilerek konuşuyor ve asla dilleri birbirine karıştırmıyor.

Eğer ailede yabancı dil bilen kişiler yoksa ve çocuğa yabancı dil öğretilmek isteniyorsa bazı kurallara dikkat etmek gerekir. Öncelikle çocuğun yaşı çok önemlidir. Küçük yaşlarda dil öğretimi çok yararlıdır ancak kendi dilinin de gramer yapısını doğru öğrenmesini sağlamak gerekir. Bu nedenle:

• Çocuğa yaşına uygun dil öğretimine başlamak.

• Bunun için öğretilecek dili iyi bilen bir kişiyle çalışmak.

• Önce oyunlarla dil öğretimine geçmek.

• Asla zorlayıcı olmamak.

• Konuyu bir ders çalışma gibi görmemek çok önemlidir.

Pek çok aile çocuğunun en az bir yabancı dili iyi düzeyde bilmesini ister. Dil öğrenmenin zekâ ve hafıza gelişimi açısından ciddi yararları olduğu da bir gerçek. Ancak yabancı bir dil öğrenmek diğer pek çok öğrenme biçimlerinden farklı bazı süreçler içermektedir. O nedenle gerek kendi ana dilini öğrenirken gerekse başka bir dili öğrenirken ailenin tutumu son derece önemlidir. Çocuklar eğer doğuştan getirdikleri bazı özürler taşımıyorlarsa her şeyi kolaylıkla öğrenebilirler. Tek ihtiyaçları sadece biraz desteklenmek olabilir. Bu nedenle çocuk gelişiminde hep üzerinde durduğumuz gibi en temel kural olan doğru ve olumlu her davranışı pekiştirmek kuralı burada da geçerlidir.
Bu bakımdan ebeveynlere bazı küçük önerilerimiz olabilir:

• Bir dil öğrenmeye çalışan çocuğa o dili bilmiyorsanız asla müdahale etmeyin.

• Olayı bir ders gibi görmeyin ve asla ders gibi çalıştırmayın.

• Bir dil konuşularak öğrenilir. Konuşurken yanlışlar yapılacağını da unutmayın.

• Küçük öykü kitaplarıyla dil gelişimine destek verin.

• Dil hâkimiyetine güvendiğiniz bir eğitmenle çalışın.

• Tüm gün dil öğrenmek zorundaymış gibi davranmayın.

• Günlük kısa programlarla başlayın. Daha başında yabancı dilden soğumasına sebep olmayın.

• Dil yavaş yavaş öğrenilir ve önce uzun süre alıcı dil belleğine kaydedilir. Bir anda öğrendiklerinin size geri dönmesini beklemeyin.

 

Kaynak: http://www.e-psikiyatri.com

Bir Çocuk Kolayca Nasıl Yabancı Dil Öğrenir?

Harvard Üniversitesi’nin dünyaca kabul görmüş araştırmacısı Howard Gardner, Unschooled Mind isimli kitabında çok ilginç bir bilgi veriyor: Çocukların sıfır ile yedi yaş arasındaki toplam öğrendikleri, yedi ile on sekiz yaş arasında öğrendiklerinden daha fazla.

Buradan değişik sonuçlar çıkarabiliriz. Birincisi, sıfır ile yedi yaş arasında insan tam bir öğrenme canavarı... Bebekler, küçük çocuklar ne bulursa öğreniyorlar. Elbette hiçbir şey sunulmayan çocuklar da hiçbir şey öğrenmiyorlar. Gelişimini izleme imkanı bulduğum üç dil öğretilmeye çalışılan bir bebek oldu. Söz konusu bebek, yedi yaşına kadar Türkçe, İngilizce ve Almanca öğrendi. Nasıl mı?

 

Anadili İngilizce olan bir dadı tutuldu. Anne baba anadilleri gibi Almanca biliyordu, bebekliğinden itibaren evde Almanca ve Türkçe konuşuluyordu, yazları da çocuk Almanya’da uluslararası bir anaokuluna götürülüyordu. Burada Alman çocuklarının yanı sıra Amerikalı çocuklar başta olmak üzere başka milletlerden de çocuklar vardı. Böylece çocuk hem Almanca hem de İngilizce’yi günlük yaşamında kullanmak, Almanca ve İngilizce duyduklarıyla oyunlara katılmak zorunda kaldı. Türkiye’ye geldiğinde de Türk arkadaşları ve ailenin dil bilmeyen büyükleriyle ve tabii anne babasıyla da Türkçe iletişim kuruyordu. Şimdi on yaşlarında üç dili de gayet düzgün şekilde konuşabiliyor, okuyup yazabiliyor.

 

Türkiye’de yabancı dil geleneksel olarak Türkiye’de on iki yaşından sonra öğretiliyor. Hatta şimdiki ilköğretim sistemi ile liselerin hazırlık sınıfları on dört on beş yaşına çekilmiş oldu. Çocukların bu yaş evresi, bebeklikteki bağlam öğrenmesiyle kıyaslayınca yeni bir dili öğrenmekte çok daha zorluk çektikleri bir dönem. Çocuğa dil öğretmeye çok önce başlamak gerek. Bahçelievler’deki Ufuklar Eğitim Kurumları, çocukları üç yaşındayken okula başlatıyor ve çocuklara üç yaşından itibaren İngilizce öğretmeye başlıyor. Elbette okuma yazma bilmeyen çocuklara dil öğretme tekniği, okuma yazma bilen öğrencilerden tamamen farklı. Ufuklar Eğitim Kurumu’nda özel hazırlanmış bir öğrenme programıyla çocukların ilkokula başlayıncaya kadar konuşacak seviyede İngilizce öğrenmeleri amaçlanıyor. Okulun amaçlarından biri, henüz hayata geçirmedilerse çocuklara Çince ya da Japonca da öğretmek.

 

İnsanın kişilik gelişimini beş–altı yaşına kadar tamamladığına ilişkin görüşler var. Anne babalarsa bu dönemde, çocuklarının kişilik gelişimine yardımcı olabilecek mükemmel davranışlar içindeler. “Dur, yapma, hayır, olmaz, sen otur bakayım şuraya, yapamazsın dedim sana, ben yaparım, sen yapma…”:–))) Bir çocuk ABD’de yapılan bir araştırmaya göre 148 bin “hayır” sözüne karşılık, üç bin kez “evet” sözcüğünü duyuyormuş.

 

Çocukların kafalarını yapamayacakları şeylerle doldurmak yerine, kişilik gelişimlerine yardımcı olmak için neler yapabiliriz? Birkaç pratik öneri: Seçim yaptırın; sabah giyinirken, “ne giymek istiyorsun” diye sorabilirsiniz. “Kahvaltıda ne içmek istersin, meyve suyu, çay, süt?” “Dışarı giderken hangi oyuncağını almak istersin?”

 

Programlı bir yaşam sürmelerine yardımcı olun. Örneğin, her gün kahvaltıdan sonra on beş dakika resim yapabilirsiniz. Öğle yemeğinden sonra düzenli olarak dışarıda bir yere gidebilirsiniz. Akşam yemeğinden sonra birlikte on beş dakika kitap okuyabilirsiniz. Çocuğunuzun okuma yazma bilmesi o kadar önemli değil. Resimli kitapların sayfalarını çevirebilir ya da siz okuyabilirsiniz. Gazete de okunabilir. Ayrıca masal kitaplarının dışında kitapları da okuyun. Resimsiz kitapları da okuyabilirsiniz. Mümkünse bu işi çocuğunuz yanınızda ya da kucağınızdayken yapabilirsiniz.

 

Mümkünse bir program yapıp bir gün müze, bir gün itfaiyeye gitme, bir gün (varsa) vapura ya da otobüse binmek daha önce görülmedik yerlere gitmek, denenmemiş şeyleri yapmak çocuğun kavramsal dünyasını zenginleştirecektir.

 

Çocuğunuzla ne yapabileceğinizi bilmiyorsanız, Rota Yayınları’ndan yeni çıkmış çok güzel bir kitap var: 365 Televizyondan Uzak Etkinlik. Öyle güzel bir kitap ki, içinde önerilen bazı etkinlikleri yetişkinler kendi aralarında da oynayabilirler. Sevgiler.

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...