öğrenci

Dünya genelinde 130 ülkeden 1000 Türkçe konuşan öğrenci

..Bu yazıyı yazmadan birkaç saat önce "anadilleri haricinde Türkçe konuşan" 9 kardeşimiz ziyaretimize geldiler. Onları misafir ederken inanın çok mutlu oldum. Sanki yan sokaktaki okullardan çıkmış gibiydiler. Türkçe düşünüyor, Türkçe hissediyor ve şarkı söylerken gözleri yaşarıyordu...

Sevgili dostlarım, inanın bizim okulda öğrendiğimiz İngilizce veya Fransızca'ya benzemiyordu öğrendikleri Türkçe... HİSSEDİYORLARDI, tekrar ediyorum ve çok önemli buluyorum; HİSSEDİYORLARDI, yaşıyorlardı söylediklerini...

Birileri, Ankara'da, İstanbul'da veya Brüksel'de "boş laf üretip" suya karşı kadeh sallarken, bu ülkeyi seven başka birileri 130 ülkede "imkânsızlıklarla" savaşarak, bazen vurularak, bazen dövülerek, bazen canını vererek çok önemli bir projeye imza attılar. Birileri "Türkiye'yi, daha doğrusu YENİ TÜRKİYE MODELİNİ, Türkçe ile bütün dünya sınırlarına" doğru genleştirdi ve orada "Türkçe konuşan" kardeşler yarattılar...

Sonuç: Türkiye "cihan devleti" olma yoluna bu adımlarla giriyor ve girdiği yolda devam edecek... Bazıları "yarattığı korkularla" kendi ülkemizde bizi korku dolaplarına tıkmaya çalışırken, korkmayanlar ve bu ülke adına cesur olanlar, cihan devletini parça parça inşa etmeye devam ediyorlar... Yaşasın tam bağımsız cihan devleti olma yolunda ilerleyen büyük Türkiye...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Öğretmen Bilişi Ve Öğrenci İnanışları

 Bu çalışmada öğretmenlerin yetiştirilmesine ve öğretmen bilişine, dil öğrenimi hakkında öğrencilerin inançlarına, bu iki öğe arasındaki ilişkiye dair gönderme yapılarak bu alanda yönerge hazırlanmasına katkıda bulunabilecek sonuçlara ulaşmak ve öneriler sunmak amaçlanmıştır. Böylece öğretmen bilişi hakkında yarı yapılandırılmış mülakat soruları sorulmuş, öğrencilerden ise BALLI'nınDil Öğrenimi Hakkında İnançlar Envanteri'ni doldurmaları istenmiş, ayrıca mülakat yapılmış, bulgular ayrı ayrı ve toplu halde yorumlanmıştır. Bulgulara göre öğrenciler ve öğretmenler; öğrencilerin motivasyonları, yanlışlarını düzeltme ve başarılı bir dil öğrencisinin özellikleri hakkında benzer inançlara sahipler. Öte yandan öğrenciler ve öğretmenler Türkçenin zorluğu, dilbilgisinin önemi ve öğretilme yöntemi hakkında farklı inançları paylaşmaktadırlar. Öğretmenlerin bilişindeki bulgulardan Türkçe öğretmeye eğitim sürecinin doğal bir sonucu olarak başlamadıkları görülmektedir ve eğitimleri sırasında aldıkları "Yabancılara Türkçe Öğretimi Kursu"nu ise kifayetsiz ve yetersiz uygulama olarak tanımlamaktadırlar. Öğretmenler hedef dil için anadilini konuşur olmanın gerekli, fakat yeterli olmadığına inanmaktadırlar. Ayrıca öğretmenler daha önce yabancı bir dil öğrenirken kazandıkları deneyimlerin öğretmenlik uygulaması üzerinde etkisi olduğunu düşünmekte ve öğretmenlik deneyimlerinin mesleki gelişimleri üzerinde en büyük katkıyı yaptığına inanmaktadırlar.

Giriş

Yabancı dil olarak öğretimi yüzyıllar öncesine dayanan Türkçe, Türkiye'de ve dünyanın çeşitli noktalarında sayısı günden güne artmakta olan bir öğrenci kitlesine öğretilmektedir. Bununla birlikte alanda henüz çözüme kavuşamamış bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır; kurumsal bir birliğin sağlanamamış olması, gerekli öğretim yöntem ve gereçlerinin geliştirilememiş olması ve alan öğretmeninin gerekli lisans eğitimini alamaması gibi. Bu çalışma, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanına öğretmenlerin ve öğrencilerin penceresinden bakmayı amaçlamıştır. Bu doğrultuda öğretmenlerin sahip oldukları öğretmen bilişi, öğrencilerin dil öğrenimine ilişkin inanışları ve bu iki ögenin birbirleriyle olan ilişkilerinden yola çıkılmıştır. Böylelikle günümüzde Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğretmen yetiştirme ve öğretimin planlanmasına katkı sağlayacak bulgulara ve önerilere ulaşmak hedeflenmiştir.

1. Kuramsal Çerçeve

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi kökleri yüzyıllar öncesine dayanan ve günümüzde önemi gün be gün artan bir çalışma alanıdır. Türkçeyi günümüzde genellikle Türkçe öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği ve Türkoloji lisans bölümlerinden mezun kişiler ve diğer İngilizce, Almanca, Fransızca gibi yabancı dil eğitimi bölümlerinden mezun yabancı dil öğretmenleri öğretmektedirler.

Demircan (2002, ss. 18-20), yabancı dil olarak Türkçe öğretimi konusunun üniversiteler tarafından ele alınması gerektiğinin ve bu alanda Türkçe öğretmeni yetiştirilmesinin önemini vurgulamıştır. Ayrıca yüksek lisans programlarının yanı sıra lisans programlarının da gündeme gelmesi, böylece yabancılara Türkçe öğretimi yapacak kişilerin bu programlardan mezun olan öğretmenler arasından seçilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Stevick (1980) eğitim öğretim ortamının başarısı hakkında şunu söylemektedir: "Başarı; araç gereçler, teknikler ve dilsel incelemelerden çok sınıftaki bireyler arasında ne olup bittiğine bağlıdır". Bir yabancı dil öğretim ortamında da dil öğretiminin gidişatı ve başarısı incelenecek ise, öncelikle etkileşimin iki tarafı olan öğretmen ve öğrencilerin yabancı dil öğretim ve öğrenimine dair ne düşündükleri ve hissettikleri, dolayısıyla neler yaptıkları ele alınmalıdır.

Öğretmen bilişiBorg (2006) tarafından öğretmenlerin; öğretim, öğretmenler, öğrenme, öğrenciler, alan, izlence, araç gereçler, eğitim etkinlikleri ve kendilerine ilişkin inanışları, bilgileri, kuramları, tutumları, kanıları, benzetmeleri, algılama biçimleri ve bakış açıları olarak tanımlanmaktadır. Öğretmen bilişinin öğretmenlerin hayatında merkezi bir rol oynadığı, öğretmenin aldığı alan eğitiminden ve önceki dil öğrenmelerinden doğrudan etkilendiği ve mesleki deneyimler ile sınıf uygulamasından karşılıklı olarak etkilendiği birçok araştırmacı tarafından öne sürülmüştür. Bu durumda, lisans programında alana özgü bir eğitimden geçmemiş fakat sınırlı bir eğitim almış, alanda gün be gün edindikleri deneyimlerle Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenlerin alan eğitimleri ve eğitsel art alanlarının şu anda verdikleri eğitime etkileri ya da katkılarının araştırılması bu çalışmanın önemli bir bölümünü teşkil etmektedir.

1980'lerin ortalarında "Uygulamalı Dilbilim" alanında öne çıkmaya başlayaninanışçalışmalarında araştırmacılar, ikinci dil öğrenenlerin, dil sınıfına dil ve dil öğrenimi ile ilgili önceden edinilmiş fikirler ve inanışlarla geldiğini ve bu inanışların öğrencilerin ne gibi beklentilere sahip olduğuna ve dil öğrenimleri süresince ne gibi davranışların oluşacağına işaret ettiğini öne sürmektedir (Abraham ve Vann, 1987; Holec, 1987; Horwitz, 1987; Wenden, 1987).

Etkili eğitim ve öğretimin, öğrenci ve öğretmen inanışları arasındaki benzerlikten doğduğuna inanılır. Bununla birlikte, öğrenciler bu sürece kendi yorumlamalarını getirirler ve bu yorumlamalar öğretmeninkilerle örtüşmeyebilir ve bu da anlaşmazlık ve uyumsuzlukla sonuçlanabilir (Barcelos, 2000).

Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenlerin sahip oldukları biliş ve öğrencilerin sahip olduğu inanışlardan yola çıkılarak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde mevcut şartlar dâhilinde öğretimin nasıl gerçekleştiğine ilişkin verilere ulaşmak hedeflenmiştir. Çalışmanın diğer ayağını oluşturan öğrenci inanışları araştırması, öncelikle Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin genel olarak Türkçe öğrenimine dair dil öğrenim inanışlarını belirlemek ve ayrıca öğretmenlerin sahip oldukları biliş ile öğrenci inanışları arasında bir uyum ya da uyumsuzluk olup olmadığını, var ise öğretimin hangi boyutunda var olduğunu tespit etme amacını taşımaktadır.

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Programı İle İlgili Okutman Ve Öğrenci Görüşlerinin Değerlendirilmesi

         Bu çalışmanın amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten okutmanların ve öğrenen öğrencilerin yabancılara Türkçe öğretimi programı ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın evrenini, Ankara ve İzmir'deki üniversitelerde, Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten okutmanlar ve öğrenen öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada, rastlantısal örnekleme yöntemiyle belirlenen 10 okutman ve 10 öğrenciye yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Formlarının geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuştur. Okutman ve öğrencilere uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler, içerik analizi yöntemlerinden kategorisel analiz ve tümevarımsal analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, okutman ve öğrenci görüşleri birçok açıdan paralellik göstermektedir. Okutman ve öğrenciler, Türkçe öğretim sürecinde öğrencinin her aşamada aktif olması gerektiğini, sesletim ve tonlama konusuna ayrı bir önem verilerek değinilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca, Türkçe öğretim sürecinin değerlendirilmesine yönelik olarak okutman ve öğrenciler her dil becerisini ölçmek için ayrı sınavlar olması gerektiğini belirtmişlerdir.

         Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi; Türkçe ve Türk kültürünün yaygınlaşması, böylelikle de Türkçe ve Türk kültürünü bilen bireyler aracılığıyla yabancı ülkelerle ekonomik, siyasal ve sosyal ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunması açısından Türkiye için oldukça önemli bir alan olmasına rağmen bu alanda yapılan çalışmalar, Türkiye'de yabancı dillerin öğretimi üzerine yapılan çalışmalardan daha azdır. Özellikle öğretim için kullanılacak olan kaynaklarda büyük eksiklikler olduğu görülmektedir.

          Türkiye'de; Ankara Üniversitesi TÖMER, Ege Üniversitesi TÖMER, Gazi Üniversitesi TÖMER, Dokuz Eylül Üniversitesi DEDAM gibi üniversitelere bağlı dil öğretim ve araştırma merkezleri yer almaktadır. Söz konusu merkezlerde yabancılara Türkçe öğretimi yapılmakta aynı zamanda öğretimi kolaylaştırmak amacıyla projeler yürütülmektedir. Ayrıca bu merkezlerde, devlet burslusu olarak Türkiye'de bir üniversitede okuyacak öğrenciler ve kendi istekleriyle Türkçe öğrenen öğrenciler ders görmektedir.

Türkiye'de yabancılara Türkçe öğretimini yapacak olan öğretmenlerin yetiştirilmesine yönelik bir lisans programı bulunmamaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimini genellikle diğer yabancı dillerin öğretiminde yetişmiş yabancı dil öğretmenleri, Türkçe öğretmenleri ve dilbilim bölümü mezunları yapmaktadır. Ancak bazı üniversitelerde (örneğin Yıldız Teknik Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Başkent Üniversitesi) yüksek lisans programları yer almaktadır. Bu programlarla hedeflenen, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin daha hızlı, kolay, etkin ve verimli bir sistemle yürütülmesini sağlamaktır.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, ihtiyaçlara bağlı olarak belirlenmiş hedefler ve kazanımlar çerçevesindeki programlarla değil, yazılan kitaplara göre yapılan planlar çerçevesinde yürütülmektedir. Belirli bir program olmadığı için yukarıda adı geçen kurumlar ortak bir program çerçevesinde çalışmamaktadır. Bu, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında yaşanılan en büyük problemlerden biridir. Karababa (2009: 270), yaptığı bir anketin sonuçlarını "Katılımcıların da belirttiği gibi Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, öğrenenlerin gereksinimlerine ve düzeylerine uygun öğretim programlarının geliştirilmesi gerekmektedir." şeklinde yorumlayarak bir programın gerekliliğini ortaya koymuştur.

Geliştirilecek bir programın Türkçe hazırlık sınıflarında uygulanmasının, öğretimde birlik ve buna bağlı olarak değerlendirmede de birlik sağlayacağı düşünülmektedir.

1.1. Problem Durumu

         Türkçe öğretimi veren kurumlar arasında ortak bir program kullanılmamakta, her kurum kendi kitapları ve kaynakları çerçevesinde ders işlemektedir. Kullanılan ortak bir program olmadığından uygulanan sınavlar ve busınavlara bağlı olarak belirlenen düzeyler de farklılık göstermektedir. Özellikle Türkçe hazırlık derslerinden sonra üniversiteye başlayacak olan öğrencilerin ne ölçüde Türkçe bilmeleri gerektiği konusunda ortak bir karar yoktur. Bu sorunların temelinde ortak bir Türkçe hazırlık programının olmaması ve bir programın var olabilmesi için gerekli olan ihtiyaç analizi çalışmalarının yapılmaması yer almaktadır.

          Araştırmanın Amacı

Bu çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten okutmanların ve öğrenen öğrencilerin yabancılara Türkçe öğretimi programı ile ilgili görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır.

1.2.1. Alt Amaçlar

Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten okutmanların ve öğrenen öğrencilerin, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programına dair,

  • Amaç boyutu ile ilgili görüşleri
  • Konu boyutu ile ilgili görüşleri
  • Yöntem boyutu ile ilgili görüşleri
  • Değerlendirme boyutu ile ilgili görüşleri
  • Önerileri nelerdir?

         Araştırmanın Önemi

Bir kitaba bağlı olarak hazırlanan planlar yerine, bir program çerçevesinde dil öğretimi yapmak, güncelliğini koruyan dil öğretimi gerçekleştirilebilmesi için önemlidir. Kitaplar, bir programa bağlı olarak kullanılan araçlardır. Ancak Türkiye'de, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, belirlenen ortak bir program çerçevesinde değil, kitaplar ve diğer kaynaklar çerçevesinde yapılmaktadır. Bunun sonucunda, problem durumu başlığı altında da belirtildiği gibi Türkçe öğretiminde değerlendirme noktasında bir birlik sağlanamamıştır.

Bu çalışmada okutman ve öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programına ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Bu görüşlerin ihtiyaç analizi bağlamında yabancı dil olarak Türkçe programı çalışmalarına bir katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Yöntem

Bu bölümünde, araştırmanın modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçlarının geliştirilmesi ve işlemler konularına yer verilmiştir.

Araştırmanın Modeli

Bu çalışmada, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte veya halen var olan bir durumu var olduğu şekli yle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey veya nesne, kendi koşulları içinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır (Karasar, 2006: 77).

Devamını okumak için tıklayınız...

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Sosyal Etkinlikler: Tiyatro Örneği ve Uygulamanın Öğrenci Performansına Etkisi

Dil öğretiminde geleneksel öğretmen merkezli ve dilbilgisi ağırlıklı metotlardan gitgide uzaklaşılmaktadır. Bu çalışmada işitsel ve görsel araçlardan biri olarak tiyatronun ders dışı sosyal aktivite olarak kullanımı ve öğrenimi hızlandırıcı etkisi incelenmiştir.

Bu amaç ile Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından Türkiye Burslusu 43 farklı ülkeden 70 öğrenciye (Tablol) 30 Eylül 2013-27 Haziran 2014 tarihleri arasında verilen Türkçe eğitimi programı kullanılmıştır. Öğrencilere 960 saat Türkçe eğitimi verilmesinin yanı sıra haftada 2 saatten az olmamak üzere sosyal aktivite adı altında ek çalışmalara (koro, dans, tiyatro vs.) yönlendirilmişlerdir.

Bu çalışmada, hedef dilin öğretilmesinde tiyatro tekniğinin/ çalışmalarının öğrencinin hedef dildeki performansına etkisini belirlemek amacıyla ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır.

Çalışma sonunda; Konuşma becerisi açısından bakıldığında Yabancı Dil Olarak Türkçe'nin Öğretilmesi (YDT) konusunda Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesinde ders dışında - sosyal etkinlik olarak - uygulanmakta olan Tiyatro Çalışmalarının öğrencilerin dil edinme performanslarına etkisinin olumlu olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, üç alt bulgu da tespit edilmiştir: Konuşma becerisi açısından bakıldığında tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılığın olduğu sınav sonuçlarının analizi ile ortaya konulmuştur. Ayrıca, Yeterlik sınav sonucu değerlendirildiğinde tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılığın da tespiti yapılmıştır. Bunlara ek olarak, "Motivasyon açısından bakıldığında, tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılık var mıdır?" alt hipotezi de tiyatro çalışmalarının öğrenci motivasyonunu arttırdığı belirlenmiştir.

Bu bağlamda, her hafta hazırlanan öğrenci gelişim raporu ile öğrencinin dil gelişimi, motivasyonu ve öğrencinin ilgi alanları (müzik, dans, drama vs.) danışman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmesi uygulamalarına gelecek akademik yıllarda da devam edilmesi kurumca kararlaştırılmıştır.

Giriş

Problem

Dil öğretim yöntemlerinin hedefleri; kişiler ve kurumlar arası iletişimi sağlıklı kılmak, bireylerin niteliklerini çağın gelişme ve gereklerine uygun olarak hızlı ve etkin bir şekilde geliştirmeye imkan sağlamak olarak belirlenebilir (Özbay 2011). Wessels'a (1987) göre, ders içerisinde kullanılan materyaller, içerikleri dil öğrenimi için gerekli niteliğe sahip olmasına rağmen iletişim kurmayı teşvik etmek yerine iletişim kurmayı engellemektedir.

Drama ve tiyatro, iletişim araçlarının nasıl, nerede ve ne zaman kullanılması gerektiğini belirlemede faydalı olmaktadır (Maley & Duff 1982). Tiyatronun yabancı dil öğretiminde büyük bir katkısı olacağını düşündüren en önemli çalışmalardan birisi de Lakoff ve Johnson (1980) 'ın yaptığı "We live by Metaphors" adlı eserin içerdiği edimsel ve öğretimsel yöntemlerdir. Bu çalışmada Lakoff ve Johnson dil edinimini ve öğretiminin yalnızca zihinsel parametreler içerisinde, yani bilişsel öğenin içinde kalmadığını, aynı zamanda bedensel ve bilişsel etkileşimin bütünsel bir yapı göstererek etkileşim sağladıklarını öne sürmüşlerdir.

Türkçe, 100 üzerinde ülkede öğretimi yapılan ve dünya dili olmaya aday bir dildir (Akalın 2010). Bununla birlikte Türkçe, yaygın diller ile kıyaslandığında öğretimi yeni olan bir dildir (Arslan & Gürsoy 2008). Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi son yıllarda öne çıkmış ve dilin etkin ve doğru öğretimi sorumluluğunu da beraberinde getirmiştir. Yabancı dil olarak Türkçe'nin öğrenimi, kişinin yeni bir dil ve kültür ile tanışmasıdır. Yabancı dili öğrenirken kişi, önyargılarından dolayı zaman zaman yenidili öğrenemeyeceğini düşünür. Bu nedenle, yabancı dil öğretimi, yani Türkçe'nin öğretimi motive edici ve ilgi çekici hale getirilmelidir (Barın 2004). Tiyatro ile öğrenme bu amacı güden çalışmalardan birisidir (Altunbay 2012).

Türkçe ve edebiyat derslerinde öğrencinin merak duygusunu harekete geçirmek, ilgiyi çekmek, kendini ifade becerisini geliştirmek, katılımcı ve aktif olabilmesini sağlamak amacıyla drama yöntemi uygulanabilir (Kara 2000). Kara'ya göre (2000) drama yöntemi, sadece Türk uyruklu öğrencilerin Edebiyat ve Türkçe derslerinde değil, Türkçe'nin yabancılara öğretiminde de etkin bir şekilde kullanılabilir. Bu yöntemin, öğrenim sürecini hızlandıracağı ve böylece öğrenciyi daha aktif hale getirip motive edeceği beklentisi oldukça yüksektir. Bostina-Bratu (2006); tiyatro eserinin sınıf içinde hazırlanmasının sınıf birlikteliğini güçlendirdiği ve öğrenmeye olan ilgiyi pozitif etkilediğini söyler. Tüm bu açılardan bakıldığında tiyatronun dilin öğretimindeki olumlu katkıları yadsınamaz, fakat ne denli etkili olduğu, özellikle Türkçe öğretiminde, araştırılmalıdır.

Soru Cümlesi

Konuşma becerisi açısından bakıldığında Yabancı Dil Olarak Türkçe'nin Öğretilmesi (YDT) konusunda Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu olarak ders dışında - sosyal etkinlik olarak - uygulanmakta olan Tiyatro Çalışmalarının öğrencilerin dil edinme performanslarına etkisi var mıdır?

Alt Problemler

Konuşma becerisi açısından bakıldığında, tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılık var mıdır? Yeterlik sınav sonucu değerlendirildiğinde tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılık var mıdır? Motivasyon açısından bakıldığında tiyatro çalışmalarını takip eden öğrenciler ile bu çalışmalara katılmayan öğrencilerin sınav sonuçları arasında belirli bir farklılık var mıdır?

Çalışmanın Önemi

"Türkiye Bursluları" Türkçe Eğitim Programı

Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğretim programı 960 saat dil öğretimi ve 100 saat sosyal aktivite olarak yapılmıştır. Ana dilleri farklı olan öğrencilerin aynı sınıfta olmasına özen gösterilerek kültürler arası etkileşim sağlanmıştır. Dil becerilerini geliştirecek ders dışı çalışmalar yapılmıştır. Dil öğretiminin sadece bilişsel alan üzerinde değil aynı zamanda devinişsel ve duyuşsal alanları geliştirmeye yönelik olması gerektiği düşünülürse, tiyatronun da bu alanda kullanılması gereken önemli bir araç olduğunu söyleyebiliriz (Şimşek 2011). Bu bağlamda, her hafta hazırlanan öğrenci gelişim raporu ile öğrencinin dil gelişimi, motivasyonu ve öğrencinin ilgi alanları (müzik, dans, drama vs.) danışman öğretim elemanları tarafından değerlendirilmiştir. Bunun sonucunda Sosyal Aktivite Koordinatörü ve danışman öğretim elemanları ortaklaşa bir çalışma yapıp ders dışı etkinliklerini, gelişim raporlarından aldıkları   dönütler doğrultusunda planlamışlardır.   Bu planlamalarçerçevesinde öğrencilerin bilhassa üretici yetilerini geliştirmek için konstrüktif kuramındaki temel düstur doğrultusunda, yani üreterek öğrenme hedefine ulaşmak için tiyatro, senaryo yazımı gibi etkinliklerin kullanılmasına karar verilmiştir. Yabancı dil öğretiminde senaryo yazımının birçok özelliğinden biri de, yabancı dil öğrenimini etkin kılmakla birlikte, dil ve kültür çalışmalarının dil öğrenimindeki pozitif etkisini desteklemesidir (Ryan-Scheutz & Colangelo 2004).

Bunun yanında,Vygotsky'nin (1978) belirttiği gibi bireyin grup içinde kendini rahat ifade edebilme becerisini geliştirmesi daha sonraki süreçlerde kendini ifade edebilme yeteneğini geliştirmektedir. Diğer yandan Ashton-Hay (2005) yapısalcı öğrenmenin sosyal, aktif, yaratıcı, otantik, işbirlikçi öğrenmeyi de kapsadığını vurgular. Böylece, Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda uygulanan Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretimi programını Tiyatro çalışmaları ile desteklenmesinin etkilerini belirleme gereksinimi ortaya çıkmıştır.

Çalışmanın Sınırlılıkları

2013-2014 Akademik yılı boyunca Akdeniz Üniversitesi'nde Türkçe öğretimi amaçlı eğitim alan yabancı öğrencilerle sınırlıdır.

Yöntem

Araştırma Modeli

Bu çalışma, hedef dilin öğretilmesinde tiyatro tekniğinin/ çalışmalarının öğrencinin hedef dildeki performansına etkisini belirlemek amacıyla ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseniyle yürütülmüştür. Öğrenci başarısını karşılaştırmak amacı ile sınav sonuçları kullanılmıştır.

Çalışmada öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşlerini almak için 2 ayrı anket uygulanmıştır. Öğrencilere uygulanan anket ile öğrencilerin tiyatro çalışmalarına katılma nedenleri, dil öğrenimlerine tiyatronun katkısı hakkındaki görüşleri alınmıştır. Öğretim elemanlarına uygulanan anket ile de tiyatro çalışmalarına katılan öğrencilerin dil gelişimleri, sınıf içi ve dışındaki tutum ve davranışları hakkındaki görüşleri incelenmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...