Oyunlarla Yabancılara Türkçe Öğretimi

ÖZ: Bu çalışmada, Gazi Üniversitesi (TÖMER) Türkçe Öğrenim, Araştırma ve Uygulama Merkezinde 2004-2008 yılları arasında konuşma, yazma, anlama ve dilbilgisi derslerinde, farklı öğrenci grupları üzerinde uygulanan birtakım oyun etkinlikleri üzerinde durulmaktadır. Uygulanan bu oyun etkinlikleri sayesinde öğrencilerin Türkçeyi daha hızlı ve kolay öğrendikleri, öğrencilerin bu yöntemden zevk aldıkları, derslere severek ve isteyerek katıldıkları ve öğrendikleri bilgilerin daha kalıcı olduğu tespit edilmiştir. Özellikle Afrikalı öğrencilerin dilbilgisi dersinde; Türk soylu olan ve Orta Asya'dan gelen Türkmen, Kazak, Kırgız öğrencilerin yazma becerisinde; Irak Türkmenlerinin konuşma becerisinde uygulanan oyun­larda daha başarılı oldukları gözlemlenmiştir. Özellikle konuşma becerisi daha zayıf olan Afrikalı öğrencilerde ve yazma becerisi daha zayıf olan, alfabesi Arap harfli gruplarda, yazma becerisini arttırmak için oyunlardan yararlanılabilir. Ayrıca oyunlarla dil öğretimi sayesinde, öğrenciler ara­sındaki sevgi, paylaşım ve arkadaşlık duygularının geliştiği ve öğrencile­rin sosyalleştiği, aralarındaki iletişim bağlarının kuvvetlendiği görülmek­tedir. Ancak öğretmenin hangi oyunların, hangi temel dil becerilerini ge­liştirdiğini bilmesi ve hedef kitleye uygun bir oyun seçmesi önemli bir husustur.

öm 

"International Symposium On Sustainable Development ISSD'09 (9-10    Ha­ziran 2009) sempozyumunda bildiri olarak sunulmuş, bazı ilavelerle makale hâline getirilmiştir.

Giriş

"Çocuk oyunla büyümelidir."

Eflatun

Eğitimin en önemli işlevlerinden biri de öğrencide var olan yete­nekleri ortaya çıkarmak ve geliştirmektir. Geleneksel eğitim sisteminde öğretmenler, öğretim sırasında öğrenciyi sürece aktif olarak katmayan, öğretmen merkezli yöntem ve teknikleri uygulaya gelmişlerdir. Artık çağımızın eğitim ve öğretiminde, öğrenciyi merkeze alan, aktif olarak derse katan pek çok yeni yöntem ve tekniğin kullanılmasına başlanmıştır.

Yabancı dil öğretimi, ancak öğrenci merkezli yöntem ve teknikler ile uygun teknolojiler kullanıldığında etkili bir biçimde gerçekleşebilir.

Duygu ve düşüncelerini doğru, anlaşılır ve etkili bir biçimde anla-tamamak, bir bakıma düşünmemek, sonuç olarak sınıfın etkinliğine ka­rışmamak, özetle; öğrenememek demektir (Kavcar vd. 2004: 59).

Yabancı dil öğretimi uygulamalarının başarısı; temel alınan ilkeler ve yöntemlerin sınıf içindeki kullanım koşullarına bağlıdır. Temel ilkeler; dil ve eğitim bilimcilerin çeşitli araştırmalar sonucu ulaştıkları bulgulara göre oluşturulmuş bir dizi önermedir. Bu önermeler, temel ilkelere uygun bir sınıf içi etkileşimini planlamak ve uygulamakla, yabancı dil öğreti-mindeki etkililikten söz edilebilir. Yabancı dil öğretimindeki ilkelerden biri dört temel dil becerisini geliştirmektir. Bu beceriler; dinleme, konuş­ma, okuma ve yazmanın işlevsel bütünlüğünden oluşmaktadır. Dili bir iletişim aracı olarak kullanmayı öğretirken bu dört temel becerinin birlik­te yürütülmesi gerekmektedir (Demirel 1990: 23).

Bu dört temel becerinin geliştirilmesine yönelik pek çok etkinlik vardır. Yabancı dil öğretiminde; belirlenen hedefler doğrultusunda sınıf içindeki etkinlikler, planlanarak uygulanabilir. Öğretilecek konuların belli bir sıraya konulması, bu konuların basitten başlayarak karmaşığa doğru, somut kavramlardan soyut olanlara doğru öğretilmesi ve böylelikle konu­lar arasında bir ardışıklık bulunması dil öğretim programlarının temelini oluşturan diğer bir ilkedir (Demirel 1990: 24; 1997: 123).

İyi bir yabancı dil öğretmeni sınıfta her becerinin gelişmesine dö­nük çalışmalar yapandır.

Yabancı dil derslerinin içeriğinde; bir yandan dersin devamlılık özelliğine sahip olması, diğer yandan da geçmiş konuların yeri ve zamanı geldikçe tekrar edilmesi esastır. Bu amaçla; yabancı dil dersinin öğreti­minde, öğrencilerin yukarıda sözü edilen dört temel dil becerisini geliş­tirmek için fotoğraf, resim, şiir, öykü, masal, drama, film, müzik ve oyundan yararlanılabilir ve kazandırılması düşünülen beceriler doğrultu­sunda etkinlikler yaptırılabilir.

Son yıllarda gerek ana dilin öğretiminde gerekse yabancı dil öğre­timinde kullanılmaya başlanan, öğrenci merkezli ve aktif bir öğretim metodu olan oyunla dil öğretimi, yapılandırmacı1 eğitim modeli içinde gittikçe yaygınlaşmaktadır. Çünkü oyun öğrencileri eğlendiren, dinlendi­ren ve neşelendiren bir eğitim metodudur.

Oyunun Yararları

  1. Çocuğa hareket özgürlüğü sağlar.
  2. Çocuğa toplumsal kurallara saygılı olmayı öğretir.
  3. İnsanlar arası etkileşimi arttırmakta oyunun ilginç, özel ve yapıcı bir gücü vardır; çocuğun zihinsel, psiko-sosyal gelişimini sağlar.
  4. Kendi yönettiği, denetlediği bir hayal dünyası yaratmasını sağ­lar.
  5. Araştırma, merak, serüven, oyunun dürtücü öğelerindendir.
  6. Dil gelişiminin temeli, oyun sürecinde oluşur.

Öğrenenin etkin rol aldığı yapılandırmacı öğrenmede, sadece okumak ve dinlemek yerine tartışma, fikirleri savunma, hipotez kurma, sorgulama ve fi­kirler paylaşma gibi öğrenme sürecine etkin katılım yoluyla öğrenme gerçek­leştirir. Bireylerin etkileşimi önemlidir. Öğrenenler, bilgiyi olduğu gibi kabul etmezler, bilgiyi yaratır ya da tekrar keşfederler (Perkins 1999: 7).

 
  • İlgi ve dikkat toplama, oyunla gelişir.
  • Doğayı gerçek yönleriyle tanımasına, araştırmasına olanak sağ­lar.
  • Öğrenmek için en dinamik, canlı ortam ve yöntemleri sağlar.
  •    Karar verme, mantık yürütme yeteneğini oyunla geliştirir
  • Oyun aracılığıyla, eğitsel öğretiler programlanabilir.

Kısacası oyunlar; çocukların bedensel, zihinsel ve psikolojik geli­şimine olumlu katkı sağlayan, güven kazanma, uyum sağlama ve gözlem yapma yetisini geliştiren etkinliklerdir. Bu etkinlikler aynı zamanda bi­reylerin sosyalleşme eğitimi ile yakından ilgilidir. Onların çevreye duyar­lılığını geliştirmesi yanında; dinlemeyi öğrenme, algılama ve hissetme duyusunu kullanırken kendi iç sesleriyle düşünme yönlerini de geliştirir.

Şimdiye kadar oyunun çocuklar üzerindeki çeşitli etkileri üzerinde durduk. Acaba oyunların onların dil becerilerine ne gibi katkıları, etkileri olmaktadır?

Oyunlar, öğrencilerin dinleme, konuşma, okuma ve yazma temel dil becerilerinin gelişmesini sağlarken bu temel becerilere destek olan sözcük hazinesini ve gramer bilgilerini de geliştirir. Dil demek, etkileşim demektir. Bireyler arasında etkileşimin olabilmesi için bireylerin o dili kendi aralarında anlaşılabilir seviyede konuşuyor olmaları gerekir. Oyun da bireyler arasındaki etkileşimi hızlandıran, bireyi cesaretlendiren, etki­leşime zorlayan eğlenceli ve eğitici bir aktivitedir. Yabancı dil öğretimin­de her bir beceri (dinleme, konuşma, okuma-anlama ve yazma) için oyun etkinlikleri uygulanabilir. Oyunlar sayesinde özellikle kelime öğretimi, kısa süre içerisinde, etkili ve kalıcı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ancak burada oyunun sınıfta uygulanmış ve bu etkinlikten iyi sonuçlar elde edilmiş olması önemlidir. Yoksa kâğıt üzerinde yüzlerce oyun üretmek mümkündür. Tecrübelerimiz sonucunda sınıf ortamında uygulanacak oyunlarda şu özelliklerin bulunmasına dikkat edilmesi gerektiği kanaatin­deyiz:

  1. Hem eğlenceli hem de öğretici olması,
  2. Öğrenciler tarafından sevilmesi,
  3. Kolay, uygulanabilir ve anlaşılır olması, (karışık olmaması)
  4. Fazla materyal gerektirmemesi, (Öğrenciler fazla uğraş gerek­tirmeyen, az materyalli oyunlara daha fazla ilgi göstermektedir.)
    1. Hedefine uygun olması,
    2. Çok uzun veya çok kısa olmaması,
    3. Öğrencilerin seviyelerine uygun olması,
    4. Rekabetin olması ve oyun sonunda bir ödül bulunması,
    5. Bireysel veya grup çalışmalarına uygun olması vb. Dil Öğretiminde Yöntem ve Teknikler

Yabancı dil öğretimi ile ilgilenenlerin, hiçbir yöntemin tutsağı ol­mamaları, öğretim amaçlarına uygun her yönteme, yararlanılabilir gözüy­le bakmaları gerekmektedir. Yabancı dil öğretimi için yöntem seçme durumu söz konusu olduğunda, şu ya da bu yöntemi kesin bir biçimde ret ya da kabul gibi iki zıt eksende bulunmak yerine, mevcut bilgi birikimin­den etkili bir biçimde yararlanma yolları araştırılmalıdır. Bu da yabancı dil öğreticilerinin, kuramsal yaklaşımlar ve bunların yöntem kavramı çerçevesinde uygulamaya dönüştürülmeleri konusunda analitik bilgiyle donatılmalarıyla mümkündür. Bu açıdan öğretmenlere herhangi bir yön­temin dayatılması yerine, öğretim amaçları doğrultusunda sağlam yöntem bilgisi verilmeli ve böylece onların kendi koşullarıyla tutarlı yöntemsel uygulamaları yapabilmelerini mümkün kılacak düzeyde bilgi ve beceri­lerle donatılmaları sağlanmalıdır. 

Belli başlı dil öğretim yöntemleri şunlardır:

1. Dilbilgisi Tercüme Yöntemi (Grammar-Translation Method)

2. Doğal Yaklaşım (Natural Approach)

3. İletişimsel Dil Öğretimi (Communicative Approach)

4. İşitsel-Dilsel Yöntem (Audiolingual Method)

5. İşitsel-Görsel Yöntem (Audiovisual Method)

6. Reform Hareketi (Reform Movement)

7. Seçmeci Yöntem (Eclectic Method)

8. Sessiz Yöntem (Silent Way)

 9.Sözel Yaklaşım ya da Durumsal Dil Öğretimi (Oral Approach/Situational Language Teaching)

10. Telkin Yöntemi (Suggestopedia)

11. Toplu Fiziksel Tepki (Total Physical Response - TPR)

12. Toplulukta Dil Öğrenme (Community Language Learning)

13. TÖMER Dil Öğretim Yöntemi

14.  Bilişsel Yöntem (Cognitive Method)

15.  Okuma Yöntemi

16.  Dolaysız Yöntem (Direct Method) (Hakan Gür: 1995, s. 24-35)

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

1. BEYİN FIRTINASI

  1. Serbest çağrışım
  2. Fikir taraması
  3. Listeleme__________________________________________________ 

 

2.  GÖRÜŞ GELİŞTİRME____________________________________________ 

3.  ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME_______________________________________ 

4.  GÖSTERİ (GÖSTERİM/DEMONSTRASYON)_______________________ 

5.  SORU-CEVAP__________________________________________________ 

6.  ROL (OYNAMA) YAPMA________________________________________ 

7.  DRAMA_______________________________________________________ 

8.  BENZETİM (SİMÜLASYON/BENZETİŞİM) Analoji (Analog)

9.  MİKRO ÖĞRETİM_______________________________________________ 

 

10.  EĞİTSEL OYUNLAR__________________________________________ 

11.  DENEY ve LABORATUVAR_____________________________________ 

12.  İSTASYON____________________________________________________ 

13.  KONUŞMA HALKASI__________________________________________ 

14.  SOKRAT TARTIŞMASI_________________________________________ 

15.  ALTI AYAKKABILI UYGULAMA________________________________ 

16.  BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM TEKNİKLERİ__________________ 

Tablo 1. Dil öğretiminde yaygın olarak kullanılan öğretim teknikleri Amaç

Bu çalışmanın amacı Türkiye'ye farklı ülkelerden gelen yabancı öğrencilerin Türkçeyi daha kolay, hızlı ve zevkli bir şekilde öğrenebilme­lerini sağlamak için oyunla dil öğretiminin kullanımını araştırmak; öğ­rencilerin dil becerilerindeki zayıf taraflarını oyunlarla destekleyerek dil öğretiminde oyunların ne kadar yararlı olduğunu tespit etmektir.

Bu amaç doğrultusunda araştırmada aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:

1.  Oyunun dil becerilerine ne gibi katkıları, etkileri olmaktadır?

2.  Hangi oyunlar, hangi temel dil becerilerini geliştirmektedir?

3.  Hedef kitlenin seviyesine uygun hangi oyunlar oynatılmalıdır?

4.  Sınıf ortamına uygun hangi oyunlar oynatılmalıdır?

 

Yöntem

a- Araştırma Modeli: Bu çalışma, gözleme dayalı nitel bir araş­tırmadır.

b- Evren-Örneklem: Çalışma evreni; Gazi Üniversitesi TÖMER'e farklı ülkelerden ve bölgelerden (Afrika, Orta Asya, Balkanlar, Orta Do­ğu) gelen öğrencilerdir. Örneklem toplam 1324 öğrencidir.

 

Bölge

Ülke

Top. Öğr. Say.

 

Azerbaycan

67

Asya/Asya

Kazakistan

63

Kırgızistan

124

Türkmenistan

90

Moğolistan

19

 

Rusya Federasyonu

44

Afganistan

29

 

Pakistan

5

 

Irak

437

 

Iran

79

*

Suriye

30

Ürdün

30

 

Lübnan

9

Libya

2

 

Suudi Arabistan

2

 

Filistin

5

 

Bulgaristan

27

 

Romanya

47

Balkanlar

Arnavutluk

8

Kosova

8

Sancak

1

Makedonya

4

 

Bosna-Hersek

3

 

Hırvatistan

3

Afrika/Okyanus Ötesi

Etiyopya

20

Kenya

43

Tanzanya

64

Malawi

25

Zanzibar

10

Burma (Birmanya,

26

Myanmar)

 

Toplam

31 Ülke

1324

Tablo 2. Araştırmaya katılan öğrencilerin geldikleri bölge ve ülkelere göre dağılımı

c- Veri Toplama: Çalışmada iki yolla veri toplanmıştır:

i.  Yıl içinde öğrencilere uygulanan ders içi oyun etkinlikleri,

ii.   Derse giren öğretim elemanlarının uyguladıkları oyunlar ve
oyunlar hakkındaki görüşleri, tespitleri; araştırmada bulguların yorum-
lanması ve önerilerin sunulmasına kuramsal temel oluşturmuştur.

d- Veri analizi: Uygulanan oyun etkinliklerinin sonucunda ve TÖMER öğretim elamanlarının görüş ve değerlendirmeleri ışığında elde edilen verilerin analizi yapılmıştır.

e- Sınırlılıklar: Araştırma, 2003-2004 eğitim öğretim yılından 2007-2008 eğitim öğretim yılına kadar Gazi TÖMER'de öğrenim gören 1324 öğrenci ile sınırlı tutulmuştur.

Oyun Etkinlikleri

Buradaki oyun etkinlikleri, Gazi Üniversitesi TÖMER'deki (Türk­çe Öğrenim Uygulama ve Araştırma Merkezi) bazı meslektaşlarımız[3] araştırmacı ve tarafından bizzat uygulanmıştır.

  1. Kelimelerin son harfine göre yeni bir kelime söylemek. Bir öğ­renci kelime söyleyerek oyunu başlatır ve belli bir zaman dilimi içinde diğer öğrenci bu kelimenin son harfiyle başlayan yeni bir kelime söyler ve oyun sırayla bütün öğrenciler tarafından devam ettirilir. Mesela birinci öğrenci"ağaç" dediğinde diğer öğrenci "ç" harfi ile yeni bir kelime mese­la "çiçek" der. Eğer öğrenci daha önce söylenmiş bir sözcüğü tekrar söy­lerse veya belli bir süre içinde yeni kelime söyleyemezse oyundan çıkar. Çok klasik olan bu oyun öğrenciler tarafından çok sevilmektedir. Bu oyunun amacı, öğrencilerin kelimelerin yazılışını ve söylenişini bilip bilmediğini ölçmek ve öğrencilerin kelime haznesini tespit etmektir. Bu oyun, aynı zamanda kelimelerin tekrar edilerek unutulmamasını, unutulan kelimelerin de hatırlanmasını sağlar. Oyun öğrencilerin dinlenmelerini ve eğlenmelerini sağlayacaktır, bu yüzden oyunun dersin sonlarına doğru (son 15 dakikada) uygulanmasında fayda vardır. Bu oyun orta seviyedeki öğrencilere uygulanabilir. Ileri seviyedeki öğrenciler için basit ve sıkıcı olacaktır.
  2. Öğretmen, tahtaya işlediği ünite ile ilgili kelimeleri karışık ola­rak yazar ve sınıfı iki gruba böler. Her gruptan birer öğrenci tahtaya gelir. Öğrencilere farklı renkte kalemler verilir. Öğretmen metni yüksek sesle ve yavaşça okurken öğrencilerden iyi dinlemelerini ve duydukları kelime­leri tahtada işaretlemelerini ister. Kelimeyi ilk işaretleyen öğrenci puan alır. Sırayla her gruptan birer öğrenci tahtaya gelir. En çok işaretleyen grup, oyunu kazanır. Bu oyun, dinleme çalışması, ünite ve kelime tekrarıiçin güzel bir uygulamadır. Öğrenciler hem eğlenir hem de bilgilerini tekrar ederler. Bu oyun orta seviyedeki öğrencilere uygulanabilir. Ileri seviyedeki öğrenciler için basit ve sıkıcı olur.
  1. Iki numaralı oyunun biraz farklı şeklidir. Öğretmen tahtaya işle­nen ünite ile ilgili kelimeleri karışık olarak yazar ve sınıfı iki gruba ayırır. Her gruptan birer öğrenci tahtaya gelir ve öğrencilere farklı renkte kalem­ler verilir. Öğretmen metni yüksek sesle ve yavaşça okurken öğrenciler­den iyi dinlemelerini ve duydukları kelimelerin eşanlamlısının tahtadaki-lerden hangisi olduğunu söylemelerini ve o kelimeyi işaretlemelerini ister. Kelimeyi ilk işaretleyen öğrenci puan alır. Sırayla her gruptan birer öğrenci tahtaya gelir. En çok kelime işaretleyen grup oyunu kazanır. Bu oyun, dinleme çalışması, ünite ve kelime tekrarı için güzel bir uygulama­dır. Bu oyun orta ve biraz ileri seviyedeki öğrencilere uygulanabilir. Baş­langıç seviyesindekiler için zor; ileri seviyedeki öğrenciler için de basit gelecektir. Ayrıca öğretmen bu oyunda aynı yöntemle öğrencilerden zıt anlamlı kelimeleri bulmalarını veya dilbilgisi dersinde sıfatları, zarfları, zamirleri işaretlemelerini isteyebilir.
  2. Öğretmen, tahtaya öğrencilerin rahat seçebilecekleri aralıklarla alt alta, eş anlamlısı bulunan kelimeleri yazar. Sonra öğrencilerden 5 dakika boyunca tahtayı incelemelerini ve kelimelerin yerlerini hafızaları­na yazmalarını ister. Daha sonra her gruptan birer öğrenci aynı anda tah­taya gelir. Öğrencilere farklı renkte kalemler verilir. Öğretmen bir kelime söyler ve öğrencilerden bu kelimenin eş anlamlısının üstünü çizmelerini ister. Örneğin, öğretmen "misafir" der; öğrenci onun eş anlamlısının "ko­nuk" olduğunu bilip aynı zamanda tahtadaki kelimelerin arasından "ko­nuk" kelimesini seçip, rakibinden önce kelimenin üstünü çizmek zorun­dadır. Kim hızlı çizerse onun grubu puan alır. Sonra diğer öğrencilere sıra gelir. Oturanlar arkadaşlarına kelimenin eş anlamlısını söylerlerse o gruba puan verilmez. Bu oyun hem kelime tekrarı hem de kelimelerin yazılışını görme, ayırt etme açısından faydalı ve eğlenceli bir uygulamadır. Bu oyun orta ve biraz ileri seviyedeki öğrencilere uygulanabilir.
  3. Öğretmen dört numaradaki oyunu başka bir sefer de zıt anlamlı kelimelerle oynatabilir.
  4. Öğretmen daha önceden işlediği ünite ile ilgili kelimeleri kâğıt­lara yazıp bir torbanın içine koyar. Sınıfı iki gruba ayırır. Tahtaya çıkan bir öğrenci torbadan bir kâğıt çeker ve o kelimeyi söylemeden farklı ke­limeler kullanarak kâğıtta yazılı olan kelimeyi anlatmaya çalışır. Bu oyunda, tahtadaki öğrenci kelimeyi her iki gruba da anlatır. Önce bilen grup, bir puan kazanır. Bu oyunda, öğrencilerin iyi cümleler kurup kura­madıklarını; kelimelerin eş anlamlısını ve zıt anlamlısını bilip bilmedikle­rini tespit edebiliriz. Bu oyun öğrencileri gruplara ayırmadan bütün sınıfa da uygulanabilir.

Bu oyunu ileri seviyedeki öğrencilerde "kelimeler" yerine "deyim­leri" kullanarak da uygulayabilirsiniz.

  1. Altı numaralı oyunun biraz daha gelişmiş ve zor bir versiyonu olan "tabu" oyunu ileri seviyedeki gruplar için uygulanabilir. Bu oyun için öğretmen daha önceden işlediği ünite ile ilgili kelimeleri ve bu keli­melerin bulunmasını kolaylaştıracak yasaklı beş kelimeyi kâğıtlara yazıp bir torbanın içine koyabileceği gibi piyasada satılan tabu kartlarını da kullanabilir. Oynanış şekli altı numaralı oyunla aynı olan bu oyundaki temel nokta, yasaklı kelimeleri kullanmamaktır. Örneğin öğrencilerin bilmesi istenen kelime "okul" ise; bu kelimeyi çağrıştıran, bu sözcük ile doğrudan ilgili 5 kelime mesela "öğrenci, öğretmen, sıra, ödev, forma" kelimeleri de yasaklanır. Tahtaya çıkan öğrenci bu kelimelerden hiçbirini kullanmadan, değişik cümlelerle asıl kelimeyi açıklamaya çalışır. Karşı gruptan biri süreyi kontrol ederken, öğretmen de yasaklı kelimelerin kul­lanılıp kullanılmadığını denetler.

Bu oyunla, öğrencilerin kelime hazinelerinin genişliğini, bir yö­nüyle hazırlıksız konuşma sayılabilecek bu oyun esnasında doğru cümle­ler kurup kuramadıklarını; herhangi bir şeyi ifade ederken ilk anda herke­sin aklına gelebilecek temel anlamlı sözcükleri kullanmadan değişik yol­larla anlatım yapıp yapamadıklarını tespit edebiliriz.

  1. Bu oyunu, insanların fiziksel ve karakter özellikleri ile ilgili üni­teyi anlattıktan sonra hem dinleme, konuşma hem de yazma dersinde uygulayabilirsiniz. Öğretmen sınıfı iki gruba ayırır. Bir öğrenci tahtaya gelerek isim vermeden sınıftaki bir arkadaşının fiziksel ve karakter özel­liklerini anlatır. Rakip grup, bu anlatılan öğrencinin kim olduğunu tahmin etmeye çalışır. Dinleyen gruptaki öğrenciler, anlatan öğrenciye bazı soru­lar sorabilirler. Tahmin edecek grup, çok dikkatli olmalıdır, çünkü bir tahmin hakları vardır. Bilirlerse puan alırlar, bilemezlerse rakip grup puan alır. Eğer sınıfta öğrenci az ise okuldaki hocaları, komşu sınıftaki öğren­cileri, dünyaca ünlü sanatçıları da yarışmaya dâhil edebilirsiniz. Bu oyunda amaç öğrencilerin doğru ve anlamlı cümle söyleyebilmelerini ve sıfatları kullanabilmelerini sağlamaktır. Bu oyun orta ve biraz ileri sevi­yedeki öğrencilere uygulanabilir.

Bu oyunu yazma dersinde de uygulayabilirsiniz. Bu defa öğrenci, bir arkadaşının fiziksel ve karakter özelliklerini kâğıda yazar ve bunu sınıfta okur. Dinleyen grup bu kişinin kim olduğunu tahmin etmeye çalı­şır. Burada amaç öğrencilerin doğru ve anlamlı cümleler yazabilmelerini ve sıfatları yerinde kullanabilmelerini sağlamaktır.

9.  Bu etkinlikte de öğretmen öğrencileri iki gruba ayırır. Öğretmen bir metindeki bazı kelimeleri çıkarır, bu metni iki farklı şekilde hazırlar.
A metnindeki eksik olan kelimeler, B metninde yazar; B metninde eksik olanlar A metninde yazar. Öğrencilere bu metinleri dağıttıktan sonra öğ-
retmen metni yüksek sesle ve yavaşça okur. Öğretmen, öğrencilerden ellerinde bulunan metindeki boşlukları doldurmalarını ister. A ve B gruplarından yanlışı en az olanlar tespit edilir ve her iki gruptan yanlışı en az olan birinci seçilir (veya kazanır).

Bu oyun yabancı dil öğretiminde öğrencilerin dinleme ve yazma becerilerini geliştirmek amacıyla uygulanır. Bu oyun dil bilgisi becerisine de uyarlanabilir; öğretmen metni okur ve öğrencilerden metindeki boş­luklara sadece sıfat, zarf, zamir vb. olan kelimelerden birini yazmalarını söyleyerek, dikkatlerini bu görevdeki kelimelere odaklamalarını isteyebi­lir. Bu oyun ortanın üstü ve ileri seviyedeki öğrenciler için uygundur.

10.  Bu oyun sekizinci oyuna çok benzer. Sınıfın tamamına veya gruplara uygulanabilir. Öğretmen, Türkçe bir şarkının sözlerini kâğıda yazar ancak bazı kelimelerin veya eklerin yerlerini boş bırakır ve bu kâ­ğıdı öğrencilere dağıtır. Öğrencilerden şarkıyı dinlerken boşlukları dol­durmalarını ister. Bu oyun öğrencilerin dinleme becerilerini geliştirmek için uygulanır.

11.  Öğretmen dikte çalışması yaparken sınıfı iki gruba ayırır. Ön­ceden belirlediği bir metni ikiye bölüp sınıfın bir yerine, öğrencilerin görmeyeceği şekilde asar. Her gruptan birer öğrenci metinden bir cümle okur ve okuduğu cümleyi hızla gruptaki diğer arkadaşlarına yazdırır. Her seferinde söyleyen kişi değişir. Oyun bittiğinde iki metin birleştirilip yeniden okunur. En az yazma hatası yapan grup kazanır. Hem öğrencile­rin okudukları cümleyi akıllarında tutup tutamadıklarını, hem de hızlı ve doğru bir şekilde yazıp yazamadıklarını ölçmek için uygulanan, ayrıca zevk alarak oynan, öğretici bir oyundur. Bu oyun orta seviyedeki öğrenci­lere uygulanabilir.

12.  Bu oyun, hem sözlü anlatımda hem de yazılı anlatımda uygula­nabilen bir oyundur. Öğretmen sınıfa küçük bir top getirir. Öğretmen bir cümle söyleyerek hikâyeyi başlatır ve topu bir öğrenciye atar. Topu attığı öğrenci hikâyeye bir cümle ekler. Sonra o da topu istediği birine atar ve öğrenciler bitinceye kadar böyle devam eder. Bu oyunda öğrenciler cüm­leler arasındaki anlam ilişkisine, yapıya ve kurguya dikkat etmek zorun­dadır. Öğrencilerin zevk alarak oynadıkları bir oyundur. Bu oyun ileri seviyedeki öğrencilere uygulanabilir.

13.  Öğretmen ülke, şehir, yer, çevre tanıtma ünitesini anlattıktan sonra ünlü yerlerin resimlerini kesip kartonlara yapıştırır. Yine sınıfı iki gruba ayırır. Her gruptan sırayla gelen öğrencilere bu resimlerden birini gösterir ve öğrencilerden bu yerin adını söylemeden özelliklerini anlat­masını ister. Hangi grup daha iyi anlatır ve daha çok yerin adını bilirse oyunu kazanır. Bu oyunla öğrenciler tasvir etme (sıfatlar) konusunu öğ­renir. Öğrencilerin kelime bilgisi artar. Bu oyun ortanın üstü ve biraz ileri seviyedeki öğrencilere uygulanabilir.

14.  Çok sık oynadığımız bir başka oyun da sessiz sinemadır. Öğ­retmen film isimleri, kitap isimleri, deyim veya atasözlerini yazdığı kâğıt­ları bir torbaya koyar. Sınıfı yine iki gruba ayırır. Gruptan bir öğrenci torbadan bir kâğıt çeker ve hiç konuşmadan, işaretlerle, jest ve mimikle-riyle, bazen sınıfta olan bir nesneyi göstermek suretiyle veya kâğıtta ya­zan fiili, hareketi bir arkadaşı üzerinde uygulayarak torbadan çektiği ya­zıyı grup arkadaşlarına belli bir zamanda anlatmaya çalışır. En başta kaç kelimeden oluştuğunu ve kaçıncı kelimeyi anlattığını parmaklarıyla gös­terir. Burada gruptakiler onlara çağrışım yapan tüm kelimeleri söyledikle­ri için öğrenciler, kelime hazinelerini gözden geçirmiş olurlar. Bazen öğrencilerin bilmedikleri kelimeler çıkarsa, o zaman öğretmen anlatıcıya sessizce o kelimenin anlamını söyler ya da bir kereye mahsus torbadan başka kelime seçmesine izin verir. En çok bilen grup oyunu kazanır. Bu oyun, ileri seviyedeki öğrencilere uygulanabilir.

15.  Dilbilgisi dersinde öğretmen sınıfı iki gruba ayırır. Her grubun elinde fiillerin yazılı olduğu bir liste vardır. Bir öğrenci karşı gruptan bir öğrenciye bir fiil söyler ve ondan bu fiile ettirgenlik, edilgenlik veya dö­nüşlülük eklerinden birini getirmesini ister. (örnek: "saç kes-" fiili söy­lendiğinde, diğeri "kestirmek" demelidir) Öğrenci bilirse soru sorma sıra­sı o gruba geçer ve aynı şekilde o da bir soru sorar. En çok bilen grup kazanır. Öğretmen bu oyunu, öğrencilere fiil listesi vermeden, fiillerin de öğrenciler tarafından bulunup söylemesini isteyerek oynatabilir. Bu oyu­nu dilbilgisinin birçok konusuna uyarlayabiliriz.

Öğretim, öğrenmeyle neticeleniyorsa bir anlam ifade eder. Aksi takdirde öğretici ne kadar "anlattım, öğrettim" dese de boştur. Burada yüzlerce oyundan bahsedilebilir ama denemediğim ve sonucunu bilmedi­ğim bir şeyi anlatmanın faydası olmayacağı kanaatindeyim. Burada Gazi Üniversitesi, Türkçe Öğrenim Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde çalı­şırken uyguladığım ve meslektaşlarımın da görüşlerini alarak yazdığım oyunları anlattım.

Sonuç

Elde edilen verilerin analizleri sonucunda şu tespitlere ulaşılmıştır:

1. Afrikalı öğrencilerin dilbilgisi derslerindeki oyunlarda başarılı olduğu gözlemlenirken, aynı başarı konuşma ve yazma derslerinde gö­rülmemektedir. Bundan dolayı Afrikalı gruplarda konuşma ve yazma derslerinde oyunlardan daha çok yararlanılmalıdır.

  1. Orta Doğulu öğrencilerde alfabe farklılığından dolayı yazma so­runu daha fazla olduğu için yazma dersinde oyunlardan daha çok yararla­nılmalıdır.
  2. Karışık gruptan oluşan sınıflarda oyun etkinlikleri yürütülürken Balkanlardan, Avrasya'dan gelenlerin yazma becerisine yönelik uygula­malardan hoşlandıkları; Orta Doğu'dan gelenlerin konuşma becerisine yönelik uygulamalardan; Afrika'dan gelenlerin ise dil bilgisi becerisine yönelik uygulamalardan hoşlandıkları gözlemlenmiştir.
  3. Yabancı dil öğretiminde oyunların kullanılmasının öğrencilerin yabancı dili öğrenmesini kolaylaştırdığı; öğrencilerin bu yöntemden zevk aldıkları, derslere severek ve isteyerek katıldıkları ve öğrendikleri bilgile­rin daha kalıcı olduğu tespit edilmiştir.
  4. Oyunun, öğrencilerin dil öğrenim sürecini hızlandırdığı ve ko­laylaştırdığı, ayrıca dil öğretiminde oyunlar sayesinde, öğrenciler arasın­daki sevgi, paylaşım ve arkadaşlık duygularının geliştiği ve öğrencilerin sosyalleştiği, aralarındaki iletişim bağlarının kuvvetlendiği görülmüştür.
  5. Öğretmenin hangi oyunların, hangi temel dil becerilerini geliş­tirdiğini bilmesi, oyunu amacına uygun olarak seçmesi ve doğru uygula­ması öğrencilerin dil öğrenimini kolaylaştıracaktır.
  6. Oyunların, öğrencilerin dinleme, konuşma, okuma ve yazma te­mel dil becerilerinin gelişmesini sağlamanın yanı sıra, bu temel becerilere destek olan sözcük hazinesini ve gramer bilgilerini de geliştirdiği tespit edilmiştir.
  7. Oyunun, dil öğretimi sırasında öğrenciyi öğrenme sürecine aktif olarak kattığı, dersi öğretmen merkezli olmaktan çıkardığı görülmektedir.
  8. Öğretimin daha verimli ve etkili olabilmesi için, öğretmen uygu­layacağı oyunları seçerken öğrencilerin sevecekleri oyunları tercih etmeli, oyunların hem eğlenceli hem de öğretici olmasına dikkat etmelidir.

 

10.  Öğretmen, öğrencilerin seviyesine uygun oyunlar seçmeli, oyunun kolay, uygulanabilir ve anlaşılır olmasına yani karışık olmaması­na dikkat etmelidir.

11.  Öğrencilerin fazla materyal gerektiren oyunlarla, çok uzun ve­ya çok kısa oyunları sevmedikleri görülmüştür.

12.  Oyunun bireysel katılıma veya grup çalışmalarına uygun olma­sı gerektiği tespit edilmiştir.

 

Yrd. Doç. Dr. Mehmet KARA

 

KAYNAKÇA

ANDREW Wright vd (1979), Games for Language Learning, Cambridge University Press, Cambridge.

DEMİRCAN, Ömer (1990), Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri, Elif Kitabevi, İstanbul.

DEMİREL, Özcan (1993), Yabancı Dil Öğretimi İlkeler, Yöntemler, Teknikler, Usem Yayınları, Ankara.

DEMİREL, Özcan (2002), Türkçe Öğretimi, Pegem A Yayıncılık, Ankara.

DERYAKULU, Deniz (2001), "Sınıfta Demokrasi", Eğitim Sen Yayınları 2001, Ankara.

DUFF, Maley (1978 repr 1980) Draman Techniques in Language Learning. CUP.

GÜR, Hakan (1995), "Dil Öğretim Yöntemleri (5): Doğal Yaklaşım", Dil Dergi­si, S. 38, s. 24-35.

GÜNEŞ, Firdevs (1997), Okuma-Yazma Öğretimi ve Beyin Teknolojisi, Ocak Yayınları, Ankara.

HENGİRMEN Mehmet (1988), "Yabancılara Türkçe Öğretimi", Türk Dilinin Öğretimi Toplantısı 1-3 Ekim 1986, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları 160, Ankara, s. 229-249.

İZGÖREN, M. Kutay (1999), Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus, Ankara.

KAVCAR, Cahit-OĞUZKAN F.-SEVER S. (1995), Türkçe Öğretimi-Türkçe ve Sınıf Öğretmenleri İçin, Engin Yayınevi, Ankara.

KAVCAR, Cahit (2004), Türkçe Öğretimi, Engin Yayınları, Ankara.

KAVCAR, Cahit (1988), "Türkçe Öğretiminde Dramatizasyon Yöntemi", Türk Dilinin Öğretimi Toplantısı 1-3 Ekim 1986, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları 160, Ankara, s. 83-90.

KOCAMAN, Ahmet (1978), "Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri" Genel Dilbilim

Dergisi-2, Ankara, s.90.

ÖZBAY, Murat (2005), Bir Dil Becerisi Olarak Dinleme Eğitimi, Akçağ Yayın­ları, Ankara.

ÖZBAY, Murat (2007), Türkçe Özel Öğretim Yöntemleri II, Öncü Kitap, Anka­ra.

ÖZBAY, Murat (2008), Türkçe Özel Öğretim Yöntemleri I, Öncü Kitap, Ankara.

RİXON, Shelah (1981), How to Use Games in Language Teaching, The Macmillan Press Ltd., London.

ROWLAND, LEE William (1996), Language Teaching Games and Contents, Oxford University Press, Oxford.

 

TÜBAR-XXVII-/2010-Bahar/Oyunlarla Yabancılara Türkçe Öğretimi SEVER, S.-KAYA, Z.-ASLAN, C. (2006), Etkinliklerle Türkçe Öğretimi. Morpa

Yay. İstanbul.

ERCAN, T.- Nesrin,-B.-Hüdai, C. (2004), Pratik Türkçe Öğretim Teknikleri, Dilset Yayınları, İstanbul.

YALÇIN, Alemdar (2002), Türkçe Öğretim Yöntemleri: Yeni Yaklaşımlar, Akçağ Yayınları, Ankara.

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...