Canlı Cenaze

Çok zayıf, gücü kuvveti yerinde olmayan anlamında. Bu deyim, daha çok hastalıklı ve iyi beslenemeyen insanlar için söylenir. Bu tip insanlar “püf!” desen uçacak gibi mecalsizdirler.

Vaktiyle bir Bektaşi, bir köye imam olmuş. Köylülere demiş ki, “Cenaze olursa, onu yalnız başıma, kimsenin olmadığı bir odada ben yıkayacağım.”
Köylüler bu işi merak etmiş, aralarında:
- Bu imam, acaba cenazeyi niçin yalnız yıkamak istiyor?
- Her hâlde bir bildiği vardır.
- Acaba bunu nasıl öğrensek, derlerken içlerinden biri, “Ben yalandan öleyim, o vesile ile ne yaptığını öğrenirim.” demiş.
Köylüler Bektaşi'nin huzuruna ölü taklidi yapan birini götürmüşler. Bektaşi ölüyü yıkamak için odaya girip, iyice kaynamış olan suyu, teneşirde yatan adamın üzerine dökünce, ölü taklidi yapan adam yattığı yerden ayağa fırlamış. Fakat Bektaşi onu bırakmamış. Adamı bastıra bastıra boğmuş. Kefenleyip tabuta koymuş ve kapıyı açıp alnındaki terleri silerek, merakla bekleyen köylülere, “Bana bakın bir daha adam ölmeden canlı canlı bana getirmeyin. Yoksa kendinize yeni bir imam bulursunuz.” demiş.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...