Ye Kürküm Ye...

Günümüzde insanın ahlak ve karakterine bakılmıyor. Paraya, mala ve mülke itibar ediliyor.

Her devirde itibar paraya, pula ve çuladır. Asıl olan insanın özü güzel, sözü güzel, çulu da güzelse amenna! Önünde herkes saygıyla eğilir. Böylelerini arayıp bulmak çok zor. Sinoplu Diyojen'in gündüz fenerle insan aramasına benzer bu. Bugün itibar, üstündeki çula, altındaki arabaya, sahip olduğun gelip geçici unvan ve makamadır.
Nasreddin Hoca, bir gün tanımadığı bir yerde düğüne gider. Davetsiz misafir ya, kılık kıyafeti düzgün ve iyi olmadığı için itibar ve iltifat görmez, kapıdan geri çevrilir. Hoca, bu duruma çok bozulur. Hemen evine gider, gösterişli libasını ve kürkünü üstüne geçirir tekrar düğüne gider. Bu sefer itibar ve iltifatın sınırı yoktur. Başköşeye oturtulur. Yemekler gelince sofraya buyur edilir. Hoca sofranın başına kürkünü yerleştirip, “Ye kürküm ye. Bu iltifat ve ikram bana değil, sanadır.” der.       
Ders alana çok bile...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...