Eski Çamlar Bardak Oldu

Devir değişti, her şey farklı olmaya başladı.

Gerçekten zamanla her şey değişiyor. Aslında, “Devam ederek değişmek, değişerek devam etmek.” esastır. Değişim iyiye ve güzele olmalı, asıl kaynaktan uzaklaşmadan, “Eskiyi eski diye atmadan, yeniyi de yeni diye hemen kabul etmeden.” Seçici olmak, faydalı olmak, toplumla uyumlu olmak.
Küçük bir çam ormanının yanında şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyden bir Mehmet askere gitmiş. Vatani görevini yaparken, köylüler köye güzellik veren çam ormanını yok etmişler. Artık ormanın gölgesinde kimse oturmuyor, kuşlar cıvıldamıyor, sincaplar da zıplamıyormuş. Kesilen çam ağaçlarından, ibrik, bardak ve testi gibi su kapları yapmışlar.
Askerliğini bitiren Mehmet, bir gün köye dönmüş. Evini barkını, anasını ve nişanlısı ile buluştuğu çam ormanını çok özlemiş. Yemyeşil çam ormanının yerinde yeller estiğini ve deve dikenlerinin her yeri kapladığını görünce çok üzülmüş ve etrafındakilere, “Bu güzel ormanı ne yaptınız?” diye sormuş. Köylülerden biri, “Eski çamlar bardak oldu.” demiş.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...