Gözüne Girmek

Davranış güzelliği, çalışkanlık ve yeteneğimizle birinin sevgi ve güvenini kazanmak.

Kimimiz öğretmenimizin,patronumuzun kimimiz de anne ve babamızın gözüne girmek isteriz. Çalışkanlık ve efendiliğimizle öğretmenimizi, disiplin ve üretkenliğimizle patronumuzu, hayırlı bir evlat olarak da anne ve babamızı memnun etmeye çalışırız.
Recep, şaban derken ramazan ayı yaklaşmış. Mahalle kahvesinde ramazanın ne zaman başlayacağına dair sohbetler ediliyormuş. Orada bulunan hocanın biri, “Ay görülmeyince ramazan başlamaz.” dermiş. Bu sözleri duyan Bektaşi eve gelir gelmez hanımına:
-Hanım perdeleri iyice kapat.
Karısı:
-Niçin efendi?
-A hanım niçin olacak? Yakında ramazan ayı başlayacakmış. Müslümanlar oruç tutacaklarmış.
-Ne var bunda efendi? İyi ya sen de oruç tutarsın.
-Hanım ne diyorsam onu yap demiş.
Bektaşi, geceleri mahalle kahvesine gidip gelirken temkinli davranıyor, ayı görmemek için hep yere bakıyormuş. Bir gün yağmur yağmış, sokaktaki çukurlar sularla dolmuş, hava da açılmış.
Bektaşi, bir akşam kahveye giderken Ay’ı görmemek için başını yerden kaldırmıyormuş. Fakat gözü birden bir su birikintisine çarpmış, orada gökteki ayın suya yansıdığını görmüş. Öfkelenen Bektaşi, sudaki ayın aksine, “Bre mübarek!... Başımı yerden göğe kaldırmıyorum diye, yere inerek gözüme mi gireceksin?” “Nereme girersen gir, oruç falan tutmayacağım.” demiş.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...