Hapı Yutmak

Kötü ve zor bir duruma düşmek.

Kötü ve zor durumlara düşmemek için dikkatli olmak, akıllı davranmak, yasaklara uymak gerekir. Yasaklar mutlaka toplumun huzur ve faydası için konur. Sağlığımız, güvenliğimiz, canımız ve malımız için.
Bu deyimin hikâyesi IV. Murat devrine aittir. Padişah, keyif veren her şeyi, tütünü, içkiyi ve afyon yutmayı yasaklamıştı. Bu konuda kimseye de müsamaha edilmiyordu. IV. Murat, çok sevdiği Hekimbaşı Emir Çelebi'nin afyon taşıdığını ve yuttuğunu saray casuslarından haber alır. Bu habere inanmaz ama tedbiri de elden bırakmaz. Padişah, Emir Çelebi'yi santranç oynamaya davet eder. Oyunun tam ortasında:
- Çelebi, kuşağını çöz, içinde ne var ise boşalt, der.
Çelebi, başına gelecekleri anlar. Kuşağında ne var ne yok hepsini ortaya döker. Padişah, mercimek büyüklüğündeki afyon haplarını görünce:
- Çelebi bunlar ne?
- Etkisiz afyon hapları.
- Bunlarla ne yapıyorsun?
- Bunları hastalara veriyorum.
- Peki hastalara zararı dokunuyor mu?
- Hayır, padişahım.
- Madem öyle, bunları birer birer yutmaya başla bakalım.
Çelebi çaresiz, hiçbir şey söylemeden afyon haplarını birer birer yutmaya başlar. Üzerine de bir bardak şerbet içer, sonra da ruhunu teslim eder.

Eğrilip kıvrılıp yoldan çıkanda
Mutlaka hapı yutar demişler
Bir sıçrar, iki sıçrar üçüncüde
Mutlaka hapı yutar, demişler.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...