Ukrayna’da Türkçe’nin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi

Ukrayna’da Türkoloji’yi, Avrupa’da bulunduğu seviyeye çıkarma denemeleri dünya çapında ünlü doğu bilimleri uzmanı olan Ahatangel Krımskiy (1871-1945) tarafından başlatılmıştır. İlmi faaliyetlerine Moskova’da başladığı halde kendisini her zaman Ukraynalı bir bilim adamı olarak hissediyordu. Çarlık rejimi sona erdikten hemen sonra A. Krımskiy Ukrayna’ya döndü ve Milli Bilimler Akademisi’nin en ünlü ve önemli başkanlarından biri olup, Türkoloji Bölüm Başkanlığı’nı yapmaya başladı. 1918 yılında Kiev’de, sonraları Orta Doğu Enstitüsü adı verilen Doğu Dilleri Enstitüsü kurulmuştur. 1925 yılında bu enstitü Ukrayna’nın doğu bilimleri merkezi olup, sonra Harkiv’de Ukrayna Doğu Bilimleri Derneği niteliğini kazanmıştır. Onun sayesinde 1926 yılında Kiev’de üç yıllık Arapça, Farsça ve Türkçe kursları açılmış ve “Doğu Dünyası” dergisi de yayımlanmaya başlanmıştır.

1930’da Ukrayna halkı ve kültürüne komünist baskısı başladığından Ukrayna Doğu Bilimleri Derneği kapanmış, Doğu Dünyası Dergisi’nin, A.Krımskiy’nin ve öğrencilerinin yapıtlarının yayımı yasaklanmıştır. A. Krimskiy’in “Türk Edebiyatı Tarihi” (4 cilt, Kiev, 1924-1927), “Türkler, Dilleri ve Edebiyatları” (1930) başlıklı yapıtları yasaklanmıştı.

Maalesef, “Türkçe Dil Bilgisi”, “Azerice”, “Bilimsel ve Pratik Türkçe Kursu”, “Hazarların ve Onlarla Aynı Dili Konuşan Bulgarların En Eski Tarihlerini Açıklayan Bir Anahtar Olarak Konuştukları Diller” adlı eserleri henüz yayımlanmamış durumda.

Ahatangel Krımskiy’in hemen hemen bütün öğrencilerinin ve çalışma arkadaşlarının ömürleri gayet üzücü bitti. 1934 yılında Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ömer Seyfettin olmak üzere ünlü Türk klasiklerinin eserlerinin en iyi tercümanlarından biri Vasıl Dubeovskiy toplama kampına atıldı.

Tek kurtulan, Batı’ya göç etmeyi beceren, bugünlerde de Ukrayna Türkolojisini temsil eden Omelyan Pritsak oldu. Öğrencisi Viktor Ostapçuk da bilim adamları tarafından Osmanlıca uzmanı olarak biliniyor.

1930 yılında Krımskiy’in bütün araştırmalarının yayımlanmasına yasak koydular ve kendisi de Kazakistan’a gönderilip hapishanede vefat etmiştir. Bununla beraber Ukrayna’da başta Türkoloji olmak üzere Doğu Bilimleri ortadan kaldırılmıştı. Sadece “Rudrave’li Arap Tarihçi Abu Saçi’nin XI. yüzyılda Kiev Rus Devletinin Hırıstiyanlığı Kabulüne Bir Bakış” başlıklı bir araştırmanın yazarı Arap asıllı T. Kezma, 50’li yıllarda Kiev Taras Şevçenko Üniversitesi Tarih Fakültesi’nde Arapça öğretmenliği yaptı.

II. Dünya savaşından sonra Harkiv Üniversitesi’nde, doğu bilimlerinin öğrenilmesini yeniden geliştirmeye çalışan Arapça uzmanı A.Kovalivskıy’ın doğu bilimleri uzmanı olarak çalışmasına izin vermediler.

Bundan biraz sonra yeni komünist darbesini de Kırım Tatar milleti hissetti. 50 yıl boyunca yurtdışında bulunmaları, bu milletin kültürünün gelişmesine engel oldu. Ancak, Ukrayna bağımsızlığını kazandıktan ve Kırım Tatarları yurtlarına döndükten sonra tam olmasa da kültürlerini geliştirme ve Türkçe öğrenme hakkına sahip çıktılar. Türk kültürünün merkezi, Simferopol Vernadskıy Üniversitesi ve Sanayi Enstitüsü Doğu Bilimleri Fakülteleri oldu.

Ukrayna’nın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması, Türkoloji’nin artık eksiksiz gelişeceğine dair iyimser tahminlerin çıkmasına sebep oldu. Fakat bunların sadece bir kısmının gerçekleşmesi nasip oldu. Ukrayna ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler çok yoğun olduğu için üniversite rektörleri, öğrencilerin bir kısmını paralı esasta okutmaya ve böylece okulların maddi durumlarını düzeltmeye karar verdiler.

Ukrayna’da Türkçe öğretmenlerinin yeterince bulunmaması, Odesa, İzmayıl, Harkiv, Dnipropetpovsk gibi şehirlerin üniversitelerinde, temel ilmi bilgileri vermeden sadece konuşma ve günlük Türkçe’yi öğretebilen öğretmenlerin ders vermesine yol açmıştı. Böyle okulların mezunlarının Türkçe’nin tarihi, Osmanlıca yapıtları ve Türk edebiyatı hakkında yok denecek kadar az bilgileri vardı.

Bugünlerde, Ukrayna’nın başkenti olan Kiev’de Türkçe, Kiev Taras Şevçenko Üniversitesi, Dil Bilim Üniversitesi, iki özel enstitü ve bir lisede öğreniliyor. Dil Bilim Üniversitesi’nde Türkoloji derslerinin öğretilme seviyesi gayet yüksektir. Bu da üniversitede Türk asıllı bir öğretmenin devamlı çalışmasından kaynaklanmaktadır. Maalesef, Osmanlıca ve edebiyat tarihinin öğretilmesi yetersizdir.

Kiev Taras Şevçenko Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 1990 yılında açıldı. O zamandan beri burada 11 Türkoloji uzmanı mastır yaptı. Üçü de doktora tezlerini savundular ya da savunmak üzereler. Bunların arasında: “Türkçe’de Dil Bilimi Terminolojisi” başlıklı bir tez yazan Volodimir Pidvoynıy, Türkçe Söz Dizimi konusunu araştıran Sergiy Sorokin, Balkanlardaki Türklerin Türkçesi üzerinde tezini hazırlayan İrına Drıga sayılabilir. Ömer Dermenci’nin “Türkçe ve Ukraynaca Öykünün Gelişmesi” adlı mastır tezi çok dikkat çekicidir.

Müsaadenizle kendim hakkında şunu söylemek isterim ki, ben Tiflis Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi’nde Prof. Dr. Sergi Cikia’nın danışmanlığı sayesinde eğitim alarak Türkçe ve Gürcüce öğrendim ve mezun olduktan sonra 1969-72 yıllarında Moskova’da Prof. Dr.Nikolay Baskakov’un yardımıyla “Eski Ukraynaca’da Türkçe Söz ve Terimlerin Kullanılması” konusunda doktora tezi olarak araştırmalar yaptım. Maalesef 1972 yılında Ukrayna’ya döndükten sonra 20 sene süresince Türkolog olarak çalışmam mümkün olmadı, çünkü Sovyetler döneminde Türkoloji biliminin öğrenilmesi ve geliştirilmesi kesin yasaktı. Yalnız 1995 yılında ben doktora tezimi savundum ve Bağımsız Ukrayna’da Türkoloji’nin gelişmesi konsepsiyonlarını hazırlamaya başladım. Buna göre Türkoloji’nin filoloji, tarih, ekonomi ve temel bilgi olmak üzere üç yönde gelişmesi ve değişik Türk dillerinin öğretilmesi öngörülmektedir (Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan Türkçesi). Maalesef bu projelerin Ukrayna’da şu an tam olarak gerçekleştirilmesi kaliteli personelin yetmemesi nedeniyle büyük bir sorun olmaktadır. Bugün anılan konsepsiyonlardan yalnızca Türk edebiyatının gelişmesinden bahsolunabilir.

Dolayısıyla Türkoloji biliminin iyi geliştirilmesi için ana bilim dallarında eğitim programlarına uygun olarak genellikle aşağıdaki bilim dallarının öğretilmesi şarttır:

-Pratik Türkçe Kursu – 1400 saat (5 yıl süresince);

-Türkçe Dil Bilgisi – 50 saat;

-Türk Edebiyatı Tarihi - 400 saat;

-Tarih, Coğrafya ve Milli  Kültür – 140 saat;

-Din ve Felsefe – 100 saat;

-Türkçe’nin Özellikleri – 90 saat;

-Türkçe’nin Öğretilmesi Metodolojisi;

-Türkçe-Ukraynaca Çeviri Dersleri – 300 saat;

-Türkçe Leksikoloji – 100 saat.

Bunlardan başka öğrencilere özel kurslar olarak şiir ve güzel sanat eserleri, Türk edebiyatında çeşitli tarzlar ve Türk dili etimoloji araştırmaları dersleri de yapılmalıdır.

Şunu söylemek gerekiyor ki fakültemizde Özbek Dili ve Edebiyatı, Türkçe’yle beraber ise Azerbaycan Dili ve Edebiyatı da bir Türk kültürü olarak öğrenilmektedir.

Bu önemli programın gerçekleşmesi için Ukrayna’da ihtiyaç duyduğumuz ders kitaplarının yazılması gerekiyor.

1999 yılında benim istenilen yabancı dil öğrenilmesi metodolojisine uygun olarak yazdığım “Türk dili ve grameri” kitabı basılmıştı. Bu kitabın ikinci kısmı ise Türk Edebiyatçılarının metodolojisine uygun olarak Türkçe olarak yazılmıştır.

İkinci bir ders kitabı olan “Türk Edebiyatı Tarihi”ni yazarken bir takım zorluklar ortaya çıktı. Bunun nedenlerinden biri Türkoloji konusunda bilim kitaplarının yetersiz olmasıdır, çünkü Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra konuyla ilgili Türkiye’de, Avusturya’da, Almanya’da, Polonya’da, İngiltere’de, Fransa’da, ABD’de basılmış kitaplar Moskova ve Petersburg kütüphanelerinde bulunmaktadır. Ukrayna’nın kütüphanelerinde ise 1992 yılında bir tane de olsun konuyla ilgili kitap yok idi.

Şunu da söyleyelim ki, T.C. Ukrayna Büyükelçiliği’nin yardımı ve Türkoloji kürsüsünün öğretim görevlilerinin gayreti sayesinde gereken önemli kitapların birazını da olsa toplayabildik ve sonuçta “Türk Edebiyatı Tarihi” kitabının tam olarak bastırılmasını temin edebildik. Bu kitapta yazar özellikle Osmanlı-Divan Edebiyatından örnekler vermektedir. Dolayısıyla bu ders kitabı Türk Edebiyatı Tarihi ve Osmanlıca derslerin yapılmasında çok faydalıdır.

Şimdi ana bilim dalımız üyeleri olan öğretmenler Osmanlıca ders kitabının yazılmasıyla ilgili araştırmalar yapıyorlar.

Şunu da söyleyelim ki, biz Kırım Türkçesinin de gelişmesine çok önem veriyoruz, dolayısıyla ana bilim dalımızda Kırım Türklerinden olan dört kişi doktora yapmak üzere kendi dilleriyle ilgili araştırmalar yapmakla beraber Özbekçe dersleri de veriyorlar. Fakültemizde Azerbaycanlı öğretmenler de vardır. Onlardan birisi, Doç. Dr. Ferhad Turanlı Osmanlı dönemi ile ilgili konularda bir dizi tarihi eserle tanınmaktadır.

Böylelikle, Ukrayna’da Türkoloji temel bilgiler merkezi olarak Kiev Taras Şevçenko Milli Üniversitesi’nin Türkoloji Ana Bilim Dalını örnek olarak gösterebiliriz. Bizim ana bilim dalımızın faaliyetleri özellikle Türkçe derslerinin yapılması, aynı zamanda Türkoloji bilimini geliştirerek, dilcilik, edebiyat, tarih konularında çeşitli ders kitaplarının, monografilerin ve makalelerin yazılıp basılmasını temin ediyoruz.

Şunu da dikkatinize sunalım ki, Ukrayna’da Türkoloji zorluklara rağmen gelişmektedir ve onu ilk önce geliştiren bir kısım da Türkiye’de eğitim almış bilim adamlarıdır. Dolayısıyla birkaç sene sonra Ukrayna Türkolojisi ciddi bir kurum olarak kendisini  gösterecektir.

 Kiev Taras Şevçenko Milli Üniversitesi - Prof.Dr. Hryhoriy KHALYMONENKO

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...