Yabancılara Türkçe kelime öğretiminde market broşürlerinden yararlanma

Son yıllarda hem yurt içinde hem de yurt dışında Türkçe öğrenmek isteyen yabancıların sayısı artmaktadır. Bu durum söz konusu alandaki çalışmaların da çoğalmasını sağlamıştır. Dil öğretiminde üzerinde durulan konuların başında "kelime öğretimi" gelmektedir. Sahip olunan söz varlığı hedef dildeki anlama ve anlatma becerilerini etkili bir şekilde kullanmayı doğrudan etkilemektedir. Bu yüzden yabancılara Türkçe öğretirken kelime konusu üzerinde hassasiyetle durmak gerekir. Bir dile ait kelimeler hedef kitleye öğretilirken çeşitli materyaller kullanılabilir. Bu kapsamda yararlanılabilecek materyallerden biri de market broşürleridir. Bu materyaller, günlük hayatın içinden alınmış, gerçek örnekler olduğu için öğrencinin dikkat ve motivasyonunu artırmaktadır. Market broşürleri, özellikle temel seviyedeki (A1 ve A2) öğrencilere, günlük temel ihtiyaçlarını giderme konusunda uygulama imkânı da sunmaktadır. Bu çalışmada dil öğretiminde kelime kazanımının önemi üzerinde durulmuş ve bu kapsamda market broşürlerinden nasıl yararlanılabileceği ele alınmıştır. Öğretmene ve öğrencilere sunduğu imkânlar göz önüne alındığında market broşürlerinin, yabancılara Türkçe öğretirken derslerde kullanılan materyaller arasında yer alması gerektiği düşünülmektedir.

1. Giriş

 

İnsanlar arasında iletişimi sağlayan en temel araç olan dil, temel dil becerileri olarak adlandırılan dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinden oluşur. Kişinin bu becerileri kullanma düzeyi, sahip olduğu söz varlığı ile doğrudan ilişkilidir. Söz varlığını oluşturan unsurlar arasında kelime, deyim, kalıp söz gibi yapılar bulunmakla birlikte (Aksan, 1982) bunlardan kelime, en temel unsur olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte deyim ve kalıp sözler de çeşitli anlam bağları kuran kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaktadır.

Kelimeler bir dilin yapı taşlarıdır. En basit bir istekten karmaşık yapıdaki duygu ve düşünceler kelimeler yardımıyla anlatılır. Bu yüzden kelime öğretimi, dil öğretiminin temeli sayılır.

Hem ana dili hem de yabancı dil öğretiminde kelime hazinesini geliştirmeye yönelik çalışmalar düzenli olarak ele alınır. Bu husus öğretim programlarında da üzerinde özellikle durulan konulardan biridir. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda "Öğrencilerin okuduğu, dinlediği ve izlediğinden hareketle, söz varlığını zenginleştirerek dil zevki ve bilincine ulaşmaları; duygu, düşünce ve hayal dünyalarını geliştirmeleri amaçlanmaktadır." (MEB, 2006, s. 4) denilmektedir. Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni'nin "Genel Dil Düzeyleri" başlığı altında yer alan ifadelere şunlar örnek olarak verilebilir:

"Kişisel ayrıntılar ve somut gereksinimlerle ilgili çok basit bir temel ifade dizisine sahiptir." (A1 Seviyesi),

"Günlük rutin, istek ve gereksinimleri gidermek için kısa, günlük ifadeler üretebilir." (A2 Seviyesi)

Aynı Metnin "Sözcük Düzeyleri" başlığı altında da "Belirli somut durumlar için tek sözcük ve söz öbeklerinden oluşan temel sözcük bilgisine sahiptir.", "Basit günlük gereksinimler için yeterli sözcük dağarcığına sahiptir." ifadeleri yer almaktadır (MEB, 2009, s. 112, 114). Bütün bu hususlar dil öğretiminde kelime konusunun, çalışmaların başından itibaren göz önünde bulundurulan önemli başlıklardan biri olduğunu ortaya koymaktadır.

Diğer taraftan Türkiye'de ve dünyada Türkçe öğrenmek isteyen yabancıların sayısı gittikçe artmaktadır. 2005'te, yurt içinde ve dışında Türkçe öğreten merkez sayısı 57 ülkede 223 olarak tespit edilmişken (Dolunay, 2005, s. 267), son yıllarda dünyanın çeşitli ülkelerinde açılan Türk Kültür Merkezleri ile üniversitelerimiz bünyesinde kurulan Türkçe Öğretim Merkezleri dikkate alındığında bu sayının çok üstüne çıkıldığı söylenebilir. Bu durum, yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili çalışmaların artmasını sağlamıştır. Yapılan çalışmalarda materyal konusunun da farklı açılardan ele alındığı görülmektedir. Bu çalışmada yabancılara Türkçe kelime öğretiminde kullanılabilecek farklı bir araç olarak değerlendirilen market broşürleri üzerinde durulmuştur.

  1. Yöntem
  2. Kelime öğretimi
  3. İletişim temelli dil öğretimi

Derleme niteliğinde olan bu çalışmada öncelikle, dil öğretiminde kelime konusu ele alınmış, kelime öğretiminde göz önünde bulundurulması gereken hususlar üzerinde durulmuştur. Ardından yabancılara Türkçe kelime öğretiminde, otantik bir materyal olarak değerlendirilebilecek market broşürlerinin hangi amaçlar doğrultusunda kullanılabileceğiyle ilgili örnekler verilmiştir. Çalışma kapsamında ele alınan broşürler, market zincirine sahip yedi büyük market tarafından 10-15 günlük periyotlar hâlinde yayımlanan broşürlerden oluşmaktadır. Söz konusu broşürlerdeki ürünler sınıflandırılmış, özellikle A1 ve A2 seviyesindeki yabancı öğrencilere, broşürlerden hareketle hangi kelimelerin nasıl öğretilebileceği belirtilmiş ve yapılabilecek çalışmalar örneklendirilmiştir.

Konu ne olursa olsun öğretim çalışmaları sırasında farklı duyu organlarına hitap etmenin öğrencilerin ilgisini ve dolayısıyla da başarıyı artırdığı bilinen bir gerçektir. Bu yüzden eğitim-öğretim faaliyetlerinde görsellerden yararlanmak ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Konuya kelime öğretimi açısından bakıldığında, çalışmalar sırasında öğrencilere resim veya fotoğrafların gösterilmesi; kelimenin sadece yazılması ve düz anlatım yoluyla üzerinde durulması şeklinde yapılan anlatıma göre çok daha etkilidir. Görsellerden yararlanma aynı zamanda bir somutlaştırma çalışması anlamına da gelir ki bu husus dil öğretiminin her basamağında, özellikle başlangıç (A1, A2) seviyesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Karakaş ve Karaca (2011) da öğretmenlerin dil öğretimini görsel açıdan desteklemek için çeşitli nesnelere ihtiyaç duyduklarını ve resimlerin dil öğretiminde en çok kullanılan materyaller arasında yer aldığını ifade etmektedirler.

Yeni öğretilen kelimelerin kalıcı olması, onların önce kısa süreli belleğe ardından da uzun süreli belleğe kaydedilmesiyle mümkündür. Bu süreçlerin oluşabilmesi için de bilginin dikkat çekici bir şekilde sunulması, günlük hayatla ilişkili ve yeterince yinelenmiş olması gerekir (Apaydın, 2007, s. 2).

Bundan dolayı, kelime öğretiminde göz önünde bulundurulması gereken hususların başında "dikkat çekicilik, günlük hayatla ilişkili olma, tekrar" gelmektedir.

"Kelime öğretimi ve kelime hazinesini geliştirme olayı yalnızca sözlüğe bakıp kelimelerin anlamlarını alıp cümleler yazma olayı değil"dir (Akyol, 1997, s. 46). Yabancılara Türkçe kelime öğretilirken özellikle ilk seviyelerde, öğrencilerin günlük hayattaki iletişim becerilerini kolaylaştırma ve geliştirmeye yönelik uygulamalar yapıldığında daha verimli sonuçlar alınacaktır.

Diğer taraftan kelime öğretiminde çeşitli, anlamlı ve etkileşimli öğrenme ortamları oluşturmak gerekir (Akyol, 2008). Bu şekilde yapılan çalışmalarda öğrencilerin dikkatlerinin daha canlı, gerçekleşen öğrenmenin daha kalıcı olacağı söylenebilir.

Kelime öğretiminde gerçek nesnelerden hareket etmek de yapılabilecek uygulamalar arasında yer alır (Uçgun, 2006, s. 224). Bu uygulama nesnelerin fotoğraflarını göstermek şeklinde hayata geçirilebilir. Bu çalışmada nesnelerin, ürünlerin çeşitli özellikleri (renk, şekil, fiyat vb.) üzerinde de durulabilir.

Bir dili öğrenenlerin hedef dili öğrenme amaçları çeşitlilik arz etse de her öğrencinin, öğrendiği dile, temel düzeyde iletişim kurabilecek kadar hâkim olması gerekir. Diğer bir ifadeyle hedef dilde dinleyerek ve okuyarak anlama, konuşarak ve yazarak da anlatma becerilerini kullanmak ve insanlarla temel düzeyde iletişim kurmak, bir dili öğrenen herkesin en temel amacı olmalıdır. Bu amaç doğrultusunda yeni öğrenilen kelimelerin de kullanıldığı kısa metinlerin, günlük hayatın içinden diyalogların oluşturulması ve bunlar üzerinde durulması kelime edinimi açısından gereklidir. İşte bunun için "Bir dili doğru konuşmak, doğru yazmak ve dinlediğini ya da okuduğunu doğru anlamak için, o dilin sözcüklerinin etkin bir kullanıcısı olmak önemli"dir (Altıkulaçoğlu, 2010, s. 39). Belirtilen nedenlerden dolayı dil öğretimi derslerinde kelime öğretimi, üzerinde önemle durulması gereken konuların başında gelir.

4. Kelime öğretimi ve bağlam

Dil öğretiminin temel kavramları arasında bağlam da yer alır. Vardar'a (2002) göre bağlam "bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü"dür. Dolayısıyla bağlam, anlam kurma sürecinde etkili olan bir unsurdur. Anlam kurma ise dil öğretimindeki başarıyı doğrudan etkiler. Bu yüzden yeni öğretilen kelimeler asla tek başına verilmemeli, bir bağlama, başlangıçta kısa bir cümleye yerleştirilmelidir. Böyle yapılmazsa kelimeler, yalıtılmış olur; yalıtılmış kelimeler de bir ses ya da sesler topluluğundan başka bir şey ifade etmez (Hameau, 1988, s. 302). Ayrıca "sürekli olarak bağlamsız belleme işlemlerine başvuran öğrenci, doygunluğa ulaşan belleği yüzünden başarısızlığa uğramaktadır" (Demircan, 1983, s. 148). Bu yüzden "Bir öğrenme konusunun anlamsal ağ ve bağlantılarla öğrenene sunulmasının onun kolayca anlamlı hale getirilebilmesinde etkili bir yol" (Budak, 2000, s. 23) olduğu bilinmektedir.

Yeni bir dil öğrenen öğrencilerin pek çoğu; yeni öğrendikleri kelimeler, kurallar vb. hakkında kendi geliştirdikleri, anlam ağ ve bağlantıları kurmayı içermeyen çeşitli çalışma şekilleri içerisine girer. Bu öğrenciler çoğu zaman istedikleri düzeyde başarılı olamazlar. Kelime veya kuralla ilgili bazı bilgiler zihinlerinde canlanır; ancak bu görüntü çoğu zaman bulanıktır. Bulanık, tam olarak hatırlanamayan bilgilerin sağlıklı bir şekilde kullanılması ise mümkün değildir. Bu bulanıklığı ortadan kaldırıp görüntüyü netleştirmenin en temel yolu öğrenilen konuyla ilgili anlam ağları kurmaktır. Bir dil öğretmeni, söz konusu anlamsal ağ ve bağlantıları kurma konusunda, vereceği örnekler ve yaptıracağı uygulamalarla öğrencilerine örnek olmalıdır. Görüldüğü gibi her öğrenmede olduğu gibi kelime öğrenmede de "bağlam", çalışmaları planlamada ve yararlanılacak kaynakları belirlemede önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günümüzde dil öğretimi ve öğreniminde üzerinde ağırlıklı olarak durulan konulardan biri de iletişimsel boyuttur. Çünkü iletişimsel yetenek, dille yakın ilişki içindedir (MEB, 2009, s. 110). Bir kişinin, öğrenmekte olduğu dille ilgili çeşitli bilgileri, çevresindeki insanlarla iletişim kurarken kullanması durumunda, o bilgiler daha kısa sürede öğrenilmiş ve söz konusu bilgilerin kalıcılığı sağlanmış olacaktır.

Yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili eğitim içeriği hazırlanırken ele alınacak başlıklar arasında "iletişime yönelik işlevci kalıplar, topluma hizmet veren toplu ve farklı iş yerleri ve kurumlarda karşılaşılan dil" de yer almalıdır. Bu kapsamda "süpermarket, lokanta, pastane vb." ortamlar oluşturularak farklı, gerçek yaşam sahneleri planlanabilir. Bunlara ek olarak öğretim ilkelerinden "yararlılık" kapsamında "günlük alınan gıda adları: ekmek, peynir, zeytin, çay, kahve, süt, tereyağ vb. gibi öğrencilerin kendileri ve yakın çevreleriyle ilgili olarak kullanabilecekleri sözcükler" iletişim amaçlı olarak kullanmaları için öğrencilere öncelikli olarak öğretilmelidir (Tosun, 2005, s. 24-26). Söz konusu kelimelerin öğretiminde yararlanılacak araçların seçimi ve kullanımı önem arz etmektedir.

Kelimelerin, sosyal kullanımlarına ve iletişim durumlarına uygun olarak ele alınması, hedef dilde kelime öğretirken önemlidir. Öğretilecek kelimeler öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli, yani ilgilerini çekmeli; kelimelerin yaygın ve sık olarak kullanılabilir olmasına özen gösterilmelidir. Kelimelerin kullanılabilir olması, gerçek yaşam ortamında kullanılmaları anlamına gelir (Figen, 2004, s. 122, 124). Bunu sağlamak için kelime ve bu kelimeleri öğretirken kullanılacak materyal seçiminde günlük hayatın içinden örnekler sınıfa getirilmelidir.

Öğrenmeyle ilgili kuramlardan olan bilgiyi işleme kuramına göre öğrenme bireysel olup bireyin yeni bir bilgiyi öğrenebilmesi için, öğrenme işine etkin olarak katılması, yani kendisine sunulan uyarıcıları seçmesi, bunları kendisi için anlamlı hâle getirmesi ve en uygun tepkiyi vermesi gerekir (Görgen, 1999, s. 57). Öğrenci bunları yaptığında dili iletişime yönelik olarak kullanmış olacaktır. Bu da onun hedef dili işlevsel olarak öğrenmeye başladığının işaretidir. Netice itibarıyla dil öğrenmede iletişim boyutu önemlidir. Dilin temel yapı taşı olan kelimelerin öğretiminde de bu husus gözden uzak tutulmamalıdır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...