Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Türkçe Bileşik Tümcelerin Özelliği Üzerine

Bilindiği gibi Türkçenin sözdizimin önemli bir özelliğini oluşturan ulaçların kullanışı tümce anlamı açısından da ilgi çekici nitelikler göstermekte, ulaç biçimbirimleri değişik işlevlerle birlikte çeşitli anlamları da yansıtmaktadır.

 Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler ana, temel tümcelere ilgi adıllarıyla değil, ortaç ve ulaçlarla bağlanmakta. Bu kuruluşta herhangi bir ilgi adılı ya da bir bağlaç kullanılmasına gereksinme duyulmadan temel tümce içine çeşitli yan tümceler yerleştirilmiş, üretken dönüşümlü dilbilgisindeki yerleştirme (embedding) gerçekleştirilmiştir. (Aksan; 2006; 173)

 Bilindiği gibi bağlantılı dillerin bir ad ya da eylem köküne değişik biçimbirimleri eklenir. Bu biçimbirimler her türlü türetme ve çekim işlemlerini gerçekleştirirler. Bu durumda Türkçede tümce anlambilimi açısından çekim eklerinin çok önemli işlevleri yerine getirilir. Batı dillerinde rastlandığı gibi, Arnavutçada da ikinci dereceden aktarmalar görülür. Bu aktarmalar bütün bir tümceyi bir başka düğüme aktarak ona bağlı bir işlev verir ve bileşik tümceler ortaya çıkıyor.

 Türkçede ise yan tümceler ana tümcelere ortaç ve ulaçlarla bağlanmaktadır. Örnek olarak –ıp, -ip, -up, -üp ve - arak, -erek biçimbirimlerle kurulan bileşik tümceler ele alalım.

 -ip ulaç biçimbirimin ilginç nitelikleri bulunduğu görülür. –ip biçimbirimi sıkça kullanılan zarf-fiil eklerinden biridir. Eklendiği fiili ikinci bir fiile bağlar. Bazen esas cümlenin yüklemine bazen de yan cümlenin yüklemine bağlanır. Eklendiği fiile iki anlam katar. Bağlaç yerine geçerek ‘ve’ bağlacı gibi kullanılabileceği gibi ‘arak’ anlamını katar. Bağlandığı fillin tarzını bildirebilir. Johanson’a göre bu ulaç ekinin her zaman bir birliktelik anlatığını vurgulamaktadır. Diğer dilcilere göre bu nitelikleri derinliğine incelerken bu öğenin neden-sonuç ilişkisi, koşul bağlantısı, ‘içinlik bağlantısı’ ve özelleştirme bağlantısı kurabildiğine değinmektedir.

 -erek, -arak ulaç biçimbirimine gelince iki fiili birbirine bağlarken yüklemin nasıl, ne tarzda yapıldığını açıklamaktadır. Yan tümceyi temel tümceye, iki önermeyi birbirine bağlayan bu biçimbirim aynı zamanda belirteç göreviyle üretken dönüşümsel dilbilgisindeki belirteçleştirmeyi sağlar. Bu unsurun iki kullanımı vardır. 1. Bağlama = iki ayrı eylem, genellikle eşzamanlı olarak birbirine bağlanır. 2. Belirteçleştirme = yan tümceyi temel tümcenin, ilk önermeyi ikinci önermenin belirteci durumuna getiren yaygın kullanımları. Bizim çalışmamızda özellikle bu unsurlarla yapılan bileşik tümcelerdir.

 –ip biçimbirimi -erek biçimbirimle bazı durumlarda eşdeğerli sayılabilir, fakat ianlam ayrımları ortaya çıkıyor. Her iki öğe ayrı ayrı kullanılmaktadır. Türkçede aynı kavram için birden çok gösterge bulunmamalıdır.

Bu bildirinin amacı bu tür yan tümceleri açıklamak ve ortaya çıkan sorunları ele almaktır. Özellikle Arnavutçadan Türkçeye çeviride, bu unsurlarla yapılan yan tümcelerin bütün anlam ayrımlarını incelemektedir.

Fiilimsiler dile anlatım gücü zenginliği ve kıvrak sağlamanın yanında anlatılmak isteneni kısa yoldan anlatma olanağı sağlayan, yan cümle kurabilen, bağlaçların yerine geçebilen dil bilgisel unsurlardır. Türkçe gramer kitaplarına bakıldığında fiilimsiler verilen adların birbirinden farklı olduğu ve eklerin farklılıkları gösterdiği görülür. (Bayraktari, 2004, s. 3)

 Türkçede fiilimsilerin özellikleri

 Genel olarak üçe ayrılan fiilimsiler, cümle içinde isim, sıfat, zarf gibi isim soylu sözcüklerin görev ve özelliklerini taşırlar. Bir bölümü ad gibi, bir bölümü ad ve sıfat gibi, bir bölümü de zarf gibi kullanılırlar. Örn. giriş kapısı, tanıdık yüzler, anlayarak okumak gibi

 Fiilimsiler; çoğu zaman bağlaç kullanmadan, anlatımı bölmeden yan cümle, böylelikle birleĢik ve giriĢik cümleler kurmayı sağlar. Bu daha çok zarf-fiil ve sıfat-fiillerle

 sağlanır. İsim-fiillerin ve sıfat-fillerin, ad tamlamasında yer alabilmek gibi adlara yaklaşan yönleri de vardır. İsimleşmiş sıfat-fiiller, isimler gibi isim tamlamalarında kullanılabilirler.

Ø Fiilimsiler değişik eklerle oluşmaları ve cümlede değişik görevler almalarından dolayı üçe ayrılırlar: isim-fiil, sıfat-fiil, ve zarf-fiiler.

Cümledeki görevler:

Ø Fiilimsi eki ile kurulmuş sözcükler, cümlede fiil özelliği göstermezler, isim-fiil eki almış sözcükler bir ismin üstlenebileceği her türlü görevi yapabilirler. İsim-fiil cümlede özne, nesne, tümleç ve ek fiil yardımıyla yüklem olabilirler; ayrıca isim tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olabilirler. Sıfat-fiil eki almış sözcükler cümlede sıfat gibi kullanılabilirler, adlaşarak isim gibi kullanılabilirler, bağlaçlara ihtiyaç kalmadan yan cümleler kurarak birleşik cümleler oluşturma görevini üstlenirler; ayrıca sıfat tamlamalarının sıfatı olarak da görev yapabilirler.

Ø Sıfat-zarf adlaşmamış biçimiyle öznenin, nesnenin ya da tümlecin niteliği belirtirler.

 Ø Zarf-fiil cümlede zarf tümleci yapma görevinde kullanırlar, yan cümle kurarak birleĢik cümle oluĢturabilirler, yardımcı fiiller ve ek fiil yardımıyla yüklem olarak da kullanılabilirler.

 Ø Zarf-fiil cümlede, ana cümlenin ya da yan cümlenin yükleminin belirtecisi durumunda kullanılırlar.

 Ø -(y)ıp ekiyle kurulan zarf-fiil cümlede bağlaç gibi görev yaparlar. Zarf-fiillerin bir diğer önemli görevleri yardımcı fiilerin önüne gelerek tezlik, yeterlilik, sürerlilik ve yaklaşma anlamı veren kurallı birleşik fiiller yapmaktadır. (s.6)

 Bilindiği gibi Türkçenin sözdizimin önemli bir özelliğini oluşturan ulaçların kullanışı tümce anlamı açısından da ilgi çekici nitelikler göstermekte, ulaç biçimbirimleri değişik işlevlerle birlikte çeşitli anlamları da yansıtmaktadır.

 Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler ana, temel tümcelere ilgi adıllarıyla değil, ortaç (participle) ve ulaçlarla (gerund) bağlanmakta.

 Bu kuruluşta herhangi bir ilgi adılı ya da bir bağlaç kullanılmasına gereksinme duyulmadan temel tümce içine çeşitli yan tümceler yerleştirilmiş, üretken dönüşümlü dilbilgisindeki yerleştirme (embedding) gerçekleştirilmiştir. (Aksan; 2006; 172-173)

 Bilindiği gibi bağlantılı dillerin bir ad ya da eylem köküne değişik biçimbirimleri eklenir. Bu biçimbirimler her türlü türetme ve çekim işlemlerini gerçekleştirirler. Bu durumda Türkçede tümce anlambilimi açısından çekim eklerinin çok önemli işlevleri yerine getirilir. Batı dillerinde rastlandığı gibi, Arnavutçada da ikinci dereceden aktarmalar görülür. Bu aktarmalar bütün bir tümceyi bir başka düğüme aktarak ona bağlı bir işlev verir ve bileşik tümceler ortaya çıkıyor.

 Türkçenin bir tümce anlambilimini etkileyen başlıca sözdizimi özelliklerinden biri bileşik tümcelerin kuruluş özelliği olan adlaştırma, sıfatlaştırma ve belirteçleştirmesidir. 

Başka tümcelerle de anlatılabilecek bir durum çok belirgin ve keskin bir anlatımla dile getirilir. Türkçenin bağlantılı bir dil oluşu, biçim öğelerine biçimbilimsel-anlambilimsel bir nitelik kazandırmakta, böyle tanımlanabilecek işlevler yüklemektedir. Bu bakımından Türkçenin tümce anlambilimini işlerken biçimbirimleri temel alarak incelemeliyiz. (Aksan 2006, 170)

 Türkçenin anlambilim açısından da önemli olan sözdizimi özelliği, bileĢik tümcelerde ve giriĢik tümcelerde kendini göstermektedir. Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler (değiĢik yargılar) ana temel tümcelere ilgi adıllarıyla değil, ortaç (participle) ve ulaç (gerund)larla bağlanmakta, böylelikle daha kısa yoldan, daha kıvrak bir anlatım sağlanmaktadır, (Aksan, 2006, 172)

 Bir tümce ele alınacaksa, buradaki anlatımın kısa yoldan gerçekleştiği görülecektir. Bunun yanında, değişik yargıların, önermelerin başka dillerde olduğu gibi bağlaçlar ve ilgi adıllarına gereksinme olmadan bir araya getirilmelerinin, bunlar arasındaki bağlantıyı daha da güçlendirdiğini söyleyebiliriz. (Aksan; 2006; 175)

 Türkçede ise yan tümceler ana tümcelere ortaç ve ulaçlarla bağlanmaktadır. Örnek olarak – ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek biçimbirimlerle kurulan bileşik tümceler ele alalım.

 Bunca bileşik tümceler arasında bu –ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ile kurulan bileşik tümcelerde duralım.

 Türkçede birleşik tümceyi kuran ögeler, yapı bakımından basit tümcelere benzemekle birlikte, tümceye özgü anlamlık ve titremlemelik bütünlüğe sahip değillerdir. Birleşik tümcelerde, yardımcı tümceler, basit tümcelerin ögeleri gibi çalışırlar. Yardımcı tümceler, asıl tümcelerin öznesi, nesnesi veya zarfı gibi görev yaparlar, (Karaağaç 2009, 198)

 Fiile dayalı sıfat-fiil ve isim-fiil gruplarında olduğu gibi bu grupta da yüklem görevi yapan zarf-fiilin anlamı, özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf adı verilen ögelerle tamamlanır. Yüklem olan zarf-fiil yargı bildirmez. (57) Zarf-fiil grubu, söz dizimi içinde zaman, tarz, sebep, şart, bağlama, karşılaştırma vb. işlevlerle zarf görevi yapar. (Karahan, 2008, 59) shembuj??

 Ilk -(y)ıp, -ip, -up, -üp ile oluşturan tümcelerin özelliklerine bir göz atalım:

 -ip ulaç biçimbirimin ilginç nitelikleri bulunduğu görülür. -ip biçimbirimi sıkça kullanılan zarf-fiil eklerinden biridir. Eklendiği fiili ikinci bir fiile bağlar. Bazen esas cümlenin yüklemine bazen de yan cümlenin yüklemine bağlanır. Eklendiği fiile iki anlam katar. Bağlaç yerine geçerek ‘ve’ bağlacı gibi kullanılabileceği gibi ‘arak’ anlamını katar. Bağlandığı fillin tarzını bildirebilir. Johanson’a göre bu ulaç ekinin her zaman bir birliktelik anlatığını vurgulamaktadır. Diğer dilcilere göre bu nitelikleri derinliğine incelerken bu öğenin neden-sonuç ilişkisi, koşul bağlantısı, ‘içinlik bağlantısı’ ve özelleştirme bağlantısı kurabildiğine değinmektedir.

 Dilcilere göre -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimi için şu tanımları yapılmıştır.

 Bileşik tümcelerde yan tümce tümüyle bir zarf hükmündedir ve ana tümce içinde bir zarfın alabileceği bütün işleyişleri alır.

 Söziçinde işleyişleri bakımından benzerlikleri sebebiyle zarf-fiil tümceleri türleri ve sınıflanmaları yönünden de bağlam tümcelerine benzerler. Anlamca ilişkilerine göre yan yana zarf-fiil tümceleri ve sınıflanmaları yönünden de bağlam tümcelerine benzerler. Anlamca ilişikilerine göre yan yana zarf-fiil tümceleri ve alt alta zarf-fiil tümceleri ayırdedilir. (Banguoğlu, 1990, 572)

Yan yana zarf-fiil tümce grubunda ulama tümceleri yer almaktadır. Bu tümcelerde iki yargıyı bağlam tümcesinde olduğu gibi aynı yönde oluş ve kılış beraberliği, veya sırasıyla birleştirilir. Genellikle -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiilleriyle yapılan bu iç tümce iki yargı arasında zaman ve tarz ilişkisi kurabilir. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiili ile yapılan bu bileşik tümcenin bazan ulamadan başka ilişkiler de kurduğu görülür. O zaman bunlar anlamlarına göre alt alta zarf-fiil tümcesi sayılabilirler -(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek zarf-fiilleri aynı anlamda kullanılır. Alt alta zarf-fiil tümcesinde hal tümcesi baş tümce anlatışının ne gibi bir hal içinde oluştuğunu belirten bir zarf-fiil tümcesiyle kurulmuş karmaşık tümceye zarf -fiil hal tümcesi adını veririz. -arak, -erek hal zarf-fiilleri ve -(y)ıp, -ip, -up, -üp ulama zarf-fiilleri birbirleri yerinde kullanılır. (Banguoğlu,

-(y)ıp, -ip, -up, -üp’lü zarf-fiil, bağlı bulunduğu esas fiildeki hareketten biraz önce gerçekleşmiş olan bir hareketi karşılar. Bu kullanış ile, şekilce, esas fiildeki kipin yerini dolduran bir (ikame) özelliği (gerundium) arka arkaya aynı şekil yapısındaki kiplerin tekrarını önlemek üzere, bir önceki fiilin çekim eki atılmış ve yerine -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil eki getirilmiştir. –-

(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiili daima kendinden sonraki fiile bağlıdır. Ondaki şahıs ve zaman kavramını kendi üzerine çeker. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiilin bağlı bulunduğu tümce parçasının öznesi ile asıl fiilin öznesi genellikle aynıdır. Seyrek hallerde, zarf-fiillin bağlı bulunduğu özne ile

esas fiilin öznesi farklı olur. Bu durum daha çok edilgen çatılı fiillerde ve araya başka bir zarf fiilin girmesi hallerinde görülür. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil esas fiile aynı zamanda yapılan bir hareketi de karşılar. Bu durumda -arak, -erek ekine eşdeğer bir işlev görür. (Korkmaz, 2003, 999-1000)

-(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ekleri bağlam işlevindedir.

Örn. Eve gidip güzel bir film seyretsek. Eve gitsek ve güzel bir film seyretsek.

Arkadaşım okula giderek bazı hocalarla görüştü. Arkadaşım okula gitti ve bazı hocalarla görüştü.

 Hint-Avrupa dil ailesi ana dili olan bir öğrenci için bağlaç ile kurulan tümcesi daha mantıklı ve daha kolaydır.

 Başka durumlarda -(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ekleri başka biçimbirimlerin yerine geçebilirler.

 Örn. Kendin gelip görünce anlayacaksın. Kendin gelince ve görünce anlayacaksın.

Konuyu bilip fark ettirmediğini tahmin ediyorum.

Konuyu bildiğini fakat fark ettirmediğini tahmin ediyorum.

 Bu tür tümceleri yabancı bir öğrenci Türkçeden ana diline çevirebilir fakat ana dilinden Türkçeye çevirmesinde zarf-fiil biçimbirimleri kullanmamaktadır.

-(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiilin oluşumuna bir göz atalım.

Esas fiildeki bir hareketin sürekli olarak veya art arda tekrarlanarak gerçekleşmesi -(y)ıp, - ip, -up, -üp zarf-fiilin arka arkaya tekrarlanması ile karşılanır. Bu tekrarlama iki şekilde olur. Ya aynı fiilden yapılmış zarf-fiilin arka arkaya tekrarı ile (bakıp bakıp), ya da eş ve zıt anlamlı iki zarf fiil art arda tekrarı ile (girip çıkıp)

 Bu tekrarlı kullanımlarda yalnız birinin -(y)ıp, -ip, -up, -üp ‘lu zarf-fiil, ötekinin asıl fiil olduğu yerler de vardır. Bu durumlarda zarf-fiil aynı zamanda esas fiildeki çekim biçimini de karşılamaktadır. (Korkmaz, 2003, 1002)

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiil ile bağlı bulunduğu esas fiil arasındaki hareket ve zaman yakınlığı, bazen bunlara, -(y)a’lı tasvir fiilerinde olduğu gibi, eylemce kaynaşmış bir tasvir fiili niteliği kazandırır. Bu takdirde, birleşikteki asıl anlam öteki tasvir fiillerinde olduğu gibi zarf-fiile kayar ve yardımcı fiil yerindeki esas fiil, zarf-fiili tasvir eden bir nitelik kazanır. (628.2, 630, 2 s. 1002) Bu zarf-fiil kayar ve yardımcı fiil yerindeki esas fiil, zarf-fiil tasvir eden bir nitelik kazanır. (akıp gidiyor)

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiil, olumsuzluk bakımından da genellikle esas fiile bağlıdır. Tümcede olumlu ve olumsuzluk açısından şüphe ve karasızlık bildiren sürekli bir durum

 söz konusu olduğunda, olumlu zarf-fiili, aynı kök veya gövdeden yapılmış olumsuz bir fiil şekli izler. (bilip bilmediğini) (Korkmaz, 2003, s. 1003) Bu yapı zor yapılardan birisi olduğunu vurgulamaktayız.

Bu güzel havada herhalde evde oturup televizyon seyretmeyeceğiz.

 Bu güzel havada herhalde evde oturmayacağız   televizyon seyretmeyeceğiz.

 Fakat eğer ana tümcede fiil olumlu ise -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimlerin önünde olumsuz eki kullanılabilir.

 Bu güzel havada evde oturmayıp yürüyüşe çıkmalıyız.

Bu güzel havada evde oturmamalıyız yürüyüşe çıkmalıyız.

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiillerden sonra bir da bağlacı gelebilir. Zarf-fiilin anlamı güçlendirilir. Örn. Yemek yiyip de geldim.

Yemek yedim de geldim.

-(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil, bir başka zarf-fiil ile yan yana olunca, kendinden sonra gelen zarf-fiilin işlevini yüklenir. (Örn. durup dinlemeden)

 -erek, -arak ulaç biçimbirimine gelince iki fiili birbirine bağlarken yüklemin nasıl, ne tarzda yapıldığını açıklamaktadır. Yan tümceyi temel tümceye, iki önermeyi birbirine bağlayan bu biçimbirim aynı zamanda belirteç göreviyle üretken dönüşümsel dilbilgisindeki belirteçleştirmeyi sağlar. Bu unsurun iki kullanımı vardır. 1. Bağlama = iki ayrı eylem, genellikle eşzamanlı olarak birbirine bağlanır. 2. Belirteçleştirme = yan tümceyi temel tümcenin, ilk önermeyi ikinci önermenin belirteci durumuna getiren yaygın kullanımları.

 -arak, -erek ulaç biçimbirimi tümcedeki asıl fiilin gösterdiği hareketle aynı zamanda yapılan başka bir hareketi birdirir. Bu zarf-fiil birdirdiği hareketteki zaman kavramı ile teklik, çokluk kavramı bağlı

bulunduğu esas fiilden alır ve esas fiilin yapılış tarzını gösteren bir işlev yüklenir. Ekin bu işlevi genelleşmiş durumdadır.

 -arak, -erek kullanımları ve anlamları

 Ø Asıl fiilden biraz önce yapılan bir hareketi bildirir. Böylece iki hareket art arda ve birbirine bağlı olarak gerçekleşmiş olur. (Korkmaz, 2003, 995)

 Bu işlevdeki -arak, -erek eki genellikle cümledeki asıl fiile eş zamanlı olur. ‘ve’ bağlacı kullanılabilir. Esas fiilden biraz önce gerçekleşen bir harekete koşut durumdadır.

 Ø Cümle içinde aynı işlevde iki veya daha fazla zarf-fiil kullanılma durumundaki anlatımdaki tekrarı ve üsluptaki tekdüzenliği gidermek üzere, -arak, -erek yanında aynı değerdeki -arak, -erek zarf-fiil de kullanılabilir. ‘Korkmaz, 2003, 996)

Örn. Babaları arabaya atlayıp çarşıya inerek, çocuklarının ihtiyacı olan şeyleri alıp getirdi.

-arak, -erek zarf-fiil şahıs kavramını tümcedeki esas fiilden aldığı için, cümlenin öznesi her iki öğede de ortaktır. Pek nadir hallerde her iki öğenin öznesi farklı olabilir. (Korkmaz, 2003, 996)

*-arak, -erek = –mak suretiyle

Ayten her gün yürüyüş yaparak kilo verdi.

Ayten her gün yürüyüş yapamak suretiyle (bu sebepten dolayı) kilo verdi.

1. -arak, -erek ekli zarf-fiil tümcenin esas fiiline tarz bildirme iliĢkisi ile bağlanabilir. Yalnızca tarz bildirme işlevindeki bu zarf-fiil, genellikle tekrarlı –ya.. –ya zarf-fiilinin yerini tutar ve onunla kolayca yer değiştirebilir. (Korkmaz,2003, 997)

arak, -erek = –ya..   –ya

 Gençler koşarak içeri girdiler. Gençler koĢa koĢa içeri girdiler. Bu şekilde bazı ikilemeler oluşur.

 Genç kız ağlaya ağlaya hikayesini anlattı. Adam ite kaka öne geçmeye çalışıyordu.

 2. -arak zarf-fiil, bazen asıl fiil –dığı için, -dan dolayı anlamında bir sebep iliĢkisi ile de bağlanabilir.

 3. -ma olumsuzluk ekinden sonra gelen -arak, -erek eki, esas fiile –madan -meden –maksızın, meksizin zarf-fiillerinin yerini tutan bir olumsuzluk iliĢkisi ile bağlanır. (Korkmaz, 2003, 998)

 -arak, -erek eki belirli birkaç fiilde anlam kaymasına uğrayarak kalıplaşmış edat veya zarflar da oluşturmuştur.

 bakarak = (göre, nazaran)

 giderek = (yavaş yavaş, gittikçe, nihayet)

 olarak = (vasfı ile biçiminde açıklayıcı işlevi ile) Örn. Sana bu kitabı hediye olarak veriyorum.

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimi -arak, -erek biçimbirimle bazı durumlarda eşdeğerli sayılabilir, fakat birtakim anlam ayrımları ortaya çıkıyor. Her iki öğe ayrı ayrı kullanılmaktadır.

 Sonuç olarak bu bildirinin amacı bu tür yan tümceleri açıklamak ve ortaya çıkan sorunları ele almaktır. Özellikle Arnavutçadan Türkçeye çeviride, bu unsurlarla yapılan yan tümcelerin ya basit cümlelere ayrılır ya da bağlaçlar kullanarak çevirilir.

 Ana dilinde ikinci dereceden aktarmalar hakim oldukları için bu biçimbirimlerle kurulan bileşik tümceler kullanımlarda ve çeviride biraz zorluluklar göstermektedirler. Üstelik Türkçede biçimbirimlerin birden fazla anlamlarını aldıkları için yabancı öğrencilerinde doğru kullanımları her zaman görülmemektedir. Aslında ortaç ve ulaçlarla kurulan bileşik tümceler Türkçe biçimsel yapısına uygundur. Bu tümceleri konuşmalarda ana dili olmayanlar zorla kullanıyorlar. Çeviride ise özellikler ana dilinden Türkçeye bu tür bileşik tümceleri basit tümcelere ayırıyorlar. Bazı durumlarda bağlaçlarla çeviriyorlar.

III. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu (16-18 Aralık 2010 İzmir)

Xhemile ABDIU Ma.

Tiran Üniversitesi

 

Kaynaklar

  1. Adalı O. (2004). Türkiye Türkçesinde Biçimbirimler. Istanbul: TDK
  2. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhës shqipe I, Tiranë: ADSH
  3. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhës shqipe II, Tiranë: ADSH
  4. Akerson, F, Erkman (1991). Anlam-Çeviri-Karşılaştıra, İstanbul
  1. Aksan, D. (2006). Anlambilim, Anlambilim konuları ve Türkçenin Anlambilimi, Ankara
  2. Banguoğlu, T. (2000). Türkçenin Grameri. Ankara: TDK
  3. Deny, J. (2004). Türk Dili Gramerlerinin Temel Kuralları (Türkiye Türkçesi) Ankara TDK
  1. Göksel, Kerslake, 2005. Turkish: A Comprehensive Grammar, London, Neë York
  1. Karaağaç, G. (2009) Türkçenin Söz Dizimi, İstanbul
  1. Karahan, L. (2008). Türkçede Söz Dizimi. Ankara: TDK
  2. Kerslake,  C.  (1988).  Semantic   Differentiation  in  the   Copular   System  of   modern   Turkish:

Studies on Turkish Linguistics, Ankara

  1. Kıran, Z., Kıran, A. (2001) Dilbilime giri.ş Ankara:
  2. Korkmaz, Z. (2003). Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). A

5

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...