Yabancı Öğrencilerin Türkçe Öğrenirken Karşılaştıkları Güçlükler ve Yaptıkları Yanlışlıklar

        İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Okulunun Türkçe Bölümünde dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yabancılara özel bir program çerçeve­sinde Türkçe dersleri verilmektedir. Bu dersler bir öğretim yılında iki dönem olarak düzenlenir: kış dönemi. Kasım-aralık-ocak ve mart-nisan-mayıs olmak üzere iki aşamalıdır; yaz dönemi ise temmuz-ağustos-eylül aylarını kapsar. Ders izlencesinde Türkçe öğretiminin yanı sıra film gösterimi, Türk müziğini tanıtma, kimi turistik ve tarihi yerlere geziler, Türk basını, Türk mutfağı, Türk gelenek ve görenekleri gibi kültür ve sanat etkinlik­lerine de yer verilmektedir.

     Derslere katılan yabancıların Türkçe öğrenmekteki amaçları oldukça çeşitlilik göstermektedir. Kimi yabancı, özellikle İranlı, Iraklı, Suriyeli, Ürdünlü öğrenciler Türk üniversitelerinden birinde öğrenim yapmak istemektedirler. Bu öğrenciler için özel olarak yapılan üniversite giriş sına­vında, Türkçe metinleri anlama ve soruları doğru yanıtlama becerisi de aranır. Bu yüzden Türk üniversitelerinde okuyacak olan yabancı öğrenciler, genellikle iki, kimi zaman da üç yarıyıl Türkçe dersi görmektedir. Kimi yabancı üniversitelerin Türklükbilim (Türkoloji) ve Doğubilim (Şarkiyat) bölümü Öğrencileri de, özellikle yaz dönemi derslerine büyüklü küçüklü gruplar halinde katılmaktadırlar. Özellikle son birkaç yıldan beri kimi Avrupa devletleri, ülkelerinde çalışan Türk işçilerinin ve ailelerinin sorun­larına çözümler bulmak amacıyla uzmanlarım Türkiye'ye gönderip Türkçe öğrenmelerine olanak tanımaktadırlar. Bu arada Türkiye'ye geçici ya da sürekli olarak yerleşen kimi yabancıların da Türkçe Bölümündeki dersleri izledikleri görülmektedir.

Genel olarak bir yabancı dili öğrenirken birtakım güçlüklerle karşı­laşılmakta ve yanlışlıklar yapılmaktadır. Biz bu yazıda gerek kendi deney­lerimize, gerek öğrencilerimizin ilettikleri notlara dayanarak yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaştıkları güçlüklerden yalnızca ekler ve cümleler ile ilgili olanlarını ele alıp inceleyeceğiz ve onlara bu güçlükleri ve yanlış­lıklarını düzeltme sürecinde gösterilen yollar üzerinde duracağız.

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Türkçe öğrenmek 25 yıl önce başladım." "Türkçe öğrenmeye 25 yıl önce başladım."
"Ben en çok ilkbahar severim." "Ben en çok ilkbaharı severim."
"Bakkal beni peynir sattı." "Bakkal bana peynir sattı."

ii. Yüklemlerdeki kişi kavramı veren ekler unutulmaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Onun için ben bazen konuşmaktan utanıyor." "Onun için ben bazen konuşmaktan utanıyorum."
"Siz niçin derslere vaktinde gelmiyor?" "Siz niçin derslere vaktinde gelmiyorsunuz?"

iii. Ad tamlamaları (belirtili, belirtisiz), sıfat tamlamaları ve karma tamlamalarda hangi eklerin tamlayana, hangi eklerin tamlanana getirileceği konusunda kararsızlığa düşülmektedir:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Ben kitabım..." "Benim  kitabım..."
"Onu kardeşi..." "Onun kardeşi..."
"Okula gelmesinin sağlayacak yararlarını..." "Okula gelmesinin sağlayacağı yararları..."

iv. Ulaç (bağ fiil), eylemlik (isim fiil), ortaç (sıfatf iil) eklerini yerli yerinde kullanmada her zaman başarılı olunamamaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Yolda gelince arkadaşımı gördüm." "Yolda gelirken arkadaşımı gördüm."
"Göndermiş mektubu aldım." "Gönderdiği  (ya da göndermiş olduğu) mektubu aldım."
"Bana gelmesini duydum." "Bana geldiğini  (ya da geleceğini) duydum."

v. Yapım ve çekim eklerinin işlevlerini tam olarak bilememekten ileri gelen yanlışlıklar yapılmaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Bence en güçlük şey, Türkçe ekleridir." "Bence en güç şey Türkçe eklerdir."
"Vakit kaybetmeyi kötüdür." "Vakit kaybetmek kötüdür."

Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla hazırlanan ders kitaplarında ekler genellikle dil bilgisel düzenleme içinde anlatılmaktadır. Sözgelimi "addan ad türeten ekler", "eylem çekim ekleri", "eylemsi ekleri" gibi. Bu düzeni izlemenin yararsız olduğunu ileri sürecek değiliz; ancak ekler başka yollar, yöntemler izlenerek de öğretilebilir. Söz gelimi Türkçedeki eklerin İngilizce, Fransızca, Almanca öğretiminde olduğu gibi anlambilimsel, kavrambilimsel açıdan sınıflandırması yapılıp öğretimde kullanılması daha gerçekçi bir yaklaşım değeri taşımaktadır. Şöyle ki:

a. Ad soylu sözcüklere ya da eylemlere "yapan kişi" kavramı veren ekler:

-ar: yaz-ar / -cı: düğme-ci / -ıcı: dinle-y-ici / -man: okut-man...

b. Genellikle eylem türü sözcüklerden olay, olgu, durum kavramı taşıyan yeni sözcükler türeten ekler:

-ç: sevin-ç / -ı: kaz-ı / -ki: bas-kı / -m: öl-ü-m / -ma: tut-ma / -mak: yaşa-mak / -n: yay-ı-n...

c.  Yer kavramı bildiren ekler:-ak: barın-ak / -amaç: dön-emeç / -ca: kaplı-ca / -la: kıs-la / -lık: kitap-lık / -t: geç-i-t...

ç. Zaman kavramı veren ekler:

-acak: gel-ecek (istikbal) / -em: dön-em / -düz: gün-düz / -leyin: sabah-leyin / -miş: geç-miş (mazi) / -n: yaz-ı-n

d. Araç kavramı anlatan ekler:

-acak: aç-acak / -aç: say-aç / -ak: kay-ak / -al: çat-al / -cak: salın-cak / -ç: ara-ç / -gı: sil-gi / -gıç: patlan-gıç / -lık: göz-lük / -mak: çak-mak / -sak: susak gibi.

Bundan başka, eklerin öğretilmesi sürecinde değişik biçimlerde alış­tırmaların da önemini vurgulamak gerekir:

Boş bırakılan yerlere uygun ekleri yazma, yanlış kullanılan ekleri bulup yerlerine doğrularını yazma, adı ve işlevi belirtilen eklerden yeni sözcükler türetme, cümledeki kimi eklerin cümlenin anlamını bozmadan hangi eklerle yer değiştirebileceğini bulma... türlerinde yapılacak alıştırmalar, uygulamalar, yabancıların Türkçeyi daha yanlışsız konuşmalarına ve yazmalarına olanak sağlayacaktır. Bu arada özellikle üzerinde durulması gereken bir konu da "hangi eylemlerin cümle içinde hangi ad durumu ya da eylemsi (fiilimsi) ekiyle bir tümlece bağlan­dıkları" konusudur. Çünkü pek çok yabancı öğrenci "bana/beni baktı", "bana/beni gördü" ya da "eve gelince/gelirken/geldiği zaman/gelir gelmez uğradım" türündeki cümlelerde tümleçlerin niçin -e, -i ya da -ince, -ken, -diği (zaman), -irj-mez eklerini aldığını sık sık sormaktadırlar.

II. Cümleler: Yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaştıkları bir başka güçlük de, cümle kurarken yaptıkları yanlışlıklardan ileri gelen iletişimsiz­liktir. Bu türden güçlükler ve yapılan yanlışlıklar da şöyle sıralanabilir:

i. Cümleyi oluşturan öğeler (özne-tümleç-yüklem) kimi zaman gerekli yerlere yerleştirilememektedir.

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Dünyamızda çok insan vakti seven var." "Dünyamızda vakti seven çok insan var."
"Bazı insanlar bilmezler nasıl vakitlerini geçtirir." "Bazı insanlar vakitlerini nasıl geçireceklerini bilmezler."
"ise bir insan, vakiti kullanmayı,  vakit geçti ve hiçbir şey yapmadı." "Bir insan vaktini kullanmayı" bilmiyorsa, vakit çabuk geçer ve o hiçbir şey yapamaz."

ii. Yapım ve çekim eklerinin unutulmasından ya da yanlış yerlerde kullanılmasından ileri gelen yanlışlıklar göze çarpmaktadır. ("Ekler" bö­lümünde açıklandığı gibi.)

iii. Ad ve sıfat tamlamaları cümle içinde yerli yerine oturtulamamaktadır.

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Kitap okumuş bu akşam değerlendirecek." "Bu akşamı kitap  okuyarak değerlendireceğim."
"Hangi Türkçe sınavı günde yapılacak bilmiyormuş." "Türkçe sınavının hangi gün yapılacağını bilmiyormuş."

iv. Cümle girişlerinde "ne var ki, demek ki, gel gelelim"... gibi kimi kalıp sözlerin ve "fakat, çünkü, lakin" gibi ilgeçlerin kullanılmasında yanlışlıklar yapılmaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Bu akşam sizi ziyaret etmek istiyoruz. Demek ki, bize hiç kimse gelecek." "Bu akşam sizi ziyaret etmek istiyoruz. Çünkü bize hiç kimse gelmeyecek."

v. Girişik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle, içcümle gibi karmaşık cümlelerin kurulmasında sözdizimi ve anlam yanlışlıkları yapılmaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Öyleyse eğer biz bütün bu süregelen moda değişikliklerine uyacak olursak, hem kendi gardorobumuzu hayli değiştirmeye zorunda kalırız, hem de başkalarınan alındıracak kadar gideriz." "Öyleyse eğer biz bütün bu süregelen moda değişikliklerine uyacak olursak, hem kendi gardırobumuzu haylideğiştirmek zorunda kalırız, hem de başkalarının alınmasına yol açarız."
Bir cümlede, hatta tek bir kelimede iyi eklerin seçmesi,ekin uygun hiç unutması benim için zordurdur." "Bir cümlede, hatta tek bir kelimede eklerin seçilmesi ve hiçbir ekin unutulmaması benim için şimdilik mümkün değildir."

yi. Cümlenin kuruluşu sırasında kimi zaman yüklemin çatısı yanlış seçilmektedir:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Hava alanında arkadaşı ile kucakladı." "Hava alanında arkadaşı ile kucaklaştı."
"Türkiye'de taşıtlar yolundan sağından gidilir." "Türkiye'de taşıtlar yolun sağından gider."

vii. Olay, durum, anı, gözlem anlatılırken, kimi zaman kip ekleri yanlış kullanılmaktadır:

Öğrencinin yanlış cümlesi Öğrencinin doğru cümlesi
"Dün terminale gittim. Memleketime gitti için bilet alıyorum." "Dün terminale gittim. Memleketime gitmek için bilet almak istedim. Bilet kalmadığını söylediler..."

Cümle yanlışlarını, güçlüklerini en aza indirebilmek için de pek çok yazılı ve sözlü alıştırma yapmak, yaptırmak gerekmektedir. Bu alıştırma­lar da şu türlerde olabilir :

Çeşitli ortam ve bağlamlarda kullanılabilecek türden cümle kurma çalışmaları, sözdizimsel yapısı bozuk olan cümlelerin düzeltilmesi, sözdizimsel yapısı doğru, fakat anlam yönünden yanlış cümle­lerin düzgün cümleler durumuna getirilmesi, Türkçede kullanılan bütün cümle türlerinde sözlü ve yazılı çalışmalar yapılması, sözdizimsel yapısı zor, karmaşık olan cümlelerin çözümlenerek açıklanması, yeni öğeler ekleyerek ya da var olan öğeleri genişleterek geniş kapsamlı cümle kurma çalışmalarının denenmesi, eksik cümlelerin uygun cümle öğeleriyle tamamlanması, bir cümleyi olanaklar içinde çeşitli çatılarda yeniden kurma çalışmaları yapılması (Bu arada cümlenin yapısında ne gibi değişiklikler ortaya çıktığı daha iyi anlatılabilir.)

Bir paragraftık metinde, boş bırakılan yerlere anlam bakı­mından uygun kalıp sözlerin ya da cümle girişlerinin yerleş­tirilmesi,

* Bir olguyu değişik sözcüklerle ve değişik cümle türlerinde an­latma çalışmalarının yapılması (sözgelimi: Dünhava yağışlıydı I Dün yağmur yağdı / Dün hava yağışlı geçti... gibi.)

* Bağımsız sözcüklerden anlamlı ve değişik yapıda cümleler kurma çalışmalarının denenmesi,

* Bir paragrafın birbirine bağlanış sıraları değiştirilmiş cümle­lerinden anlam göz önünde bulundurularak paragrafın anlamlı bütününün yeniden oluşturulması...

Yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaştıkları güçlükler ve yaptık­ları yanlışlıklar yalnızca ekler ve cümlelerle sınırlı değildir; yazım (imla), noktalama ve sesletim (söyleyiş, vurgulama, tonlama) konularındaki güç­lükleri ve yanlışları da dikkat çekici ölçüdedir. Bütün bunların bilinmesi Türkçe Öğretim izlencesinin hazırlanmasında küçümsenemeyecek birtakım kolaylıklar sağlayacağı gibi, öğretim sürecinde de verimli sonuçlar doğu­rabilir.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...