Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Öğretmen Yeterliklerine İlişkin Görüşler

       Günümüzde yabancı dil öğretimi ve öğreniminin önemi artmış, ülkeler kendi dillerini yabancı dil olarak dünyaya öğretme yarışına katılmıştır. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğretmenlerin mesleğini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmeleri için gerekli görülen yeterlik alanları, yeterlik ve performans göstergelerine ilişkin görüşler değerlendirilmiştir. Çalışmada, veri toplama amaçlı belge taramaları sonrasında yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda uygun olanlar, yeterlik ve performans göstergesine dönüştürülmüştür. Elde edilen veriler MEB Öğretmen Yeterlikleri referans alınarak; A. Mesleki Bilgi, B. Mesleki Beceri ve C. Mesleki Tutum ve Değerler başlıkları altında toplanmıştır. Daha sonra alan taramaları ve görüşmelerden elde edilen verilerden oluşturulan taslak yeterlik ve performans göstergeleri 5'li likert tipi anket formuna dönüştürülmüştür. Düzenlenen anket, yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenler ve bu konuda çalışmaları olan öğretim üyelerine uygulanmıştır. Uygulanan anketle öğretmen ve öğretim üyelerine görüşleri sorulmuştur. Sonuçlara göre Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri maddelerini çok önemli bulan öğretmen ve öğretim üyelerinin oranı %65,3, önemli bulanların oranı %32,0, orta derecede önemli bulanların oranı ise %2,7 olarak belirlenmiştir. Uygulanan ankette önemsiz veya hiç önemli değil seçeneklerini işaretleyen katılımcı bulunmamaktadır. Çalışmaya, sonuçlar ve tartışma bölümüyle son verilmiştir.

1. GİRİŞ

Hızla küreselleşen günümüz dünyasında ülkelerin kendi kaynak ve sınırları ile tek başlarına var olmaları  artık mümkün görünmemekte,  bu nedenle  devletler ekonomiktopluluklarla bütünleşme eğilimi göstermektedirler. Eğitim sistemleri bu süreçten etkilenmiş ve dil öğretimi alanları üzerindeki çalışmalar hızlanırken özellikle konuşulan ana dilin yabancı bir dil olarak öğretilmesi konusu önem kazanmıştır. Değişen dengeler süreci, Türkiye'nin de kendi dilini öğretip kültürünü tanıtmasını her zamankinden daha gerekli kılmaktadır.

Yabancı dil kavramının ortaya çıkış zamanı ile ilgili kesin bilgiler bulunmamaktadır ancak toplumların iletişime geçmesi ile yabancı dil öğrenimine ihtiyaç duyulduğu tahmin edilmektedir. Yazının bulunması dönemine varana kadar dil ve yabancı dil öğretiminin sözel gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Yabancı dil öğrenme ihtiyacının ortaya çıkması ile dil konusundaki çalışmalar boyut değiştirerek yabancı dil öğretimi alanını da kapsamıştır.

Dil, iletişim kurmayı sağlayan en önemli araçtır. İnsanı, insan yapan en farklı özelliklerinden birisi düşünebilme ve düşündükleri, duyguları, hayalleri ve izlenimlerini diğerlerine ifade edebilme yetisidir. Dilin diğer önemli işlevi ise düşünmeyi ve değerlendirmeyi sağlama boyutudur. Yabancı dil öğrenen kişi de o dili bir iletişim aracı olarak öğrenirken aynı zamanda o dilin taşıdığı düşünce değerler dizgesini de öğrenir (Dilidüzgün, 1995). Bir ulusu tam olarak tanımak ve anlayabilmek için onun dilini de bilmek gerekir (Dilâçar, 1978). Her dil kendine has bir kültürel yapı, bir dünya görüşü içerir. Türkçenin yabancılara öğretilmesi bir nevi gönüllü kültür elçilerinin yetişmesi ve değişen dünya şartlarında varlığını koruması adına büyük önem taşımaktadır.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin dünyanın pek çok bölgesinde ve yurt içinde değişik kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. Konu ile ilgili eşgüdüm ve iş birliğiyle oluşturulmuş bir devlet politikası uygulanmadığından dolayı bugüne kadar alana özgü temel ilke ve çerçeveler oluşturulamamıştır. Türkçenin yanı sıra Türk tarihi, kültürü, değerler sistemi hatta Türk mitolojisi konularında gerekli ve yeterli bilgi birikimine, geniş bir dünya görüşüne ve genel kültüre sahip öğretmenler yetiştirmek için amaca uygun özel programlar yapılamamış, ihtiyaca cevap verebilecek nitelik ve nicelikte materyaller hazırlanamamış olması elbette aksaklıklara neden olmaktadır. Bu bağlamda yapılacak bilimsel araştırmalar çözüm yollarını aydınlatacak ve yol gösterici olacak, yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması Türkçenin uluslararası tanınırlığını ve tercih edilirliğini etkileyecektir.

Toplumun her kesimine insan gücü yetiştiren, bireylerin kişiliğini ve toplumların geleceğini şekillendiren, eğitim sisteminin en güçlü dayanağı olan öğretmen, "insan mimarı" olarak da tanımlanabilir. Eğitim öğretimin niteliği, öğretmenin niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Öğretmenlerin bilgi ve becerileri okulda öğrencilerin öğrenmesini etkileyen en önemli etkendir (Leigh and Mean, 2005). Öğretmen niteliğinin öğrenci üzerinde etkisini ve önemini kanıtlayan bulguların 1980 yıllarından bu yana dikkat çekici bir şekilde artmasıyla beraber tüm ülkelerde öğretmenlerin sahip oldukları niteliklerin sorgulanması ve geliştirilmesi zorunluluğu oluşmuş ve öğretmen nitelikleri üzerine çalışmalar yoğunlaşmıştır. Eğitim öğretimde niteliğin artırılması için öğretmen niteliği sorgulanarak beklenilen düzey ile mevcut durumun farkı ortaya koyulmalıdır. Bu bağlamda öğretmenin sahip olması beklenilen niteliğinin belirlenmesi önemlidir. Mevcut olan ve istenen düzey arasındaki farkı görebilmek için öncelikle beklenilen düzey bilinmelidir. Öğretmen yeterliklerinin belirlenmesi, genel ve özel alanıyla ilgili öğretmenden beklenilen niteliklerin tutarlı ve bütüncül bir şekilde toplanarak ortaya koyulmasıdır. Öğretmenlerin yetiştirilmesinde istenilen nitelikte olabilmeleri için birtakım standartların saptanması gerekmektedir. Bu standardı sağlayacak yollardan birisi öğretmen yeterlikleridir (Seferoğlu, 2004). Belirlenen öğretmen yeterlikleri, özellikle öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının öğretim programlarının geliştirilmesine, öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerine, performanslarının ölçülmesine ve mesleki gelişim süreçlerinin yönetilmesine kaynaklık edecektir. Ayrıca yeterlikler, öğretmenler tarafından bireysel ve mesleki gelişim hedefleri oluşturabilmek için araç olarak kullanılabilecektir.


Bu araştırmanın amacı, MEB'in (2008) "öğretmenlerin özel alanlarıyla ilgili öğretmenlik mesleğini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmek için alanlara özgü sahip olunması gereken bilgi, beceri, tutum ve değerler" olarak tanımladığı yeterlikleri Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenler için belirlemek ve öğretmen görüşlerine dayalı olarak belirlenen yeterliklere ve bu yeterliklere ait "yeterliklerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin delili olabilecek gözlemlenebilir-ölçülebilir davranışlar" (MEB, 2008) şeklinde tanımlanan performans göstergelerine verilen önem derecesini araştırarak konuya ilişkin öneriler geliştirebilmektir.

Bu amaçla, "Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenler ve bu konuda çalışmaları olan öğretim üyeleri, belirlenen yeterlik ve performans göstergelerini ne derece önemli bulmaktadır?" sorusuna cevap aranmıştır.

Araştırmada, problem cümlesine bağlı olarak aşağıdaki alt problemler cevaplanmıştır.

  1. Katılımcının lisans mezuniyet bölümüne göre yeterlik ve performans göstergelerinin önemi değişkenlik gösterebilir mi?
  2. Alan öğretmenleri ve öğretim üyelerine göre yeterlik ve performans göstergelerinin önemi değişkenlik gösterebilir mi?
  3. Eğitim ortamına göre yeterlik ve performans göstergelerinin önemi değişkenlik gösterebilir mi?
  4. Öğretmenlik tecrübesine göre yeterlik ve performans göstergelerinin önemi değişkenlik gösterebilir mi?

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...