• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Görevlendirilecek Öğretim Elemanlarının Göreve Hazır Bulunurluk Durumlarının Değerlendirilmesi

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Görevlendirilecek Öğretim Elemanlarının Göreve Hazır Bulunurluk Durumlarının Değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde görevlendirilecek eğitimcilerin görevlerine hazır bulunuşluk durumlarını belirlemektir. Araştırma, Erciyes Üniversitesinde görev yapan ve Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimine Yönelik Eğitimcilerin Eğitimi Kursu'na katılan 15 öğretim elemanı ile bunlara kurs vermek amacıyla başka bir üniversiteden gelen bir öğretim elemanından oluşan 16 kişilik çalışma evreni/grubu üzerinden yürütülmüştür. Nitel araştırma yaklaşımında yürütülmüş olan bu araştırmada görüşme ve doküman inceleme yöntemleri kullanılmıştır. Veriler, temel veri toplama aracı olarak dört sorudan oluşan görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Ayrıca, kurs hocasının kursiyerlere etkinlik sonrası uyguladığı iki sorudan oluşan değerlendirme amaçlı çalışma yaprakları da incelenecek doküman olarak toplanmıştır.

Öğretim elemanlarına ait kişisel bilgilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler; değerlendirme amaçlı çalışma yapraklarından oluşan dokümanlar ile görüşme sorularıyla elde edilen verilerin analizinde ise, nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada verilerin içerik analizinde şu aşamalar takip edilmiştir: İlk olarak elde edilen kayda değer veriler numaralandırılmıştır ve tablolarda ilgili bölümlere işlenmiştir. İşlenen veriler içerik analizi anlayışıyla kodlanarak bazı temalara ulaşılmaya çalışılmıştır. Analizin son aşamasında da kod ve temalara göre verilerin tanımlama ve yorumlaması yapılmıştır. Elde edilen verilerden ulaşılan sonuçlara göre, çalışma grubundaki öğretim elemanlarının tamamına yakınının daha önce bu alana yönelik bir eğitim almadıkları ve deneyimlerinin olmadığı görülmüştür. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde görevlendirilecek öğretim elemanları, bu görevin geleneksel anlayışın dışına çıkarak çağdaş yöntem ve tekniklerle yürütebilmesi için bu tür göreve hazırlayıcı eğitim etkinliklerinin periyodik olarak düzenlenmesinin gereğine işaret etmişlerdir.

Anahtar Kelimeler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, öğretim elemanı, hazır bulunuşluk.

1. giriş

Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle günümüzde bilginin yapısı, bilgiyi öğretenin ve öğrenenin niteliksel ve niceliksel özellikleri geçmiş dönemlere göre değişmiştir. Eğitim-öğretim açısından bakıldığında öğreten konumundaki öğretmen, bilginin kaynağı değil, bilgiye giden yol gösterici konumuyla; öğrenen durumundaki öğrenci ise pasif bilgi alıcısı değil, öğrenmeye aktif katılımı ve gayretiyle öğrenci merkezli öğrenmedeki rolüyle ön plana çıkmıştır. Böylece daha nitelikli öğrencilerin yetişmesi için eğitimcilerin öğrenme ortamlarını daha etkili hâle getirmesi gerekmektedir (Kazu ve Yeşilyurt, 2008: 185-186).

Eğitimde istenilen sonuçlara kısa sürede ulaşmak, uygun yaklaşım ve yöntemi takip etmekle mümkündür. Yaklaşım, bir başka ifade ile uygulamaya yön verecek olan bakış açısı, her işte olduğu gibi eğitimde de büyük önem taşımaktadır. Eğitim ortamındaki çalışmalar, öğrencileri hayata hazırlama amacı doğrultusunda gerçekleştiriliyorsa bir anlam kazanır. Bu bakımdan öğrenme ortamı ve etkinlikler düzenlenirken hayata katkısı göz önünde bulundurulmalıdır. Böylece, eğitim ortamındaki etkinlikler hedef kitle üzerinde kalıcı izler bırakacak, bireyler edindikleri bilgi ve becerileri hem günlük hem de mesleki hayatlarında kullanabileceklerdir (Göçer, 2008: 6).

Türkçeyi yabancı dil olarak öğretecek öğretmenlerin ana dillerinin Türkçe olması ilk anda bir avantaj olarak düşünülse de hedef kitlenin yabancı bireylerden oluşması bu görevi yürüteceklerin birtakım niteliklere ve belli bir düzeyde pedagojik yeterliğe sahip olması gerekir. Özellikle bu görevi yürütecek öğretim elemanlarının yabancı dil öğretimindeki strateji, yöntem ve teknik bilgisi bakımından donanımlı olması gerekir.

Dil öğretimi çalışmalarında takip edilecek strateji, yöntem ve tekniği belirlemeye ışık tutabilecek bazı temel ilkeler vardır. Demirel (1993: 23-26), bu ilkeleri şu şekilde sıralamaktadır: Dört temel beceriyi geliştirme, basitten karmaşığa doğru öğretme, görsel-işitsel araçları kullanma, bir seferde bir tek yapıyı sunma, öğrencilerin derse daha etkin katılmalarını sağlama, bireysel farklılıkları dikkate alma... Bu ilkelerden hareket edilerek yabancı dil öğretimi yapısal, işlevsel, etkileşimsel dil kuramları (Richards ve Rodgers, 1986: 14-30) çerçevesinde oluşturulur. Söz konusu ilke ve dil kuramları; bilişsel, iletişimci, sosyal, sosyal-duygusal, işitsel-dilsel, işitsel-görsel, işlevsel-kavramsal, doğal yaklaşım ve bu yaklaşımlarla uyumlu bazı teknikleri kullanmayı gerekli kılmaktadır (Oxford, 1990: 8-21; Chamot & Kupper, 1989: 14; Demirel, 1993: 31-84; Demircan, 1990: 192-240).

Bir eğitim sisteminde öğretmenin rolü, öğrenme ve öğretme sürecinde takip edilen yaklaşım ile yakından ilişkilidir. Bazı yöntemler öğretmene bilme ve yönetme kaynağı, bazıları öğretmenin rolünü danışman ve rehber  olma, başkaları da öğretmenin inisiyatifini sınırlandırarak eğitsel içeriğe ağırlık vermeye yöneltici niteliktedir (Richards ve Rodgers, 1986: 14-30). Öğretmenlerin, öğrencilerin ilgi ve dikkatlerini göz önünde bulundurarak onları ortamın etkin birer üyesi kılacak girişimlerde bulunması gerekir. Bu amaca hizmet edecek bir ortamın oluşturulması; öğretmenin çevre şartlarını göz önünde bulundurması, okul imkânlarını etkin kullanması, işlenen konunun içeriğine hâkim olması vb. özelliklere sahip olmasıyla ve ortamı amaca uygun düzenlemesiyle mümkündür. Bu bakımdan öğretmenin, hedef kitlenin bireysel farklılıklarını dikkate alarak öğrenme ve öğretme sürecini sürekli olarak dinamik tutması, etkinlikleri çeşitlendirmesi önemlidir (Göçer, 2009: 31). Bu tür öğrenme biçimi bir bilgi sağlama aracı olmaktan çok yapılmakta olan çalışmalarda öğrenenin daha yetkin bir hâle gelmesini de sağlanmış olur (Gattegno, 1972: 89).

Gagne'nin Öğrenme Koşulları Modeli'nde öğrenme, içsel öğrenme süreçleri ve bu öğrenme süreçleriyle paralel dışsal uyaranların işe koşulmasıyla gerçekleşmektedir (1985). Dışsal uyaranlar öğretmenin ortamını öğrenciler için ilginç kılarak farklı uygulamalarla çeşitlendirmesine yardımcı olur. Bilişsel süreçler ise öğrencilerin oluşturulan bu ortamda -bireysel özellikleri doğrultusunda- etkin olma durumudur. Öğrencilerin bulundukları ortamda etkin birer üye olmaları öğretmenin, öğrencilerin bireysel farklılıklarına göre çok uyaranlı bir ortam oluşturmasına bağlıdır.

Öğrencilere, belirlenen hedefler doğrultusunda dil becerilerini kazandırmada ortamın sosyal ve fiziksel boyutu, kullanılan materyallerin niteliği, öğretmenin pedagojik altyapısı, aile ilgisi, öğrenci algısı vb. değişkenler büyük önem taşımaktadır. Bu değişkenlerden en önemlisi öğretmenin sahip olduğu nitelik yani öğrencilere dil becerilerini kazandırma yeterliğidir. Öğrenme ve öğretme sürecinin pedagojik bir yaklaşımla öğrencileri etkin kılacak bir biçimde şekillendirilmesi, süreçte uygun materyal, strateji, yöntem ve tekniğin seçimi öğretmen yeterliğiyle ilgilidir (Göçer, 2009: 30). Diğer yandan, öğrenme ve öğretme sürecinde amaç ve kazanımları gerçekleştirmeye yönelik etkinliklerin gerçekleştirilmesi ve öğrencilerin dilsel, bilişsel ve sosyal açılardan üst düzey becerileri kazanmalarını sağlayabilecek ortamların oluşturulması öğretmenin donanımlı olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...