Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Edatlar

            Her an gelişen ve değişen teknolojiye paralel olarak, insanlar ve dolayısıyla toplumlar arasındaki iletişim de gelişmektedir. Toplumların birbirlerine olan ihtiyaçları her geçen gün biraz daha artmakta, insanlara ve toplumlara ait yaşam biçimleri arasındaki belirgin farklar giderek kapanmaya başlamaktadır. İletişimin çok hızlı bir şekilde gelişmesi, dil öğrenme ihtiyacını da etkilemiş ve her toplumdan insanın farklı dillere olan ilgisini artırmıştır. Küreselleşen dünyada kültürler arası iletişimin sağlanmasında dil öğretiminin önemi yadsınamaz bir gerçektir. Hiç şüphesiz tüm bunlar yabancı dil öğretimini zorunlu kılmaktadır. Dil ve kültür ilişkisi düşünüldüğünde farklı kültürlere ait bir dilin öğrenilmesi aşamasında birçok zorlukla karşılaşıldığı görülmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, karşılaşılan zorluklardan biri de edatların öğrenimi ve öğretilmesidir. Bu tez çalışmasında Türkiye'de yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında seri olarak hazırlanmış yedi eserde son çekim edatları ele alınmıştır.

Edatların(ilgeçlerin), öngörülen düzeylere uygun olup olmadıkları irdelenerek değerlendirilmiştir.

          GİRİŞ

Küreselleşme ile toplumların, yakın coğrafyalarıyla sınırlanmaksızın, birbirleriyle siyasi, kültürel, askeri, ticari ilişkileri günden güne artmaktadır. Dolayısıyla, toplumlar arasında iletişimin önemi artmış; farklı dillerin öğrenilmesi ve öğretilmesi yönünde talepler çoğalmıştır.

Dil öğretimi, kültürün de öğretilmesidir. Bu aynı zamanda farklı toplumların birbirlerini anlamalarına, hoşgörünün geliştirilmesine de katkı sağlar. Dil öğrenimi ve buna paralel olarak dil öğretimi geliştirilerek desteklenmelidir.

Türkiye'ye ve Türkçeye ilgi de her geçen gün artmaktadır. "Dünyanın geniş bir bölgesinde konuşulan Türkçe, oldukça eski bir kültür zeminine sahiptir. Yeni sosyal ve siyasi gelişmelerle birlikte önem kazanan Türk dili çok farklı coğrafyalarda ilgi ile karşılanmakta ve bunun sonucu olarak Türkçe öğrenme talepleri de gittikçe artmaktadır."

Yeni bir çalışma alanı olan Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında yapılacak yeni ve farklı çalışmalara ihtiyaç vardır. Avrupa Birliği aşamasında olan ülkemiz için dil öğretimi alanında Avrupa Birliği dil kriterleri önemlidir. Avrupa Birliği, üye ülkelerde dil çeşitliliği ve zenginliğinin korunabilmesi, iletişimin rahat kurulabilmesi için, insanları ikinci bir dil öğrenimine teşvik edilmektedirler. Tüm bunların sonucunda Avrupa Topluluğu milletler arasında kültürel iletişimi ve gelişimi sağlamak, dillerin zenginliğini korumak amacıyla Lingua programını geliştirmiştir. Bu program, Avrupa Birliği tarafından kurulmuş olan eğitim programlarından bir tanesidir. Programın amacı dil öğretiminin ve dil öğretim materyallerinin geliştirilmesi ve dil çeşitliliğini arttırılmasıdır. Bu ortaklık ile eğitim ve dil öğretimi alanında birlik sağlanabilmektedir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında Lingua Dil programlarından ve Avrupa Birliği dil dosyasındanfaydalanılmasıyla yapılan uygulamalar ile Türkçe öğretimine standart getirilerek, eğitimde ve öğretimde birlik sağlanabilir.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dünyada yaygın olarak kullanılan çağdaş dil öğretim yöntemleri kullanılır. Yöntemler ele alınırken 1982 Ekim ayında Avrupa Konseyi ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortaklaşa düzenledikleri "Yabancı Dil Öğretim Programları" konulu seminerde belirlenen belli başlı yöntemlerin sınıflandırılmış şekli esas alınmıştır. Türk ve Avrupalı uzmanlar tarafından benimsenen yöntemler şunlardır:

  1. 1.Temel Yöntemler
  1. a.Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi (Grammar-Translation Method)
  2. b.Düzvarım Yöntemi (Direct Method)
  3. c.Kulak-Dil Alışkanlığı Yöntemi (Audio-Lingual Method)
  4. d.Bilişsel Öğrenme Yaklaşımı (Cognitive-Code Approach)
  5. e.Doğal Yöntem (Natural Method)
  6. f.İletişimci Yaklaşım (Communicative Approach)
  7. g.Seçmeli Yöntem (Eclectic Method).
  8. 2.Diğer Yöntemler
  1. a.Telkin Yöntemi
  2. b.Grupla Dil Öğretimi Yöntemi
  3. c.Sessizlik Yöntemi
  4. d.Tüm Fiziksel Tepki Yöntemi.

          Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dilbilgisi kurallarının hangi öğretim teknikleriyle ve hangi yaklaşımlar doğrultusunda öğretileceği konusu her zaman tartışılmaktadır. Dilbilgisi konuları ele alındığında Türk dilinde yer alan edatların nasıl öğretilmesi gerektiği, hangi edatların hangi düzeyde, nasıl öğretileceği konusu bu noktada önem kazanmaktadır. Edatların öğretiminin, Türkçenin yabancı dil olarak

öğretimi çerçevesinde az sayıda bilimsel çalışmada ele alınmaktadır. Edatların ele alındığı çalışmalar genellikle anadil olarak Türkçe eğitimine yönelik olarak hazırlanmıştır.

Türkçe dilbilgisi kitaplarında, edatlar yapı ve kökenleri bakımından, kullanılış biçimleri bakımından ve görevleri bakımından sınıflandırılmaktadırlar. Kelime türleri arasında Muharrem Ergin ve onu devam ettiren gramer kitaplarında edat başlığı altında bağlaçlar, son çekim edatları, kuvvetlendirme edatları ve ünlem edatlarının birleştirildiği, Tahsin Banguoğlu ve onu takip eden kitaplarda ise edatların bağlaç ve ünlemlerden ayrı incelendiği görülmektedir. Bu tezde cümleye hal ekleri gibi bir işlevle katılmaları sebebiyle, söz diziminde üstlendikleri etken rol dolayısıyla yabancılara Türkçe öğretimi alanında bağlaçlardan ayrı bir dikkatle ele alınması gerektiğini düşündüğümüz son çekim edatları inceleme konusu olarak seçilmiştir.

Bu tezde Türkçe Öğrenelim, Turkofoni Türkçe Öğren, TİKA Orhun, Gazi Üniversitesi TÖMER yabancılara Türkçe, Ankara Üniversitesi TÖMER Yeni Hitit ve Gökkuşağı serileri ve Türk Dünyası Yabancılar İçin Alıştırma Kitabı serisi incelenmiştir. Bu seriler ders kitapları, çalışma kitapları ve öğretmen kitapları olmak üzere kırk yedi kitaptan oluşmaktadır. Konunun nasıl öğretildiği, bu ders için nasıl hazırlanıldığı, öğrencilerin neler yaptıkları, ne tür etkinliklerin beklendiği, öğrenme sürecini olumlu ve olumsuz yönde etkileyen faktörler araştırılmıştır. Bunların gerçekleştirilebilmesi için öğrenci ve öğretmenlerin deneyimleri doğal ortamında gözlenmeye ya da raporlanmaya çalışılmış, bazı anketlere yer verilmiştir.

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Tarihsel Gelişimi

Dünyanın en eski dillerinden biri olan Türkçenin yabancılara öğretimi köklü bir geçmişe sahiptir. Divan-ı Lügati-t Türk, Kaşgarlı Mahmut tarafından XI. yüzyılda Araplara Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış en eski eserdir. Yabancılara Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimini bakıldığında bu sahada yapılan çalışmaların en eskilerinin Kıpçak Türkçesi döneminde hazırlanmış olan sözlükler olduğu görülmektedir.

İlk ve Ortaçağ boyunca Türkçenin okullarda öğretilip öğretilmediği konusunda açık ve kesin bilgimiz yoktur. Uygurlar ve İslamlık dönemlerinde mevcutsa da, aile ve çevre dışında bir dil öğretimi yapıldığı noktasında bizi aydınlatıcı haberlere bu çalışmalarda rastlanmamaktadır.Bunlardan başka Kaşgarlı Mahmud'un "Divanü Lügati't-Türk" adlı eseri ve elimize ulaşamayan "Cevahirü'n-Nahv" adlı dilbilgisi kitabı olmak üzere on dokuzuncu yüzyıla kadar birçok dilbilgisi kitabı kaleme alınmıştır; ancak bu eserlerin çoğu yabancıların Türkçe öğrenmesi için hazırlanmıştır. Kitapların hazırlanmasındaki amaç Türk ülkesini ziyaret eden ve Türklerle ilişkisi olan kişilerin dilimizi öğrenmesidir. Ayrıca bu kitaplar Arap dilbilgisi sistemine göre kaleme alındıkları için, dilimizin yapısına aykırı, dilimizi ifade edebilmekten çok uzaktır.

Kıpçak Türkçesi denilen Kuzey Türkçesi döneminde, Memlükler yönetimde Türk hükümdarların bulunması nedeniyle Türkçeye karşı giderek artan bir ilgi görülür ve Araplara Türkçe öğretmek amacıyla eserler yazılır. Kıpçak sahasında, Çağatay sahasında ve Anadolu sahalarında kaleme alınan eserler daha çok dilbilgisi-sözlük karakterindedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...