Türkçede Fiil Çekimleri Ve Arap Öğrencilere Öğretimi

           Bu makale Arap öğrencilere Türkçe fiil çekimlerinin öğretiminde karşılaşılan problemleri belirlenme ve çözüm yolları bulmayı hedefliyor. Türkçenin iletişim dili olarak öğretiminde fiil çekimlerinin önemini vurguluyor. Arapça zamanlarla karşılaştırmalı öğretimin esaslarını, hedef dil ile anadil arasında eylem zamanlarında birbirine benzeyen ve benzemeyen yönleri belirlenmeye çalışıyor. Karşılaştırmayı örnek fiil çekim tabloları üzerinde gösteriyor. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde karşılaşılan problemlere değiniyor ve çözüm yolları arıyor.

           Her toplum zaman olgusunu kendi dilinde, kültüründeki konumuna paralel bir formda etkinleştirir ve onunla bağdaşık bir zaman kullanım sistemini geliştirir. Gramatikal kavram olarak zaman sistemleri, dillere göre bazı farklılıklar gösterse de, anlatım bakımından tüm diller aynı eylem zamanlarını ifade etme gücüne sahiptirler. Her dilde farklı zaman kiplerinin olması, toplumların kendi kültürel yapılarına uygun eylem zamanlarını daha sık kullanmaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Bir bakıma sosyokültürel sebepler, toplumda daha çok ihtiyaç duyulan zaman kiplerinin gelişmesine yardımcı olurken, daha az kullanılanların da zayıf kalmasına neden olmaktadır. Toplumda aktif olarak işleyen zamanları düzenleyen ve öğretimini yüklenen bir bilim dalı olan dilbilgisinin çok kullanılan zamanlara önem vermesi, onların daha da güçlenmesine katkı sağlamıştır. Yine işleyen zamanların kitaplarda ve özellikle okul kitaplarında yer alıp öğretilmesi, diller arasında farklı zamanların ortaya çıkmasını etkilemiştir. Çünkü bir toplumda az kullanılan bir zaman kipi, tarihî süreç içinde o toplumda unutulmaya yüz tutarken, başka bir toplumda aynı kipin belki daha da yaygınlaşması, diller arası zaman farklarını ortaya çıkarmıştır.

             Toplumların kültürel yapıları kullanılan zaman türlerini etkiler. Günümüzde bazı dillerde çok yaygın olan eylem zamanları bir başka dilde çok az kullanılmakta veya bazen hiç kullanılmamaktadır. Bu özellikler o dili konuşan toplumun kültürüyle bağlantılı olarak gelişen olaylardır. Çünkü her toplum kendi zaman kültürüyle sistemleşen dil kapsamında düşünce ve isteklerini ifade edebilme gücünü kazanır. Bu olgu yabancı dil öğretimine yansıtıldığında, hedef dilde olan eylem zamanı anadilde aktif değilse, aynı anlamı taşıyan eylem zamanının oluşturulabileceği anlamına gelir. Bunun için bir dilde eylem zamanlarının ne çokluğu-azlığı ne de öğrenim kolaylığı-zorluğu dillerin zenginliğini göstermez; bu sıfatlarla dillerin nitelenip tabiatlarıyla ilişkilendirilmesi doğru olmaz. Her dilde zamanların oluşumu toplumsal ihtiyaçlara uygun olarak ortaya çıkması bir gerçektir. Arap öğrenciler için hedef dil Türkçe, anadillerine oranla azımsanmayacak sayıda işleyen eylem zamanına sahip bir dildir. Benzer bir durum da İngilizceyle karşılaştırıldığında ortaya çıkmaktadır. "Arapçada temel zamanlar, İngilizcede olduğu gibi mazi, hal ve istikbal olmak üzere üçe ayrılır. Gramatik açıdan el-mâzî özel bir kalıba sahipken hal ve istikbal, el-muzâri' adı altında ortak bir forma sahiptir. Arapçada bu üç zaman İngilizcedeki gibi detaylı bir gramatik taksime tabi tutulmamakla beraber, İngilizcedeki 12 zaman formunu eksiksiz karşılayacak Arapça zaman yapıları mevcuttur."1

            Günümüz Arapçasının işleyen eylem zamanlarının kemiyet ve keyfiyet olarak Türkçeyle eşdeğer bir durumda olduğu söylenemeyebilir. Bunun sebebi, geçmişte olduğu gibi günümüzde hâlen Arapça öğretim kitaplarının, eylem zamanlarını sadece el-mâzî (çr^3^), el-muzâri' (^j^-^l) ve el-emr olarak üç bölüm şeklinde öğretimini sürdürmelerinde aranabilir. Çoğu eylem zamanlarının sistematik olarak öğretimi, dilbilgisi kitaplarının müfredat konuları dışında kalmaktadır. Arapçada gerçekte var olan ve yerine göre kullanılan zaman kipleri, Türkçe zaman kiplerini karşılayacak genişlikte, belki daha da fazla olabilir.2 Bu sebeple iki dil arasında zaman veya anlam aktarım probleminin eylem zamanlarının tekabül etmediğinden kaynaklandığı söylenemez. Öğretimde karşılaşılan olumsuz etkiler, Arapçada eylem zamanlarının yokluğu veya azlığından değildir, asıl var olan zamanların öğretime uygun bir biçimde Türkçe eylem zamanlarıyla eşleştirilememesinden kaynaklanmaktadır. Bu ise, bir yandan Arapçanın yabancı dil olarak kolay öğrenilmesini engellerken, diğer yandan da Arapların eylem zamanları daha çok olan yabancı dilleri öğrenmelerini olumsuz etkilemektedir. Bunun bir sonucu olarak Arap öğrenciler Türkçe öğrenmeye ilk başladıklarında, Arapça zamanları Türkçe zamanlarla eşleştirme sıkıntısı yaşarlar. Çünkü onlar daha önce kullandıkları halde isimlendirmedikleri yeni eylem zamanlarıyla karşılaşırlar, bu da onlarda Türkçeye karşı bir zaman sendromunun oluşmasına sebep olmaktadır. Öğrencinin böyle bir korkuya maruz kalmasını önlemek için eylem zamanlarının karşılaştırmalı öğretiminin özel bir önemi olduğu açıktır.

Çoğunlukla Arap öğrencilerin Türkçe öğrenim hedefleri, Türkçeyi iletişimde ve özellikle de iş ortamında kullanmaktır. Yabancı dil öğrenimi alanında yapılan araştırmalar, "bir yabancı dili öğrenmenin temel amacının yabancılarla iletişim kurmak"3 için olduğunu ortaya koymuştur. İletişim eylemi ise, tüm dillerde anlam aktarım aracı olan cümlenin omurgasını oluşturan fiil çekimlerini çok iyi bilmeyi gerektirir. Çekimsiz fiillerle cümlelerin kurulamadığı dikkate alınırsa, fiil çekimlerini bilmenin dilsel iletişimdeki rolü daha kolay anlaşılır. Yani yabancı bir dilde iletişim kurabilmek için o dilin fiil çekimlerini doğru öğrenip kullanabilmekle mümkündür. Öneminden dolayı öğretimde fiil çekimleri daha dikkatli plânlanmalı ve öğretim programında öngörülen hedeflere mutlaka ulaşılmalıdır. Çünkü fiil çekimleri, süresi içinde kavratılmazsa konuşma becerisinin gelişmesini engeller ve öğrencinin öğretimden kopmasına sebep olabilir. "Öğrenmenin gerçekleştiği bağlamda kilit önemi olan yönlerin öğrencileri birey olarak anlamak, öğrenmeyle ilgili ihtiyaç, istek, tarz ve stratejilerini anlamak gerekir. Bunların yanında ders kitabı, yerel koşullar, sınıfın içinde bulunduğu kültür de bu yönlere eklenmesi gerekir".4

Kahire Türkçe Öğretim Merkezinde, Arap öğrencilerin Türkçe fiil çekimlerini öğrenmede karşılaştıkları zorlukları izleme, nedenlerini bulup çözüm üretme çabaları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Uygulamada karşılaşılan problemlerin çözümü için, anadil ile hedef dilde fiil çekimleri yapı, sayı, kullanım sıklığı ve anlam bakımından eşleştirilmeye çalışılacaktır. İki dilin eylem zamanları arasında tekabül esasına göre mi, yoksa tenakuz esasına göre mi sınıflandırmanın yapılacağı belirlenmeye çalışılacaktır. Türkçe zamanların öğrenimin zor olduğuna dair söylentilerin kaynağı ve doğruluk derecesi araştırılacaktır. Kolaylaştırıcı sebepler aranacak ve bunların neler olabileceği belirlenmeye çalışılacaktır. Türkçenin Araplara yabancı dil olarak öğretimiyle ilgili daha önce yapılan araştırmalar, kitaplar incelenecek onların ortak bulgu ve çözüm önerilerinin sınıf içi uygulamalardaki başarısı veya uygulanabilirlikleri ile ilgili sonuçlar üzerinde durulacaktır.

Türkçe Fiil Çekimlerinin Arap Öğrencilere Öğretimi

Eylem kök ya da gövdesine çekim ekleri getirilerek eylemin çekime sokulmasına eylem çekimi denir.5 Fiillerin cümle içinde yüklem olabilmeleri için çekimli olması gerekir. Fiil çekimleri, fiil kökünün üstüne kip eki ve onun üstüne de şahıs eklerinin getirilmesiyle yapılır. Türkçede iki tür fiil çekim zamanı vardır: Tek zamanlı fiiller, bileşik zamanlı filler. Tek zamanlı fiiller, asıl fiiller ve yardımcı fiiller olarak kendi aralarında iki kısma ayrılırlar. Asıl fiiller kendi başlarına bulunabilen, başka bir kelimenin varlığı üzerine bina edilmeyen fiillerdir. Yardımcı fiiller veya bileşik fiil zamanları ise, kendi başlarına kullanılma imkânı az olan ve başka bir kelime ile birlikte bulunmaya yatkın fiillerdir.Türkçede dokuz zamanı olan asıl fiiller kendi aralarında, bildirme kipleri ve İsteme kipleri olmak üzere iki kısma ayrılırlar.

Devamını okumak için tıklayınız...

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...