Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bir Uygulama-Türkçe İle Bir Kahve Molası

                Dünyada yaklaşık 6300 civarında yabancı dil mevcut.Bunların kimisi çok sık kullanılan meşhur diller,kimisi az bir topluluğun kullandığı diller,bazılarıda dillerin lehçeleri.Dünyada en meşhur diller deyince insanların aklına ilk etapta İngilizce,İspanyolca,Çince ,Fransızca,Rusça,Arapça gibi diller akla geliyor.Ama 21.yüzyılda artık dünyanın dört bir tarafında duyulmaya başlayan ve dünyada kritik diller arasına giren bir yabancı dil daha var.Ahengiyle,teleffuzuyla,içtenliğiyle bir dil daha var.O da Türkçe.Evet artık tüm dünyanın yeni bir deyince aklına gelen bir dil daha var.Dünyanın dört bir tarafında adanmış eğitmenler tarafından öğretilen bir dil var ,Türkçe.Bu güzel dilin öğretimiyle alakalı çok güzel çalışmalar yapılmakta.Yeni müfredat kitapları oluşturulmuş ve daha nice güzelleri çıkacak inşallah.Dünya dili olma yolunda emin adımlarla yürünmekte.Benimde eskiden beri olan bir merakımdı Türkçe öğretmeni olmak.Ben şu an İngilizce öğretmenliği yapan biriyim.Fakat İstanbul’da Fatih Üniversitesinin çalışmalarıyla açılan Tömer eğitim merkezinin Yabancılara Türkçe Öğretimi sertifika seminerine katılıp bir eğitmen sertifikam oldu.Bu konuda çok mutluyum.Türkçe öğretimi her geçen gün tüm dünyada ilgiyle takip edilen yeni bir saha oldu.Benim acizane kanaatim bu konuda daha orijinal neler yapılabilir.

Yaklaşık 17 yıllık dil öğretmeniyim.Yıllardır klasik dil metodlarıyla bu işin olmıyacağı kanaatindeyim.Gramer ile ,oturup papağan gibi kelime ezberlemekle olmıyacağı kanaatindeyim.Acizane bir tezim var ki bu konuda dil bilim adamlarıda aynı kanaatte olduğunu düşünüyorum.DİNLE +OKU=KONUŞ.Dil öğrenmede maalesef kulak dolgunluğu olmadan,göz dolgunluğu olmadan dilden bir şey dökülmüyor.Bebeklerin dil öğrenmesini hep merak etmişimdir.İki seneye yakın hiçbir bebek (istisna olabilir)konuşamıyor ama sürekli dinliyor,dinliyor ve dinliyor.Daha sonra duyduğu bu kelimeler bir anda çıkmaya başlıyor.Biz büyüklerde de aynı metod niye uygulanmasın ki.Sürekli dinlenilse 2 saat 3 saat 4 saat.Kulak artık o dile aşina olacak.Dil bir süreçtir.Tabiki bir anda insan konuşamaz.Bir bebek bile tam iki sene dinliyor.Dil öğrenmede bol dinlemenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Bir diğer konuda bol bol okumak.Hikaye,gazete,dergi ve bir çok kitap bol bol okunabilir.Türkçe olarak dinleyerek,okuyarak çok ciddi bir bilinçaltına sahip olunacak daha sonra kelimeler cümlelere,cümleler paragraflara dönüşecek.Bununla alakalı bir kahve mola verecek kadar bir ortam oluşturulabilir.

Türkçe Konuşma Kafe’sinden bahsediyorum.Belli günler ve saatlerde ;belli konuların ve başında moderatörlerin olduğu Konuşma Kafesi olabilir.Önceden gün,saat,konu ve konuşmacı belirlenip konuşulabilir.Önceden haber verilip ilan edilip herkesin hazırlıklı gelmesi sağlanabilir.

GÜN                       SAAT                         KONU                     KONUŞMACI

21 Mart             16.00-17.00                 SPOR                         SALİH KUL

24 Nisan           17.00-18.00                SAĞLIK                     SALİM KAR

Örnekteki gibi içerikler zenginleştirilip ,farklı bakış açılarıyla konuşma seansları yapılabilir.

Aynı kafe ortamında bir diğer grup kitaplarla meşgul olabilir.Mesela bir hikaye üzerinde çalışılabilir.Bir diğeri alt yazılı filmlerle çalışma yapılabilir.Filmin 10’ar dakika aralarla durdurarak sorular sorup yorumlar yaptırılabilir.Bir diğeri de Karaoke ile şarkı söyleyerek çalışmalar yapılabilir.Kullanılabilir bir sistemle Türkçe daha kolay ve zevkli öğrenilebilir diye düşünüyorum.Bir kahve molası dememin sebebide bu.Sıkmadan,bunaltmadan zevkli bir halde dil öğretilebilir.Aynı zaman da bir Türk kahveside yudumlarsanız keyfinize diyecek olmaz kanaatindeyim.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...