Türkçe Üçüncü Sınıf Öğrencilerinin Yabancılara Türkçe Öğretimi Dersine İlişkin Görüşleri

             Teknolojik gelişmeler sayesinde mesafelerin kısalması ve iletişimin tüm dünya üzerinde yaygınlaşmasıyla büyük bir köy haline gelen dünyada farklı milletlerden insanlar birbiriyle etkileşim halindedir. Farklı milletlerden insanların bir arada kolay, hızlı ve etkili bir şekilde iletişim kurabilmeleri için de milletler arası bir dil kullanmaları gerekmektedir.

Demircan, bireylerin anadilinden ayrı bir dil öğrenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. İnsanlar, toplumlar, uluslar arasında bireysel, kurumsal, ulusal düzeyde, ticaret, ekonomi, siyaset, askerlik, bilim, çalışma, turizm, eğitim, kültür, sanat, haberleşme alanlarında türlü yoğunlukta ikili, çoklu olmak üzere, her türlü ilişkinin kurulup yürütülmesi için anadilinden başka uluslar arası ortak dillerin öğrenilmesi gerekmektedir (Demircan, 1990). 20. yüzyılın ikinci yarısında insanların nasıl ikinci bir dil edindikleri ile ilgili sistematik çalışma oldukça yeni bir olgudur. Bu zamanda "küresel köy" ve "dünya geneli internet erişimi" insanlar arasında kendi yerel sözcüklerinin ötesinde bir iletişim yolu olmuştur (Ellis, 2003).

Küreselleşen dünyada çok uluslu birliklerin de oluşmasıyla birlikte artık insanlar farklı ülkelerde çalışabilmekte ve yaşayabilmektedir. Avrupa Birliği, üye ülkelerde dil çeşitliliğinin ve zenginliğinin sağlanması için vatandaşlarını ikinci bir dil öğrenmeye teşvik etmekte ve bu amaçla toplantılar düzenlemekte ve programlar hazırlamaktadır. 10 Aralık 1954 tarihli Avrupa Kültürel toplantısı sonucunda Strasborg'da toplanan Avrupa Konseyi tarafından "Avrupa Vatandaşlığı için Dil Öğrenme" adlı bir proje başlatılmasına karar verilmiştir. Bu proje, eylem alanları belirlemek ve geliştirmek, Avrupa Birliği içerisinde çok dilliliği özendirmek, dil öğrenme programlarını çeşitlendirmek ve özelleştirmek, bağlantılar ve değişim programları geliştirmek, yeni iletişim ve bilgi teknolojilerini yaymak gibi amaçları taşımaktır (Can, 2009).

Çok dilli eğitim antik çağlardan beri dünya genelinde uygulanan eğitimsel bir uygulamadır. Dünyada çoğu ülke resmi veya özel okullarda, genellikle her ikisinde, çok dilli eğitimi önerir (Brisk, 2005). Örnek olarak misafir işçilerin dili (Danimarka'daki Türkler) uluslar arası diller (İngilizce) vb. Ülkemizde de eğitimin çeşitli kademelerinde gerek devlet okullarında gerekse özel kuruluşlarda yabancı dil eğitimi verilmektedir. Burada öğretilen dilin uluslar arası olup olmadığı önemlidir. Demircan'a (1990) göre uluslararası dili belirleyen ekonomi, bilim, teknoloji, askerlik alanlarında üstünlük ve din olmuştur.

Son yıllarda ülkemizin dünyanın birçok ülkesiyle gerçekleştirdiği ticari, siyasi, kültürel ilişkilerin yanında Türklerin dünya üzerinde geniş bir coğrafyaya yayılması durumu da göz önüne alındığında Türkçenin uluslararası bir dil olduğu kuşkusuzdur. Geniş bir coğrafyada gerek anadili olarak gerekse ikinci bir dil olarak Türkçenin kullanılması Türkçe öğretimi konusuna dikkatimizi çekmektedir. Türkçenin öğretimi; Türkçenin anadili ve yabancı dil olarak öğretimi olmak üzere iki başlık altında ele alınabilir ( Karababa, 2009).

Tarihte Türkçenin yabancılara öğretilmesi amacıyla yazılan ilk eser Divân-ı Lügâti't-Türk'tür. Karahanlı Türkçesi dönemine ait olan Divân-ı Lügâti't-Türk, Kaşgarlı Mahmut tarafından, Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmış değerli bir sözlük çalışmasıdır. Diğer taraftan Kıpçak Türkçesi dönemi, Türkçenin yabancılara öğretiminin en fazla öanm kazandığı ve Türkçenin saygınlığının dorukta olduğu dönemdir. Bu dönemde Türk Dili'ne karşı ilgi artmış; bu ilgi Araplara Türkçeyi öğretmeyi amaçlayan kitapların yazılmasına neden olmuştur. 

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...