Yabancılara Türkçe Öğretiminde Öğretmen Yeterliği Ve Yardımcı Öğretmen Kavramı

         Yabancılara Türkçe öğretmek bazı niteliklere sahip olmayı gerektirir. Aslında her öğretmende olması gereken özellikler yabancılara Türkçe öğreten öğretmenlerde daha çok aranmalıdır. Bu öğretmenleri yetiştirecek öğretim elemanları da, yabancılara Türkçe öğretimi alanında uzmanlaşmış, modern dil öğretim yöntem ve tekniklerinden haberdar ve uygulamalar yapmış alan uzmanları olmalıdır.

“Öğretmenlik mesleğinin yükseltilmesi, öncelikle öğretmenlerin sahip olması gereken genel ve özel alan yeterliklerinin bilinmesi, daha sonra, bu yeterliklerin, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarıyla, öğretmen adaylarına ve öğretmenlere kazandırılması ile mümkündür.” (MEB 2006:1).  Öğretmenlik mesleğindeki nitelik konusu, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın bütün ülkelerinin önemli bir gündem maddesidir. Son yıllarda daha yoğun olarak gündeme gelen konu ise Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve bu alana yönelik öğretmen yetiştirilmesidir.

“Çağdaş yaklaşımın benimsendiği eğitim-öğretim anlayışında, öğretmen hangi konuyu anlatırsa anlatsın öğrencilerin birtakım yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olmayı amaçlayacaktır. Bu tür öğretimde öğrencinin bilgiyi sadece ezberlemesi değil, kullanması ve yeni bilgi üretmesi, yani düşünmesi amaçlanır.”(Özden 2005:7). Yabancılara Türkçe öğretiminde de yapılması gereken budur. Öğretilenlerin öğrenci tarafından kullanılması ve öğrencilerin Türk gibi düşünmesinin sağlanması gerekir.

Meslekî açıdan iyi yetişmiş öğretmenler, öğrencilerin Türkçeyi iyi öğrenmeleri için olumlu öğrenme ortamları sağlayabilirler. Yabancılara Türkçe öğretiminde, değişik ülkelerden gelen farklı yaş gruplarına ve farklı ilgi alanlarına sahip öğrencilerle karşı karşıya kalınmaktadır. Bu durumlar, öğretmenlerin farklı yaklaşım, yöntem ve teknikleri kullanmalarını gerekli kılmaktadır.  Ancak bu alan için özel öğretmen yetiştirmeye yönelik bir bölümün olmaması ve bu alan için öğretmen yeterliklerinin açık bir biçimde ortaya konulmaması büyük bir eksikliktir. Dolayısıyla, bu alanda çalışan öğretmenlerin birçok farklı soruna çözüm üretecek durumda olmadığı, ancak karşılaştığı sorunlara deneme yanılma yoluyla çözüm üretmeye çalıştığı ve en çok sıkıntıyı materyal üretiminde çektiği ortadadır.  Bu yüzden de nitelikli öğretmen ve nitelikli öğretim için meslekî gelişim konusunda öğretmenlere sağlanmış sürekli bir desteğin varlığı çok büyük önem taşımaktadır. 

Bu alanda çalışacak öğretmenlerin Türkçeye ve dolayısıyla Türk kültürüne vâkıf olmalarının yanında dünyanın dört bir yanındaki kültürlerden haberdar olmaları gerekir.


İyi bir öğretmen yetiştirebilmek için;

a)   Alan derslerinin

b)   Öğretmenlik formasyonu için gerekli derslerin

c)   Genel kültür derslerinin

ç)   Teknolojiyi (bilgisayar, yansı aleti, video vb.) kullanmaya yönelik derslerin

d)  Materyal üretmeye yönelik derslerin en üst düzeyde ve uygulamalı biçimde verilmesi şarttır. Bunun gerçekleşebilmesi için de öncelikle eğitim fakültelerinde “Yabancılara Türkçe Öğretimi” bölümleri kurulmalıdır. Bu bölümlerde Türkçe Öğretim Merkezlerinde yetişmiş ve en az on yıllık bir deneyime sahip olup öncelikle bu alanda doktora yapmış öğretim elemanlarının ders vermeleri sağlanmalıdır. İşte o zaman gerçek anlamda Yabancılara Türkçe öğretimi alanında eğitim almış öğretmenlere sahip olabiliriz.

“Yapılan araştırmalar incelendiğinde etkili öğretmenlerin özellikleri ve sahip oldukları kişisel niteliklerin sekiz aşamada toplandığı belirlenmiştir. Bunlar: Coşku, içtenlik, güvenirlik, yüksek başarı beklentisi içinde olma, destekleme, işbilirlik, esneklik ve bilgililiktir.”(Demirel 2007:194). Bize göre de yabancılara Türkçe öğreten öğretmen;

  • Öncelikle Türkçenin bütün özelliklerini işlevsel olarak açıklayabilecek bilgi donanımına sahip olmalıdır.
  • Kendi kültürünü (dilini, dinini, tarihini, gelenek ve göreneklerini) çok iyi bilmelidir.
  • Diline karşı ön yargılı olmamalıdır. ‘Ben bu kelimeyi kullanmıyorum. Öğrenciye de öğretmeme gerek yok.’ gibi bir düşünce içinde asla olmamalıdır. Öncelikli amaç, iletişime yönelik dil öğretimi olmalı ve yaşayan Türkçe öğretilmelidir.
  • Yönetici olmalı, bunun yanında kendini geri planda tutmayı bilmelidir.
  • Örnek olmalıdır. Çünkü öğrencinin örnek aldığı ilk kişi öğretmenidir.
  • Sabırlı olmalıdır. “Hatalar öğrenciye düzeltmek öğretmenlere” sözünü ilke olarak benimsemelidir.
  • Sınıfa girerken içten bir gülümsemesi ve coşku dolu oluşuyla öğrencilerin dikkatini en üst düzeyde tutmalıdır.
  • Öğrencilere adlarıyla hitap etmelidir. Çünkü, dünyanın en iyi müziği insanın kendi adını duymasıdır.
  • Öğrencilerle sürekli göz teması kurmalıdır. Bunun için de sınıftaki öğrenci sayısı 15-16’yı geçmemeli ve sınıf ortamı “U” biçiminde düzenlenmelidir.
  • Esprili ve olabildiğince etkin olmalıdır.
  • Güvenilir olmalıdır. Öğretmenin söylediklerinin güvenilir olduğunu anlayan öğrenci kendinden istenilenleri daha çabuk ve isteyerek yapar. Böylece kısa zamanda çok şey öğrenebilir. Zaman kaybı yaşanmaz.
  • Adaletli olmalıdır. Herkese eşit söz hakkı vermelidir.
  • Zamanı çok iyi kullanmalı. Sınıftaki her dakikayı önceden planlamalıdır.
  • Yabancı dil öğretim yöntem ve tekniklerini uygulamalı olarak çok iyi bilmeli ve eğitimin hangi aşamasında hangi teknikten yararlanacağını önceden planlayarak ona uygun etkinlikler hazırlayabilmelidir.
  • Öğrencinin düzeyine, ilgisine ve ihtiyacına göre özel ödevler verebilmelidir.
  • Temel yaşam alanlarını iyi belirleyerek onlara yönelik diyaloglar oluşturabilmelidir.
  • Oyun, şarkı, türkü, tekerleme gibi ürünlerden yararlanarak öğrencileri her an etkin durumda tutmalıdır.
  • Asla katı tutumlar içinde olmamalı, herkesin kültürüne karşı saygılı bir tutum içinde olmalıdır. Diğer kültürlerle ilgili bilgi sahibi olmalıdır. Hiçbir olumsuz tavır karşısında sinirlenmemelidir.
  • Dünya ve Türkiye’deki gündemi takip etmelidir.

Yabancılara Türkçe öğreten öğretmenin başarısı,  birçok alanda bilgi sahibi olmasının yanı sıra bu bilgiyi kullanabilecek yetenekte olmasına da bağlıdır.


Yardımcı Öğretmen Kavramı

     Öğretimin büyük bir kısmı nitelikli bir öğretmenin becerisi ve uzmanlığını gerektirirken bazı etkinlikler, nitelikli öğretmen vasfı taşımayan yeni öğretmenler tarafından deneyimli öğretmenin gözetiminde yürütülebilir. Nitelikli öğretmenler, etkili öğrenme ve öğretme için bütün sorumluluğu üzerlerine almalıdırlar.

Son yıllarda bu alanda tartışılan ve bazı ülkelerde uygulanan yardımcı öğretmen ya da takım öğretmenliği kavramının yabancılara Türkçe öğretiminde öğretmen yeterliği açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Takımla öğretim, öğretim yılı boyunca birden fazla öğretmenin bir sınıf içerisinde yer almasıdır.

Yardımcı öğretmen kavramı pek çok ülkenin eğitim sisteminde yer almaktadır. Ancak kavram ülkeden ülkeye hatta okuldan okula farklılık göstermektedir. Örnek vermek gerekirse İngiltere’de yardımcı öğretmen, sınıf içerisinde öğretmeni destekleyen kişidir. Burada, yardımcı öğretmenler daha çok öğrencilerin okumalarını dinlemek ve herhangi bir sorun oluşursa bunları öğretmene iletmekle sorumludurlar.  Buna, normal sınıf ortamı içerisine her zaman uyum gösteremeyen özel öğretim öğrencileri ile ilgilenmek de dâhil edilebilir.  Öğretim yardımcıları, nitelikli öğretmenler değildir ve bu sebeple öğretmenler tarafından yönlendirilirler.

İskoçya’da ise yardımcı öğretmen terimi kullanılmamaktadır. Çocukların öğrenmesinde öğretmene destek sunan çalışanlar, sınıf asistanı ya da öğrenci destek çalışanları olarak adlandırılmaktadır. Öğretim yardımcılarının pek çoğu, nitelikli olsa da örgün eğitim almamıştır, bunun yerine deneyimlidirler.

Bu ülkelerde, yardımcı öğretmen olmak isteyenler genellikle okul öncesi eğitim alanı alt yapısından gelir ve çocuk bakımı ile ilgili donanımları vardır. Bunlar, bu mesleğe yeni başlayanlar açısından iyi birer başlangıç noktası oluştururlar.

Öğretimin büyük bir kısmı nitelikli bir öğretmenin becerisi ve uzmanlığını gerektirirken, bazı etkinlikler nitelikli öğretmen vasfı taşımayan uygun kişilerce, bu kişilerin liderlik sistemi içerisinde ve nitelikli bir öğretmenin gözetiminde olmaları şartıyla yürütülebilir. Nitelikli öğretmenler etkili öğretme ve öğrenme için bütün sorumluluğa sahip olmalıdır.(“Teaching Assistant”, 2010).

İngiltere ve İskoçya örneklerinin aksine yardımcı öğretmen kavramı, ikinci dil öğretiminin yoğun olduğu ülkelerde (örneğin pek çok Uzakdoğu ülkesinde İngilizcenin yabancı dil olarak öğretimi sırasında)  takım öğretmenliği şeklinde ele alınmaktadır. Takımla öğretim, öğretim yılı boyunca birden fazla öğretmenin bir sınıf içerisinde yer almasıdır. Takımla öğretimin en çok uygulanan iki modeli vardır ve birden fazla model bir sınıf içinde yürütülebilir. Bu modeller şunlardır:

  1. İki veya daha fazla eğitmenin aynı sınıf içinde aynı anda aynı öğrencilere ders verdiği model.
  2. Öğretmenlerin birlikte çalıştığı ancak aynı anda farklı öğrencilere eğitim verdiği model.  

Rebecca Benoit ve Bridget Haugh (2010), “Yabancı Dil Öğretmenlerinde Yardımcı Öğretim (Takım) Tavsiyeleri” adlı makalelerinde bu durumu şöyle açıklamaktadırlar: En genel anlamda yardımcı öğretim, çok çeşitli düzenlemeleri kapsar. Son yıllarda oldukça yaygınlaşmaya başlayan belirli bir şekli, sınıfta iki öğretmenin aynı anda öğretim yapıyor olmasıdır. Bu eğitim şekli, Japonya ve diğer Asya ülkelerinde oldukça yoğun hâle gelmektedir. Her yıl Japonya’da öğrenci değişimi programı dâhilinde yaklaşık olarak 6000 yardımcı dil öğretmeni, yabancı dil sınıflarında öğretimine yardımcı olmak için Japonya’ya gelmektedir. Son günlerde Hong Kong, yardımcı öğretim programında istihdam etmek üzere “Yerel Dille Konuşan İngilizce Öğretmenleri” adıyla, Japonya’daki öğrenci değişim programına benzer bir program başlatmıştır.

Rebecca Benoit ve Bridget Haugh (2010)’a göre yardımcı öğretmenlik özellikle dil öğretiminde sınıf içerisinde öğretimin etkililiğinin artmasına ve zamanın verimli kullanılmasına katkıda bulunmaktadır.

Yardımcı öğretmenlik; Kanada, Meksika ve Japonya’da ilköğretim, lise, ortaokul ve uluslararası okullar dâhil olmak üzere eğitim-öğretimin pek çok aşamasında yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Yardımcı öğretmen uygulaması, takım çalışmasını gündeme getirmektedir. Başarılı bir takım öğretiminde öğretmenler profesyonel gelişim kazanacaktır. Takım öğretimi, konuları belirlemede, planlar yapmada, derslerin uygulanışı ve sonuçların değerlendirilmesinde öğretmenlere yardımcı olacak bir ortak sağlamaktadır. Öğretmenler ilham alacakları ve öğretimleriyle ilgili yapıcı geri besleme sağlayacak bir yardımcıya sahip olacaktır. Öğrenciler yükselen ders kalitesinden ve düşük öğrenci-öğretmen oranından yararlanabilecektir.  

Yardımcı öğretmenle çalışıldığında şunlara dikkat edilmelidir:

  •        Hiçbir şey olduğu gibi kabul edilmemeli, her şey açıkça tartışılmalıdır.
  •       Her aşamada gerekenler konuşulmalı ve roller tam olarak belirlenmelidir.  Dürüst bir tartışma dersin akışını etkiler ve muhtemel yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırır. Dersten önceki toplantılar takım içerisinde her iki öğretmenin de rahat olmasını ve üreticiliklerini sağlar.
  •       Kişisel çatışmalar, ister cinsiyet farklılığına ister kültürel isterse kişisel farklılığa dayansın sınıf içerisinde asla yer almamalıdır. Sınıf içerisinde en önemli kişiler öğrencilerdir: Öğretmenler öğretmeyi bir numaralı önceliklerine koymalıdırlar.
  •       İlk olarak öğretmenler kişisel güçlerini ve yeteneklerini belirlemelidir. Sözgelimi, biri tahtayı iyi kullanabilir ve çizimi kuvvetlidir, diğeri telaffuz çalışmalarını iyi yaptırır ve iyi şarkı söyler.
  •      Takım olarak beceriler ortaya konulduğunda, günlük, aylık ve dönemlik hedefler belirlenebilir. Her iki öğretmen de öğrencilerin hangi kazanımlara ulaşmalarını istiyorsa buna göre bir zaman çizelgesiyle dersleri planlamalıdırlar.
  •       Sınıfta takım öğretimi yapan öğretmenler, birbiriyle göz temasını korumalı ve birbirine sıkça işaret yollamalıdır. Bu, özellikle sınıfın idaresi için kullanışlıdır, ancak aynı zamanda sorusu olan ya da ihtiyacı olan öğrencilerin geride kalmamasını sağlamak, onlara destek olmak için de önemlidir.
  •      Sınıf içerisinde iki öğretmen bulunmasının bir faydası da daha fazla sayıda öğrenciye fiziksel olarak yakın bulunmak ve bu sebeple öğrenciyi etkin bir şekilde daha fazla süre dersle meşgul etmeyi sağlamaktır. Öğrenci merkezli etkinlikler boyunca iki öğretmen sınıf içerisinde birbirine 180 derece açıyla dolaşmalıdır. Sözgelimi, bir öğretmen öndeyse, diğeri arkada; bir öğretmen sınıfın solundaysa, diğer öğretmen sağında olmalıdır. Bu şekilde öğrencilerin sorunlarına daha çabuk çözüm bulunacaktır. Sınıf kontrolü de en üst düzeye çıkarılmış olacaktır.
  •        İki öğretmen de hedef dili çok güzel konuşmalıdır. Bir öğretmen sınıfın bir kenarında bomboş dururken, sınıfa yalnızca bir öğretmenin hitap etmesinden kaçınılmalıdır.
  •        Sınıftaki kurallar her iki öğretmen tarafından birlikte belirlenmeli ve öğrencilere karşı ortak tavırlar sergilenmelidir.
  •        Verilen ders ve öğrenciler değerlendirilirken adil olmak gerekir. İyi anlaşan iki öğretmen, değerlendirmeyi daha kolay hâle getirir.

Sonuç

Görüldüğü gibi yardımcı öğretmenlik, öğretimin pek çok alanında uygulanabilirliği bulunmakla birlikte özellikle yabancı dil öğretiminde etkili bir şekilde kullanılabilecek bir yaklaşımdır. Dil öğretiminin kendine özgü uygulamaları bulunmaktadır. Özellikle yabancılara Türkçe öğretiminde değişik kültürlerden gelen öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve dile karşı tutumlarından doğan birtakım farklılıklar vardır. Bunların giderilmesinde yardımcı öğretmenliğin pek çok olumlu tarafı bulunmaktadır. En genel anlamda yardımcı öğretmenlik, sınıf ortamında birçok yeni düzenleme yapılmasını gerektirir. Yardımcı öğretmen olmak isteyenler, belirli özellikleri edinmiş ve dil öğretimi açısından yeterli bir alt yapıya sahip kişiler olmalıdır.  Üniversitelerimizde Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik bölüm veya anabilim dallarının bulunmaması sebebiyle bu alanda nitelikli eğitim almış uzmanlar yetiştirilememektedir.  Bunun için yabancılara Türkçe öğreten kurumlarda deneyimli öğretim elemanlarının yanına Türkçe eğitimi veya yabancılara Türkçe eğitimi veren bölümlerden yeni mezun öğretmenlerin yardımcı öğretmen olarak atanmaları ve sınıf içerisinde deneyimli öğretmenlerle birlikte uygulamalı dil eğitimi yapmalarının sağlanması yerinde olacaktır. Sözgelimi bazı diyalogları iki öğretmenin canlandırması ve sonra öğrencilere roller vererek tekrar ettirmeleri çok etkili olur. Ancak, sınıftaki hâkimiyetini başkasıyla paylaşmak istemeyen, gözlemlenmekten rahatsızlık duyan ve meslektaşı tarafından yargılanacağını zanneden, iletişim yönü zayıf olan öğretmenler, yardımcı öğretmen konusunda zorlanacaktır. Bu da bize yabancılara Türkçe öğretiminde öğretmen yeterliği konusunda ışık tutmalıdır.

Kaynaklar

Benoit, Rebecca / Haugh, Bridget   “Team Teaching Tips for Foreign Language Teachers”,http://iteslj.org/Techniques/Benoit-TeamTeaching.htmlerişim tarihi 10.03.2010

Demirel, Özcan (2007), Öğretme Sanatı, PegemA Yay., Ankara.

Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri (2006), MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü, Ankara.

Özden, Yüksel (2005), Öğrenme ve Öğretme, PegemA Yay., Ankara.


Teaching Assistant” (2010), http://en.wikipedia.org/wiki/Teaching_assistant, erişim tarihi

10.03.2010

YER:

II. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresi, 19-25 Nisan 2010, Çeşme-İzmir.

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji”, III. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu, 16-18 Aralık 2010, İzmir.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...