Yabancı Dil Öğretiminde Yapısal Alıştırmalar

Geleneksel yöntemlerle dil öğretiminde olduğu gibi çağcıl yöntem­lerde de alıştırmalar, bir ders biriminin temel evreleri arasında yer alır. Geleneksel dilbilgisi kitaplarında bulunan alıştırmaların düzenlenişi salt görgül nitelik içerdiğinden aşamalanma bir yerde rastlantısal kalmaktadır. Oysa bu tür alıştırmaların verimliliği, gerek alıştırmaları hazırlayan "yöntembilimcilerin, gerekse bu alıştırmaları derste kullanan "yöntemciler"in1 dilsel yapıları tanımasına bağlıdır: "... eğitbilimci, aktarmak istediği yapının dilsel işleyişini tanıdığı ölçüde uygun alıştırmalar oluşturabilir."2 Yapısal dilbilimin verilerinden kalkılarak hazırlanan alıştırmaların gerçek işlevi de salt çözümlemeye değil, öğrenenin dili etkin bir biçimde kullan­masına yöneliktir.

Dilin dizge niteliğine ağırlık veren yapısal dilbilimin, betimleme süre­cinde dilsel birimleri saptarken yararlandığı işlemlerden kalkılarak hazır­lanan yapısal alıştırmalar; değiştirim, dönüştürüm ve yinelemeye dayanır. Bu işlemler, sesbilim düzeyinde; titrem ve titremleme, sözcük düzeyinde anlamsal ayrıntıları ortaya koyacak nitelikte değiştirim ve dönüştürümler, tümce ve tümce ötesi düzeylerde ise konuşmaya yönelik alıştırmaları kapsar. Böylece geleneksel dilbilgisi yapıtlarında ele alman birimlerle yerinilmemiş, biçimbilimsel sözdizim alanında kalan alıştırmalar dilin öteki düzeylerine de yayılmıştır. Özellikle sesbirim ve biçimbirimi konu alan alıştırmaların kalkış noktasını gösterilen değil, gösteren oluşturur.3

Yapısal alıştırmalarla, öğrenenin uyarana dilsel tepkisini en doğal biçim ve sürece yaklaştırması amaçlanır. Bir başka deyişle dilbilgisi kural­larını dolaylı ve edilgen bir biçimde değil, doğrudan ve etkin kullanım­larıyla aktarmak söz konusudur.

Yapısal alıştırmalar, yapılarına ya da ele alınan dilsel boyuta göre değişik biçimlerde sınıflandırılabilir: Yapılarına göre sınıflandırmada, alıştırmalar değiştirim, dönüştürüm, yayılım,  birleştirme, yönlendirmeli konuşma ve tamamlama işlemleri üstüne kuruludur. Tümce ötesi boyutta ise "bildirişim alıştırmaları"4 ve "küçük konuşma"lar5 vardır. Birinci tür sınıflandırmada alıştırmalar kesin biçimsel kurallara bağlıdır. Öğrenen­lerin temel dil yapılarını edinmelerinden sonra ise "yeniden kullanım alış­tırmalarına" geçilir. Bu tür alıştırmalarda öğrenilen yapıların yeniden ele alınması, öğrenen tarafından yeniden kullanılması amaçlanır. Artık belli bir durum ve bildirişim çevrimine bağlanan alıştırmalarla öğrenci dil yapı­larını özgürce kullanmaya yönelir.

Yöntembilimciler, gerek bir dil yöntemini bütünleyen, gerekse daha genel kullanım alanları olan alıştırma kitapları hazırlamışlardır. Örneğin Fransızcanın öğretimini amaçlayan "De Vive Voix" yönteminde, Exercices de Reemploi6 birinci türden bir yapıttır. Deneylik çalışmaları üstüne kurulu, dilbilgisel yapıların aşamalanmasmı izleyen, ama konular açısından daha özgür bir biçimde hazırlanmış Les Exercices de Laboratoire I-IP ise ikinci türe girer. Uygulayımsal birtakım kolaylıklar nedeniyle sesbirim, bürün-birim ve biçimbirimleri kapsayan alıştırmalar ayrı bir öbekte ve özellikle deneylik çalışmaları olarak, sözcük ve tümce düzeyindeki çalışmalar da ayrı bir bütünde kümelendirilebilir.

E. Benveniste ve R. Jakobson'un sözce ve söyleme ilişkin çalışmala­rıyla, yapısal alıştırmalar salt biçime yönelik düzenek alıştırmaları görü­nümünden kurtulmuş, bu tür alıştırmaların hazırlanmasında sözcelem, dilsel işlevler ve bildirişim çevriminin de göz önünde bulundurulması zorunluğu doğmuştur. Yapısal alıştırmaların ereği, öğrenciyi kişisel anlatımda serbestliğe ve doğallığa ulaştırmak olduğuna göre dil dışı bağlam da dilsel birimler denli önemlidir. Öğrencinin ilgi alanları göz önünde tutularak oluşturulan "bildirişim alıştırmaları" bu ilkelerden kalkılarak hazırlan­mıştır. Öğreticinin ve yöntemin güdümündeki alıştırmaların oluşturduğu bildirişimi yapay bulan yöntembilimciler karşılıklı etkileşim ilkesi üstüne kurulu bildirişim alıştırmalarının bu yapaylığı giderdiğini belirtirler. Bil­dirişim alıştırmalarının yanı sıra küçük konuşma alıştırmalarında da ya­nıtlar tek değildir, öğrencinin dil dışı evrene yönelik görüşlerini aktarması temel ilkedir. Bildirişim öğelerinden "oluk" bu tür alıştırmalarda birincil önem taşır: Sözlü olarak ele alındığında konuşucuben'e titremin olanakları verilir. Böylece, örneğin bir öfkenin anlatımında dilsel davranışı bütünleyen olgularla birleşen titremleme olguları, artık bildirime başvurmaya gerek bırakmaz. Oluk, ayrıca yazılı ya da görüntüsel olabilir. Bu durumda birtakım uzlaşımsal ya da artıkbilgi niteliğindeki öğeler de işe karışacağından alış­tırmaların hazırlanmasındaki yalınlık ilkesinden uzaklaşılmış olunur. Söz edimini bağlama yerleştirme çabasıyla özdeşleşen karşılıklı etkileşim sayısını Wilga M. Rives8 12 olarak saptamıştır. Toplumsal ilişkiye girme ve ilişkiyi sürdürme (selamlaşma, hatır sorma vb. bilgi alma, aktarma, bir bilginin edinilmesi, amacın gizlenmesi, telefonda konuşma, amaçların gerçekleş­tirilmesi vb…) başlıca karşılıklı etkileşim olgularıdır.

Küçük konuşma alıştırmalarında, anlatımsal işlev yüklü deyimler, söyleyiş biçimleri ve titremleme öğelerinin öğretimi amaçlanır. Bu tür alıştırmalarda söz konusu öğeler bir bağlam ve duruma yerleştirilir. Özellikle tek tümce içinde algılanması zor titremleme olgularının inceliklerine öğre­nenin duyarlık kazanması sağlanır. Küçük konuşmalarda her uyarana ve­rilecek yanıtın bir sonraki uyaranı yönlendirecek biçimde düzenlenmesi gerekir. Böylece her uyaran-yanıt ikilisi, aktarılmak istenen dilbilgisel yapıyı taşıyan bir anahtar oluşturur. Yapısal alıştırmaların ilkece her aşa­mada bir tek yeni öğeyi aktarması amaçlanır. Küçük konuşmalarda öğren­cinin düzeyinin ileri olduğu düşünülürse, temel yapının yanı sıra özel bir kullanımın bir deyimin de aktarılmasının bu ilkeyle çelişmediği görülür.

Yanlışların düzeltilmesi: Sesbirim, biçimbirim ve sözlükbirim düzey­lerinde alıştırmalar öğrenende doğal bir dilsel tepki oluşturmayı amaçla­dığından yanlışların yerleşmeden hemen düzeltilmesi gerekir. Konuşmaya ağırlık veren bildirişim ve küçük konuşma alıştırmalarında ise derste oluş­turulan bildirişim bağlamını aksatmaması için yanlışlar hemen düzeltilmez. Dil sürçmesi ve rastlantısal yanlışların dışında öğrencinin sürekli yinelediği yanlışları not eden öğretici, bu dersi izleyen evrede öğrenenle birlikte söz konusu yanlışların çözümlemesini yapar.

Kaynak:http://www.dilset.com/akademi/index.php/website/content/1429

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...