Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Buyrum ve İstek Kipinin Görünümü ve İşlevleri

            Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi özellikle son yıllarda önem kazanan yeni bir alandır. Yeni bir alan olması nedeniyle öğretiminde birtakım güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Bu güçlüklerden biri de buyrum ve istek kipinin Türkçe kaynaklardaki ele alınış biçi­midir. Buyrum ve istek kipinin biçimsel ve anlamsal açıdan birbirini tümleyen bir özellik göstermesine rağ­men, ders kitaplarında söz konusu iki yapının kulla­nım özelliklerine yeterince yer verilmemiştir. Türkçe dilbilgisi kaynaklarında bu iki kipin, bağlam içindeki kullanımlarına ilişkin fazla sayıda işlev belirlenmiş olmasına rağmen yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında sınırlı sayıda işlevle ele alınmış ol­ması ve konuların işlenişinde dilbilgisel yapının edin­dirilmesi ve pekiştirilmesinin ön plana çıkarılması bu çalışmanın sorununu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, buyrum ve is­tek kipinin hangi durumlarda birbiriyle örtüştüğünü, bağlam içinde hangi anlamlarda kullanıldıklarını, kullanıldıkları kişi çekim eklerine de bakarak bağlam içinde tümceye nasıl bir anlam yükledikleri incelene­cektir. Çalışmada yabancı dil olarak Türkçenin öğre­timinde sıklıkla kullanılan iki ders kitabında, istek ve buyrum kipinin işlenişine örnekler verilecektir.

Buyrum ve istek kipinin gerek tanımı gerekse kullanı­mına ilişkin günümüze değin pek çok çalışma yapıl­mıştır. Buyrum ve istek kipinin bağlamda kazandığı anlam ve kip ve kişi eklerinin kullanımları zaman zaman tartışma konusu olmuştur. Oymak (2004)'a göre, Türkçe Öğretiminde, zorunlu bir alan oluşturan biçimbirimlerden en az anlaşılan ya da hiç anlaşıl­mayan; öğretilemeyen/öğrenilemeyen, ancak sezgisel biçimde kullanılan kip biçimbirimlerinin betimlen­mesi, dil üzerinden kanıtlanması, eylemcil öğe üzeri­ne gelen diğer bağımlı biçimbirimlerden olan zaman gösteren biçimbirimlerle olan ilişkisinin, işlevinin, diziminin doğru kavranması, Türkçe Öğretimi süre­cine katkı sağlayacaktır. Böylece geleneksel dilbilgisi ve geleneksel dilbilgisine dayalı ders kitaplarının da eksik yönleri giderilecektir.

Buyrum kipinin biçimsel olarak tüm kişilerde çeki­minin olmayışı, istek ve buyrum kipinin belirli bir zaman kavramını karşılamaması buna koşut bu iki kipin biçimsel olarak birbirini bütünleyerek kullanı­labilmesi diğer dilbilgisel yapıların; ulamların öğretil­mesinden farklı tanım ve sunumları gerektirmekte­dir. Biçimbilgisi gibi, dilsel ulamların tanımlanması, işlev ve ulamlarının belirlenmesi, diğer birimlerle ilişkilerinin saptanmasında yaşanan sorunlar, dilbil­gisi olgusuna bakıştan kaynaklanmaktadır (Oymak,

2004).

Türkçe dilbilgisi kaynaklarında bu iki kipin bağlam içindeki kullanımlarına ilişkin fazla sayıda işlev be­lirlenmiş olmasına rağmen yabancı dil olarak Türk­çe öğretimi ders kitaplarında sınırlı sayıda işlevle ele alınmış olması ve konuların işlenişinde sadece dilbil-gisel yapının edindirilmesi ve pekiştirilmesi ön plana çıkarılmaktadır. Ancak dile yerleşen göstergeler çok değişik kuruluşlar içinde yer alabilmektedir. Aksana göre, çeşitli bağlamlar içinde değişik değerler taşıyan göstergeler, insanoğlunun düşünce ve duygu dünyası­nın öğeleri oldukları, aynı zamanda üyesi bulunulan toplumun çeşitli eğilim ve değişimlerine de uydukları için bambaşka görevler de yüklenebilmektedir. Bun­lara bir de iletişim sırasında etkiyi arttırıcı birtakım bürün (prosodie) öğelerini katarsak güçleri daha da yükselebilmektedir (Aksan, 1994, s.119).

Dili tanımlamak ve kurallarını ortaya koymak için -dilbilgisinin amacı budur- her seviyede göstergenin dizimsel boyutunda ifade ettiği / edebileceği anlamı ve işlevi eksiksiz olarak be­lirlemek gerekir. Göstergelerin dizim içinde üstlendikleri anlamı ve işlevi -bunlar dizisel de­ğerlerinden farklı olabilir hatta çoğunlukla farklı olmalıdır- göz ardı eden bir yaklaşımla yapılan çözümlerle ortaya konan kuralların Türkçeyi öğretmeye yetmediği görünen bir gerçektir (Bö­rekçi, 1999).

Yöntem

Araştırma doküman incelemesi yöntemine da­yalı betimsel bir çalışmadır. Doküman incele­mesi araştırılmak istenen olgu ya da olgular hak­kında bilgiler içeren yazılı materyallerin anali­zini kapsar (Yıldırım ve Şimşek, 2005). Eğitim odaklı araştırmalarda ders kitapları, öğrenci ve öğretmen kitapları, ders ve ünite planları, prog­ram yönergeleri eğitimle ilgili resmi belgeler veri kaynağı olarak kullanılabilir (Bogdan ve Biklen, 1998).

Bu çalışmada, Türkiye'de uzun zamandan beri yabancılara Türkçe öğretimi üzerine çalışmalar yapan Ankara Üniversitesi ve Anadolu Üniversi­tesinin, yabancı dil olarak Türkçenin öğretimiyle ilgili ders kitapları incelenmiştir.

Araştırmanın kuramsal temellerini ortaya koy­mak amacıyla öncelikle bir alanyazın taraması yapılmış, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, buyrum ve istek kipinin nasıl, hangi bağlamlar­da ve bağlam içinde hangi anlamlarda kullanıl­dıkları ve kişi çekim eklerine de bakarak bağlam içinde tümceye nasıl bir anlam yüklendikleri tanımlanmış ayrıca buyrum ve istek kipinin bi­çimsel ve anlamsal yönden ders kitaplarında na­sıl kullanıldığına yer verilmiştir.

Çalışmanın Evreni

Çalışmanın evrenini yabancı dil olarak Türkçe-nin öğretiminde kullanılan ders kitapları oluş­turmaktadır. Çalışma, Türkiye'de Türkçeyi ya­bancı dil olarak öğreten iki büyük üniversitenin Türkçe öğretimi birimlerinde kullanılan ders kitaplarının incelenmesi ile sınırlıdır.


Dilin Anlam Evreni

Stern, Fundamental Concepts of Language Teaching (1983), adlı yapıtında dilin basit alışkanlıklar veya du-rumsal yapılar olmadığını belirtir. Ona göre dil, anla­mayı veya anlamlandırmayı sağlayan bir araçtır. Yapı bilimi ve anlam iletişimsel yeterliğin bir parçasıdır.

Dil birimleri ses, biçimbirimler, sözcükler, tümce-cikler, tümceler vb. ancak bir bütün içinde, birbiriyle ilişkileri, bağlantıları sonucunda anlam kazanırlar (Kocaman, 2009, s. 346).

Örneğin "gelesin" eyleminin verdiği ileti ve bu iletiyi anlama olanağı sınırlıyken "Allah vere de sen buraya gelesin" tümcesinin verdiği ileti ve anlam yükü daha geniştir. Sözcüğün, tümcenin kullanıldığı bu dizgesel niteliği anlam evrenini genişletmektedir.

Buyrum ve istek kipi, yer aldığı bağlam içinde farklı anlamlar kazanmaktadır. Bu anlam farklılığının ne­deni, sözdizimsel olabileceği gibi bu iki kipin tümce­nin oluşmasına katkı sağlayan işlevlerinden de kay-naklanabilmektedir. Örneğin;

I. (Ben çarşıdan meyve alalım diyorum.)

II. (Oraya ulaşmak için bir an önce yol alalım.)

tümcelerinde "alalım" eylemi istek kipi 1. çoğul kişide çekimlenmiştir. Ancak birinci tümcede "alalım" eylemi istek anlamında kullanılırken ikinci tümcede gereklilik anlamında kullanılmıştır. Örnekte de görüldüğü gibi istek kipi, tümcenin üretim koşuluna bağlı olarak çe­şitli anlamları karşılayacak bir kullanışa girmiştir.

Kocaman'a göre dilde üç boyut vardır: yapı-anlam-işlev boyutu. Yapı boyutu; seslerin oluşumunu sağla­yan kurallar, sözcüklerin aldığı ekler ve sözcüklerin tümcedeki yerleridir. Anlam boyutu, sözcüklerin bağlam içinde zamanla kazandığı yeni anlamlardır. İşlev boyutu ise, yapı ve anlamın dışında sözcük ve tümcelerin genel anlamları dışında, kişiye ve bağlama dayanan anlamlarını öne çıkarmaya yarayan boyutu­dur. Kocaman'a göre tüm bunları anlayabilmemiz dil kullanım bağlamını, dil kullanımının amacını bilme­mizi gerektirmektedir (Kocaman, 2008, s. 9).

I. ( Lütfen gel. )

II.  (Dışarı çık.)

III.  (İçeri gir.)

 Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi "gel", "çık", "gir" eylemleri yapı olarak buyrum kipinde kullanılmasına karşın bağlam içinde, dilin kullanımından ve amacın­dan kaynaklanan sözceleme koşullarına göre tümceye farklı anlamlar yüklemiştir. I. tümceye rica, II. tümce­ye buyrum, III. tümceye ise izin anlamını yüklemiştir. Kimi zaman tümceye rica, kimi zaman buyrum, kimi zaman da izin anlamını yükler. Görünüm olarak da özne kullanılmamıştır ama bu iletilerin ikinci tekil şahsa yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Portner (2004) çalışmasında, İngilizcede buyrum kipinin görünümü­nü incelemiştir. Portner, İngilizcede buyrum kipinin görünümü ve kullanımına ilişkin aşağıdaki örnekleri vermiş ve özne kullanımının sadece ikinci tekil şahıs ile sınırlı olmadığını belirtmiştir.

       I.Ye.

II.Oğlanlar içeri girsin, kızlar dışarıda beklesin.

    III.Kimse kalemlerine dokunmasın.

IV.Birisi tahtaya gelsin ve bu soruyu çözsün.

Bu örneklerde görüldüğü üzere birinci tümcede özne kullanılmamıştır ama ileti ikinci tekil şahsa yönelik­tir. Diğer tümcelerde ise oğlanlar, kızlar, kimse ve birisi gibi farklı özneler kullanılmıştır. Özne kullanı­mının yanı sıra anlam açısından da buyrum kipinin çeşitli bağlamlarda kullanımı açısından İngilizce ve Türkçe arasında koşutluklar vardır.

Hiçbir dil, tek tek sözcüklerle konuşulmaz; sözcükler, dilin dilbilgisi kurallarına uygun olarak, belirli bağ­lamlarda yansıttıkları kavramları öne çıkararak ve değişik bağımlı biçimbirimler, sözdizimsel ilişkilerle oluşturulan tümce ve sözce' lerle iletişimi sağlar (Ak­san, 1999, s.28).

Bu çalışmada anlam sözcüğü, sözcüklerin sözlükteki çeşitli anlamlarını; işlev sözcüğü, sözcüklerin çeşitli bağlamlarda tümce içindeki görevini ifade edecek bi­çimde kullanılmıştır.

Buyrum ve İstek Kipinin Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Ele Alınışı

Buyrum ve istek kipinin belirli bir zamanı karşılama­ması ve buna koşut birbirini bütünleyen bir özellik göstermesi, bu iki kipin yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde ele alınışı sorununu güncel kılmaktadır.

Emir kipi olarak da adlandırılan buyrum kipini Türk-yılmaz, Korkmaz ve Ergin şöyle tanımlar:

Emir kipi, tasarlanan hareketin yapılmasını emir şek­linde ifade eden kalıptır ( Türkyılmaz, 1999, s.15).

Emir kipi, yapılması istenen işi kesinliğe bağlaya­rak emir biçiminde ifade eden bir gramer kalıbıdır (Korkmaz, 2003, s.665).

Emir ekleri, tasarlanan hareketin emirle yapılmasını işaret eden eklerdir (Ergin, 1993, s.288).

Bu tanımlardan yola çıkılarak buyrum kipini şöyle tanımlayabiliriz: "Bir işin yapılmasını istemede kul­landığımız kiptir." Buyrum kipinin kişi çekimleri üze­rinde tartışmalar devam etmektedir. Özellikle günü­müzde ders kitaplarında buyrum kipinin 1. tekil ve çoğul kişilerinin çekiminin yer almayışı tartışmaları daha çok bu iki kişi eki üzerinde yoğunlaştırmakta­dır. Ergin (1993), başlangıçtan beri buyrum kipindeki 1.kişi çekiminin var olduğunu ve bu ekin Eski Türk-çede -ayın, -eyin kişi ekleriyle karşılandığını, daha sonra aynı ekin Batı Türkçesinde -ayım, -eyim ekiy­le birlikte karışık bir biçimde kullanıldığını, bir süre birlikte kullanıldıktan sonra da Osmanlıca adı verilen dönemde yerini tamamıyla -ayım, -eyim'e bıraktığını belirtmiştir. Bu durum bize Türkçede istek kipinin 1. kişi eki olan -ayım ve -eyim ekinin başlangıçta buy-rum eki olarak kullanıldığını göstermektedir.

Gerçekten emir birinci şahıs ekleri Osmanlıca ve Tür­kiye Türkçesinde istek birinci şahısları için kullanıl­mış, böylece emir ve istek şekilleri karışmıştır. Önce Osmanlıcanın başlarında emir çoğul birinci şahsı, sonra Osmanlıcanın sonlarında emir tekil birinci şahsı istek kipine geçmiştir. Onun içindir ki emir bi­rinci şahısları emirden çok istek ifade ederler ( Ergin, 1993, s.294-295).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...