Eski Yugoslavya Bölgelerinde Türkçe’nin Öğretimi

Eski Yugoslavya’nın büyük bir kısmı beş yüz yıl kadar Osmanlı yönetimi altında bulunmuştur. Bu nedenle Yugoslavya’nın tüm bölgelerinde Türk dili, edebiyatı, folkloru, müziği, gelenek ve görenekleri gibi büyük ölçüde Türk mirası bulunmaktadır. Bu yüzdendir ki ulus ve halkların tarihlerinin, dillerinin edebiyatlarının,  folklorlarının, müziklerinin, tek sözcükle kültürlerinin araştırma ve incelemeleri için ister istemez Türk dilinin öğrenilmesi gereklidir.

1912 yılına dek Osmanlı İmparatorluğu döneminde, az çok Bosna-Hersek’te daha çok Türk  ulusunun kabarık sayıda yaşadığı Kosova ve Makedonya bölgelerinde Türk dilinde eğitim sibyan okullarında (dört yıllık ilkokul) ve medreselerde yapılmıştır. Daha geçlerde yani XIX. yüzyılın sonlarında bu dini mekteplerden başka iptidai (ilkokul), rüştiye (ortaokul), idadiye (lise) ve darülmuallimlerde (öğretmen okullarında) de bu dille eğitim sürdürülmüştür.

Uzun bir süre sonra ilk olarak  krallık, daha sonraları Tito Yugoslavyası’nda yaşayan ulus ve halklar Türk dilini öğrenmek için bir sürü uğraşılarda bulunmuş, nihayet Prof.Dr. Fehim Bayraktareviç’in çabalarıyla 1925 yılında Belgrat Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde Şarkıyat Kürsüsü açılmış ve orada Arap dili ve edebiyatı ve ayrıca Fars edebiyatıyla birlikte Türk dili de öğretilmiştir.

1944 yılının Aralık ayında Tito Yugoslavyası Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Makedonya adlı altı cumhuriyetten kuruldu. Sırbistan Cumhuriyeti’nde ise Voyvodina ve Kosova Özerk Bölgeleri de bulunuyordu.Slovenya’daSlovenler,Hırvatistan’daHırvatlar, Sırplar ve Boşnaklar,Bosna-Hersek’te Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar,Karadağ’da Karadağlılar, Sırplar, Boşnaklar ve Arnavutlar,Sırbistan’daSırplar, Karadağlılar, Boşnaklar, Macarlar, Rupinler, Arnavutlar, Romlar (Çingeneler), Goralılar (Pomaklar) ve Türkler,Makedonya’daMakedonlar, Arnavutlar, Sırplar, Torbeşler (Pomaklar) ve Türkler yaşamaktaydı. Görüldüğü gibi Makedonya Cumhuriyeti’nde ve Sırbistan Cumhuriyeti’nin güneyinde yer alan Kosova Özerk Bölgesi’nde kabarık sayıda Türk halkı varlıklarını sürdürmekteydi. 1945’te Makedonya Cumhuriyeti’nde Türk dilinde hem “Birlik” gazetesi yayımlanmaya, hem de Türk okulları çalışmaya başladı. 1950 yılında Bosna-Hersek’in başşehri Sarajevo’da Şarkiyat Enstitüsü’nün kurulmasıyla Felsefe Fakültesi’nde Şarkıyat Bölümü de açıldı. Bölüm’ün kurucusu Prof. Nedim Filipoviç idi. Kosova Özerk Bölgesi’nde ise tek Türk ulusunun hakkı çiğnendi. Buradaki Türk halkı bu hakka ancak 1951 yılında sahip olabildi.  Böylece bu yıldan itibaren Makedonya Cumhuriyeti’nde olduğu gibi Kosova Özerk Bölgesi’nde de ilk ve orta okullarda Türk dilinde eğitim görülmeye başlandı. Daha ileride Türk dilinde Öğretmen ve Yüksek Pedagoji Okulu da açıldı. Daha geçlerde bu yüksek pedagoji okulları kapatılarak onların yerine 1972 yılında Priştine Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde Şarkıyat Bülümü, Üsküp’te 1976 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, 1988 yılında ise yine Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde ayrıca Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü açılıp çalışmalarına başladı. Bu bölüm ve kürsülerde Türk öğrencilere Türk dilinde, Arnavut ve Boşnak öğrencilere ise Arnavut ve Sırp dilinde Türk dili ve edebiyatı dersleri verilmiştir.

2001/02 okul yılında ise Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde Türk dili, dünya dili olarak öteki dünya dilleri arasına girmiştir. Bu nedenle Kosova’da Türkçe’nin öğretimi:

  1. Ana dil olarak,
    1. Yabancı dil olarak ve
    2. Dünya dili olarak üç yönde yapılmaktadır.

Kosova’da Türkçe’nin Ana Dil Olarak Öğretimi:

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 29 Kasım 1945 tarihinde yeni Tito Yugoslavyası’nın kuruluşunda Sırbistan Cumhuriyeti’nin güneyinde bulunan Kosova Özerk Bölgesi’ndeki Türk halkına azınlık olarak ana dillerinde eğitim görme izni verilmiştir. Makedonya Cumhuriyeti’nde öteki ulus ve halklar gibi Makedon ve Arnavut dillerinde yayınlar yapılırken, ilk ve ortaokul eğitim ve öğretimlerini ana dillerinde sürdürürken,  Kosova’daki Türkler ancak Arnavut veya Sırp dillerinde okullarında eğitim görmeye mecbur kalmışlardı. Fakat 20 Mart 1951’de öteki tüm azınlıkların varlıkları gibi Türk varlığının da  kabul edilmesinden ve Türk halkının da kendi ana dilinde eğitim yapabilmesi kararı alınmasından sonra 1951/52 öğretim yılında Türk dilinde ilk kez ilkokullar açılmış ve ondan sonra Kosova’da hemen hemen tüm okullarda Türk öğrencileri de öteki ulus ve halklar gibi kendi ana dillerinde eğitim çalışmalarını sürdürmeye başlamıştır. Hemen kadro yetiştirilmesi için Üsküp’te ve Priştine’de yaz ve kış kursları düzenlenmiştir. İlk olarak dört yılık, ondan sonra sekiz yıllık ve daha geçlerde ilk orta (meslek) okullarında ve liselerinde eğitim ve öğretim devam ettirildi. 1954 yılında da Hıvzı İdris ve Şükrü Ramo’nun hazırladıkları “Dil Bilgisi” adlı ilk Türk dili grameri Üsküp’te çıktı. Bu kitap tükendikten sonra Türkiye’de çıkan dil bilgisi kitapları getirilerek kullanılmaya başlandı. Makedonya Cumhuriyetinde olduğu gibi 1956-1958 yıllarındaki göçler yüzünden bu bölgedeki Türk okullarında da kadro eksikliği sorunu ortaya çıktı. Bu eksiklikleri gidermek için 1964-65 okul yılında Prizren’de bir öğretmen okulu da açıldı. Fakat zamanla durum yine değişti ve bu öğretmen okulu da kapatıldıktan sonra Türk dilinde öğretmen yetiştirme  görevini liseden sonra iki yıllık yüksek pedagoji okulları üzerine aldı ve böylece Sırp ve Arnavut dili ve edebiyatı bölümleri gibi Prizren’de Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü de çalışmasına başladı. Bir yıl sonra bu bölüm Priştine’ye taşındı ve burada 1972 yılına dek Türk öğretmen kadrosunu yetiştirdi. 1972-73 okul yılında Yüksek Pedagoji Okulundaki Türk dili ve edebiyatı bölümü yine kapatılarak Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesinde Türk halkına ana dilinde tahsil görmesi ve bununla ilk, orta meslek okullara ve liselere Türk dili ve edebiyatı kadrosu yetiştirmek için karar alındı. Fakat Priştine Üniversitesi Felsefe Fakültesinde bir tarafta Sırp Dili ve Edebiyatı ve Arnavut Dili ve Arnavut Edebiyatı gibi ikişer bölüm açıldığı halde Türk halkına bir Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün bile açılmasına izin verilmedi. Onun yerine Şarkiyat  Bölümü açıldı: Bu bölümün kurucusu Prof. Dr.Hasan Kaleşi idi. Bölümün o sürelerdeki kadrosu Türk ve Arap Dili ve Edebiyatı derslerini veren dörder (toplam sekiz) görevliden oluşmuştur. Bu bölümde Türk öğrencilerine tek Türk Dili I (2+2), II (2+2), III (2+2), IV (2+2) ve Türk Edebiyatı  I (2+2), II (2+2), III (2+2), IV (2+2) Türk Edebiyatı Kuramı (2+1) ve Türk Dili ve Edebiyatı Metodiği (2+2)  dersleri  ana dillerinde verilirken genel dersler dediğimiz Pedagoji (2+0), Sosyoloji (2+0), bir yabancı dil (2+2), Savunma ve Korunma (2+0) dersleri ise Sırpça olarak okutuluyordu. Arap dilini öğrenmek istemeyen Türk öğrenciler ve ayrıca çoğu medreseyi bitiren ve medreselerde dört yıl Arap dilini  öğrenen ve Türkoloji’yle uğraşmak istemeyen Arnavut, Sırp, Boşnak ve Makedon öğrencilerin kimileri  bu karşılaştıkları güçlükler yüzünden bu bölümü bitirmeden terk etme mecburiyetinde kalmışlardır. Bu nedenle Şarkiyat Bölümü’ne Arap dili ve edebiyatı ile Türk dili ve edebiyatı diye bir veya en çok iki yıl bir arada öğrendikten sonra, Türk ve Arap dili ve edebiyatı diye iki kola ayrılması önerilerinde bulunduksa da bu konuda bir türlü olumlu bir sonuca varılamadı. Arnavut ve Sırp dillerinde olduğu gibi ana dili olarak Türk dilinde dil, edebiyat ve öteki tüm dersleri dinleyip sınavlarını hazırlamaları için 8 yıl direndikten sonra, ancak 1988 yılında gerçekleştirilebilindi. 1988/89 okul yılında Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü Kosova’dan üç öğretim üyesi ile ilk çalışmalarına başladı. Bir yıl sonra dersler bir misli daha çoğaldı ve bu yüzden hemen Üsküp Üniversitesi Filoloji Fakültesinden iki profesör daha angaje edildi. Bir yıl sonra da iki genç asistan kürsüye alındı ve böylece gereken tüm boşluklar doldurulmuş oldu. Bu kürsüde dünya dillerinden bir dil, Pedagoji (2+0), Savunma ve Korunma (2+0) Sosyoloji (2+0) gibi dersler Sırp dilinde, öteki Türk Dili I (2+2), II (2+2), III (2+2), IV (2+2), Türk Edebiyatı I (2+2), II (2+2), III (2+2), IV (2+2), Osmanlıca I (2+2), II (2+2) Genel Edebiyat Kuramı (2+0), Türk Dili Tarihi (2+1), Türk Halk Edebiyatı (2+2), Türk Diyalektolojisi (2+2) ve Türk Dili ve Edebiyatı Metodiği (2+2) dersleri Türk dilinde verilmekte idi. Kürsünün iki yılında 25 Türk öğrencisi kayıtlı idi.

Sonraki yıllarda öğrencilerin  sayısı daha düşük oldu. Bölüm Kosova olaylarına dek çalışmalarını böyle sürdürmüştür. Kosova olaylarından sonra da bu Kürsü çalışmalarını aynı şekilde devam etmeye başladıysa da bir buçuk yıl içinde bir sürü güçlüklerle karşılaştı. Fakat bir buçuk yıl sonra yine aynı çalışma durumuna girmeyi başarmıştır. Bu yıl tüm Avrupa Üniversitelerinde olduğu gibi Priştine Üniversitesi de 1999 yılında Polonya’da  imzalanan anlaşmaya göre hazırlanan yeni eğitim sistemini uygulamaya başladı. Böylelikle bu yıldan itibaren Priştine Üniversitesinde eğitim gören tüm  fakülte öğrencileri üç yıllık temel öğretiminden sonra iki yıl daha aralıksız, yüksek lisans eğitimine devam edebilirler ve bunu bitirdikten sonra “master” diplomasına sahip olabilirler. Ondan sonra üç yıllık doktora eğitimi sürdürülecektir. 2001-2002 okul yılında bu yeni programlar hazırlanıp uygulamaya başlandı. Yeni programa göre Türk dili ve edebiyatı bölümünde birinci yılda şu derslerin yapılması öngörülmüştür: Türk Dili I (Sesbilgisi) (2+2), Türk Edebiyatı I (İslamlık Kabul Olunmadan Önce Türk Edebiyatı) (2+1), Türk Uygarlığı (1+0), Genel Dil Bilgisine Giriş (2+0), Türk Halk Edebiyatı (1+1), Genel Edebiyat Kuramı (1+0), Bir Dünya Dili (1+1), Arnavut Dili (1+1) mecbur ve ayrıca birer sömestre Çocuk Edebiyatı (2+2), Psikoloji (2+0), Gazeteciliğe Giriş (2+2), İnformatik (1+1), Kütüphanecilik (1+1) dersleri seçme olacaktır. Öğrenci bu dört seçmeli dersten iki dersi seçip sınava girmek zorundadır.

Türkçe’nin Yabancı Dil Olarak Öğretimi

Ana dili olarak Türkçe’nin öğretimi hakkında söz ederken Türk halkına kadro yetiştirmek için mevcut olan iki yıllık Türk Dili ve Edebiyatı Yüksek Pedagoji Okulunun kapatılmasıyla Filoloji Fakültesi’nde dört yıllık bir Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılması gerektiğinden söz etmiştik. Fakat bunun yerine ilk olarak Sırp ve Arnavut öğrencilerine olduğu gibi Türkçe’nin öğretiminin sürdüğü konusunu  az çok açıklamaya çalıştık. Arnavut ulusundan kadro olarak Türkolog yetişmesiyle Arnavut öğrencilerine Arnavut dilinde de Türk dili ve edebiyatı öğretimine başlandı. Bu bölümde Sırpça ve Arnavutça, Arap Dili ve Edebiyatı yanında Türk Dili I (2+2), Türk Dili II (2+2), Türk Dili III (2+2), Türk Dili IV (2+2), Türk Edebiyatı I (2+2), Türk Edebiyatı II (2+2), Türk Edebiyatı III (2+2), Türk Edebiyatı IV (2+2), Türk Edebiyatı Kuramı (2+2), Osmanlıca (2+2) öğretildi. Fakat 1991 yılında Arnavutların boykotları nedeniyle bu bölümün Arnavut  dilindeki kolu kimi evlerde veya camilerde  Sırp dilindeki kolu ise yine Filoloji Fakültesi çerçevesinde derslerini sürdürmeye devam etmiştir. 1988 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün açılması nedeniyle Sırp dilinde Şarkiyat Bölümü de gerekliliğini yitirerek kapatıldı. Kosova olaylarından sonra Arnavut dilindeki Şarkıyat Bölümü tekrar Filoloji Fakültesi’ne taşınmış ve böylece eski plan ve programlarla eski etkinliğini sürdürmeye başlamıştır.

Kosova’da “Gora” denen bölgede 100.000’i aşkın Goralı ve Torbeşler adlarıyla anılan Slavlaşmış Pomaklar da yaşamaktadır. Bunların ana dilleri Sırpça, Makedonca ve Bulgarca karışımından oluşan bir Slav dilidir. Fakat bunların çoğu kendilerini -Hun, Avar ve Kumanlar’dan kaldıklarını bildikleri için- Türk hissetmektedirler ve “Biz o ulustanız ama o ulusun dilini bilmiyoruz” demektedirler. 50 yıl öncesine dek yaşlı Goralılar Türkçeci iyi konuşanlar idi. Bu nedenle bu yıl Goralıların çoluğu çocuğu Türkçe'yi öğrenmeye hevesliler ve böylece Prizren’de bulunan BAL-TAM (Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi) girişimi ile bu merkez Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ve AKV (Anadolu Kalkınma Vakfı) İşbirliğiyle bu yıl Gora’nın Brot ve Restelitca köylerinde I. Sınıftan VIII. Sınıfa dek öğrencilere sekiz grupta Türkçe kursu açmayı üstlendiler. Bunlara haftada iki veya üç kez  ikişer Türk dili dersi verilmektedir. Bunlara Türkiye’den yabancılara Türkçe öğretmen için basılan kitaplar öğrencilerin yaşlarına göre uygulanmaktadır. Bu kursların bir yıl sürdürülmesi planlanmıştır.

Türkçe’nin Dünya Dili  Olarak Öğretimi

2001/02 okul yılı için yeni plan ve programlar yapılırken sıra dünya dillerine geldiği sırada Türk Dili de dünyanın bir çok ülkelerinde rahat rahat konuşup anlaşılabilecek bir duruma geldi. Bu yıl Priştine Üniversitesi, Filoloji Fakültesi Dekanlığı’nca Türk Dili dünya dili olarak kabul edilmiştir ve bu yüzden bu okul yılında ve sonraki yıllarda hangi bölümde olursa olsun öğrenciler İngilizce, Almanca, Rusça, Fransızca, İtalyanca ve Arapça dilleri  yerine dünya dili olarak Türk dilini seçip öğrenebilirler. Bu her öğrencinin isteğine bağlıdır. 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...