Başlangıç Düzeyi Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi İçin Sözlükçe Çalışması

İnsanlık ve İletişim Kanallarına Genel Bir Bakış

         Önce söz vardı, ardından yazı geldi. Yazının gelişiyle birlikte sadece yüz yüze konuşarak yapılan iletişim dönemine uzaktaki bireylerle de yazı yoluyla yapılan iletişim biçimi eklendi. Okuma yazma bilen herkes, bilmeyenler ise bilenlerin yardımıyla, bir kalem bir de kağıt ile duygu ve düşüncelerini başka bir kişiye iletebilmek için yazıyı kullandı. İnsanlar bu kağıtlara mektup dediler. İletişim kanalları uygulayımbilimdeki gelişmelerle hızla gelişti ve yazının ardından telgraf geldi. Bu yöntem mektuba göre çok farklıydı, kağıt ortadan kalktı yerine kablolar geldi. Yetmedi, Bell telefonu buldu. Telefon, telgrafın iletişme görevine insanların seslerini ekledi, ancak bütün bu kanallar belli bir uzaklık içerisinde iletişime izin veriyordu. Oysa ki, mektup gibi yer bağımsız, uzak yerlere de gidebilen iletişim kanalları geliştirilmeliydi. Çözüm sesin havadan iletilmesinde bulundu. Reginald Fessenden tarafından 24 Aralık 1906'da ilk defa insan sesini kablosuz bağlantıyla, havadan, Atlantik'teki ticaret gemilerine ulaştırılmasıyla telsiz doğdu. Telsizle beraber dolaylı yoldan radyo doğmuş oldu. Artık iletişim daha kolay ve uzaklık tanımaz bir biçime gelmişti. Uygulayımbilimdeki tüm bu gelişmeler insanları biraz daha zoru başarmaya itmesiyle hem sesli hem de görüntülü iletimine izin veren kanal, yani televizyon, üretildi. Çağın buluşu olarak nitelenen televizyonun da radyo gibi evlere girmesi zaman aldı, fakat evlere girer girmez insanların hayatlarının odağı olmayı başardı.

1. 1 İletişim Kanalları

        Bu olaylar tezin odağı dışında gibi görünse de aslında bir biçimde yakından ilişkilidir. Tüm bu kanalların en ilgi çekici özelliği, iletişimin yapılış biçiminden çok kullanılan kanalın özelliği ya da özellikleridir.

       Yukarıda kısaca açıklanan ve tarih sırası göz önünde bulundurularak anılan iletişim kanalları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Yazı
  • Telgraf
  • Telefon
  • Telsiz
  • Radyo
  • Televizyon

        Tümü iletişimin sağlanması için üretilmiş ve günümüzde de geliştirilmektedirler. İlk üç sırada yer alanlar — yazı, telgraf, telefon ve telsiz — için bir iletişim döngüsü tablosu çıkarıldığında Şekil 1'deki yapı elde edilir. Burada hem Kaynak hem de Alıcı karşılıklı bir etkileşim içindedirler. Oysa son iki tanesinde — Radyo ve Televizyon — aynı şekli çizemeyiz, çünkü hem radyoda hem de televizyonda alıcılar etkin olamazlar, Kaynak ne verirse onu almakla kısıtlanmışlardır (bkz. Şekil 2). Bu durumda alıcıların yapabilecekleri tek şey kaynaktan gelen iletileri almayı onamamaktadır; örneğin, radyoyu ya da televizyonu kapamak gibi.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...