Irak’ta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Öğrencilerin Türkiye, Türkler Ve Türkçe Algısı

Yabancıların Türk ve Türkiye algısı; coğrafya, milliyet, din, dil, kültür ve tarih gibi değişkenlere bağlı olarak olumlu ya da olumsuz olabilmektedir. Bu çalışma, Türkoloji bölümünde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Iraklı öğrencilerin Türkiye, Türkler ve Türkçe algısını konu edinmektedir. Çalışmada algıların belirlenmesi amacıyla anket hazırlanmıştır. 18 sorudan oluşan anket, belirlenen üç kategoriye göre betimsel yöntemle analiz edilmiştir. Anket dışında aynı öğrenci grubuna, yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Anket ve görüşme formu, farklı tarihlerde dil pratiği için Türkiye’ye gelen Irak-Erbil Selahaddin Üniversitesi Türk Dili Bölümü öğrencilerine uygulanmıştır. Toplam 25 öğrenciye anket ve görüşme formu dağıtılmış; bu 25 öğrencinin değerlendirmeleri dikkate alınmıştır. Nitel araştırmanın veri analizinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle öğrenicilerle yapılan görüşmeler, sistematik analiz tekniğine uygun olarak anketle ilişkilendirilmiş, veriler buna göre yorumlanmıştır. 2015’te kız- erkek farklı yaş gruplarına uygulanan bu anket, öğrencilerin Türkiye, Türkler ve Türkçe algılarının sıklık derecesi ile değer boyutunu ölçmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde Türkoloji bölümünde okuyan öğrencilerin genel olarak Türkiye, Türkler ve Türkçe konusunda olumlu algı geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Türkiye, Iraklı öğrenciler için komşu ve İslam ülkesi; kültür, sanat, bilim, ticaret, eğitim alanında gelişmiş; denizleri, tarihi, camileri, doğasıyla güzel ve manzaralı “taşı toprağı altın bir ülke”dir. Öğrenciler, Türk ve Irak kültürlerinin dil, giyim, eğitim, politika, sosyal mekânlar, ticaret, ilerleme, kültür, fikir, anlayışlar konusunda farklılaştığını düşünmektedir. Iraklı öğrencilerin ekseriyeti, Türkiye’de rahatça yaşayabileceğini düşünmektedir. Iraklı öğrencilere göre Türkler; dost, iyi, yardımsever, kardeşçe, sevgi duyan, sempatik, pozitif ve çalışkandır. Bazı öğrenciler, Türklerin Avrupalılara benzediğini, değerlerini kaybedip farklılaştığını ve Iraklılara benzemediğini düşünmektedir.

Sürekli değişen ancak ilişkiler bakımından çok eski ve karma yapıların söz konusu olduğu Irak’ta Türkiye, Türkler ve Türkçe algısının Türkoloji öğrencilerinin bakış açısıyla nasıl olduğunu tespit etmek, Türkiye’nin vizyon ve misyon değerlendirmesi bakımından önemlidir. Bu bağlamda Türkçe öğrenen ve Türkiye’yi ziyaret eden öğrencilerin algı düzeylerini sınıflandırarak öğrenmek, dil öğretimi kadar diğer bütün alanlar için dikkate değer bir konudur.

Son zamanlarda Türkiye-Irak ilişkilerinde yaşanan olumlu havanın ne kadar sürdürülebilir olduğu tartışılsa da, bu ilişkilerin değişken bir nitelik taşıdığı muhakkaktır. Türkiye’nin jeo-stratejik önemini ön plana çıkarması, son dönem Türk dış politikasının en önemli özelliklerinden biridir. Ekonomik ilişkiler başta olmak üzere pek çok alanda Irak’la ivme kazanan bir diyalogun varlığı söz konusudur.

2000’li yıllardan sonra dış politikada kullanılan ‘ortak kader’ kavramı, Ankara’nın dost ve komşu ülkelere daha yakın ve sıcak bir ilişki kurma isteği altında yatan niyeti işaret etmektedir. Bu, özelde Irak için daha başka bir anlam içermektedir. Irak’ın işgaline karşı çıkmış bir İslam ülkesi olarak Türkiye’nin Irak’ın yanında olduğunun teyididir. Aslında ‘ortak kader’ söylemi, Ankara’nın oluşturmak istediği ortak siyasi ve ekonomik çıkarların sağlanmasında Türkiye’ye büyük bir kolaylık sağlamaya yönelik olduğu da söylenebilir.

Ankara’nın şimdiye kadar Ortadoğu bölgesinde uyguladığı hızlı ve radikal politika değişiklikleri Irak’la ilişkilere de yansımıştır. Ortadoğu’daki birçok sınırın yapay bir biçimde çizildiği ve Avrupa Birliği’nde olduğu gibi sınırların anlamsızlaştırılabileceği tezi Türkiye tarafından sıklıkla dile getirilmektedir (Oktav, 2010: 67).Dış politikada uzun projeksiyonlar her zaman istenilen bir tavır olsa da bu, sürekli değişim geçiren Ortadoğu için genel geçer doğrular oluşturamamaktadır. Bu bölge için Türkiye gibi öncü ülkelerin ana politika ekseninde zaman zaman değişimler olmakta, esnek alternatif manevralar şartlara göre yeniden yorumlanabilmektedir.

Yaşanan değişimlerin ne ölçüde taktiksel, ne ölçüde stratejik olduğu, ülkeler nezdinde daima dikkatle takip edilmektedir. Son on yılda genel bir paradigma değişimi olduğunu; görünüşe göre bu değişimde Türkiye’nin öncü, Irak merkezli ilişkilerde Kürt Bölgesi’nin aktivist, Bağdat’ın ise tepki gösteren taraf  olduğunu ve  son  olarak da  kötünün iyisini  seçmek  zorunda  olan bütün aktörlerin tercihlerinin muhtemel sonuçları konusunda büyük bir ikilemde kaldıklarını söylemek gerekir(Ofra, 2013: 66).

Loading...
{/aridoc}

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...