Mehmet Akif Ersoy’un Mısır Günleri ve Mısır’da Türkçe Öğretirken Yaşadığı Zorluk

Mehmet Akif Ersoy, Osmanlı’nın iyice dağılmaya yüz tuttuğu 20. yüzyılın başından itibaren Türk milletine menfaatinin nerede olduğunu göstermeye çalışmıştır. Sırat-ı Müstakim ve Sebilü’r Reşat adlı dergilerdeki yazı ve şiirle- rinde milletin faydasına olan işleri ve devletin yeniden toparlanması-ilerleme-   si için her bir ferdin ne yapması gerektiğini anlatmıştır. 1911’de Trablusgarp Savaşı, 1912’de I. Balkan Savaşı, 1913’te II. Balkan Savaşı, 1914’te I. Dünya Savaşı Mehmet Akif’in Türk milletini ikaz etmesine sebep olan diğer önemli olaylardır.

1918’de I. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Sevr Anlaşması’yla Osmanlı Devleti resmen yenilir ve toprakları galip ülkeler tarafından işgal edilir. Bin yıllık Türk topraklarının işgal edilmesiyle Mehmet Akif, İstanbul’da bir şey yapamaya- cağına kanaat getirir. Bir davet üzerine 10 Nisan 1920’de Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’ye destek olmak için Ankara’ya gider. 1920 yılında Burdur me- busu seçilir ve böylece TBMM üyesi olur. 12 Mart 1921’de adeta Milli Mücade- le destanı mahiyetindeki İstiklal Marşı başlıklı şiiri BMM tarafından milli marş olarak kabul edilir. Ankara’da Taceddin Dergahı’na yerleşen Mehmet Akif, Milli Mücadele boyunca Burdur, Eskişehir, Afyon, Konya, Kastamonu, vilayetleri ve bu vilayetlerin ilçelerini dolaşır.1 Mehmet Akif, I. Meclisin feshinden sonra tekrar vekil adayı olmadığı/olamadığı için 1923 yılı Mayıs ayı başında Eşref Edip’le İstanbul’a döner. Fakat bu sırada Mehmet Akif için bir sorun vardır. Hak ettiği halde ona emekli maaşı bağlanmadığı gibi emekli ikramiyesi de verilmemiştir.Üstüne üstlük devlet tarafından peşine hafiyeler takılıp adım adım izlettirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple Türkiye’de rahat olamayacağını anlayan şair, Mısır’a gitmeye karar verir. Fahri Kutluay; Şefik Kolaylı’nın (Neyzen Tevfik’in kardeşi) Ankara Halkevi salonunda verdiği bir konferansta Mehmet Akif’in Mısır’a gidiş sebebini anlatırken şunları açıkladığını söyler:

“Bir cumartesi günü idi, yanında Prof. Fazlı Yegül de vardı. Yarın Mısır’a gideceğini ve arz-ı vedaa geldiğini söyledi. Çocuklarının tahsil ve terbiye çağı olduğunu, şimdi Mısır’a gitmekle çocuklarının tahsillerinin sekteye uğraması muhtemel bulunduğunu ileri sürerek, kararından vazgeçmesinde ısrar ettik. Akif büyük bir hüzün ve teessür içinde dedi ki: “Arkamda polis hafiyeleri gezdiriyorlar. Ben vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum”

Bu takip meselesi Mehmet Akif’i derinden sarsmış ve üzmüştür. Üstüne Cumhuriyetin ilanından sonra hükümetin yaptığı bazı devrimler Mehmet Akif’in hayal ettiği bir devlet veya düzenin kurulmayacağına olan inancını pe- kiştirmiştir. Zaten geçim sıkıntısı da yaşayan Mehmet Akif, 1925 yılı sonundan itibaren daha önce 1923 ve 1924 kışını geçirdiği Mısır’da temelli olarak kalmaya başlamıştır.

Loading...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...