Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kültür Taşıyıcısı Olarak Türküler

       Yabancılara Türkçe öğretimi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Dilimizin önem kazanmasına paralel olarak dil öğreticilerimizin de çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olması; bunun yanı sıra Türk tarihini, kültürünü ve edebiyatını çok iyi bilmesi ve özümsemiş olması gerekir. Eğitimcilerimiz dil öğreticisi olmakla birlikte bir kültür elçisi olarak yetiştirilmelidir. Dil öğretimi demek, kültür öğretimi demektir. Bu bağlamda Türkçenin yabancılara öğretiminde türkülerimizden faydalanmak öğretimi zenginleştirecektir. Bu çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde türküleri kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlara, türkü kullanımının faydalarına ve sınırlılıklarına; Karacaoğlan'ın "Bana Kara Diyen Dilber" türküsüne ve türkülü etkinliklere yer verilmiştir.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi çok eskilere dayanır. Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânü Lûgati't-Türk adlı eseri yabancılara sistemli bir şekilde Türkçe öğretebilmek için yazılan ilk eserdir. "Bu eser günümüzden 900 yıl önce büyük davalarla, Türk dilini ortaya koymak, savunmak, öğretmek için hazırlanmıştır. Kaşgarlı Mahmud'un başlıca çabası Türkçeyi öğretecek temel araçlar hazırlamak olmuştur" (İlaydın, 1972: 97). Dîvânü Lûgati't-Türk çok yönlü bir eserdir. Eserin temel birkaç özelliğini Köprülü şöyle ifade eder: "...Bu sadece bir lügat değil, ...Türk lehçeleri ve lehçelerin ses özellikleri, şekil bilgisi, kelimeler hakkında uzun incelemeler yapılacak bir bilgi kaynağıdır. ...Tarih, mitoloji folklor bakımından emsalsiz bir vesikalar hazinesidir" (1934: 42). Kaşgarlı'dan sonra dil öğretiminin günümüze kadar ciddi bir şekilde ele alındığı söylenemez.

Günümüzde dil öğretiminde geleneksel yöntemler ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Fakat bu geleneksel dil öğretim yöntemleri öğrenciler üzerinde beklenilen etkiyi göstermemektedir. Öğretmenin merkeze alındığı geleneksel sistemlerde öğrenciler geri planda kalır. Öğretmenin yalnızca yazı tahtasını ve ders kitabını kullanarak sürekli aynı yöntemlerle ders işlemesi öğrencilerin derse olan ilgilerini azaltır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin kalitesini artırmak ve öğrencilerin ilgilerini canlı tutabilmek için mümkün olan tüm uyarıcıları kullanmak gerekir. Bundan dolayı Türkçe öğretiminde kullanılacak olan görsel ve işitsel araçlar, öğrencilerin görme ve işitme duyularını uyararak öğretimin daha etkili olmasını sağlar.

"Amerika'da Kinder tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre, zaman faktörü sabit tutulduğunda hatırlama oranları şu şekildedir: İnsanlar okuduklarının %10'unu, işittiklerinin %20'sini, gördüklerinin %30'unu, görüp işittiklerinin %50'sini, söylediklerinin %80'ini ve yapıp söylediklerinin %90'ını hatırlamaktadır" (Kinder'den aktaran Demirel ve ark., 2002: 78). Öğrenmede aktif olan duyu organlarının sayısı arttıkça öğrenmenin kalıcılığı da aynı oranda artmaktadır. Buna göre öğrenmede en etkili yöntem öğrenme sırasında aktif halde bulunma; yani yaparak ve yaşayarak öğrenmedir. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin derse olan ilgilerini artırmak ve derslerden beklenen başarıyı sağlamak için bu duruma yönelik aktiviteler hazırlanmalıdır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...