Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimlerinin Yabancı Dil Olarak Türkçe Edinimine Etkisi

 Alan yazın incelediğinde, yaşam boyu öğrenme yaklaşımının dil edinimi sürecinde yeteri düzeyde incelenmediği görülmüştür. Öğrenidlerin dil edinimlerindeki başarı düzeyleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasında bir ilişki olduğu görülmektedir. Araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin dil edinimi başarısında yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin etkililiğini belirlemektir. Bu kapsamda araştırma, karma model araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Sakarya TÖMER bünyesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen C1 düzeyindeki öğreniciler oluşturmuştur. Araştırmanın birinci evresinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri “Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimlerini Belirleme Ölçeği” kullanılarak belirlenmiştir. Ölçek altı dereceli likert ölçekten oluşmaktadır. Araştırmada yabancı öğrencilerin derecelendirmeleri daha iyi algılamalarını sağlanması için ölçek üç dereceliye dönüştürülmüştür. Ölçek motivasyon, sebat, öğrenmeyi düzenlemede yeterlik, merak olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçekte alt boyutlardan alınan puanlar 1 ile 3 arasında değişmektedir. Alınan puan o boyuta ait özelliğin arttığını göstermektedir. Araştırmanın birinci evresinde betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın ikinci evresinde, yaşam boyu öğrenme eğilimleri belirlenen çalışma gruplarına, alan uzmanları ve araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan Türkçe dil edinimi başarı testi, eğitim başlamadan önce ve yoğun eğitimin sonunda, iki kez uygulanmıştır. Çalışmanın bu aşaması öntest — sontest kontrol gruplu model olarak düzenlenmiştir. Araştırmanın üçüncü evresinde ise başarı testlerinden elde edilen puanlar ile yaşam boyu eğilim düzeyleri karşılaştırılmış ve aralarında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın son evresinde korelasyonel model uygulanacaktır. Bu araştırmanın sonucunda öğrenicilerin test başarıları ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişki çözümlenmiştir. Araştırmadaki veriler dil edinimi ile ilgili öğrencilere yaz okulunda uygulanan başarı testi ve “Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği” ölçeği ile toplanmıştır. Öğrenicilerin yaz okulu süresince dil edinimi ile ilgili başarılarındaki gelişimler elde edilmiştir. Yaz okulu öncesi ve yaz okulu sonrası başarı testleri arasındaki farklar hesaplanarak gelişim miktarları belirlenmiştir. Dil öğrenicilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yüksek olmasıyla eğitimin temel amaçlarından olan süreklilik ve evrensellik sağlanarak etkin Türkçe öğrenimi gerçekleştirilmektedir.

İnsan doğası gereği, dünyaya gelmesiyle ölümü arasındaki süreç boyunca sürekli bir şeyler öğrenme ihtiyacı duymaktadır. Bu öğrenme ihtiyacının yaşam boyunca var olması yaşam boyu öğrenme (lifelong learning) kavramını ortaya çıkarmıştır. Genelde sadece yetişkin eğitimini kapsadığı düşünülen yaşam boyu öğrenme, öğrenmenin insan yaşamı boyunca gerçekleşebileceği gerçeği ile yaşamın her anında olduğu ortaya çıkmaktadır (Can, 2011:6). Bilginin büyük bir hızla geliştiği günümüzde, öğrenme kişilerin yalnızca mesleki kariyerlerine katkıda bulunan, çocukluk ve gençlik dönemleriyle sınırlandırılmış bir faaliyet olarak değerlendirilemez. Öğrenme, kişilerin yaşamlarının bütün dönemlerini kapsayan bir süreçtir. Yaşam boyu öğrenme, bu anlayışın bir sonucu olarak, öğrenmeyi "beşikten mezara" kadar uzanan bir faaliyet olarak gören bir yaklaşımdır (Gündoğan, 2003:2). 1960’ların sonlarından itibaren yaşamboyu eğitim ve yaşamboyu öğrenme kavramları çokça konuşulmaya başlandı. E. Faure (1972) başkanlığındaki UNESCO Komisyonunun raporunda yaşamboyu eğitim, bir sistemden ziyade eğitim organizasyonuna yönelik felsefi bir kavram olarak yer aldı. Daha sonra R. H. Dave (1976), kavramı daha geniş bir çerçevede “bireylerin yaşamları boyunca hem kendilerinin hem de ortak yaşam sürdürdüklerinin yaşam kalitesini yükseltmek için kişisel, toplumsal ve mesleki uzmanlık gelişiminin tamamlanması süreci” olarak tanımladı (Toprak ve Erdoğan, 2012:72). Bunların yanında dil öğrenimi, dışlanmışlıkla mücadele gibi amaçları da bulunmaktadır. Yaşam boyu öğrenme konusunda politikalar, kararlar, stratejiler ve projeler geliştirilmiştir. Türkiye’de AB’nin yaşam boyu öğrenme ile ilgili karar ve politikalarının bilinmesi gelecekte eğitim alanında meydana gelecek uyumu kolaylaştıracaktır (Akbaş ve Özdemir, 2002: 113).

Devletlerin yurtdışı politikalarına bağlı olarak gerçekleşen yabancı öğrenci istihdamı ülkemizde de son senelerde büyük bir artış göstermektedir. Bu artışa bağlı olarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimi konusunda akademik çalışmalara ağırlık verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti resmi kurumları tarafından yürütülen yabancılara Türkçe öğretim faaliyetleri YÖK’e bağlı birçok üniversitenin Türkçe Öğretim Merkezi ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)’nca yürütülmektedir. Yapılan bu faaliyetlerin ortak amacı yurt dışında ve içinde Türkçe öğretmek, Türk kültürünü tanıtmaktır. Bu amaç ve kapsam doğrultusunda yapılacak olan dil öğretimi ve kültürün aktarımı faaliyetleri oldukça zor ve karmaşıktır. Aydın ve Zengin (2008: 82), dil öğrenimini zorlaştıran sebeplerin temelde öğrenicilerin sahip olduğu bireysel farklılıklar ve bireysel özelliklerle ilgili olduğunu ve bunların öğrenmeyi doğrudan etkilediğini söylemektedir. 

 

Loading...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...