• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Türk Soylu Öğrencilerle Türk Soylu Olmayan Öğrencilere Durum Eklerinin Öğretilmesi Meselesi

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Türk Soylu Öğrencilerle Türk Soylu Olmayan Öğrencilere Durum Eklerinin Öğretilmesi Meselesi

Türkçenin yabancı dil olarak öğretildiği sınıflarda öğrenciler arasındaki seviye farklılıkları çeşitli tekniklerle aşılabilir. Ne var ki, özellikle başlangıç seviyesindeki sınıflarda Türk soylu öğrencilerle Türk soylu olmayan öğrencilerin seviye farkı çok daha aşikârdır. Bu fark da Türkçenin zengin eklerinin doğru ve yerinde kullanılamamasından kaynaklanmaktadır. Özellikle durum eklerinde zorluk yaşandığı görülmektedir. Türk soylu öğrencilerin bu eklerle ilgili sorunu, ekleri kendi lehçelerindeki şekliyle kullanmak biçimde karşımıza çıkmaktadır. Ancak Türk soylu öğrenciler kendi dillerinde zaten var olan durum eklerini çok daha kolaylıkla anlayıp kullanabilmekteyken, Türk soylu olmayan öğrencilerin bu ekleri kavraması ve kullanabilmesi çok daha zor olmaktadır. Durum eklerinin ne zaman ve nasıl kullanılacağını tam olarak anlamak bu öğrenciler için uzun zaman alabilmektedir. Bu eklerin anadili Türkçe olan öğrencilere anlatıldığı şekilde anlatılması Türk soylu olmayan yabancı öğrencilerin anlayabileceği bir yöntem değildir. Bu eklerin, bu öğrencilere anlatılmasında öğrencilerin mümkünse kendi ana dillerinden de faydalanarak daha farklı ve çeşitli tekniklerin kullanılması gerekmektedir. Genelde Türkçenin ve özelde ise durum eklerinin tümdengelim yöntemiyle öğretilmesi her şeyden önce Türkçenin eklemeli dil yapısına aykırıdır. Pek çok Hint-Avrupa dilinin aksine, Türkçenin, dilin en temelini oluşturan eklerden yola çıkarak tümevarım yöntemiyle öğretilmesi çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Biz çalışmamızda öncelikle Türk soylu ve Türk soylu olmayan öğrenciler arasındaki farklılıklara değinecek, daha sonra çeşitli ders kitaplarını inceleyerek durum eklerinin bu kitaplarda nasıl ele alındığını göstereceğiz. Genel bir değerlendirmeden sonra Uşak Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezindeki deneyimlerimizden yola çıkarak ve benzer eklerin/ yapıların bulunduğu diğer dillerin öğretim yöntem ve tekniklerini de irdeleyerek yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde durum eklerinin nasıl daha verimli öğretilebileceği konusunda yeni fikirler sunmaya çalışacağız.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin neredeyse bin yıllık bir geçmişi vardır. İlk Türk dilcisi Kaşgarlı Mahmut'un Türkçeyi Araplara ikinci bir dil olarak öğretirken uyguladığı metot ve izlediği anlayışlar bugün bile hala geçerliliğini korumaktadır (Çifci: 2004). Onun başlattığı bu süreç son yıllarda daha da artmış, özellikle Türk üniversitelerinin uluslararası öğrencilere kapılarını açmalarından sonra pek çok üniversitede Türkçe Öğretim Merkezleri açılmış, buralarda sayıları binlerle ifade edilen yabancı öğrenciye Türkçe öğretilir olmuştur. Elbette bu süreçte dil öğretim yöntemlerinin, yaklaşımlarının ve tekniklerinin de değişmesi, değiştirilmesi, gözden geçirilmesi gerekli olmuştur ve olmaktadır. Türkçenin yabancılara öğretiminde de bazı eski alışkanlıkların ve tekniklerin gözden geçirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. Ad durum eklerinin öğretimi bu konulardan biridir. Ad durum ekleri öğretilirken yeni bazı anlayışların benimsenmesi gereklidir

Ad durumu olarak adlandırılan durum, ismin sözdizimindeki yerine göre aldığı durumdur. Pek çok dilde isimlerin biçimsel değişmesi olarak karşımıza çıkan ad durumu (örneğin İngilizcede yalın durumda I, yönelme ya da belirtme durumunda me olması gibi), eklemeli dillerden biri olan Türk dilinde eklerle sağlanmaktadır. Hâl, durum ya da ad çekimi ekleri olarak adlandırılan bu ekler, "cümlede adlar ile fiiller arasındaki geçici anlam bağlarını kurmak üzere adların girdiği durumları karşılayan eklerdir" (Korkmaz 2003: 23). Ad durumu ekleri ya doğrudan doğruya ya da bir edatla birlikte fiillere bağlanır: Ev+e gitmek, ev+e doğru gitmek, vb. Ad durumu ekleri her ne kadar adlara ekleniyor olsa da hangi durumun kullanılması gerektiğini belirleyen kelime fiillerdir. Yani her fiil bağlanacağı adın bir durum içinde olmasını ister. Bu temel işlevden dolayı son yıllarda Türkiye'de de 'istem' (valence) terimiyle karşılanmaktadır. Bir fiilin hangi isim durumunu gerekli kıldığı (Karaca 2011:7) şeklinde tanımı yapılan istem aslında durum ekleri konusu ele alındığında sadece fiilin gerekli kıldığı şekiller değil aynı zamanda edatların da gerekli kıldığı şekiller anlamına da gelmektedir. -DAn dolayı, -A rağmen, -A doğru gibi edatlar düşünüldüğünde aslında istem kavramının daha geniş olduğu da görülecektir.

Bu ekler kullanım yerlerine göre -her ne kadar aynı olsalar da- yabancı dillerle kıyaslandığında ya da çeviri yaparken farklılıklar göstermektedirler. Bazı cümlelerde bu eklerin başka dillerde doğrudan karşılıklarını bulabiliyorken bazı cümlelerde hiçbir şekilde karşılıkları bulunmamakta, bu da Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde sorunlara yol açabilmektedir. Örneğin,

Öğrenciler okuldan geliyorlar. (İng. The students are coming from school.) cümlesindeki durum eki gerçekten bir yerden ayrılma, uzaklaşma anlamı verirken,

Senden hoşlanıyorum. (İng. I like you.)

cümlesindeki durum eki herhangi bir şekilde uzaklaşma ya da ayrılma bildirmemekte, sadece hoşlan- fiilinin bir gereksinimi olarak bulunmaktadır. Benzer şekilde,

Öğrenciler okula gidiyorlar. (İng. The students are going to school.) cümlesindeki yönelme durum eki ile

Bu tatlıya bayılıyorum. (İng. I am fond of this dessert.)

cümlesindeki yönelme durum eki farklıdır. Çünkü ilk cümlede gerçek anlamda bir yönelme, -e doğru hareket etme bildirilirken, ikinci cümlede bu tarz bir hareketten söz etmemiz mümkün değildir. Bu cümledeki yönelme durum eki sadece bayıl- fiilinin bir gereksinimidir. Aynı durum belirtme durumu için de geçerlidir:

Kalemi ver. (İng. Give [me] the pen.)

cümlesindeki belirtme durum eki, kalemi belirterek "hangi kalem?" sorusunu ortadan kaldırmaktadır. Burada kalem gerçek anlamda belirtilmiştir. Ne var ki,

Televizyon izlemeyi seviyorum. (İng. I like watching television.)

cümlesindeki belirtme durumu ise sev- fiilinin gereksinimi olarak kullanılmaktadır. Bu örnekleri artırmak mümkündür.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...