Yabancılara Türkçe Öğretiminde Facebook Üzerinden Sözcük Öğretimi

Bu çalışmada İnternetin en yaygın uygulamalarından olan Facebook’un bir ders aracı olarak Yabancılara Türkçe Sözcük Öğretiminde kullanılması konusu üzerinde durulmaktadır. İçerikler incelendiğinde Facebook ’un bu amaçla temel olarak üç farklı şekilde kullanılabileceği görülmektedir. Bunlardan birincisi bir sayfa veya grup oluşturarak etkinliklerin buradan paylaşılarak gerçekleştirilmesidir. Bu etkinlikler; video, resim, müzik, animasyon paylaşımları şeklinde olabildiği gibi hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin kendi buldukları yöntemlerle de olabilmektedir. İkincisi Facebook bünyesinde yer alan oyunlardan yararlanmak. Buradaki oyunlar doğrudan sözcük öğretimi amaçlı olmasa da öğretici özelliklere sahip olmasından dolayı sözcük öğretiminde kullanılabilmektedirler. Son olarak Facebook üzerinden dolaylı yoldan sözcük öğrenimi. Gerek program dilinin Türkçeye çevrilerek gerekse Türkçe sayfalarda dolaşılarak farkında olmadan yeni sözcükler öğrenilmesi bu yolla gerçekleşmektedir. Çalışmada bu yöntemlerle ilgili açık örnekler sunulmakta ve paylaşımlar incelenmektedir.

İnternetin en popüler uygulamalarından olan sosyal ağlar, hayatımızın hemen hemen her alanını etkilediği gibi öğrenme alışkanlıklarımızı da etkilemektedir. Bilgi alışverişinin daha hızlı, daha kolay ve daha etkin olduğu bu ortamların öğrenme yaşantılarını etkilememesi zaten düşünülemez. Kolay kullanımı, zengin içeriği ve çok boyutlu iletişim unsurlarıyla özellikle yeni nesillerin ilgisini çeken sosyal ağlar, aslında zaman ve mekân sınırlaması olmadan çift taraflı ve eş zamanlı etkileşim olanağı sunan informal eğitim ortamlarıdır. Sosyal Ağların formal eğitim ortamlarında da kullanılabileceği, öğretmen ve öğrencilere birçok fırsatlar sunabileceği eğitimbilimciler tarafından da kabul edilmektedir.

Ellison (2008) sosyal ağların her ne kadar informal şekilde kullanılsa da aynı zamanda öğretme ve öğrenme etkinliklerini desteklemek için kullanılma potansiyeline sahip olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca sosyal olarak sınıf tartışmalarına daha belirgin kimlikler sağlamasının yanı sıra en tekil düzeyde kullanıcılar arası bağlantıyı sağlayarak sınıf içinde ve dışında farklı öğrenme stillerine ev sahipliği yapabileceğini belirtmektedir. Son olarak sosyal ağların kullanımı, öğrencilerin dijital etkin vatandaşlar ve profesyonellere dönüşmesinde giderek daha da önem kazanan dijital okur-yazarlıklarının geliştirilmesine yardımcı olacağını ifade etmektedir (Ekici ve Kıyıcı 2012: 159).

Ajjan ve Harsthone (2008), sosyal ağlar gibi araçların derslere uyarlanmasının kolay olduğunu ileri sürmektedirler. Ayrıca bu araçların öğrenci öğrenmelerini arttırarak okul-öğrenci ve öğrenci-öğrenci arasında etkileşimini güçlendirdiği, bununla birlikte öğrencilerin derslere ilişkin memnuniyetlerini arttırdığını, öğrencilerin yazma becerilerini geliştirdiğini ifade etmektedirler. (Gülbahar, Kalelioğlu, ve Madran, 2010).

Yamamoto, Demiray, Kesim, (2010) sosyal ağların eğitimde bir araç olarak kullanılmasının bir çok avantaj sağlayabileceğinden bahsetmekte ve geleneksel programlara göre öğrencilerin araştırma, bilgi ve becerilerini artırmada daha gönüllü davranmalarını sağlayacağını ileri sürmektedir, ayrıca öğrencilerin ve öğretmenlerin bilgiye ulaşma, değerlendirme, kullanma ve etkili olarak alıntı yapma becerilerini de geliştireceğini ifade etmektedir (Tiryakioğlu ve Erzurum, 2011: 1036-1037).

Bugün birçok sosyal ağ sitesi değişik türde içeriklerle hizmet vermektedir. İçeriklerin özellikleri sosyal bilişsel kuramın ve oluşturmacı öğrenme kuramının genel özellikleri ile uyuştuğu görülmektedir. Zira Sosyal bilişsel kuram, öğrenmenin sosyal bir çevrede oluşumu üzerinde durarak insan davranışlarını bilişsel, davranışsal ve çevresel faktörler arasındaki sürekli etkileşim ile açıklanmakta ve davranışların oluşmasında çevresel ve bilişsel faktörlerin nasıl etkileşime girdikleri üzerine odaklanmaktadır. (Kert, S.B. ve Kert A., 2010: 492,493).

İçeriklerin uyuştuğu bir diğer kuram ise Oluşturmacı Kuramdır. Bu kuram ise bilginin karşılıklı etkileşim ve yansıtmalar sonucunda zihinde oluşturulduğunu savunmaktadır. Bu kurama göre öğrenme, zihinsel yapılandırmalarla birey tarafından gerçekleştirildiğinden bu ortamların, bireylerin çevreleriyle etkileşim içerisinde olacağı, zengin öğrenme yaşantıları geçirebilecekleri bir şekilde düzenlenmeleri gerekli görülmektedir. Ayrıca daha önce zihinde yapılandırılmış bilginin birey tarafından denenme, yanlışları düzeltme, yeni bilgilerle değiştirilme olanağı vardır. Bunlarla birlikte gerçek durumlara dayalı sorun çözme, işbirliği, bireysel olarak keşfetme özellikleri de mevcuttur.” (Kert, S.B. ve Kert A., 2010: 492).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...