Eylem Odaklı Yaklaşım Bağlamında Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Yazma Etkinlikleri

Ortak Avrupa Çerçevesi’nde, dil kullanımının sosyal aktörler olarak şahıslar tarafından gerçekleştirilen eylemleri kapsadığı düşüncesi doğrultusunda dil öğretiminde eylem odaklı yaklaşım benimsenmektedir. İnsanlar gerçek iletişim bağlamlarında uygun stratejileri işleterek belli alanlarda (kamusal, kişisel, mesleki, eğitsel), farklı temalarda, farklı metin türleri oluşturarak/alımlayarak iletişimsel amaçlarını gerçekleştirebilecekleri görevleri yerine getirirler. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisini geliştirmede eylem odaklı yaklaşımın ne oranda benimseneb ildiğini irdeleyerek yazma çalışmalarının biçim ve içerik açısından düzenlenmesinde yol gösterici bir kaynak oluşturmaktır. Bu amaçla, Türkçe öğretiminde yaygın olarak kullanıldığı için örneklem olarak alınan ‘İstanbul’ Yabancılar için Türkçe setinde yer alan yazma çalışmaları doküman analizi yöntemiyle eylem odaklı yaklaşımın bileşenleri olarak iletişimsel dil yetisi (dilsel, sosyodilbilimsel, pragmatik), görev, strateji, alan, tema ve metin türü kategorileri altında sınıflandırılmış ve nicel olarak ifade edilmiştir. Araştırmanın sonunda İstanbul setindeki yazma etkinliklerinin çoğunun girdi eksikliği nedeniyle görev niteliği taşımadığı, sosyo-dilbilimsel yetiyi geliştirmeyi ‘hedefleyen’ değil ‘gerektiren’ etkinlikler olduğu ve metin türlerinin OAÇ’de düzeyler için belirlenen ölçütlerle paralel olmadığı görülmüştür.

Dil, sosyal etkileşimin ve iletişimin bir gereği olarak doğmuştur. Dil öğrenmenin genel amacı hedef dili akıcı (tereddütsüz), doğru ve edimsel olarak etkili (alıcıyı rencide etmeden) bir şekilde kullanabilmektir (Ellis, 2003). Bunu başarmanın en etkili yolu da öğrencilerin sınıfta gerçek dil ortamlarını deneyebilecekleri durumlar yaratabilmektir. Dil öğretimi, “Ya iletişimsel olaylara doğrudan katılım ya da bir metni doğrudan kullanma sonucu hedef dili öğrenme yeteneği ve bilgisidir” (Common European Framework [Ortak Avrupa Çerçevesi (OAÇ)], 2000, s. 123). Dil öğretiminde dil yapılarının anlamı sadece semantik bağlamla sınırlandırılamaz, önemli olan söylemsel boyutta kazandıkları edimsel anlamlardır. “Söylem ve yapısal bilgi birbirine bağımlıdır ve birlikte geliştirilmelidir” (Cook, 1989, s. 79). Bu, öğrenenlerin dili kendi için kullanmalarını gerektirecek görevler- tartışmalar, problemler, oyunlar vb. tasarlanmasıyla geliştirilebilir (Willis&Willis, 2007).

Dil öğrenmeyi de içine alan dil kullanımı, hem genel yetiler (edinilen bilgi, beceri, bireysel özellikler [varoluş yetisi], öğrenme yeteneği) hem de özel iletişimsel dil yetileri (dilsel, sosyodilbilimsel, edimsel [pragmatik]) geliştiren bireyler ve sosyal aktörler olarak şahıslar tarafından gerçekleştirilen eylemleri kapsar. İnsanlar, görevleri yerine getirmek için uygun stratejileri harekete geçirerek, spesifik alanlardaki (kamu, kişisel, mesleki, eğitsel) temalarla ilgili metin üretme ve anlamaya yönelik dil süreçlerini içeren dil etkinliklerine katılmak için çeşitli bağlamlarda ve şartlarda ve çeşitli sınırlamalar altında ellerindeki yeteneklere başvururlar. Böylece yetenekleri pekiştirilmiş ya da değişmiş olur (OAÇ, 2000).

Eylem odaklı yaklaşımda, eylemler sosyal aktörler olarak dil kullanıcılarının gerçekleştireceği kişisel ya da öğrenme ortamında üretilen bir ihtiyaç/hedefle (goal) gerçekleştirilirse ve sonuçta belirli bir çıktıya (outcome) ulaşılırsa görevden söz edilebilir (Willis, 1996). Ancak görevin asıl amacı çıktıyı elde etmek değildir, bu süreçte öğrenenlerin dil öğrenimlerini geliştirici şekilde dili kullanmalarıdır. Dil eğitimi dil edinimi ile değil dil kullanımı ile ilgilidir (Ellis, 2003). Bu görüşe göre dil eğitiminde, öğrencilerin yaşadıkları süreç asıldır; bu süreçte öğrenci, etkileşimsel bir bağlamda hedef dile maruz bırakılmalı, hedef dili kullanarak çözebileceği problemlerle karşı karşıya kalmalıdır. Diğer bir deyişle, eylem odaklı yaklaşımın uygulanabilmesi için görev odaklı yöntem benimsenmeli ve bu yöntemin gerektirdiği materyal ve teknikler hem sınıf ortamında (öğrenci, öğretmen rolleri) hem de ders kitaplarında yer bulmalıdır.

Devamını okumak için tıklayınız.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...