Japonya’da Türkçenin Araştırılması ve Öğretimi Meseleleri

Türkler ve Japonlar arasındaki tarihi irtibat bir taraftan bu iki halkın etnik mensubiyet tarafından Altay Dil ailesine ait olması ve diğer taraftan XI.yy'de çizilen Kaşgarlı Mahmut'un meşhur dünya haritasında Japonyanın aksettirilmesiyle başlamış ve güçlenmiştir. Ertuğrul firkateyni ’nin Japonya seferinden sonra iki toplum arasında samimi gönül bağları gerçekleşmiştir. Ayrıca Rusya'daki ihtilallar ve katliamlardan kaçan Türk göçmenler, Japon adalarına Türk-lslam uygarlığının toplumsal değerleri ve inancını taşımışlardır. Türk-Japon ilişkileri bu aşamalarla gelişerek günümüzde oldukça artmış ve 2010 yılının Türkiye'de Japon yılı olarak ilan edilmesine kadar ilerlemiştir.

Tabii ki Japonya ve Türkiye arasındaki dostça ilişkiler Türkçenin Japonyada ve Japonca ’nın Türkiye'de öğretimi ve araştırılmasını etkilemiştir. Ayrıca İkinci Dünya savaşından sonra Japonyada Türkoloji ve özellikle Türkiye Türkçesi üzerindeki araştırmalar gelişmiş, önde gelen Japon üniversitelerinde (Tokyo Üniversitesi, Kyoto Üniversitesi, Osaka Üniversitesi, Tsukuba Üniversitesi...) Türkçe bölümleri ve kürsüleri açılmıştır. Şu an itibarıyla (2011) Japonyanın ondan fazla üniversitesinde Türkçe dersi okutulmakta ve Türkiye araştırmaları yapılmaktadır.

Bu makalede tarihte ve günümüzde Japonyada Türk dil ve lehçelerinin öğrenim ve öğretiminin tarihi ve Japon öğrencilere Türkçe öğretiminin bazi özel tarafları araştırılmıştır.

Japonya’da gerek Türkoloji'nin gelişimi ve Türkiye Türkçesi, gerekse Orta Asya Türk Lehçeleri’nin incelenmesi ve öğretiminin tarihi, Japon araştırmacılar tarafından araştırılmış ise de ve özelikle bu hususta literatür mevcut olmasına rağmen Türkiye'de ve diğer Türkçe konuşan ülkelerde bu alandaki çalışmalar yeterli ölçüde yapılmamıştır. Japon Türkologlar, Hayaşi Tooru, Umemura Hiroşi’nin haklı olarak kaydettiği gibi bunun sebeplerinden en başta geleni, araştırmaların dilinin Japonca oluşudur. Türkiye'de Türklük ile alakalı yurtdışında, ayrıca Rusça veya Batı dillerinde yayımlanan en ufak araştırmanın bile Türkçe’ye çevirtilip yayınlanması gibi bir iyi gelenek vardır. Ama maalesef Çince, Japonca, Urduca gibi Asya dillerinden çeviriler ne seviye ve ne de konular bakımından yeterli değildir. Bütün bunlara rağmen işbu Uzak Doğu ülkesinde yapılan Türkoloji ve Türk Dünyasına ait araştırmalar tarihini aydınlatmak için şimdiye kadar yapılmış araştırmaların kapsamı, yönleri ve kökleri hakkında incelemeleri daha geliştirmek gerekmektedir. Ayrıca bu çalışmaların gelişmesi, Japonya ve Türk Dünyası arasındaki ilişkilerin gelişmesine ve bilimsel alanda işbirliğinin sağlanmasına hizmet edecektir.

Japonyada Türkoloji'nin ortaya çıkmasının tarihi ve sosyo-politik şartları

19.yüzyılda Avrupa Dilbiliminde Altay dil teorisi işlenirken, o sürelerde, belki bir tarihi tesadüf eseri olarak Osmanlı Devleti ile Japon İmparatorluğu arasında dostluk köprüleri kuruluyordu; aynı zamanlarda Rusya İmparatorluğu zulmünden kurtulmak isteyen İdil-Ural ve Orta Asya Türkleri ise Japonyadan destek beklemekteydiler. İşte bu üç konu 19.yy sonunda ortaya çıkan ve bugünlerde yüksek düzeydeki araştırmalarıyla ünlü Japon Türkolojisi’nin özel bir bilim alanı sıfatında ortaya çıkmasına zemin hazırlayan şartlardır. Bütün bunların başında Ertuğrul firkateynfmn hüzünlü Japonya seferi hikâyesi gelmektedir ki, ilkönce bu konu üzerinde biraz duralım.

 Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...