Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Öğrencilerin Konuşma Becerisini Geliştirme Stratejileri (Erbil Örneği)

Dil öğretimi, uzmanlık gerektiren bir alandır. Öğreticilerin formasyonu, kullanılan materyal, dili öğrenecek kitle, kitlenin ilgi ve istekleri, öğretim amacının ne olduğu oldukça önemlidir. Bunları göz ardı etmek mümkün değildir. Dil, kültür taşıyıcısı olduğundan bir dili öğretirken sadece "dil öğretimi" yapmış olmayız. Dil öğretiminin yanında o dilin kültürü, medeniyeti, bakış açısı gibi hayatî öneme sahip değerleri de öğretmiş oluruz. Her dil, zamanla kendi hegemonyasını oluşturur. Dilin gücü buradadır. Bir dilin varlığı, zenginliği, geçerliliği buna bağlıdır. Bu bakımdan dilin prestij kazanması, ihtiyaç hâline gelmesi ne kadar önemli ise; doğru yöntemlerle doğru kişilerce öğretilmesi de o kadar önemlidir. Yabancı dil öğrenme, bir dili öğrenmek için gerekli becerileri edinme sürecidir. Bu beceriler, genel olarak dinleme, konuşma, yazma ve okuma becerileridir.

Yabancı dil öğrenmede en problemli olan edinim, konuşma becerisidir. Dil öğrenmenin temel göstergesi konuşmadır. Kişi, dili kurallarına uygun, doğru bir telaffuzla konuşabiliyorsa dil becerisi bağlamında en önemli eşiği aşmış demektir. Dil öğrenmede temel hedef, "konuşmak" ve "iletişim kurmaktır." Bu bağlamda uygun yöntem ve stratejilerin geliştirilmesi önemlidir. Ülke şartları, öğrenenlerin ihtiyaçları, ana dil gibi unsurların göz özününde tutulması gerekir. Bu çalışmada Irak Erbil'de Türkçe öğrenen öğrencilerin konuşma becerisi üzerinde durulmuştur. Dil, insanların birbiriyle iletişim kurmasına yardımcı olan en önemli araçtır. Duygu ve düşüncelerin ifade edilmesi, kültürün gelecek nesillere aktarılmasında dil birinci derecede etkilidir.

Yabancı dil öğrenme, insana kendi dil dünyası dışındaki bireylerle bütünleşmesine imkân sağlayan bir beceri kazandırır. Çok dilli ve çok kültürlü bir dünyanın öngördüğü en önemli becerilerden biri dil öğrenme ve öğretmedir. Dil öğretimi, özen isteyen bir konudur. Gelişigüzel dil öğretimi yapılamaz. Bilinçli, planlı ve programlı olmak zorundadır. Son zamanlarda ülkelerin bu konuya ciddiyetle eğildiklerini görmekteyiz. Evrensel ilkeler doğrultusunda "dil politikaları" geliştirmek, dil öğretim metotları üzerinde durmak, meseleyi bütün detaylarıyla ele almak gibi temel prensiplerin hem akademik hem de bürokratik çevrelerce tartışıldığına şahit olmaktayız. Yabancı dil öğretiminde öğreticilerin üzerinde ittifakla durdukları mesele "konuşma" becerisidir. Zira dil edinimini gösteren temel gösterge "konuşma"dır. Bu bağlamda konuşma becerisini geliştirmek, öncellikli hedeftir. Yabancı dil öğrenenlerin en çok ihtiyaç duydukları beceri, konuşmadır. Yabancılara Türkçe öğretiminde konuşma eğitimi, önemle üzerinde durulması gereken bir konudur.

Konuşma becerisi uygulama yoluyla kazanılır (Köksal, Dağ Pestil 2014: 308). Bu nedenle konuşma becerisinde yapılan etkinliklerin amaca uygunluğu ve kullanım sıklığı başarı için önemlidir. Konuşma becerisinin geliştirilmesinde karşılaşılan en ciddi sorunlardan biri "öğrenim ortamı"dır. Yabancı dilin öğrenildiği "evren", hâkim dilin/ana dilin oluşturduğu baskı, konuşma becerisini doğrudan etkiler. Bu bakımdan öğrencinin pratik yapma imkânı kısıtlı ise farklı yol ve yöntemlerin denenmesi zorunludur. Sadece sınıf veya ku rs merkeziyle sınırlanmış öğrenme evreni, yetersizdir. Eğitimin süreklilik ilkesi, dil için de geçerlidir. Konuşma evrenini mümkün olduğu kadar genişletmek, başarının önemli anahtarlarından biri olacaktır. Dil öğretiminde öğreticilerin dikkat etmesi gereken diğer bir husus, "kaygı"dır. Yanlış yapma kaygısı ile "susmuş öğrenci", büyük bir ihtimalle "başarısız olmuş öğrenci profilini" karşımıza çıkaracaktır. Bu sebeple korkulardan arındırılmış bir öğretim ortamı oluşturmak elzemdir. Sınıf veya kurs merkezlerinde yanlış yapma kaygısıyla beraber ortaya çıkan "mahalle baskısı"na dikkat edilmelidir. Hiç kimsenin mükemmel olmadığı gerçeği göz önüne alınarak ortam, esnek bir yapıya kavuşturulmalıdır. Yanlışların düzeltilmesi anlık olmalıdır. Ancak hataların ifadesinde öğreticin nazik üslubu öğrenci başarısı için gereklidir. Konuşma becerisinin geliştirilmesinde öğreticinin öğrenciyi cesaretlendirmesi veya motivasyonunu arttırması önemlidir. Konuşma becerisinin geliştirmesinde temel ilke ve metotların yanında ülke ve kültür koşullarının dikkate alınması gerekir.

Devamını okumak için tıklayın

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...