Yabancılara Türkçe Öğretimine Yeni Başlayanlar İçin Yazma Becerileri Üzerine Bir Çalışma

Öğrencilerin bir dilde duygu, düşünce, deneyim ve izlenimlerini etkili bir şekilde anlatabilme yeteneklerini geliştirmeleri, öğretmenin dilde neyi, nerede, ne zaman ve nasıl ifade etmesi gerektiğini öğretmesine ve öğrencilerin bu öğretileri uygulamaya geçirerek beceriye dönüşmesini sağlamasına bağlıdır (Göçer, 2010). Tüm beceriler göz önüne alındığında öğrencinin öğrendiğini aktarmasını sağlayan en zor üretim becerisi yazma olarak görülmektedir. Yazma becerisinin edinilmesindeki zorluklar yabancı dil Türkçe öğrencilerinin kendi anadil alfabelerinin farklı olmasından kaynaklanabileceği gibi ana dil ya da öğrenmiş olduğu diğer yabancı dillerin dil yapılarının farklılık göstermesinden de kaynaklanabilmektedir. Bu durumda öğrencilerin güdülenmesini sağlayabilmek için öğretmenin öğrencilere etkili bir yöntemler kullanarak dili öğretmesi, öğrencilerin de eleştirel ve yaratıcı düşünme, analiz, sentez ve karar verme gibi üst düzey düşünme süreçlerini doğru ve etkili işleyerek yazmayı uygulamaya geçirmesi önem taşımaktadır. Böylece uygulamanın yazma becerisine dönüştürülmesi sağlanır. Öğretmen sadece dilin sözel olarak doğru ifade edilmesini sağlamakla kalmayıp bu öğretilenleri uygulamaya geçirerek etkili yazma becerisine dönüşmesini sağlamalıdır. Alan taraması yapıldığında, yazma becerisiyle ilgili çalışmalar son yıllarda artmış görense de bu alanın sınırlı kaldığı göze çarpmaktadır. Bu alanda yeni başlayan sertifika programlarının artması ve alana ilgi duyan kişilerin sayısını artırmıştır. Bu nedenle bu çalışmada bu alanda çalışmaya yeni başlayanlar için Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde yazma becerisinin türleri ve geliştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

Yabancı dil öğreniminde öğrencilerin duygu, düşünce, deneyim ve izlenimlerini etkili bir şekilde anlatabilme yeteneklerini geliştirmeleri, öğretmenin dilde neyi, nerede, ne zaman ve nasıl ifade etmesi gerektiğini öğretmesine ve öğrencilerin bu öğretileri uygulamaya geçirerek beceriye dönüşmesini sağlamasına bağlıdır (Göçer, 2010). Bu nedenle, dil öğretiminde dört temel beceri olan dinleme, konuşma, okuma ve yazmaya ayrı ayrı önem verilmesi gerekmektedir. Beceriler göz önüne alındığında, ana dilde öğrenilen doğal süreç dilin duyulması, konuşulması, okunması ve son olarak da yazılması olarak gerçekleşir (Ünsal, 2008). Bu doğal akış içerisinde yabancı dil becerilerinin öğretiminde ise yazma becerisi genellikle son halkayı oluşturur. Dinleme ve konuşma okul öncesi dönemlerde edinilmeye başlanılan becerilerdir; okuma ve yazma becerileri örgün eğitim alınarak geliştirilir. Çünkü yazma, bireylerin bilgilerini, temel becerilerini, çok yönlü sistemleri düzenleme yetilerini içeren biliş üstü karmaşık bir etkinliktir (Warker, vd., 2005). Yazma becerisi “Duyduklarımızı, düşündüklerimizi, tasarladıklarımızı, görüp yaşadıklarımızı yazı ile anlatmaktır. Konuşma gibi, başkaları ile iletişim kurmanın, kendimizi anlatmanın bir yoludur.” (Sever, 2004:24).

Deniz (2003: akt. Göçer, 2010: 179) yazılı anlatımın gerçekleşebilmesi için sağlam ve zengin bir kelime hazinesine sahip olmak, bol ve dikkatli okumak, iyi bir gözlemci olmak, azimli ve bir amaca sahip olmak, dilin özelliklerini ve inceliklerini bilmek, geniş düşünmek, duygu ve düşünceleri mantıklı ve ahenkli bir düzen içine sokabilmek gibi bazı hususların bir arada olması gerektiğini vurgulamaktadır. Hiç şüphesiz, yazma becerisinin gerçekleştirilmesinin yanı sıra geliştirilmesi de önemlidir. Zira, yazma becerisinin geliştirilmesinin, öğrencilerin eksik yönlerini fark ederek onları yönlendirilmesi; öğretilen yapı ve kelimelerin pekiştirilmesi; öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesi ve yetilerin performansa dönüşmesinin sağlanması; yaratıcılık becerilerinin geliştirilmesi; öğrenilen bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçmesinin sağlanması gibi bir çok yönü vardır. Bazı araştırmacılar için ise yazma becerisinin geliştirilmesi öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdiği için üniversite öğrencilerinin akademik başarılarında büyük önem taşıdığını (Tok, 2013); yazılı anlatımda dil kullanımları daha düzenli olduğunda öğrenciler çok daha fazla söz dizimi ve kelime kullanabildiğini savunur (Ünsal, 2008). Bunların yanısıra, yazmanın soyutlamayı ve eleştirel düşünmeyi canlandırdığı, bilişsel olduğu kadar etkileşim süreci olduğu unutulmamalıdır (Martinez, 1998:99).

Sadece ana dilde değil yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de yazma becerisinin geliştirilmesi önemlidir; ancak bu alanda yapılan yükseklisans ve doktora çalışmaları aşağıdaki tablodan da görüldüğü gibi sınırlı sayıdadır (Büyükikiz, 2012: 209):

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...